Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/1267
2024/1383
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1267 Esas
KARAR NO: 2024/1383 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/291 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 05/06/2024 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Hisse Ortaklık Sözleşmesi” gereğince müvekkiline vaad edilen bir takım aylık ödemeler yapıldığını, daha sonra hiçbir haklı gerekçe göstermeksizin bu ödemelerin aniden kesildiğini, ayrıca şirkette ortak olan müvekkiline şirket tarafından imza altına alınan sözleşmeleri, gelir ve giderleri, mali bilgileri, yetkili organ-kişilerce alınan kararları ve sair diğer tüm işlemleri hakkında hiçbir bilgilendirme yapılmadığını, müvekkilinin hem davalıya hem de İTO-BTM'de orada çalışan ... isimli yetkili ve görevli kişiye durumu iletmişse de netice alınamadığını, bu gelişmeler üzerine müvekkilinin ortaklıktan ayrılmak istediğini ve şirket kuruluşunda davalıya ödediği 500.000-TL'nin iadesini talep ettiğini, taraflar arasında imzalanan Ortaklık Bitirme Sözleşmesine istinaden müvekkilinin, ortaklık payı olarak ödemiş olduğu 500.000 TL'nin kendisine anlaşılan vadelerde ödenmesi karşılığında hissesini davalıya devretmek istediğini ancak bu bedelin yalnızca 139.945 TL'sinin kendisine ödendiğini, 360.055 TL'sinin ödenmediğini, açıklanan sebeplerle. piyasanın içinde bulunduğu sıkıntılı ekonomik durum. haricen edilen bilgilere göre davalının bir çok kişiye borçlu olması, davalının müvekkilinin yaşamış olduğu mağduriyete benzer mağduriyetler yaratacak eylemlerinden dolayı bir çok insanı mağdur ettiği hususu göz önüne alınarak, davalının kötü niyetli olarak mal kaçırma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle; davanın sonuçsuz kalmaması, tahsil kabiliyetini yitirmemesi ve müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için davalının taşınır, taşınmaz mallarıyla bankalardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını, ihtiyati hacze ilişkin talebinin duruşma günü değerlendirilmesine karar verilmesi halinde davalının yahut kötü niyetli 3. kişilerin söz konusu malvarlıklarını elden çıkarma ihtimali çok yüksek olduğunu bu nedenle tensip kararı ile birlikte karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 2024/291 Esas, 05/06/2024 tarihli ara kararında; "Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Öncelikle yasal düzenlemelerin dikkate alınması gerekmektedir.Bilindiği üzere ihtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İİK’nın 257 ilâ 268’inci maddeleri arasında yer almaktadır. İİK'nun 257. maddesinde “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir. 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında maucceliyet kesbeder. Bu açıklamalara göre ihtiyati haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır. İhtiyati hacizde borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulduğundan ihtiyati haciz kesin (icrai) hacze çevrilip, takip kesinleşmeden, alacaklı ihtiyaten haczedilen malların satılmasını ve bedelinin kendisine ödenmesini isteyemez. İİK'nun 257/1 maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu nedeniyle ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmış iken 2. bentte vadesi gelmemiş borçtan dolayı hangi hallerde ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmıştır.İhtiyati haciz talep eden taraf, hisse devir sözleşmesi uyarınca alacakların muaccel hale geldiği, ancak bakiye kısmın ödenmediği iddiasına dayandığından İİK. 257/f.1 gereği inceleme yapılacaktır. Yargıtay kararlarında uygulandığı üzere ihtiyati haciz, İİK’nun 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, yukarıda açıklandığı üzere talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir. Ayrıca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için de bu noktada yani alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında İİK.m 258/f.1 hükmü gereği "kanaat verici delillerin" gösterilmesi mecburidir.Bu çerçevede, davacı ...'ün dava dışı ... Ltd. Şti.nin %10 hissedarı olduğu, davalı ...'ın dava dışı ... Ltd. Şti.nin %80 hissedarı olduğu, ayrıca ... Ltd. Şti.nde taraflar dışı ...'ün de %10 hissedar olduğu, davanın tarafları olan ortaklar davacı ... ile davalı ... arasında bilâ tarihli ortaklık bitirme sözleşmesinin imzalandığı, anılan sözleşmenin Hisse Devri başlıklı 9. maddesinde davacının şirket ortaklığından çıkma talebinin diğer davalı ortak tarafından şirket adına kabul edildiği ve davacının şirket için ödediği 500.000 TL'nin sözleşmede kararlaştırılan tarihlerde ve taksitlerde ödenmesi noktasında tarafların mutabık kaldığı, bu hüküm uyarınca davacının da tüm şirket hisselerini devretmeyi taahhüt ettiği, mevcut halde ise celp edilen ticaret sicil kayıtları uyarınca davacının halen şirket ortağı olduğu, değinilen sözleşme uyarınca hisselerini tamamen ya da ödeme yapılan oranda diğer davalıya hisse devri yapmadığı, kaldı ki davacı vekili 27/05/2024 tarihli dilekçesinde açıkça ortaklıktan çıkma taleplerinin de bulunmadığını ifade ettiği, açıklanan nedenlerle hisselerini tümüyle ya da aldığı ödeme oranında (hisse devrine yönelik olarak davalı ortak tarafından davacıya 139.945 TL ödeme yapıldığı ihtilafsızdır) devretmeyen davacının halen şirket ortağı olarak kalmaya devam etmesi ve ortaklıktan çıkma talebinin de bulunmaması karşısında devretmediği hissesi bakımından bakiye muaccel bir alacağı bulunamayacağından, diğer bir anlatımla hisse devir sözleşmesindeki edimini yerine getirmeyen davacının karşı taraftan edimin ifasını talep edemeyeceğinden ve bu kapsamda davalı hakkında ihtiyati haciz talep edemeyeceğinden davacının İİK 257.maddesi uyarınca muaccel olmayan ve vadesi gelmemiş bir alacak ihtiyati haciz talebinin yasal koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Öte yandan; davacının "davalının müvekkilinin yaşamış olduğu mağduriyete benzer mağduriyetler yaratacak eylemlerinden dolayı bir çok insanı mağdur ettiği, davalının kötü niyetli olarak mal kaçırma ihtimalinin yüksek olması, davanın sonuçsuz kalmaması, tahsil kabiliyetini yitirmemesi" sebebiyle ayrıca ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, değinilen sebeplerin hukuksal olarak İİK 257/2.maddesi hükmüne ilişkin olduğu, ne var ki, davalının taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması yahut kaçması ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğu noktasında dosya kapsamında İİK 258.madde hükmü uyarınca kanaat verici hiçbir belge ve delilin bulunmadığı, hasılı İİK 257/2. maddesindeki yasal koşullar da oluşmadığından davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''Davacının ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;İlk derece mahkemesince, 05.06.2024 tarihli ara kararda, davacı ...'ün ... Hizmetleri Ltd. Şti. unvanlı ... sicil nolu ticari şirketin ortaklarından biri olduğu, bu sebepten hisse devri yapılmadığından bakiye muaccel bir alacağın oluşmadığı, davalının taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması yahut kaçması ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğu noktasında kanaat verici hiçbir belge ve delilin bulunmadığının belirtildiğini, ihtiyati haciz şartlarının oluşmaması sebebi ile ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verildiğini, Davalı ...; ... Hizmetleri Ltd. Şti. unvanlı ... sicil nolu ticari şirketin kuruluşundan itibaren hukuka aykırı davranışlarda bulunduğunu,, şirketin diğer kurucu ortağı olan davacı ...'ün haklarını Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde vurgulanan dürüstlük kurallarına uymadığını, aldatıldığını fark eden ve yaşadığı mağduriyeti devam eden davacı ...'ün şirket ortaklığından ayrılmak istediğini, bunun üzerine taraflarca "Ortaklık Bitirme Sözleşmesi" adı altında Hisse Devri Sözleşmesi imzalandığını, davacı ...'ün, hissesini devrederek şirket kuruluşunda davalıya ödediği 500.000,00-TL'nin iadesini talep ettiğini ve taraflarca belirlenen vadelerde ödenmesi hususunda anlaşıldığını, buna rağmen davalı ...'ın, ödemesi gereken 360.055,00-TL'yi ödemediğini, İcra ve İflas Kanununun 257.maddesinde ihtiyati haciz şartlarının ele alındığını, ilgili maddede, "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde belirtildiğini, alacaklının, alacağının muaccel olduğu ve rehinle temin edilmediği hallerde ihtiyati haciz talebinde bulunabildiğini, İİK madde 258/1 uyarınca ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için alacaklının kanaat verici delillerini mahkemeye göstermesinin zorunlu tutulduğunu, 09.05.2024 tarihli dava dilekçesinin "Hukuki Uyuşmazlığın Özeti" bölümünün 6. ve 7. paragraflarında da Davacı ...'ün şirket ortaklığından çıkma iradesi şirket yetkili organı tarafından karara bağlanmadığını, Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanmadığını ve usulüne uygun bir şekilde Resmi Gazete'de ilan edilmediğini, dolayısıyla müvekkilinin hala şirket ortağı olarak gözükmesinin sebebinin davalının görevlerini yerine getirmemesi ve Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde vurgulanan dürüstlük kuralını ihlal etmesi olduğunu, Davalı ...'ın; basiretli bir tacir gibi davranmadığını, üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, Davalının, bakiye borcu ödememek için süreci zorlaştırmayı ve gereksiz yere uzatmayı amaçladığını, 09.05.2024 tarihli dava dilekçesinin "Esas Yönünden Açıklamalarımız" bölümünün 1. Paragrafında kendilerince, şirket kurulurken müvekkilinin davalıya ödemiş olan Ortaklık Sermaye Bedelinin, müvekkiline geri ödenmesi için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın, icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, davalının, icra takibi aşamalarını uzatarak bakiye borcunun müvekkiline ödemekten kaçınmaya çalıştığını, Davacı ...'ün ödenmesini talep ettiği 360.055,00-TL, rehinle temin edilmediği ve vadesi gelmiş bir para borcu olduğu, davalı ...'ın, borcu ödememekte hala ısrar ederek davacı müvekkiline mağduriyet yaşatmaya devam ettiğini, Davalı ...'ın hukuka aykırı davranışları ile taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemek, kaçırmak veya kendisinin kaçmaya hazırlanması yahut kaçması ya da bu maksatla davacı ...'ün haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması için kendisine zaman yarattığını, davalının davranışlarının ihtiyati haciz kararı için kanaat verici delil kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, Dosyaya sunulan deliller ile "yaklaşık ispat" koşulunun gerçekleştirildiğini, ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesi için aranan muacceliyet şartının da gerçekleştiğini, borcun muaccel durumda olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İcra ve İflas Kanununun 257. maddesinde yer verilen şartlar sağlanmasına rağmen ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verildiğini, bu sebepten dolayı verilen red kararının hukuka aykırı olduğunu beyanla, istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/291 E. Sayılı dosyasında verilen 05.06.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; taraflar arasında dava dışı limited şirketine ait davacı hissesinin davalıya devrine ve karşılığında davacının şirkete koyduğu sermayenin davacıya iadesine ilişkin ortaklık bitirme sözleşmesine davalının aykırı davranarak belirtilen vadede bakiye sermaye bedelini ödemediği iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece 05/06/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut talepte; davacı vekili, tarafların ortak olduğu ... Ltd. Şti.'ndeki davacı ortaklığının bitirilmesi için taraflar arasında ortaklık bitirme sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin hisse devri ve davacının şirkete koyduğu sermayenin davacıya iadesine ilişkin hükme davalının aykırı davrandığını ve belirtilen vadede bakiye sermaye bedelini ödemediğini, alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan ortaklık sözleşmesi, ortaklıklığın bitirilmesine ilişkin sözleşme, ödeme dekontları ve dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtları dikkate alındığında davacı alacağı ve muaccel olduğu hususu bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilmediğinden ve ihtiyati haciz şartları gerçekleşmediğinden Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkemece verilen 05/06/2024 tarihli ara kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/09/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32