İstanbul BAM 13. HD 2023/1830 E. 2024/136 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2023/1830
2024/136
1 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1830 Esas
KARAR NO: 2024/136 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2019/571 Esas - 2022/723 Karar
TARİHİ: 11/11/2022
DAVA: ZAYİ BELGESİ VERİLMESİ
KARAR TARİHİ: 01/02/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacıya ait ... Mah. ... Cad. No:... adresinde bulunan işyerinde kaim ... TİC. LTD.ŞTİ. isimli ticari işletmede, 20/10/2019 (pazar günü) tarihinde yaşanan yangın felaketi nedeniyle ticari işletmede bulunan 2009-2018 yılları arasındaki döneme ait tüm satış faturaları,irsaliyeli, faturalar, alış faturaları, mahsup fişleri, ödeme dekontları, ticari faaliyette alınan ve düzenlenen çek senet fotokopileri, banka ekstreleri, banka dekontları, ihracat ve ithalat gümrük beyanname asılları, işçilerin özlük dosyaları ve tüm ticari defterler, faturalar, vergiye esas belgeler ve sair her türlü belge ve evrakların çıkan yangında yandığı, davacı şirketin saklamakla yükümlü olduğu ancak kusuru olmaksızın oluşan yargında zayi olan 2009-2018 yıllarna ait tüm defter, fatura ve sair belgelere ilişkin zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 11/11/2022 tarih 2019/571 Esas - 2022/723 Karar sayılı kararında; "Dava, TTK'nun 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 82/7: "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." ["...TTK'nın 82/7. maddesi gereğince "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." TTK'nın 82/3. maddesinde ise" Bilanço ve finansal tablolar hariç, sayılan bu belgelerin, Türkiye Muhasebe Standartlarına da uygun olmak şartı ile görüntü veya veri taşıyıcılarda saklanmasına da öngörülen koşullarla izin verilmiştir" denilmektedir. Aynı Kanun'un 64/2. maddesinde ise "Tacir, işletmesi ile ilgili olarak gönderilmiş olan her tür belgenin fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekilde bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." denilerek, böylece, söz konusu belgeleri, yazılı olarak saklama yanında, teknolojinin diğer imkânları ile saklama da kabul edilmiştir. Saklama süresi 10 yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). ..." (T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, Dosya no: 2020/1398-Karar no: 2020/1258, 19/11/2020 T.)] Davacının TTK madde 82/7 hükmünden yararlanabilmesi için; bir taraftan defterlerin, fatura ve diğer belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve özeni göstermiş bulunması, diğer taraftan da defterlerin, faturaların, belgelerin kayıp/çalınmış olmasının onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması zorunludur. Mahkememizce yapılan inceleme sonucunda; Davacının iddiası, yapılan tahkikat ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin 2009-2018 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin yangın sonucunda zayi olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacının ticari defterler dışında, farklı sair belgeler için zayi belgesi istediği, sair belgelerin TTK'nın 82. Maddesi anlamında zayi halinde zayi belgesi istenebilecek belgelerden olmadığı anlaşılmakla, sair belgeler yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. "gerekçesi ile, Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 1-Davanın KABULÜ ile; davacı şirketin 2009-2018 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin zayi olduğunun tespitine, 2-Dava dilekçesinde belirtilen sair evraklara ilişkin taleplerin REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari defterler dışında, farklı sair belgeler için zayi belgesi verilmesi taleplerinin reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemenin TTK m.82 maddesi gereğince sair belgeler için zayi belgesi istenebilecek belgelerden olmadığına karar verildiğini ancak müvekkili tarafından gösterilen sair belgelerin, ticari defterler ile yakından ilişiği olduğunu bu nedenle davanın kabulü verilen ticari defterler ile sair belgelerin aynı hususta ele alınacağını bu yüzden sair belgeler yönünden zayi belgesi verileceğini beyan ettiklerini; İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi TTK m.82 gereğince sair belgeler için zayi belgesi vermenin gerek olmadığına karar verilse de ticari defterler ile sair belgelerin birlikte inceleneceğinden dolayı TTK m.82 uyarınca sair belgeler içinde zayi belgesi verilmesi gerektiğini, TKK 82/7 maddesi uyarınca ;" Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. " mahkemeden, işbu bahsi geçen yıllara ait ticari işletmede bulunan faturalar, vergiye esas belgeler ve sair her türlü belge ve evrakların, yangın nedeniyle zayi olduğundan ve sair belgelerin zayi olduğuna dair taraflarına zayi belgesi verilmesi gerektiğini, İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında sair belgeler hakkında zayi belgesi verilmemesi kararının reddi gerekçesi olarak sadece TTK'nın 82. Maddesi anlamında zayi halinde zayi belgesi istenebilecek belgelerden olmadığı belirtilip, red kararı verdiğini ancak dava konusu olaylarına ilişkin belgelerin neden sair belge sayılmadığı hususunda hiçbir gerekçe gösterilmediğini; müvekkili şirkete ait faturalar, vergiye esas belgeler ve sair her türlü belge ve evrakların, yangın nedeniyle zayi olduğunu, İlk mahkemece verilen kararda ticari defter kayıtları için müvekkilinin kusuru bulunmaması sebebiyle zayi belgesi verilmesinin kabul edildiğini; kurulan hükmün bu kısmı usul ve yasaya uygun olmakla birlikte müvekkili aleyhine olan sair belgeler için zayi belgenin verilmemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu; bu nedenle İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.11.2022 tarihli 2019/571 E. 2022/723 K. sayılı kararında alınan sair evraklara ilişkin taleplerin reddi hükmünün bozulması gerektiğini, İleri sürerek, ilk derece mahkemesinin sair evraklara ilişkin taleplerin reddi hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; TTK'nun 82/7 fıkrası kapsamında zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili; davacı şirketin faaliyet gösterdiği ... Mah. ... Cad. No:... adresinde bulunan işyerinde 20/10/2019 pazar günü meydana gelen yangın sonucu, ticari işletmede bulunan 2009-2018 yılları arasındaki döneme ait tüm satış faturaları,irsaliyeli faturalar, alış faturaları, mahsup fişleri, ödeme dekontları, ticari faaliyette alınan ve düzenlenen çek senet fotokopileri, banka ekstreleri, banka dekontları, ihracat ve ithalat gümrük beyanname asılları, işçilerin özlük dosyaları ve tüm ticari defterler, faturalar, vergiye esas belgeler ve sair her türlü belge ve evrakların yandığını ileri sürmüş ve bu defter ve belgeler için zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davacının talebi 2009 ila 2018 yılına ait ticari defterler yönünden kabul edilmiş, diğer belgelere yönelik talep ise, bu belgelerin tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olmadığı gerekçesi ile reddedilmiştir. TTK'nun ticari defter ve belgelerin saklanması ve ibrasına yönelik 82 maddesinin 1 inci fıkrasında tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin neler olduğu sayılmıştır. Buna göre; tacir ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, alınan ticari mektupları, gönderilen ticari mektupların suretlerini, TTK'nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri,sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür. Aynı maddenin 2 inci fıkrasında; ticari mektupların, bir ticari işe ilişkin tüm yazışmalar olduğu hüküm altına alınmıştır.TTK'nun 64/1 fıkrasına göre tacir; ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir. TTK'nun 82/5 fıkrası uyarınca; aynı maddenin birinci fıkrasında öngörülen belgelerin saklanma süresi on yıldır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK'nun 82/7 fıkrasında; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğraması halinde, tacirin zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği, bu davanın hasımsız açılacağı, mahkemenin gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebileceği, düzenlenmiştir. Mahkemece, yangın raporu, davacının vergi borcu olup olmadığına ve vergi soruşturması bulunup bulunmadığına ilişkin vergi dairesi yazı cevabı dosya arasına alınmış, ancak davacı şirketin sicil kayıtları celbedilmemiş, davacı şirketin İstanbul Ticaret Odası ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilen bilgilerine göre, 20/02/2015 tarihinde kurulmasına rağmen, ne sebeple 2008-2019 tarihleri arası ticari defter belgeler için zayi belgesi talep edildiği davacı şirkete açıklattırılmamış, talep dayanağı yangın olayı ile ilgili fezlekenin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü yazı cevabından anlaşılmasına rağmen, soruşturma dosyası tespit edilerek getirtilmemiş, davacı şirketin SGK prim borcu bulunup bulunmadığı araştırılmamış, zayi nedeni ile iptali istenen defterlerin noter bilgileri davacı vekilince bildirilmesine rağmen, defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı ilgili noterlikten sorulmamış, zayi belgesi istemine konu tüm defter ve belgelerin yanıp yanmadığına ilişkin olay tarihinde tutulmuş resmi bir tutanak mevcut olup olmadığı araştırılmamış ve davacı tarafa açıklattırılmamış, yangın raporunda imzası bulunan tutanak mümzisi re'sen dinlenerek, raporda genel olarak yandığı kayıtlı olan belgelerin muhtevası hakkında görüş alınmamış, sorulmamış tutanak tutulup tutulmadığı araştırılmamış, yine davacı şirketin zayi istemine konu defter ve belgelerin konteynırda saklandığı yönündeki beyanı karşısında, davacının evrakın saklanması için gereken tüm özeni gösterip göstermediği, evrakın saklandığı yerde gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının, evrakın kurtarılma imkanının bulunup bulunmadığı, özenle saklama yükümlülüğü yerine getirilmesine rağmen ziya hadisesinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında gerekli görülmesi halinde mahallinde keşif de yapılarak, zayi belgesi verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmamış olup, re'sen araştırma ilkesine tabi eldeki davada, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olmamıştır. Dava hukuki niteliği itibarı ile HMK.nın 382/2-e-1 maddesinde düzenlenen çekişmesiz yargı işlerindendir. HMK.nın 385. Maddesinde çekişmesiz yargılama işlerinde uygulanacak usul düzenlenmiştir. HMK'nın 385 /2 maddesinde çekişmesiz yargı işlerinde aksine hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesinin geçerli olduğu yazılıdır. Bu düzenlemeye paralel olarak TTK 'nın 82/7 madde son cümlesinde; " Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir, " hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca, HMK.nın 355. madde gerekçesinde de; re'sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu davalarda da, bölge adliye mahkemesinin tarafların istemiyle bağlı olmaksızın ilk derece mahkemesinin kararını inceleyeceği açıkça vurgulanmıştır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 12/05/2016 T. - 2015/16774 Esas - 2016/5820 Karar sayılı ilamında; "6100 sayılı HMK'nın 385/2 maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Ancak bu düzenlemeden çekişmesiz yargıda taleple bağlılık ilkesinin geçerli olmadığı sonucuna ulaşmak mümkün değildir. Zira, re'sen araştırma ilkesi her ne kadar sonucu itibariyle talebin haklılığı bakımından neticeye etki edecek nitelikteyse de, esası itibariyle vakıaların toplanmasına ilişkindir. Buna karşılık, çekişmesiz yargı işlerinin belirlenmesinde kullanılacak olan ölçütler arasında yer alan "hakimin re'sen harekete geçtiği haller" doğrudan doğruya "taleple bağlılık" kuralına istisna niteliğindedir. Bu kapsamındaki işler bakımından taleple bağlılık ilkesinin ve dolayısıyla aleyhe bozma yasağının geçerli olmayacağı kabul edilmektedir. "şeklinde tespit ve değerlendirme yapılmıştır. Belirtilen yasal düzenlemeler ve emsal Yargıtay kararı doğrultusunda, usulüne uygun istinaf talebi bulunduğundan ve istinafa konu dava çekişmesiz yargı işi olup, resen araştırma ilkesi gereği 6100 Sayılı HMK 355 maddesi kapsamında aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ettiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/11/2022 tarih ve 2019/571 Esas - 2022/723 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20