SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1294

Karar No

2024/1384

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1294 Esas

KARAR NO: 2024/1384 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2024/72 Esas- 2024/555 Karar

TARİH: 05/07/2024

DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi

KARAR TARİHİ: 19/09/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..Müvekkil ... Bank A.Ş., 5411 sayılı Kanun kapsamında bankacılık faaliyetlerinde bulunmaktadır. Kocaeli ilinde 08.01.2024 tarihinde şiddetli yağış meydana gelmiş olup yaşanan aşırı yağış sonucunda müvekkil bankanın fiziki arşiv dokümanlarının saklandığı, ... Hizmetleri A.Ş.’ye ait "... Mahallesi ... Sok No:... Gebze/ Kocaeli" adresindeki depoda "..." alanında çatıdan su sızıntısı yaşanmıştır. Aşırı yağışlar nedeniyle oluşan su sızıntısı sonucunda müvekkil bankanın arşiv kayıtlarının bir kısmının bulunduğu ... numaralı kutu içerisinde bulunan 9 adet doküman ıslanmak suretiyle zayi olmuştur. Zayi olan belgelerin kurtarılabilmesi için gereken tüm çaba sarfedilmişse de, ... numaralı kutu içerisinde bulunan evraklar kullanılamaz hale gelmiştir. Müvekkil bankanın; 6102 Sayılı TTK madde 64’de sayılmış “ticari işletmeyle ilgili belgeleri” madde 82 gereğince ve 5411 sayılı Yasa'nın 4. maddesi kapsamında bankanın faaliyet alanı ile ilgili olanlar evraklar yönünden 5411 sayılı Yasanın 42. maddesi geregince 10 yıl saklama yükümlülüğü bulunmaktadır. Meydana gelen bu olay sebebiyle müvekkil banka personelleri tarafından tutanak tutularak 08.01.2024 tarihinde aşırı yağış nedeni ile gerçekleşen su sızıntısı neticesinde zayi olan evrakların listesi hazırlanmıştır. Su sızıntısı nedeniyle zayi belgesi istediğimiz evraklar ıslanmak sureti ile kullanılamaz hale gelmiştir. Türk Ticaret Kanunu 'nun "Belgelerin Saklanması ve Saklama Süresi" başlıklı 82/7. maddesi; Neticeten müvekkil bankanın ticari işletmesi ile ilgili saklaması gereken belgeler zayi olduğundan esasa ve usule ilişkin beyanda bulunma, zayi olan belgeleri bildirme ve her türlü delil sunma hakkımızı saklı tutarak değişik ve muhtelif yıllara ait 9 adet doküman ve muhtelif tüm evraklar için müvekkil bankaya zayi belgesi verilmesini saygılarımızla ve vekâleten talep ederiz. Arz ve izah olunan sebeplerden ötürü; usule ve esasa ilişkin beyanda bulunma, zayi olmuş belgeleri ve sair her türlü delili bildirme hakkımız saklı kalmak kaydı ile müvekkil bankanın aşırı yağışlar nedeni ile meydana gelen su sızıntısı sebebiyle; ticari işletmesi ile ilgili saklaması gereken muhtelif ve değişik yıllara ait zayi olan 9 adet doküman ve muhtelif tüm evraklar için zayi belgesi verilmesini...." talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/07/2024 tarih 2024/72 Esas- 2024/555 Karar sayılı kararında; "Dava, TTK’nun 82/7 maddesi uyarınca zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir. TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir.Anılan yasa maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektiren zayi olma durumları sınırlı şekilde sayılmamış ise de zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olması ve defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Başka bir ifadeyle, tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Tüm dosya kapsamı itibariyle; davacı tarafça Kocaeli ilinde 08.01.2024 tarihinde şiddetli yağış nedeniyle arşiv olarak kullanılan binadaki bir kısım evrakların zayi olması nedeniyle zayi belgesi verilmesi talep edilmiştir. Meteoroloji Genel Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda 08/01/2024 tarihinde deponun bulunduğu mahalde meydana gelen yağışın "orta şiddette" olduğu bildirilmiş olup, davacı tarafın basiretli tacir olarak uygun saklama koşullarına sahip olmayan, orta şiddetteki yağış ile su alan depoda evrakları muhafaza ettiği, davacı tarafın evrakları korumada gerekli dikkat ve özen göstermediği, talebe konu evraklar yönünden zayi belgesi verilmesi koşulları oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..."gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkeme tarafından verilen kararda özetle; "Dava, TTK’nun 82/7 maddesi uyarınca zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir. TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir.Anılan yasa maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektiren zayi olmadurumları sınırlı şekilde sayılmamış ise de zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibihallerden birinin olayda mevcut olması ve defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Başka bir ifadeyle, tacirin yukarıda bahsedilenkanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur.Tüm dosya kapsamı itibariyle; davacı tarafça Kocaeli ilinde 08.01.2024 tarihinde şiddetli yağış nedeniyle arşiv olarak kullanılan binadaki bir kısım evrakların zayi olması nedeniyle zayi belgesi verilmesi talep edilmiştir. Meteoroloji Genel Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda 08/01/2024 tarihinde deponun bulunduğu mahalde meydana gelen yağışın "orta şiddette" olduğu bildirilmiş olup, davacı tarafın basiretli tacir olarak uygun saklama koşullarına sahip olmayan, orta şiddetteki yağış ile su alan depoda evrakları muhafaza ettiği, davacı tarafın evrakları korumada gerekli dikkat ve özen göstermediği, talebe konu evraklar yönünden zayi belgesi verilmesi koşulları oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE..." şeklinde hüküm kurulduğunu, Yerel mahkeme tarafından, müvekkil bankanın talebine konu evraklar yönünden, zayi belgesi verilmesi koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Kocaeli ilinde 08.01.2024 tarihinde meydana gelen yağış sonucunda müvekkil bankanın fiziki arşiv dokümanlarının saklandığı, ... A.Ş.'ye ait '... Mah. ... Sk. No:... Gebze/Kocaeli' adresindeki depoda "..." alanında çatıdan su sızıntısı yaşandığını, oluşan bu su sızıntısı sonucunda müvekkil bankanın arşiv kayıtlarının bir kısmının bulunduğu ... numaralı kutu içerisinde bulunan 9 adet dokümanın ıslanmak suretiyle zayi olduğu ve huzurdaki davayı açtıklarını, Müvekkilin tedbirli bir tacir gibi davrandığını, gerekli özen ve dikkati gösterdiğini, İlk derece mahkemesinin "... davacı tarafın basiretli tacir olarak uygun saklama koşullarına sahip olmayan, orta şiddetteki yağış ile su alan depoda evrakları muhafaza ettiği, davacı tarafın evrakları korumada gerekli dikkat ve özen göstermediği, talebe konu evraklar yönünden zayi belgesi verilmesi koşulları oluşmadığı " gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, ancak müvekkilin gerekli özen ve dikkati göstermediği ve basiretli bir tacir gibi davranmadığı sonucunun hatalı olduğunu, ; müvekkil bankanın, davaya konu evraklarında içerisinde bulunan evrak ve belgeleri, evrak ve belge saklama yükümlülüğü kapsamında bu işin yapılması için başka bir şirketten profesyonel hizmet aldığını, bu hizmetin başka bir firmadan alınmasının tercih edilmesinin sebebinin yüksek sayıdaki evrak ve belgenin depolanmasının, kategorize edilmesinin ve uygun ortamda arşivlenmesinden kaynaklanan problemlerin hızlı, akılcı ve pratik bir şekilde çözümlemek olduğunu, bu işlemlerin ve yükümlülüğünün önemini bilen müvekkil şirketin, arşivleme-saklama hususunda fiziki ve dijital arşiv saklama ve işleme konusunda dünyanın ve Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden olan ... A.Ş. ile profesyonel bir hizmet almak için anlaştığını, müvekkil şirketin saklamakla yükümlü olduğu belgelerin arşivlenmesi için üzerine düşen yükümlülüğüne verdiği önem kapsamında alanında uzman bir şirketten hizmet almışken yerel mahkeme tarafından basiretli tacir olarak uygun saklama koşullarına sahip olmayan, orta şiddetteki yağış ile su alan depoda evrakların muhafaza edildiği, evrakları korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği yönündeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin gerekli özen ve dikkati bu depolama ve arşivleme işlemlerini profesyonel bir 3. Şirketle çalışarak zaten gösterdiğini, müvekkil şirketin profesyonel hizmet aldığı, olayın meydana gelmesinde herhangi bir dahli ve kusuru da bulunmadığı gözetildiğinde davanın kabulü ile davaya konu evraklar için zayi belgesi vermesi gerekirken davanın reddine karar vermesinin hatalı olup kararın istinaf yargılaması ile ortadan kaldırılması gerektiğini, Bilirkişi raporunun gerekçesiz olarak hükme esas alınmadığını, ilk derece mahkemesinin 01/02/2024 tarihli tensip tutanağının 4 no'lu ara kararına istinaden zayi olduğu belirtilen belgelere ilişkin olarak değerlendirme ve inceleme yaparak dava konusu belgelerin TTK 82. Madde kapsamında olup olmadığını ve belgelerin zayi olup olmadıkları hususunda değerlendirme yapmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edildiğini, bilirkişi tarafından ise "Dava dilekçesi ekinde sunulu olan tutanakta belirtilmiş 9 adet dökümanın TTK 82. Madde kapsamında değerlendirilerek zayi belgesinin verilmesinin uygun olduğu..." rapor edildiği, bilirkişi tarafından zayi belgesinin verilmesinin uygun olduğu rapor edilmiş olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, TTK'nın 87/2 maddesi uyarınca "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını,veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." şeklinde olduğunu, zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olmasının ve defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmamasının, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerektiğini, ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesinin zorunlu olduğunu, yerel mahkemenin belirttiği ve kanundan da açıkça anlaşılabileceği üzere zayi belgesinin verilebilmesi için; Belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sonucu zayi olması, Tacirin basiretli bir tacir olarak gerekli özen ve dikkati göstermesi, Defterlerin zayi olmasında tacirin kusur ve sorumluluğunun bulunmaması gerektiğini, beyan etmiştir. Müvekkilinin yüz binlerce belge saklama yükümlülüğüne sahip dünyanın ve Türkiye'nin önde gelen bankalarından biri olduğunu, yağmur sebebiyle belgelerin kullanılamaz duruma gelmesi müvekkilin depolarında değil hizmet satın aldığı ve bu işi profesyonel olarak yapan başka bir şirketin deposunda gerçekleştiğini, müvekkil bankanın basiretli bir tacir olarak ve gerekli dikkat ve özeni göstererek arşivleme ve depolama hizmetini profesyonel olarak aldığını ve üzerindeki yükümlülüğü kaldırdığını, yaşanan olayda müvekkil/tacir üzerine isnat edilebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk da bulunmadığını, yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olup kararın istinaf incelemesi ile ortadan kaldırılmasını ve davaya konu belgeler için zayi belgesinin verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, TTK 82/7 maddes uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgelerin zayi olduğuna dair belge verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta; davacı banka vekili, banka tarafından yasal olarak saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin depolanması için dava dışı profesyonel bir şirketten hizmet alındığını, 08.01.2024 tarihinde meydana gelen şiddetli yağış sebebiyle deponun çatısından sızan yağmur suyu sebebiyle bankaya ait dava konusu kayıtların ıslandığı ve zayi olduğunu, bu sebeple zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. Zayi belgesi verilmesi talep edilenin banka ve tacir olduğu, tacirlerin basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu ve özellikle yasal mevzuatın bankalara bu konuda ağır yükümlükler yüklediği izahtan varestedir. Bunun yanında zayi belgesi verilebilmesi için ileri sürülen sebebin de yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık gibi defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, tacirin iradesi dışında defter ve belgelerin kaybolması veya yok olması gerekmektedir. Mahkemece Meteoroloji Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta olay tarihinde deponun bulunduğu yerde meydana gelen yağışın orta şiddetle olduğu bildirilmiştir. Buna rağmen bankanın hizmet aldığı şirketin deposunun çatısından aldığı su sebebiyle dava konusu kutu içerisinde bulunan dokümanların ıslanarak zayi olduğu iddia edilmiştir. Yasal mevzuatın bankalara yüklediği ağır sorumluluk gereği ve güven kurumları olan ve müşterilere ait hayati önem taşıyan belgeleri teknolojinin bu kadar ileri olduğu ve her türlü materyale ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir zamanda daha güvenli, özellikli niteliklere sahip kaplarda ve alanlarda depolanmasını sağlaması, bu hususta hizmet aldığı kişileri özenle seçmesi ve denetlemesi gerekirken dikkat ve özeni yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle orta şiddetteki bir yağmurda dahi su alan bir depolama alanında ve uygun olmayan kaplarda saklanmasına ve zayi olmasına sebebiyet verdiği ve zayi belgesi verilmesi koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/09/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınesastanreddine''özetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbulVerilmesideğerlendirilmesisavunmasınınsebeplerimahkemesininkararınınBelgesireddine"Zayiileridosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim