SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1378

Karar No

2024/1355

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1378 Esas

KARAR NO: 2024/1355 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI: 2021/427 (Derdest Dava Dosyası)

TARİHİ: 11/06/2024 (Ara Karar Tarihi)

KARAR TARİHİ: 19/09/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... Yönetmeliği'nin 24. maddesinin; "Yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinden kaynaklanan her türlü emanet ve alacaklar ile bunlara bağlı faiz, kâr payı ve diğer getiriler, hesap sahibinin yaptığı en son talep, işlem veya herhangi bir şekilde verdiği yazılı talimat tarihinden başlayarak on yıl içinde talep ve tahsil edilmemesi halinde zamanaşımına uğrar ve YTM'ye emaneten devredilir. Yetkili merciler tarafından üzerine bloke, haciz veya tedbir konulan hesaplarda zamanaşımı süresi bunların konulduğu tarihte durur. Zamanaşımı süresi, hesaptaki blokenin, haczin veya tedbirin kaldırıldığı tarihten itibaren işlemeye devam eder...'' şeklinde olduğunu, ilgili madde gereğince ...'ne devredilen alacakların, hesap sahibinin yaptığı en son işlemden itibaren 10 yıl içerisinde zamanaşımına uğradığını, dosyaya sunulan ... Bankası A.Ş.'nin 09.09.2022 tarihli ve 2236 sayılı yazısında müteveffa ...'e ait hisse senetlerinin 31.12.2012 tarihi itibariyle ...'ne intikal ettirildiği belirtilmekle, zamanaşımı bu yıl sonu, 31.12.2022 tarihi itibariyle dolacağından, davacının hak kaybına sebebiyet vermemek açısından ... nezdinde müteveffa ...'e ait (T.C: ...) hesap üzerine tedbir konulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 08/11/2022 tarih 2021/427 Esas sayılı kararı ile; "İhtiyati tedbir öğretide "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. Bu hukuki güvence (koruma) karşı tarafın tasarruf hakkını sınırlandıran bir koruma olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirin talep edilebilmesi kanunda belirtilen belirli şartların varlığına bağlıdır. HMK’nun 389. maddesinin birinci fıkrası “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” şeklinde düzenleme içermektedir. Bu madde ile davanın açılmasıyla, hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması olasılığı ve bu değişiklikler nedeniyle dava sonunda elde edilecek hükmün icrasının olanaksızlaşması veya güçleşmesini önlemek amacıyla, geçici hukuki koruma işlemleri kapsamında geliştirilen ihtiyati tedbir yöntemini düzenlemekte olup; ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir nedeninin ortaya çıkması da tedbir kararı verilebilmesinin temel koşullarındandır. Buna göre, maddede sayılan bu iki husus hem ihtiyati tedbir verilmesi için varlığı gereken şartlardandır hem de bu kararın gerekçesidir. Bu şartların varlığı halinde ihtiyati tedbir kararı talep edilebilecek ve ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. Kanunun lafzında “verilebilir” hükmü yer aldığından, bu şartların varlığı başlı başına ihtiyati tedbir kararı verilmesi sonucunu doğurmayacaktır. Zira bu husus hâkimin takdirine bırakılmıştır. Hakim, ispat kuralları çerçevesinde gerekli incelemeleri yaparak kanunda belirtilen olumsuz, sakıncalı, zararlı ihtimalin var olduğu kanaatine varırsa ihtiyati tedbir kararı verebilecektir. HMK'nun 390/3 maddesine göre tedbir talebi eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise, "yaklaşık ispat" kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunun kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle ihtiyati tedbire karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunanadan kural olarak teminat alınır.Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbirin amacını gözetilmesi gerekli ve zorunludur.Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkandı karar verecek olan Hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, Hakim her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip-gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati tedbir kararı verdiğinin kararında belirtilmedir, ihtiyati tedbir şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ıspat edilememişse, veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Davacının, davaya konu hisse senetlerine ilişkin zamanaşımı dolmamasına ilişkin tedbir kararı verilmesini talep ettiği görülmekle, ... Bankası A.Ş.'nin 09.09.2022 tarihli ve 2236 sayılı yazısında müteveffa ...'e ait hisse senetlerinin 31.12.2012 tarihi itibariyle ...'ne intikal ettirildiği belirtilmekle, 6100 sayılı HMK'nun 389. Maddesi gereğince şartları oluşan talebin kabulü ile, müteveffa ...'e ait (T.C: ...) ... Bankası A.Ş.'nin 0.00326500 TL nominal hisse senetlerine ilişkin zamanaşımı dolmaması adına, dava konusu hisse senetlerinin bulunduğu hesaba ilişkin aşağıdaki şekilde tedbir kararı uygulanmasına karar verilmiştir..."gerekçesi ile, '' 1-İhtiyati Tedbir isteyenin talebi yerinde görüldüğünden, ... Bankası A.Ş.'nin 0.00326500 TL nominal hisse senetlerine ilişkin zamanaşımının dolmaması adına ... nezdinde müteveffa ...'e ait (T.C: ...) hesap üzerine tedbir konulmasına,'' karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. 3. Kişi vekili 14/11/2022 tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 11/06/2024 tarih ve 2021/427 Esas sayılı kararı ile: ".... Mahkememiz kararında değiştirilecek bir durum bulunmadığından, Davacının, davaya konu hisse senetlerine ilişkin zamanaşımı dolmamasına ilişkin tedbir kararı verilmesini talep ettiği görülmekle, ... Bankası A.Ş.'nin 09.09.2022 tarihli ve 2236 sayılı yazısında müteveffa ...'e ait hisse senetlerinin 31.12.2012 tarihi itibariyle ...'ne intikal ettirildiği belirtilmekle, 6100 sayılı HMK'nun 389. Maddesi gereğince şartları oluşan talebin kabulü, müteveffa ...'e ait (T.C: ...) ... Bankası A.Ş.'nin 0.00326500 TL nominal hisse senetlerine ilişkin zamanaşımı dolmaması adına, dava konusu hisse senetlerinin bulunduğu hesaba ilişkin verilen tedbir kararına itirazın aynı gerekçelerle reddine karar verilmiştir... ''gerekçesi ile ihtiyati tedbir kararın yapılan itirazın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı muteriz üçüncü kişi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Muteriz üçüncü kişi vekili istinaf dilekçesinde özetle; 499 sayılı mülga Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn)’na 15.12.1999 tarihli ve 4487 sayılı Kanun ile 10/A maddesinin eklenmesi ile sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine karar verildiğini, kaydileştirmenin, sermaye piyasası araçlarının (fiziki pay ve yatırım fonu katılma belgesi) fiziki olarak senet üzerine basılmasından vazgeçilerek bu sermaye piyasası araçlarına karşılık gelmek üzere aynı nitelik ve hakları taşıyacak şekilde elektronik ortamda kayıtlar oluşturulması olduğunu; 2499 sayılı mülga SPKn’nun Geçici 6 ncı maddesine 6111 sayılı Kanun ile eklenen dördüncü fıkra ile “ Her bir sermaye piyasası aracı için Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden izlemenin başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları hisse senedi ise, ihraççıya kanunen intikal eder. Bu durumda paydan doğmuş olan haklar, hisse senetlerinin ihraççıya intikal tarihinde kendiliğinden sona ermiş sayılır. Söz konusu payların satışı, ihraççılarca üç ay içerisinde yapılır. Teslim edilmeyen diğer sermaye piyasası araçlarından doğan alacaklar, bu tarihte zamanaşımına uğrar.” hükmünün getirildiğini; 2499 sayılı mülga SPKn’nu yürürlükten kaldıran 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 13/4 maddesinin;“Kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarının Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde teslimi zorunludur. Teslim edilen sermaye piyasası araçları kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ise kaydileştirilme kararından sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca bu sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık edilemez ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM'ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır. (…)” hükmünü, “Diğer geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının ise; “Bu Kanunun yayımı tarihinden önce kaydileştirilen ve teslim edilen sermaye piyasası araçları ile kaydileştirme kararının alınmasına rağmen henüz teslim edilmemiş sermaye piyasası araçları hakkında 13 üncü maddenin dördüncü fıkrası hükmü uygulanır.” hükmünü içerdiğini; Mülga ...ne (YTM) İlişkin Yönetmeliğin;“Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının YTM’ye intikali” başlıklı 25 inci maddesinde ise; "Kanunun 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları MKK tarafından, YTM hesaplarına aktarılır, bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. YTM hesaplarına aktarılan sermaye piyasası araçlarına ilişkin geçmiş yıllarda ödenen, ihraççı şirketler nezdinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca YTM’ye devredilebilen temettüler de ilgili ihraççı şirketler tarafından YTM hesaplarına aktarılır. Bu şekilde YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçları için MKK’ya YTM tarafından herhangi bir saklama ücreti ödenmez. Birinci fıkra uyarınca YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçları, YTM’nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde BİAŞ’ta satılır. Belirtilen üç aylık süre içerisinde satılamayan sermaye piyasası araçları hakkında yapılacak işlemlere ilişkin esaslar Kurulca belirlenir.” düzenlemesinin getirildiğini; Kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarını fiziken elinde bulunduran yatırımcıların herhangi bir hak kaybına maruz kalmalarının önlenmesini teminen, yatırımcıların ellerinde bulundurdukları sermaye piyasası araçlarını 31.12.2012 tarihine kadar ilgili ihraççı şirketlere, aracı kurumlara ve/veya bankalara teslim etmesi ve bu senetleri kaydileştirmesi gerekliliğinin Sermaye Piyasası Kurulu ve Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından gazete ilanları ve internet sitesi aracılığıyla yapılan duyurular ile yatırımcılara bildirildiğini, ancak davacının murisi ... tarafından, sahip olduğu hisse senetlerine ilişkin olarak, herhangi bir işlem tesis edilmediğini ve söz konusu belgelerin kaydileştirilmek üzere teslim edilmediğini, dolayısıyla, dava konusu payların da, 31.12.2012 tarihi itibariyle doğrudan ve kendiliğinden, üzerlerindeki her türlü sınırlı ayni haktan bağımsız olarak, YTM’ye intikal ettiğini; SPKn’nun 13/4 madde hükmü ile mülkiyeti 31.12.2012 itibariyle hukuken YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarının, ...ne İlişkin Yönetmelik’in ilgili hükümleri uyarınca YTM Yönetim Kurulunun 21.06.2013 tarih ve 3-YTM/3 sayılı kararı üzerine ... A.Ş.’de resmi müzayede yoluyla satıldığını ve satış sonuçlarının YTM tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda 01.10.2013 tarihinde açıklandığını, dava konusu payların da bu kapsamda mevzuat hükümleri uyarınca satıldığını, davacı vekili tarafından müvekkiline ait ... Bankası A.Ş. (..., Şirket) paylarının zayi nedeniyle iptaline, yerine yenisinin verilmesine ve davaya konu hisse senetleri ve ferileri üzerinde işlem yapılmasının tedbiren durdurulması talebiyle dava açıldığını, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 08.11.2022 tarihli yazı ekinde YTM’ye tebliğ edilen ihtiyati tedbir ara kararında;

YTM Yönetmeliği’nin 24. maddesi uyarınca YTM’ye devredilen alacakların hesap sahibinin yaptığı en son işlemden itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğradığı, dosyaya sunulan Şirket’in 09.09.2022 tarih ve 2236 sayılı yazısında müteveffa ...’e ait hisse senetlerinin 31.12.2012 tarihi itibariyle YTM’ye intikal ettirildiğinin belirtildiği, zamanaşımının 31.12.2022 tarihi itibariyle dolacak olduğu, bu nedenle ...’e ait ...’in 0,00326500 TL nominal değerli hisse senetlerine ilişkin zamanaşımının dolmaması adına YTM nezdindeki müteveffa ...’e ait hesap üzerine tedbir konulmasına karar verildiğini; Mahkeme’nin ihtiyati tedbir kararına karşı YTM tarafından itiraz edildiğini, ancak Mahkemenin 11.06.2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verdiğini, YTM nezdindeki müteveffa ...’e ait hesap üzerine ihtiyati tedbir konulması kararına itirazın reddine ilişkin karar hukuka aykırı olup, kararının kaldırılması gerektiğini; YTM nezdinde ...'e ait hesap bulunmadığını, YTM SPKn’nun 83 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yatırımcıların SPKn’nundaki şartlar çerçevesinde aracı kurum ve bankaların mali durumlarının bozulması halinde, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından verilen yatırımcıların tazmini ve tedrici tasfiye kararlarını yerine getirmek amacıyla kurulmuş olup, YTM nezdinde şirketlere veya hak sahiplerine ilişkin herhangi bir kayıt tutulmadığını, anılan hususun Mahkemenin 13.12.2021 tarihli müzekkeresine cevaben YTM tarafından Mahkemeye sunulan 14.12.2021 tarih ve 2429 sayılı yazıda da açıkça belirtildiğini; Süresi içinde kaydileştirilmeyip YTM’ye intikal eden payların kişiler adına açılmış hesaplar aracılığıyla değil, her bir ihraççı şirket tarafından yatırımcı isimleri/bilgileri olmaksızın tek bir hesap aracılığıyla toplu olarak devredildiğini, kaydileştirilmeyen payların hak sahiplerinin kim olduğu veya hangi miktarda hak sahibi olduğunun YTM tarafından bilinmemekte olduğunu, mülkiyet/hak sahipliği tespitinin ancak payların ihraççı şirkete tesliminden sonra yapılacak inceleme sonucu ortaya çıktığını, zaten hak sahibinin kimliği bilinse idi, payların YTM’ye intikal etmeyeceğini, hak sahipleri adına kaydileştirileceğini, dolayısıyla süresi içinde kaydileştirilmemesi nedeniyle YTM’ye intikal eden paylara ilişkin olarak YTM nezdinde hak sahipleri adına açılmış hesaplar bulunmadığını, hak sahibi bilgisi bulunmayan söz konusu payların ihraççı şirket bazında toplu olarak takip edilmiş ise de, ilgili mevzuat uyarınca satıldığını, özetle; SPKn’nun 13/4 hükmü uyarınca YTM’ye devredilen paylara ilişkin hak sahiplerinin kim olduğuna dair YTM nezdinde bir veri veya hesap bulunmadığından davacının hak sahipliği ancak sahip olunan fiziki payların ihraççı şirkete teslimi sonrasında tespit edilebilmekte olup YTM nezdinde ...'e ait bir hesap bulunmadığından ihtiyati tedbir kararının uygulanabilir nitelikte olmadığını; Dava konusu payların 2013 yılında mevzuat gereği satıldığını, mülkiyet ile ilgili mevzuat hükümleri uyarınca 31.12.2012 itibariyle hukuken YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarının, 06.06.2013 tarih ve 28669 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ...ne İlişkin Yönetmelik’in ilgili hükümleri uyarınca YTM Yönetim Kurulunun 21.06.2013 tarih ve 3-YTM/3 sayılı kararı üzerine ... A.Ş.’de resmi müzayede yoluyla satıldığını ve satış sonuçlarına ilişkin olarak YTM tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda 01.10.2013 tarihinde özel durum açıklaması yapıldığını, dava konusu ...’e ait olduğu ifade edilen paylarım da mevzuat gereği 16.07.2013 ilâ 30.07.2013 tarihlerinde ...’da 2,23 TL AOF ile satıldığını, bu çerçevede dava konusu payların 2013 yılında satışa konu edildiğinden ihtiyati tedbir kararının uygulanabilir nitelikte olmadığını, Mahkemenin zayi kararı tesis etmesi halinde mevzuat gereği ihraççı şirket tarafından yeni pay verilmesi söz konusu olmayıp, davacının ödeme yönetmeliği hükümleri çerçevesinde zayi belgesi ile kendisine ödeme yapılması talebiyle YTM’ye başvuruda bulunma imkanına sahip olacağını; Davacı vekili zayi olan paylar nedeniyle ihraççı şirketin yeni pay vermesini talep etmekte ise de; Anayasa Mahkemesi’nin 22.10.2015 tarih ve E.2015/29, K.2015/95 sayılı kararıyla SPKn’nun 13/f.4 hükmünün iptal edilmesi akabinde 6704 sayılı Kanunla SPKn’na eklenen Geçici Madde 10 ve “6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 13 üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine ... Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” (Ödeme Yönetmeliği) hükümleri uyarınca Mahkeme’nin zayi kararı tesis etmesi halinde mevzuat gereği ihraççı şirket tarafından yeni pay verilmesi söz konusu olmayıp davacının zayi belgesi ile kendisine ödeme yapılması talebiyle YTM’ye başvuruda bulunma imkanına sahip olacağını, zayi belgesi ile ödeme talebinde bulunulması halinde zayi kararında sahip olunan pay miktarının tespiti için gerekli bilgilerin (nominal değer, tertip, ihraç yılı, üzerinde bulunan kupon bilgileri gibi) olması gerektiğini; Dava konusu paylar mevzuat gereği satılmış olduğundan hak sahipliğinin ispatı sonrasında ilgililere nakdi iade yapıldığını, süresi içerisinde kaydileştirilmemesi nedeniyle YTM’ye devredilen ve SPKn’na dayanılarak satışı yapılan kaydileştirilmemiş sermaye piyasası araçlarının Anayasa Mahkemesi kararı çerçevesinde yeni bir düzenlemeye tabi tutulması sonucunda, Yönetmelik uyarınca hak sahiplerine ödeme yapılmakta olup, satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarının iadesinin aynen değil, nakden yapıldığını; Ödeme Yönetmeliği’nin “Başvuru” başlıklı 4 üncü maddesinin; “Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanlar 8 inci maddede belirtilen esaslar çerçevesinde aynen, satışı yapılmış olanlar ise 9 uncu maddedeki esaslar çerçevesinde belirlenen satış tutarları dikkate alınarak, 10 uncu maddede belirtilen nemaları ile birlikte, YTM’ye başvuran hak sahiplerine EK-1’de yer alan taahhütname ve ibraname alınmak kaydıyla ödenir.” hükmünü haiz olduğunu; İade edilecek tutarın ve buna uygulanacak faiz oranının hesaplanmasının Ödeme Yönetmeliği’nde açıkça düzenlendiğini, Ödeme Yönetmeliği’nin “YTM tarafından satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarına ilişkin ödemeler” başlıklı 9 uncu maddesinin ise ; “(1) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için YTM’ye intikal etmiş ve satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarının satış tutarları, satış tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz paylar ile ve 2308 sayılı Kanun kapsamında Hazine’ye intikal edenler hariç kâr payı tutarları dikkate alınarak, nemasıyla birlikte hak sahibi tarafından bildirilen hesaba aktarılır. (2) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için YTM’ye intikal etmiş ve satışı yapılmış olan sermaye piyasası aracının farklı tarihlerde ve/veya farklı fiyatlardan satılmış olması halinde, hak sahibine ödenecek satış tutarının hesaplanmasında ilgili sermaye piyasası aracına ilişkin tüm satış işlemlerinin ağırlıklı ortalama fiyatı esas alınır. Ağırlıklı ortalama fiyat, her bir satış fiyatının o fiyattan satılan miktar ile çarpımları toplamının, satılan toplam miktara bölünmesi suretiyle hesaplanır.” hükmünü haiz olduğunu; Yönetmeliğin ‘‘Başvuru’’ başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarının satış tutarlarının hak sahiplerine nemaları ile birlikte ödeneceği düzenlenmiş olup, Yönetmeliğin ‘‘İade edilecek nema tutarları’’ başlıklı 10. maddesinde de ödenecek olan nema tutarının açıkça belirlendiğini, buna göre, hak sahibine ödenecek nema tutarının, ilgili sermaye piyasası aracı satış bedeli ve/veya kâr payının YTM portföyüne intikal tarihinden itibaren, 18/11/2015 tarihli ve 29536 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi sonucu YTM’nin fiilen elde ettiği getirinin ödenecek tutara isabet eden kısmı olduğunu, aralarında dava konusu Ahmet Üstün’e ait olduğu ifade edilen payların da bulunduğu değerlendirilen süresi içerisinde kaydileştirilmediği için YTM’ye intikal eden ... paylarının mevzuat gereği 16.07.2013 ilâ 30.07.2013 tarihlerinde Borsa’da 2,23 TL AOF ile satıldığını; Bu çerçevede, Ödeme Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak YTM’ye başvurulması üzerine ... mirasçılarının hak sahipliğinin tespiti halinde, ihraççı şirket ile yapılacak mutabakatlaşma sonrasında YTM tarafından hesaplanan tutar nakden mirasçılara ödenebilecek olduğundan, ihtiyati tedbir kararı talebinde ve ihtiyati tedbir kararında hukuki menfaat bulunmadığını, dava konusu payların SPKN’nun 83/4 hükmü uyarınca değil, SPKN’nun 13/4 hükmü uyarınca YTM’ye devredildiğini, itiraza konu ara kararda YTM Yönetmeliği’nin 24 üncü maddesi gereğince YTM’ye devredilen alacakların hesap sahibinin yaptığı son işlem tarihinden itibaren 10 yıl içerisinde zamanaşımına uğrayacağı, müteveffa ...’e ait hisse senetlerinin 31.12.2012 tarihi itibariyle YTM’ye intikal ettirildiği, zamanaşımının 31.12.2022 tarihi itibariyle dolacak olması nedeniyle dava konusu hisse senetlerinin zamanaşımının dolmaması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verildiğinin ifade edildiğini, Mahkemenin mevzuat düzenlemelerini hatalı değerlendirerek ihtiyati tedbir kararı tesis ettiğini; Öncelikle SPKn md. 83/4 ve bu kapsamda YTM Yönetmeliği md. 24 hükümlerinin dava konusu olayda uygulama alanı bulamayacağını, SPKn. md.83/4 hükmü çerçevesinde düzenlenen YTM Yönetmeliği’nin 24 üncü maddesinin; “Yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinden kaynaklanan her türlü emanet ve alacaklar ile bunlara bağlı faiz, kâr payı ve diğer getiriler, hesap sahibinin yaptığı en son talep, işlem veya herhangi bir şekilde verdiği yazılı talimat tarihinden başlayarak on yıl içinde talep ve tahsil edilmemesi halinde zamanaşımına uğrar ve YTM’ye emaneten devredilir.” hükmüne haiz olduğunu; YTM tarafından Mahkemeye sunulan 14.12.2021 tarihli yazı ekinde de yer alan, müteveffa ...’ün varisi ... tarafından YTM’ye iletilen 25.01.2021 tarihli Bilgi Edinme Başvurusu ekinde yer alan Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 15.11.2018 tarih ve E.2018/1078, K.2018/1331 sayılı ilamında belirtildiği üzere 1884 doğumlu ... 07.03.1967 tarihinde vefat ettiğini, somut olayda ...’ün bir yatırım kuruluşunda yer alan hesap bakiyesinin SPKn’nun 83/4 hükmü uyarınca 10 yıl boyunca işlem görmemesi nedeniyle zamanaşımına uğramasının söz konusu olmadığını, bu nedenle SPKn md. 83/4 ve bu kapsamda YTM Yönetmeliği md. 24 hükümlerine dayanılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin maddi hukuk kurallarına aykırı olduğunu, nitekim zamanaşımı nedeniyle YTM’ye devredilen hesaplar arasında da ...’e ait bir hesap bulunmadığını; ... tarafından Sayın Mahkemenize sunulan 09.09.2022 tarih ve 2236 sayılı yazı ekinde yer alan şirket ortaklar pay defterinde de belirtildiği üzere ...'ün şirket payını satın aldığını ve 01.01.1927 tarihinde Ortaklar Pay Defteri’ne kaydı yapıldığını, dolayısıyla dava konusu olayda ...’e ait olduğu iddia edilen ... paylarının SPKn’nun 83/4 hükmü uyarınca 10 yıl boyunca hesapta işlem yapılmaması nedeniyle zamanaşımına uğraması nedeniyle değil, SPKn’nun 13/4 hükmü uyarınca kayden izlemenin başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar ihraççıya teslim edilmemesi nedeniyle YTM’ye devredilmiş olup, SPKn md. 83/4 ve bu kapsamda YTM Yönetmeliği md. 24 hükümlerine dayanılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu; Dava konusu paylara ilişkin ödeme yönetmeliği çerçevesinde talep hakkının 31.12.2022 tarihinde değil, 07.09.2026 tarihinde düşeceğini, Mahkemenin ihtiyati tedbir kararında SPKn md 83/4 hükmü doğrultusunda YTM Yönetmeliği md 24 uyarınca talep hakkının 31.12.2022 tarihinde zamanaşımına uğrayacağı ifade edilmiş ise de, yukarıda belirtildiği üzere mahkemece SPKn hükümleri hatalı değerlendirildiğini, ... tarafından Mahkemeye sunulan 09.09.2022 tarih ve 2236 sayılı yazıda da ifade edildiği üzere müteveffa ...’e ait olduğu belirtilen payların SPKn’nun 13/4 madde hükmü uyarınca kayden izlemenin başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için YTM’ye devredildiğini; Ödeme Yönetmeliği’nin “Başvuru süresi ve şekli” başlıklı 5 inci maddesinin; “Bu Yönetmelik kapsamında ödeme talep eden hak sahipleri veya noter onaylı vekâletname ibraz eden vekili tarafından, bu Yönetmeliğin yürürlük tarihinden itibaren 10 yıl içinde iadeli taahhütlü posta yolu ile veya özel şirketler aracılığıyla imza karşılığı teslim suretiyle YTM’nin merkez adresine başvurulması zorunludur.” hükmüne haiz olduğunu, Ödeme Yönetmeliği'nin 07.09.2016 tarih ve 29824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, bu nedenle Ödeme Yönetmeliği kapsamında kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçları nedeniyle talep edilecek hakların 07.09.2026 tarihinde zamanaşımına uğrayacağını; Dava konusu olay SPKn’nun md. 13/4 hükmüne dayanan bir alacak hakkından kaynaklanmakta ise de Mahkemenin SPKn md 83/4 hükmüne dayanan bir alacak hakkı varmış gibi hatalı hukuki değerlendirme yaptığını ve ihraççı şirket tarafından YTM’ye yapılan yapılan devir işleminin gerçekleştiği 31.12.2012 tarihini esas alarak hesabın 31.12.2022 tarihinde zamanaşımına uğrayacağı gerekçesiyle tedbir kararı tesis ettiğini, dolayısıyla ihtiyati tedbir kararının dayanağı bulunmadığını, dolayısıyla dava konusu olayda hak düşürücü sürenin 31.12.2022 değil, 07.09.2026 tarihinde dolacak olması nedeniyle HMK md. 389 hükmünde öngörülen şartlar oluşmadığından ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini; İhtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının oluşmadığını, yukarıda açıklandığı üzere Mahkemenin SPKn’nda yer alan kaydileştirme ve zamanaşımı düzenlemelerini hatalı değerlendirdiğini ve davacının talep hakkının 31.12.2022 tarihinde zamanaşımına uğrayacağı düşüncesiyle hatalı bir tedbir kararı verdiğini, HMK md. 389'un; “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” hükmünü haiz olduğunu, yukarıda açıklandığı üzere dava konusu olayda ...’e ait paylar nedeniyle mirasçılarının hakkına kavuşmasını zorlaştıracak veya imkansız hale getirecek veya gecikme nedeniyle bir zarar doğuracak herhangi bir durum bulunmadığını; Ödeme Yönetmeliği hükümlerine göre süresi içerisinde kaydileştirilmemesi nedeniyle YTM’ye devredilen paylar nedeniyle hak sahipleri tarafından YTM’ye en geç 07.09.2026 tarihine kadar başvuru yapılması gerektiğini, hak düşürücü sürenin gerçekleşmesine yaklaşık 4 yıllık bir süre varken, Mahkeme’nin ihtiyati tedbir kararı vermesi mevzuat hükümlerinin yanlış yorumlanmasından kaynaklanmış olup, mirasçıların hak sahipliğini zarara uğratabilecek hiçbir durumun bulunmaması, bu kapsamda HMK md. 389’da yer verilen ihtiyati tedbir kararı verilmesinin şartlarının oluşmamış olması nedeniyle anılan kararın kaldırılması gerektiğini; Bu çerçevede, Ödeme Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak YTM’ye başvurulması üzerine ... mirasçılarının hak sahipliğinin tespiti halinde, ihraççı şirket ile yapılacak mutabakatlaşma sonrasında YTM tarafından hesaplanan tutar nakden mirasçılara ödenebilecek olduğundan, ihtiyati tedbir kararı talebinde ve ihtiyati tedbir kararında hukuki menfaat bulunmadığını, HMK madde 398 hükümleri göz önünde bulundurulduğunda fiilen uygulanamayacak bir tedbir kararı verilmesinin kamu personeli olan YTM çalışanlarını büyük bir sorumluluk altına soktuğunu; HMK md. 398 hükmünde yer alan “İhtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kimse, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilmesi üzerine, altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır.” düzenlemesi uyarınca ihtiyati tedbir kararını uygulamayan kişilerin hapis cezası ile cezalandırıldığını; Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere istinaf konusu Mahkeme kararı ile YTM nezdindeki müteveffa ...’e ait hesap üzerine tedbir konulmasına karar verilmiş ise de, YTM nezdinde ...’e ait olup üzerine tedbir konulabilecek ... payı bulunmadığını, bu çerçevede fiilen uygulanma imkanı bulunmayan bir konuda ihtiyati tedbir kararı verilmesinin HMK madde 398 uyarınca kamu personeli olan YTM çalışanlarını haksız bir sorumluluk altına soktuğunu, devlet memuru olan bu kişilerin meslek hayatını tehlikeye atan ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini beyanla ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11.06.2024 tarih ve E.2021/427 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, anonim şirket hisse senedinin zayi nedeniyle iptali talebine ilişkin açılan davada, dava dışı ...'ne devredilen hisse senetleri/hesap üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ilişkindir. Mahkemece, talebin kabulü ile davacı murisi müteveffa ...'ün dava dışı ... nezdinde bulunan hesabı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş, karara karşı üçüncü kişi ... vekili tarafından itiraz edilmiş, Mahkemece itirazın reddine karar verilmiş ve karara karşı muteriz vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Her ne kadar Mahkemece davacının murisi müteveffa ...'ün 31.12.2012 tarihi itibariyle ...'ne intikal ettirilen ... Bankası A.Ş.'nin 0.00326500 TL nominal hisse senetlerine ilişkin olarak, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 83/4. maddesi ile bu madde çerçevesinde çıkarılan ... Yönetmeliği'nin 24. maddesinde yer alan; "(Değişik:RG-26/8/2021-31580) Yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinden kaynaklanan her türlü emanet ve alacaklar ile bunlara bağlı faiz, kâr payı ve diğer getiriler, hesap sahibinin yaptığı en son talep, işlem veya herhangi bir şekilde verdiği yazılı talimat tarihinden başlayarak on yıl içinde talep ve tahsil edilmemesi halinde zamanaşımına uğrar ve YTM'ye emaneten devredilir. Yetkili merciler tarafından üzerine bloke, haciz veya tedbir konulan hesaplarda zamanaşımı süresi bunların konulduğu tarihte durur. Zamanaşımı süresi, hesaptaki blokenin, haczin veya tedbirin kaldırıldığı tarihten itibaren işlemeye devam eder...'' şeklindeki düzenlemeye dayanılarak, 10 yıllık zamanaşımı süresinin durdurulması amacı ile ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de; anılan yasal düzenlemenin yatırım kuruluşlarında yer alan hesap bakiyeleri ile ilgili olduğu, davacı murisi müteveffa ... verilmesi üzerine, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 13/4. maddesinde yer alan; ".... Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM'ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır." düzenlemesi gereğince yapılan ilan üzerine 31.12.2012 tarihine kadar kaydileştirilmek üzere ... A.Ş.'ye teslim edilmeyen davacı murisi ...'e ait hisse senetlerinin bu tarih itibariyle muteriz YTM’ye devredildiği ve dosyaya sunulan beyanlara göre ...ne İlişkin Yönetmelik'in ilgili hükümleri uyarınca ... A.Ş.’de resmi müzayede yoluyla satıldığı, müteveffa ... adına YTM nezdinde açılmış bir hesap bulunmadığı, satışı yapılan kaydileştirilmemiş sermaye piyasası araçları ile ilgili SPKN'nın 13. maddesine yönelik olarak Anayasa Mahkemesi'nce verilen kısmi iptal kararı çerçevesinde çıkarılan ... Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca Mahkemece zayi kararı tesis edilmesi halinde davacının zayi belgesi ile kendisine ödeme yapılması talebiyle YTM’ye başvuruda bulunma imkanına sahip olacağı, bu çerçevede Yönetmelik hükümlerine uygun olarak YTM’ye başvurulması üzerine Ahmet Üstün mirasçılarına ödeme yapılacağı, Ödeme Yönetmeliği’nin "Başvuru süresi ve şekli" başlıklı 5. maddesinin; “Bu Yönetmelik kapsamında ödeme talep eden hak sahipleri veya noter onaylı vekâletname ibraz eden vekili tarafından, bu Yönetmeliğin yürürlük tarihinden itibaren 10 yıl içinde iadeli taahhütlü posta yolu ile veya özel şirketler aracılığıyla imza karşılığı teslim suretiyle YTM’nin merkez adresine başvurulması zorunludur.” hükmüne haiz olduğu, Ödeme Yönetmeliği'nin 07.09.2016 tarih ve 29824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve bu minvalde Yönetmelik kapsamında SPKN'nın 13. maddesi gereği mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçları nedeniyle talep hakkının 07.09.2026 tarihinde zamanaşımına uğrayacağı, davacı ve diğer murislerin talep haklarının mevcut olduğu, ihtiyati tedbir ile korunacak herhangi bir hukuki menfaatin bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece, muteriz ... tarafından hukuki dayanakları ile birlikte kayıtlarında muterize ait bir hesap bulunmadığı bildirilmiş olmasına rağmen, dava konusu olan ve zayi nedeniyle iptali talep edilenin anonim şirket hisse senedi olduğu gözetilmeksizin, dosya kapsamına uygun olmayan mevzuat hükümleri esas alınmak suretiyle hatalı değerlendirme yapılarak mevcut olmayan hisse senedi ve hesap üzerine uygulanması mümkün olmayacak şekilde ihtiyati tedbir konulması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, muteriz ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile itirazın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Muteriz üçüncü kişinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine dair 11/06/2024 tarih ve 2021/427 Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce talep hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, Muteriz Yabancı Tazmin Merkezi tarafından yapılan itirazın KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2022 tarih ve 2021/427 Esas sayılı "İhtiyati Tedbir Ara Kararı"nın KALDIRILMASINA,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Yasa gereği ihtiyati tedbire itiraz yönünden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Muteriz üçüncü kişi tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, 5-İhtiyati tedbir talep eden tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

İSTİNAF YÖNÜNDEN: 6-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının muteriz üçüncü kişiye iadesine, 7-Muteriz üçüncü kişi tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının ihtiyati tedir talep edenden alınarak muterize verilmesine, 8-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 9-Dava dosyası dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik dosya olarak gönderildiğinden, ilk derece mahkemesine UYAP sistemi üzerinden iade edilmesine, 10-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/09/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenkaldırılmasınataraflarınreddine''özetikararistinafderecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesiyönündensebeplerisavunmasınınmahkemesininkararınınilerikabulüdosyatarihiiddianumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim