SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1359

Karar No

2024/1434

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1359 Esas

KARAR NO: 2024/1434 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2023/306 Esas (Derdest Dava Dosyası)

TARİHİ: 12/06/2024 (Ara Karar Tarihi)

İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN

TALEP: İhtiyati Tedbir

KARAR TARİHİ: 26/09/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yukarıda esas numarası yazılı dosya ile borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptaline ilişkin açmış olduğumuz iş bu davada alınan 12/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafın müvekkil şirkete borçlu olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla iş bu davadaki ihtiyati haciz talebimiz için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiştir. Diğer yandan borçlu şirketin durumunun giderek kötüleştiğini haricen öğrenmiş bulunmaktayız. Müvekkil şirketin alacağının sonuçsuz kalmaması için; Borçlu şirketin gayrimenkul ve menkul malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız veya sayın mahkeme aksi kanaatse ise uygun görülecek teminat karşılığında dava miktarı kadar ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 12/06/2024 Tarih ve 2023/306 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı ara kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı itibariyle ; yargılamanın derdest olduğu, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat kuralının henüz gerçekleşmemiş olduğu, davalı yanın mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığına ya da kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden nitelikte işlemler yaptığına dair dosya kapsamına yansıyan bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından bu aşamada ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin İİK 257. Madde koşullarının oluşmaması nedeniyle REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptaline ilişkin açmış oldukları iş bu davada; yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesi nedeniyle 06/06/2024 tarihli talep dilekçeleri ile yerel mahkemeden ihtiyati haciz talebinde bulunarak borçlu şirketin menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiklerini, Ancak yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı olarak 12/06/2024 tarihli ara karar ile İİK 257. maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle taleplerini reddettiğini, Yerel mahkemesinin ihtiyati haciz taleplerinin reddine yönelik vermiş olduğu iş bu ara kararın usul ve yasaya aykırı olup reddi gerektiğini, İş bu davada ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu oluşmuş olup davalı şirket tarafından mail yolu ile gönderilen 11/02/2021 tarihli borç mutabakat formunda 31/12/2020 tarihi itibariyle müvekkili şirkete 316.183,12 TL borcu olduğunu kabul ettiğini, Davalı şirketin, cevap dilekçesinde her ne kadar müvekkili ile dava arasındaki ticari ilişkinin sat-öde şeklinde olduğunu belirtmiş ise de -kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile- zaten davalı tarafın 11/02/2021 tarihinde müvekkile göndermiş olduğu borç mutabakat formunda 21/12/2020 tarihi itibariyle 316.183,12 TL borcu olduğunu kabul ettiğini, Yine 12/03/2024 tarihili bilirkişi raporunda davalı şirketini müvekkili şirkete 326.014,32 TL borçlu olduğunun ortaya çıktığını; dolayısıyla iş bu davadaki ihtiyati haciz talepleri için yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğini, Yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, halihazırda kesinleşmiş alacağın olduğu ve bilirkişi raporunda da bu durumun ortaya çıkması ile yerel mahkeme tarafından red edilen ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin verilen 12/06/2024 tarihli ara kararın usul ve yasaya aykırı olup istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/306 E. sayılı dosyasında ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin 12/06/2024 tarihli ara kararın yapılacak istinaf incelemesi ile kaldırılmasına ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, taraflar arasında imzalanan ... - Tedarikçi Satınalma Esas Sözleşmesinden kaynaklı ticari satış ilişkisine dayalı cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirketin klasik cam mozaik ve kristal cam mozaik üretimi yaptığını, müvekkili şirket ile davalı arasında 04/03/2019 tarihli Tedarikçi Satın Alma sözleşmesi imzalandığını, her ne kadar iş bu sözleşmede sözleşme tarihi yazmasa da davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan satıcı Kondisyon Özet Tablosunda sözleşme tarihinin 04/03/2019 olduğunun yer aldığını, iş bu sözleşme gereğince müvekkili şirketin, davalının mağazalarında, sanal alışveriş siteleri veya elektronik ortamda, yurtiçinde veya yurt dışında sahibi olduğu tüm dağıtım kanallarında pazarlayacağı/satacağı ürünlerin imalatçısı olduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan 04/03/2019 tarihli sözleşme gereğince müvekkili firmanın bu tarihten itibaren davalıya ürün vermeye başladığını, davalı firmanın müvekkilinden ürün tedarik etmesine rağmen 31/12/2020 tarihinden itibaren müvekkiline hiçbir ödeme gerçekleştirmediğini, davalının müvekkiline en son 11/02/2021 tarihinde mail yolu ile göndermiş olduğu Borç Hesapları Mutabakat metninde müvekkiline borcunun (kendi iddialarına göre) 316.183,12 TL gözüktüğünü, davalının bu tarihten itibaren müvekkiline hiçbir ödeme gerçekleştirmediğini, davalının Karabük/Safranbolu adresinde bulunan mağazadan müvekkiline yapmış olduğu iade mallarla birlikte müvekkili şirkete 260.00,00 TL cari hesap borcu bulunduğunu, icra takibine konu alacak bedeli olan 260.000,00 TL borçlu tarafından ödenmemiş olduğundan icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre, "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur. Somut olayda davacı taraf dava dilekçesi ile; davalı tarafın,31/12/2020 tarihinden itibaren hiçbir ödeme gerçekleştirmediğini, davalının en son 11/02/2021 tarihinde mail yolu ile göndermiş olduğu Borç Hesapları Mutabakat metninde borcunun (kendi iddialarına göre) 316.183,12 TL gözüktüğünü, davalının bu tarihten itibaren hiçbir ödeme gerçekleştirmediğini, davalının Karabük/Safranbolu adresinde bulunan mağazadan yapmış olduğu iade mallarla birlikte 260.00,00 TL cari hesap borcu bulunduğunu ileri sürmüş ise de, davacı tarafça takibin davalının 21/01/2021 tarihinde mail ile gönderdiği mutabakat mektubundan yaklaşık 22 ay sonra 21/11/2022 tarihinde başlatıldığı gözetildiğinde talep eden davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme uyarınca tarafların edimini yerine getirip getirmediği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle cari hesaba dayalı davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacağın varlığı ve miktarı açılan eldeki davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Dosyaya ibraz edilen belgeler, yargılamanın bulunduğu aşama gözetildiğinde alacağın varlığı ve miktarına dair yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Bu hali ile, İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar, usul ve yasaya uygun olup talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/09/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınesastanreddine''Tedbirözetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebeplerimahkemesininkararınınİhtiyatitalepileridosyatarihiiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim