SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1301

Karar No

2024/1385

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1301 Esas

KARAR NO: 2024/1385 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI: 2024/129 Esas- 2024/380 Karar

TARİH: 29/05/2024

DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)

KARAR TARİHİ: 19/09/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının şirketi kötü yönettiğini, şirket kaynaklarını kendi özel menfaatlerinde kullandığını ve şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek davalının şirket yönetiminden azledilmesine ve yerine denetim ve yönetim kayyımı atanmasına ve ayrıca ihtiyati tedbir olarak söz konusu şirket ve davalı ile davalının eşi ...'e ait banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/05/2024 tarih 2024/129 Esas- 2024/380 Karar sayılı kararında; "Ticaret sicil kayıtları celbedilmiş olup, incelenmesinde dava dışı söz konusu şirketin tek ortaklı limited şirket olduğu ve tek ortağı ve sahibinin davalı ... olduğu, şirket adresinin Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, davacının ise taraf vekillerinin bu konudaki ihtilafsız beyanlarına göre de söz konusu şirketin çalışanı olup kendisine müdür olarak müşterek imzaya bağlı yetki verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak davacının şirketin ortağı olmadığı gibi münferiden temsile yetkili olarak şirket ortağı olmayan başka bir yöneticiye karşı açtığı bir davanın da söz konusu olmadığı, çalışan olarak müdür yetkisi verilen konumunda şirketin diğer temsilcisi ve tek ortağı-sahibi olan davalıya karşı böyle bir dava açması yönünden aktif husumet ehliyetine sahip olmadığı kanaatine varıldığından aktif husumet eksikliği ve buna bağlı dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, '' Aktif husumet eksikliği ve buna bağlı dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkemece "...Sonuç olarak davacının şirketin ortağı olmadığı gibi münferiden temsile yetkili olarak şirket ortağı olmayan başka bir yöneticiye karşı açtığı bir davanın da söz konusu olmadığı, çalışan olarak müdür yetkisi verilen konumunda şirketin diğer temsilcisi ve tek ortağı-sahibi olan davalıya karşı böyle bir dava açması yönünden aktif husumet ehliyetine sahip olmadığı kanaatine varıldığından aktif husumet eksikliği ve buna bağlı dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine" karar verildiğini, Müvekkili tarafından işbu davanın açılmasının temel dayanağının; hem şirketin ve hem de Kamunun menfaatlerinin korunması olduğunu, dava dilekçesinde açıklanan sebeplerle müvekkilin yetkili olduğu dönemde şirketin ve Kamunun zarara uğratılmasının söz konusu olduğunu, Davalı ...'in tam hisse sahibi olduğu ve olay tarihinde müvekkili ile birlikte müdür olarak bulunduğu ... Danışmanlık Limited Şirketi'ne İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden 1.225.000,00 TL tutarında borç ödeme emri geldiğini ancak buna karşın davalının, herhangi bir ödemede bulunmadığını, bahsedilen bu borç tutarını ödemekten kaçınan davalının, eşinin hesabına 'borç ödemesi' adı altında 10.000.000,00 TL parayı transfer ettiğini ve şirketi yönetme ve temsil yetkisini kötüye kullanarak kişisel çıkar elde ettiğini, Davalının bu eyleminin, diğer yöneticileri veya çalışanları kasten aldattığının ve basiretli tacir sıfatının gereklerini yerine getirmediğinin kanıtını oluşturduğunu, davalının eşi ...'in tacir olmadığı halde söz konusu şirketle herhangi bir şekilde borç-alacak ilişkisi olmasının söz konusu olmadığını, Davalının her ne kadar şirkette tam hisse sahibi olsa da yönetici sıfatını kullanarak kişisel ekonomik çıkar elde etmek için şirketi ve kamuyu kasti olarak zarara uğrattığını, ödenmesi gerekli vergileri ödemek yerine şirket kaynaklarını kendi menfaati doğrultusunda kullandığını, bu durum gerçekleştiğinde şirkette müştereken yetkili olan müvekkilin durumu fark ettiğini, müvekkilin bu durumu savcılığa şikayet ettiğini, şikayet sürecinde ise şüpheli ... tarafından müvekkilin ... Danışmanlık Şirketi'ndeki müdürlük görevinden hemen azli yapıldığını ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, şirketteki yetkilerinden dolayı müvekkilin bu durumdan uzak tutulmak istemesinin davalının bu durumu gizleme çabasını açıkça gösterdiğini, davalının kendi menfaatini önde tutarak hukuka aykırı işleme neden olduğu ve kasti olarak kamuyu zarara uğrattığını, Müdürün görevi sırasında, kötü yönetim, geçimsizlik, şirket kaynaklarını kendi özel menfaatlerinde kullanma, şirketi zarara uğratma vb. sebeplerin kanıtlanması şartı ile şirketin müdür ve yöneticilerinin azledilmesinde yargıda haklı sebep olarak kabul gördüğünü, Açıklanan durumlar da göz önünde bulundurulduğunda davalı ...'in vergi dairesine borcu bulunmasına rağmen şirket kaynaklarını kendi menfaati doğrultusunda kullanarak eşi ...'in hesabına 10.000.000,00.-TL havale işlemi yapmasının, şirket kaynaklarını kendi özel menfaatlerinde kullanmasının, şirketi maddi olarak zarara uğrattığı ve basiretli tacir sorumluluklarını yerine getirmediğinin kanıtı olduğunu, bu durumda kamu menfaatini koruma gayreti içerisinde olan müvekkilinin olay tarihinde şirkette müdürlük sıfatının da bulunduğu göz önünde tutularak; şirketin ve kamu alacaklarının zarar görmemesinin, şirketin tüzel kişiliğinin menfaatlerine halel gelmemesi adına dava açma hakkının bulunduğunun kabul edilmesinin, kararın hakkaniyete ve kanunun ruhuna uygun olması bakımından gerekli olduğunu beyanla, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/129 E. 2024/380 K. sayılı ve 29/05/2024 tarihli kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davanın kabulüne, tehiri icra talebinin kabulüne, yargılama giderleri ile ilam vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava dışı limited şirketin tek ortağı ve müdürü olan davalının şirket müdürlüğünden azli, dava dışı şirkete yönetim ve denetim kayyımı atanması talebine ilişkindir. Mahkemece davacının dava dışı şirketin ortağı olmaması ve limited şirket müdürünün azli davası açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, davacı ve davalının dava dışı ... Danışmanlık Limited Şirketi'nin müştereken yetkili müdürleri olduğunu, davalının şirketi kötü yönettiğini, şirket kaynaklarını kendi özel menfaatlerinde kullandığını ve şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek davalının şirket yönetiminden azledilmesini ve yerine denetim ve yönetim kayyımı atanmasını talep etmiştir. Davalı tarafından dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunulmamış ve dava dilekçesinde iddia edilen tüm vakıalar inkar edilmiş sayılmıştır. Somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nn 630. maddesinde; genel kurulun, müdürü veya müdürleri görevden alabileceği, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabileceği, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı hüküm altına alınmıştır.Dava konusu ... Danışmanlık Limited Şirketi'nin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde şirketin tek ortaklı limited şirket olduğu, tek ortağının davalı olduğu, bu hususta taraflar arasında da ihtilaf bulunmadığı, 27/09/2023 tarihli genel kurul kararı ile davacının davalı ile birlikte dava dışı şirkete müşterek yetkili müdür olarak atandığı ve bu kararın tescil ve ilan edildiği, dava açıldığı tarihten bir gün önce ticaret sicil gazetesinde yayımlanan 19/02/2024 tarihli karara göre de davacının müdürlük görevine son verildiği görülmüştür. Görüldüğü üzere davacının dava dışı şirkette ortak olmadığı açık olup, TTK'nın 630/2 maddesinde kanun koyucu haklı sebeple müdürün azli davasını açma hakkını, açıkça şirket ortaklarına tanıdığından davacının iş bu davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır ve Mahkemece bu gerekçe ile davanın aktif husumet ehliyeti eksikliğinden reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Mahkemece aktif husumet ehliyeti sebebiyle davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken davanın dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamış ise de sonuca etkisi olmadığından bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde kararın kesinleşmesine müteakiben avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 19/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınŞirketesastanözetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebeplerimahkemesininkararınınTicariileri(YöneticilerinAzlineİlişkin)dosyaiddianumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim