SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1279

Karar No

2024/1430

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1279 Esas

KARAR NO: 2024/1430 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2023/816 Esas (Derdest Dava Dosyası)

TARİHİ:13/06/2024 (Ara Karar Tarihi)

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 26/09/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili talep dilekçesinde özetle, alınan 06.05.2024 tarihli bilirkişi raporu ile davalıdan alacaklı olduklarının subuta erdiğini, her ne kadar davanın başlangıcında ihtiyati haciz talebi red edilmiş ise de mahkemece ileride yaptırılacak bilirkişi incelemesinden sonra tekrar karar verilebileceğinin belirtildiğini, alınan raporla yaklaşık ispatın gerçekleştiğini belirtmiş ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 21/05/2024 tarihli ara kararı ile; " İhtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 257. ve müteakip maddeleri gereğince borçlunun 5.114.043,60 TL borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine, İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, İhtiyati haciz isteyen davacı tarafın 2004 Sayılı İ.İ.K'nin 259 ve 6100 Sayılı HMK'nin 87. maddeleri gereğince yukarıda miktarı belirlenen toplam alacağın % 15'i tutarında ( 767.106,54 TL ) nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubunu Mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünde ( İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında) infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine, 2004 Sayılı İ.İ.K'nın 259-260. maddeleri gereğince ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçluların ve üçüncü şahısların bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul olduğunun davacıya ihtarına, İhtiyati haciz ikararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine," karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. Davalı vekili 29/05/2024 tarihli tedbire itiraz dilekçesi ile; beyanları doğrultusunda mahkemenin 21.05.2024 tarihli ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına karşı itirazlarının kabul edilerek ihtiyati haczin kabulü kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 13/06/2024 Tarih ve 2023/816 Esas Sayılı Ara kararı ile; "...Davalının kendi aleyhine delil teşkil eden ticari defter ve kayıtları nazara alındığında takibe dayanak bu 2 faturanın davalı yanca itiraz edilmeksizin kayıtlara alındığı ve bu faturalar için BA bildiriminde bulunulduğu, her iki tarafın BA/BS formlarının uyumlu olduğu, takibe dayanak 2 fatura yönünden de davalının BA bildiriminde bulunup defterlerde kayıtlı olduğu, davalı aleyhine delil teşkil eden kendi ticari defter ve kayıtları nazara alındığında yaklaşık ispatın gerçekleştiği sonucuna varılmış bu alacak için borçlu tarafından verilmiş bir rehinde bulunmadığından ihtiyati haciz isteyenin borçlu hakkındaki talebinin İİK'nun 257. maddesindeki yasal koşulları gerçekleştiği görülmekle; talebin %15 teminat mukabilinde kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Davalı vekili itirazında faturaların tek başına malın teslimine karine olmadığını, ancak yargılama sonucuna göre alacak varsa tespit edilebileceğini, davalının bil fiil şirket faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, davalının bu yolla iş yapamaz hale gelebileceğini belirtmiş verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Somut olayda esasen ihtiyati haciz kararı verilirken zaten gerekçeli verilmiştir. Bu kararda belirtildiği üzere yargılama sırasında davalı defterleri incelenmiş alınan 06.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda davalının takibe dayanak faturaları ticari defterlerine kaydettiği, tarafların BA/ BS formlarının uyumlu olduğu, 11 adet fatura karşılığı 32.114.312,52 TL davacı alacağına karşılık davalının 927.000,00TL ödeme yaptığı, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen 8 adet E- Fatura toplamı olan 26.073.078,84 TL alacak tutarı düşüldüğünde davalı ... SAN. TİC. A.Ş ' nin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... esas nolu icra dosyasının (23.10.2023) takip tarihi itibariyle 5.114.043,60 TL asıl borcu olduğunun tespit edildiğini belirtmiştir. Davalı defterlerinin incelenmesi için alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalının takibe dayanak faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile de beyan ettiği, bu kayıtların davacı kayıtları ile de uyumlu olduğu ve davalının kendi ticari defterlerine göre davacıya takip tarihi itibariyle 5.114.043,60 TL asıl borçlu olduğu tespit edilmiştir. Alınan rapor ile yaklaşık ispat sağlanmış olup davalı itirazları yerinde değildir. Bu nedenle itirazların reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."gerekçesi ile, "Davalı yanın ihtiyati hacze itirazlarının reddine," karar verilmiş ve ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yukarıda esas numarası yazılı dosyanın 13.06.2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati hacze itirazlarının reddine karar verildiğini; yerel mahkemece verilen bu hükmün usul ve yasaya aykırı olup söz konusu hükmün müvekkili lehine olacak şekilde kaldırılması ve ihtiyati hacze itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Mahkeme her ne kadar: "...Davalının kendi aleyhine delil teşkil eden ticari defter ve kayıtları nazara alındığında takibe dayanak bu 2 faturanın davalı yanca itiraz edilmeksizin kayıtlara alındığı ve bu faturalar için BA bildiriminde bulunulduğu, her iki tarafın BA/BS formlarının uyumlu olduğu, takibe dayanak 2 fatura yönünden de davalının BA bildiriminde bulunup defterlerde kayıtlı olduğu, davalı aleyhine delil teşkil eden kendi ticari defter ve kayıtları nazara alındığında yaklaşık ispatın gerçekleştiği sonucuna varılmış bu alacak için borçlu tarafından verilmiş bir rehinde bulunmadığından ihtiyati haciz isteyenin borçlu hakkındaki talebinin İİK'nun 257. maddesindeki yasal koşulları gerçekleştiği görülmekle; talebin %15 teminat mukabilinde kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle ihtiyati haciz için yaklaşık ispatın gerçekleştiği düşüncesiyle davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermişse de ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını beyan etmekle birlikte kaldırılmasını talep ettiklerini, İhtiyati haciz isteyen davacının alacağın dayanağı olarak faturaları ibraz ettiğini; faturanın tek başına malın teslim edildiğinin kabulü için yeterli olmadığını; salt fatura düzenlenmesi, adına fatura düzenleneni borç altına sokmayacağını; muaccel alacağın varlığı ve miktarının yapılacak yargılama ile belirleneceğini; bu meyanda, alacağın varlığı yaklaşık ispat kuralı gereği ispatlanamadığını; ihtiyati haciz kararından sonra gelişen olaylar ve ibraz edilen belgelerin dikkate alınamaması gerektiğini, Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati haciz müessesesinde de amacın; maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karardan ziyade; ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan “Hukuk Devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukuki himaye sağlanmak olduğunu; bu kapsamda; ihtiyati haciz değerlendirilmesinde "etkin hukuki himayenin temini" ile bunu sağlarken mümkün olduğunca "çabuk ve seri hareket etme lüzumu", usul kuralları uyarınca maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasına göre öncelik taşımakta olduğunu; maddi hukuka göre, taraflar arasındaki hakkın mevcudiyeti, İcra ve İflas Kanunu’nun 264. maddesi çerçevesinde düzenlenen itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası kapsamında ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacağını, (Y19HD., 29.01.2009 tarih, 2008/11835 Esas, 2009/516 Karar). Yaklaşık ispat şartının sağlanamadığnıı; davacı tarafça ihtiyati haciz kararı verilmesine esas, iddia edilen alacağın yaklaşık ispat koşullarını sağlayan bir belge sunulmadığı, söz konusu alacağın varlığının ispatının ancak yargılama neticesi ortaya çıkabileceğini, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/820 E, 2022/887 K, 12.05.2022 tarihli kararında: "Talep; cari hesap ilişkisine istinaden, fatura alacağı iddiasına dayalı açılan ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İhtiyati haciz şartları değerlendirildiğinde; geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati haciz, nitelikçe bir geçici hukuki koruma tedbiridir.(HMK m. 406) Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların yada onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir.(TC Anayasası m.36, HMK m.33) ihtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir. İİK 257 - 268 maddelerindeki düzenlemeye göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın para alacağı olması, rehinle teminat altına alınmamış olması, muaccel olması ve muaccel olmakla birlikte karşı tarafın mal kaçırma durumunun olması, alacağın varlığına dair yaklaşık ispatın gerçekleşmiş olması gerekir. Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'nda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; sözleşme konusu malların teslim edildiğine ilişkin ispat külfeti davacı alacaklıya ait olup, talep eden tarafından sunulan fatura, cari hesap dökümü ve alacaklı defter kayıtlarının tek başına fatura konusu malın teslim edildiğini kanıtlamaya yeterli olmadığı, mevcut dosya kapsamı, delil durumu, davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği, davacının ihtiyati haciz kararı verilmesi için haklılığını yasaya uygun ve yaklaşık olarak ispat edemediği anlaşılmakla; mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır" Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu; İİK 257. maddedeki hiçbir şarta uymadığını; ihtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek delillerin dosyada olmadığını; İİK 257. Madde uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, kaçırmaya yada kaçmaya hazırlanması yada hileli işlemlerde bulunması gerekmekte olduğunu, Nitekim 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 257. maddesinde: "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." İhtiyati haczin şartlarının İİK M.257'de sıralandığını; eğer ki, şartlar oluşmuşsa, ihtiyati haciz kararı verilebileceğini; işbu şartlardan birinin bulunmaması halinde, ihtiyati haciz kararının verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, Borçlunun, yükümlülüklerinden kurtulmak maksadı ile; aa) Mallarını gizlemesi, bb) Mallarını kaçırmaya hazırlanması, cc) Kaçmaya hazırlanması, dd) Kaçması, ee) Alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması, gerektiğini; borçlu yükümlülüklerinden kurtulmak için, malların değerinden çok düşük bir bedelle başkalarına temlik etmek veya gizlemek suretiyle kaçırabileceğini; borçlunun, alacaklının alacağını tahsil edebilmesi için icabında el koyamayacağı bir şekilde mallarını ortadan kaldıran her işlemi mal kaçırmak veya gizlemek sayılabileceğini, Ayrıca, müvekkilinin davalı şirket faaliyetlerine devam etmekte olup, davacının muaccel olmayan alacağının ifasını engellemeye yönelik herhangi bir fiili ve hukuki durumunun da mevcut olmadığını, Davacı tarafın, ihtiyati haciz kararının akabinde İstanbul Anadolu .. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyası ile müvekkili şirketin hesaplarına haciz koydurduğunu; müvekkili firmanın ticari bir firma olduğunu ve kredili işlemler yapmakta olduğunu; sisteme ihtiyati haciz dosyası düşmesi durumunda kredi işlemlerinin durdurulacağını ve müvekkilinin ticaretinin sekteye uğrayacağını; davacının amacının da aslında tam olarak bu olduğunu; müvekkil ticaretini sekteye uğratarak devam eden yargılama bitmeden müvekkile istediği rakamı zorla ödetmek olduğunu, İhtiyati hacizde borçluya ödeme için süre tanınmamakta olduğunu ve doğrudan haciz işlemlerine geçildiğini; ihtiyati haciz kararının işleme konması durumunda davacının, anında müvekkilin bankalarına bloke koyduğunu ve müvekkili firmayı ticaret yapamaz hale getireceğini, Bu çerçevede Mahkemenin ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına dair itirazlarının kabul edilerek işbu kararın kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve dairemizce resen tespit edilecek hususlar ışığında, istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının müvekkili lehine KALDIRILMASINA ve ihtiyati hacze itirazlarımızın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin 22/07/2024 tarihli istinaf dilekçesine ek olarak emsal nitelikteki karara yönelik sunulan dilekçesinde özetle, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/183 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ikame edilen itirazın iptali davasında dosyadaki bilgi ve belgelere göre, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati hacze yönelik yaklaşık ispat ve muacceliyete iliskin koşulların gerçekleşmediğinden bahisle ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği kanaatine varıldığını, Bunun üzerine davacı tarafın, istinaf kanun yoluna başvurduğunu ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2024/594 Esas, 2024/1203 Karar ve 06.06.2024 tarihli kararıyla: "...Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre yaklaşık ispat kuralının somut olay yönünden gerçekleşmemesine, alacağın olup olmadığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olmasına, kararda kamu düzenine iliskin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi geregince esastan reddine dair aşağıda belirtilen sekilde karar verilmiştir..." şeklinde kararıyla davacının ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin olarak verilen ara kararın, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verildiğini; söz konusu emsal nitelikte kararı dosyasına sunduklarını, Halihazırda devam eden yargılama esnasında müvekkili şirket hakkında ihtiyati tedbir verilmesinin taraflarınca anlaşılmadığını; devam eden bir yargılamanın mevcut olduğunu, Ayrıca, müvekkili davalı şirketin faaliyetlerine devam etmekte olup, davacının muaccel olmayan alacağının ifasını engellemeye yönelik herhangi bir fiili ve hukuki durumunun da mevcut olmadığını, Davacı tarafın, ihtiyati haciz kararının akabinde İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyası ile müvekkili şirketin hesaplarına haciz koydurduğunu; müvekkili firmanın ticari bir firma olduğunu ve kredili işlemler yapmakta olduğunu; sisteme ihtiyati haciz dosyası düşmesi durumunda kredi işlemleri durdurulacağını ve müvekkilinin ticaretini sekteye uğrayacağını; davacının amacının da aslında tam olarak bu olduğunu; müvekkilinin ticaretini sekteye uğratarak devam eden yargılama bitmeden müvekkile istediği rakamı zorla ödetmek olduğunu, Bu çerçevede Mahkemenin ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına dair itirazlarının kabul edilerek işbu kararın kaldırılması gerektiği kanaatinde olduklarını, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve resen tespit edilecek hususlar ışığında, istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının müvekkili lehine KALDIRILMASINA ve ihtiyati hacze itirazlarımızın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece 21/05/2024 tarihli ara kararı ile, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin itiraz etmesi üzerine mahkemece 12/06/2024 tarihli duruşmada, davalı yanın ihtiyati hacze itirazının reddine karar verildiği ve bu hususta 13/06/2024 tarihli gerekçeli ara kararın yazıldığı ve ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, faturadan kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında mahkemece 21/11/2023 tarih ve 2023/816 Esas sayılı ara kararı ile; Davacının İhtiyati Haciz talebinin reddine karar verildiği, verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 29/12/2023 tarih ve 2023/2329 Esas - 2023/2131 Karar sayılı kararımız ile; Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği , Dairemiz kararından sonra Mahkemece, mal ve hizmet alımına ilişkin davalı tarafın BA vergi kayıtları ile mal ve hizmet satımına ilişkin davacı tarafın BS vergi kayıtları getirtilerek davalı tarafın ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle 06/05/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış, davacı vekili, 20.05.2024 tarihli dilekçe ile; ihtiyati haciz talebini yinelediğini beyan ettiği, mahkemece, 21/05/2024 tarihli ara karar karar ile; 5.114.043,60 TL alacak için yaklaşık ispatın gerçekleştiğinin kabulü ile teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verildiği, davalının ihtiyati haciz kararına itiraz etmesi üzerine mahkemece 12/06/2024 tarihli duruşmada, davalı yanın ihtiyati hacze itirazının reddine karar verildiği ve bu hususta 13/06/2024 tarihli gerekçeli ara kararın yazıldığı ve ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haczin şartları düzenlenmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre, "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.Somut olayda mahkemece verilen ihtiyati haciz kararı, dosyaya ibraz edilen belgeler, mal ve hizmet alımına ilişkin davalı tarafın BA vergi kayıtları ile mal ve hizmet satımına ilişkin davacı tarafın BS vergi kayıtları ve bilirkişi raporundaki tesbitlere dayalı olarak verilmiştir. İstinafa konu ara karar tarihi itibariyle dosyaya ibraz edilen belgeler ve bilirkişi rapor içeriğindeki tesbitlere göre yaklaşık isbatın gerçekleştiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararına yönelik yapılan itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, itiraz eden davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi ara karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/09/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenhacizSatımdankaldırılmasınataraflarınesastanKaynaklanan)İptalikonulmasınaözetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesinin(Ticariihtiyatikararınınilerikabulüdosyatarihiiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim