SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/991

Karar No

2024/1381

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/991 Esas

KARAR NO: 2024/1381 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEME: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/01/2024

DOSYA NUMARASI: 2023/332 Esas - 2024/54 Karar

DAVA: Bankanın Taraf Olduğu Banka Teminat (Garanti) Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Sözleşmenin Uyarlanması)

KARAR TARİHİ: 19/09/2024

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı banka ile müvekkil şirket arasında 22.08.2019 tarihli vefa sözleşmesi mahiyetinde olan Protokol imzalandığını, Protokol hükümleri gereği, müvekkili şirket belirlenen tarih aralığında davalı şirkete belli bir meblağ ödeme yapması halinde; yine Protokolde belirtilen ve icra satışı neticesinde davalı şirket uhdesinde alacağa mahsuben kalan bağımsız bölümler müvekkili şirkete iade edileceğini, ancak Protokolde müvekkili şirketin ödeme yapması için verilen süre içinde ... Kooperatifinin İstanbul Anadolu 15.Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/204 E. (yeni 2019/293 E.) Esas sayılı dosyasından 25.04.2018 tarihinde almış olduğu protokole konu taşınmazlara konulan tedbirlerin söz konusu banka tarafından kaldırılmadığı için Protokol müvekkili şirket tarafından fiiliyatta uygulanamaz hale geldiğini, müvekkili şirket kendisine iadesi taahhüt edilen bağımsız bölümlerin üzerinde tedbir olduğu için satışını yapmadığını, bu bağımsız bölümlerden gelir elde edememiş ve netice itibariyle Protokol gereği ödemesi gereken borcunu mücbir sebepten dolayı ödeyemediğini, bankanın 3.şahıslar tarafından konulmuş tedbir varken ve bu tedbir olduğu sürece protokolun ifa edilemeyeceğini bilmesinin her türlü izahtan uzak olduğunu, fiili imkansızlık sebebiyle protokol hükümleri hayata geçirilemediğini, müvekkili şirketin yargılama harç ve giderlerini karşılayabilecek durumu bulunmadığını, çünkü müvekkili şirket aleyhine bir kısım şahıslar tarafından suç teşkil eden (tefecilik, yağma, mal varlığını eksiltme) eylemlerde bulunulduğunu; bu nedenle adli, yardım talebinde bulunduklarını, protokol konusu taşınmazlar üzerine tedbir konulmasını, hukuki ve fiili nedenler dikkate alınarak (gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak) davalı banka ile müvekkili şirket arasında yapılmış Protokolün ifasının, 3. Şahıslar tarafından mahkeme kanalıyla konulan tedbirler nedeniyle imkansız hale gelip gelmediğinin tespiti ile; ifanın imkansız hale geldiğinin tespiti halinde Protokolde verilen sürenin fiili imkansızlık hali devam ettiği sürece işlemeyeceğinin tespitine, protokolün süre yönünden devamına karar verilmesine aksi halde söz konusu şirket aleyhine oluşan zararın tespit edilmesini talep ve dava ettikleri anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiş olduğunu, dava değeri 1000- TL olarak belirtilmiş ve bu tutar üzerinden harç yatırıldığını, dava, niteliği itibariyle konusu para ile değerlendirilebilen davalardan olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120.maddesi ile Harçlar Kanununun 30. Maddesi uyarınca dava konusu edilen talepler yönünden nispi harcın yatırılması zorunlu olduğunu, müvekkili banka tarafından davacıya kullandırılan finansmanların/kredilerin ödenmemesi üzerine, ihtarname keşide edilerek hesap kat edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerinde davacı dahil tüm muhataplar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından, iş bu davaya konu gayrimenkuller üzerinde müvekkili banka lehine konulmuş ipoteklere istinaden paraya çevrilmesi için icra takibine başlatıldığını, icra takibi neticesinde İstanbul İli, Maltepe İlçesi, ... Mah., ... ada, ... parsel, ... Blok, ..., ..., ... ve ... nolu bağımsız bölüm taşınmazlar 12/04/2019 tarihinde müvekkili Banka adına tescil edildiğini, Protokol konusu diğer 7 taşınmazın müvekkili adına tescili 13/09/2019 tarihinde yapıldığını, davacı ile müvekkili banka arasında akdedilmiş olan 22.08.2019 tarihli protokolün 3. maddesinde; 12/04/2019 tarihinde Banka adına tescil edilmiş olan taşınmazların tescil tarihinden itibaren en geç 24 ay içerisinde, tescil bedellerine tescil tarihlerinden uygulanacak aylık %2.80 karın ilavesi suretiyle bulunacak maliyet bedellerinin ve ek olarak riske mahsuben ödenecek 194,000-TL'nin ödenmesi kaydıyla vefa hakkının kullanılabileceği düzenlendiğini, taşınmazların tescil tarihlerinden itibaren 24 (yirmi dört) aylık süre içerisinde; ne tescil bedelleri, ne tescil tarihinden itibaren uygulanacak aylık %2.80 karın ilavesi suretiyle tahakkuk edecek tutar, ne de riske mahsuben ödenecek tutarlar, protokolün 6 maddesinde belirtilen Müvekkili Bankanın Kartal Ticari Şubesi nezdindeki ... no.lu IBAN hesabına yatırılmadığını, dolayısıyla davacının iş bu protokolden doğan geri alım hakları geçerliliğini yitirerek protokol hükümsüz kaldığını, dava dilekçesinde, ... Kooperatifinin İstanbul Anadolu 15 Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/293 E (2018/204 E eski) sayılı dosyasından protokole konu taşınmaza konulan tedbirler kaldırılmadığından protokolün fiiliyatta uygulanmasının mümkün olmadığını, tedbir nedeniyle 3. Kişilere satış yapılamadığı, gelir elde edilemediği ve borcun mücbir sebepten dolayı ödenemediği iddia edildiğini, müvekkili banka ile ... Gıda arasında yapılan satış vaadi sözleşmesi sonrasında şerhin kaldırılması talep edildiğini ve bir kısım taşınmazların satışı gerçekleştirildiğini, bu durum, davacının taşınmazların alımına ilişkin süresi içerisinde talebi bulunsaydı aynı şekilde şerhin kaldırılabileceğini gösterdiğini, dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine müvekkili bankaya vefa hakkının kullanımına ilişkin protokol süresi içerisinde herhangi bir başvuru yapılmadığını, arabulucuk görüşmeleri protokol süresi sonrasında olduğunu, davacı ile müvekkili banka arasındaki uyuşmazlık niteliği, tarafları itibarıyla tanık dinlenmesi mümkün olmadığını, müvekkili banka BDDK izniyle faaliyet göstermekte olduğunu; Gayrimenkullerin Elden Çıkarılmasına İlişkin Yönetmelik gereği, bankalar, alacaklarından dolayı edinmek zorunda kaldıkları varlıkları edinme gününden itibaren en geç üç yıl içinde elden çıkarmak zorunda olduğunu, bankaların Öz Kaynaklarına İlişkin Yönetmelik uyarınca edinim tarihinden itibaren beş yıl geçmesine rağmen elden çıkarılamayan varlıklar net defter değerleri üzerinden özkaynak hesabında sermayeden indirilen değer olarak dikkate alındığını, dolayısıyla ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde esas olan, bankaların alacaklarından dolayı edinmek zorunda kaldıkları varlıkları edinme gününden itibaren üç yıl içinde elden çıkarmaları gerektiğini, davacı ile müvekkiil banka arasında akdedilen iki tarafa borç yükleyen sözlesme geregi davacının edimlerini yerine getirmesi kosuluyla tapuların tekrar devrine iliskin olduğunu ve mülkiyetin nakline iliskin her türlü sözlesmenin de resmi sekilde yapılması gerektiğinden davacının talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda davacıların haksız ve hukuka aykırı, kötüniyetli, somut iddialara dayanmayan iş bu davasının reddedine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 26/01/2024 tarih ve 2023/332 Esas - 2024/54 Karar sayılı kararı ile; " Dava, taraflar arasında akdedilen protokolün fiili imkansızlık nedeniyle ifa edilemediğinin tespiti ile protokolün süre yönünden devamına karar verilmesi istemidir. Mahkememizin 11.05.2023 tarihli ara kararı ile, davacını adli yardım talebinin reddine, karar verilerek harçların yatırılmasına ve 100 sayılı HMK.’nun 120/2. Maddesi ve HMK. Gider Avansı Tarifesi’nin 4. ve 6. maddeleri gereğince 500-TL. gider avansının yatırılması için, ara kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde gerekli gider avansı yatırılmadığı takdirde, davanın HMK. 115/2 maddesi gereğince usulden reddedileceğinin davacı vekiline iş bu ara kararın tebliği ile ihtarına, karar verilmiştir. Verilen karar davacı vekiline 28.12.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili tarafından ihtiyati tedbirin reddine dair karara itiraz edilmediği gibi verilen kesin süre içerisinde gider avansı da yatırılmamıştır. Davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde gider avansı yatırılmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2023/332 E. ve 2024/54 K. sayılı dosyasında yapılan yargılamada verilen 26.01.2024 tarihli karar ile 500-TL. gider avansının verilen süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle, dava şartı eksiliğinden davanın reddine yönelik karar verdiğini, İlgili kararın mahkeme hakimi ve kalemi tarafından yapılan eksik inceleme neticesinde hatalı olarak verilmiş olup; kararın istinaf incelemesi neticesinde bozulması gerektiğini, İkame ettikleri davanın adli yardım talepli olarak ikame edildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından 11.05.2023 tarihli ara kararı ile, adli yardım talebinin reddine karar verilerek harçların yatırılmasına ve HMK.’nun 120/2. Maddesi ve HMK. Gider Avansı Tarifesi’nin 4. ve 6. Maddeleri gereğince 500-TL. gider avansının yatırılması için, ara kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre verildiğini, Mahkemenin 11.05.2023 tarihli ara kararının, 25.12.2023 tarihinde dağıtıma çıkarıldığını, kendileri tarafından 28.12.2023 tarihinde tebellüğ edildiğini, ekte sundukları tahsilat makbuzundanda anlaşılacağı üzere, kendilerince UYAP üzerinden yapılan kontrol neticesinde, ara karar evrakı tebliğe çıkarıldığı gün 500,00 TL gider avansı yatırıldığını, İlk derece mahkemesi tarafından UYAP üzerinden yatırmış oldukları gider avansı dikkate alınmaksızın, gider avansı dikkate alınmaksızın gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesinin hatalı olduğunu beyanla; Açıklanan hususlar neticesinde; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2023/332 E. ve 2024/54 K. sayılı dosyasında 26.01.2024 tarihinde dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine yönelik kararın, dava şartının süresinde yerine getirilmiş olması sebebiyle, yapılacak istinaf incelemesi neticesinde bozulmasına karar verilmesini ve yargılamanın kaldığı yerden devamı için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı banka ile davacı şirket arasında akdedilen dava konusu protokolün ifasının, 3. şahıslar tarafından mahkeme kanalıyla konulan tedbirler nedeniyle imkansız hale gelip gelmediğinin tespiti ile; ifanın imkansız hale geldiğinin tespiti halinde protokolde verilen sürenin fiili imkansızlık hali devam ettiği sürece işlemeyeceğinin tespitine, protokolün süre yönünden devamına karar verilmesine, aksi halde söz konusu şirket aleyhine oluşan zararın tespit edilmesine karar verilmesi talebine ilişkin adli yardım talepli dava açılmış olup, Mahkemece 11/05/2023 tarihli ara karar ile davacı vekilinin adli yardım talebinin reddine karar verilerek davacıya harç ve gider avansını yatırması için süre verildiği, Mahkeme ara kararının davacı vekiline 28/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, Mahkemece davacının ara kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde gider avansını yatırmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Ancak Uyap harç ve gider avansı tahsilat dökümleri incelendiğinde Mahkemece davacıya yatırılması ihtar edilen harç ve gider avansının ara kararın tebliğinden önce 25/12/2023 tarihinde yatırıldığı, ayrıca Mahkemenin dava şartı olarak belirlediği gider avansına yönelik ara kararında gider avansını oluşturan harç, tebligat gibi gider gerektiren işlemleri kalem kalem açıklaması, her kalemin miktarını ayrı ayrı göstermesi, dava şartına yönelik gider avansı ile ilgili olarak verilen kesin sürede yatırılmamasının sonuçlarının da açıkça yazılması gerektiği, Mahkemece gider avansı olarak 500,00 TL bedelin belirlendiği, bu bedelin kalem kalem dökümünün yapılmadığı ve ara karar ve ihtarın usulüne uygun olmadığı ve yatırılmaması halinde sonuçlarının uygulanamayacağı gözetilmeksizin Mahkemece davanın dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a4 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2024 tarih ve 2023/332 Esas- 2024/54 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/09/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenkaldırılmasınataraflarınözetikararistinafKaynaklananderecesebeplerininTeminatistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınDavalarsebeplerimahkemesininOlduğuUyarlanması)(Garanti)BankanınkararınınSözleşmesindenTaraf(SözleşmeninilerikabulüdosyaiddiaBankanumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim