SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/1745 E. 2024/131 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1745

Karar No

2024/131

Karar Tarihi

1 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1745 Esas

KARAR NO: 2024/131 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2017/72 Esas - 2021/402 Karar

TARİHİ: 23/03/2021

DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 01/02/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili banka Dolayoba E-5 Şubesi müşterisi dava dışı ... Tic Ltd. Şti'ne genel kredi sözleşmeleri kapsamında kredi kullandırıldığını, iş bu kredi sözleşmelerine davalının kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Kartal ... Noterliği'nin 02/10/2014 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, buna rağmen ödeme yapılmaması üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, takibin dayanağının dava dışı firma ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin dava dışı şirketin 30/03/2012 tarihine kadar ortağı iken ortaklar kurulu kararı ile ortaklıktan ayrıldığını, bu kararı Beyoğlu .... Noterliği'nin 30/03/2012 tarihili ... yevmiye numaralı yazısı ile onaylandığını, 10/04/2012 tarihinde Türkiye Sicil Gazetesinde yayımlandığını, müvekkilinin hisselerinin devredildiği ve mevcut kefalet, taahhüt ve benzeri hiçbir sorumluluğunun kalmadığı ve varsa mevcut borçların bildirilmesi yönünden Büyükçekmece .... Noterliği'in 09/04/2012 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, işbu ihtarnamenin davacı bankaya 17/04/2012 tarihinde tebliğ edildiğini, banka tarafından ihtarnameye cevap verilmediğini, davacının ihtarı yanıtsız bırakarak müvekkilinin kefaletini sonlandırdığını, buna rağmen hesap kat ihtarının müvekkiline tebliğ edildiğini, bu ihtara Bakırköy .... Noterliği'nin 10/10/2014 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarı ile itiraz edildiğini, müvekkilinin kefalet sorumluluğunun sona erdiğini, davacı tarafından haksız olarak icra takibi başlatıldığını, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını savunarak; davanın reddine ve %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 23/03/2021 tarih 2017/72 Esas - 2021/402 Karar sayılı kararında; "Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, tarafların ibraz ettiği tüm deliller, banka kayıtları, sicil kayıtları, ihtarnameler, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, mahkememizce alınan bilirkişi raporları ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından kredi alacağına istinaden dava dışı ... Ltd. Şti, ... ve davalı aleyhine 192.368,76 TL asıl alacak, 22.988,46 TL işlemiş akdi faiz, 6.532,50 TL temerrüt faizi, 1.476,04 TL BSMV ve 169,85 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 223.535,61 TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren uygulanacak temerrüt faizi ile birlikte tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 24/11/2014 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 27/11/2014 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Mahkememizce uyuşmazlık konularına ilişkin olarak bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 07/01/2019 tarihli raporda özetle; dava konusu icra takibine konu edilen kredi sözleşmesine göre davacı bankanın asıl borçlu ... Ltd. Şti'nden takip tarihi itibariyle 218.391,23 TL alacaklı olduğu, anılan kredi sözleşmesinde kefalet imzası bulunan davalının da tahsilde tekerrür olmamak üzere işbu borçtan sorumlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce davalı vekilinin itirazları doğrultusunda önceki bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 13/06/2019 tarihli ek raporda özetle; davalının dava dışı asıl borçlu şirketin ortaklıktan ayrıldığına ilişkin bildirim tarihi olan 30/03/2012 tarihi ile hesabın kat edildiği 30/09/2014 tarihi arasında davacı banka tarafından asıl borçludan 213.076,52 TL kredi tahsilatı yapıldığı, 09/04/2012 tarihinden sonra 145.000,00 TL tutarlı kredi ödemelerinden davalı kefilin haberdar edilmediği, bu hali ile davalı kefilin sorumluluğunun sona erdiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce alınan kök ve ek raporlar hüküm kurmaya elverişli olmadığından yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 13/03/2020 tarihli raporda özetle; davacı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. Arasında 04/11/2011 tarihli ve 1.500.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmede davalının sözleşme limiti kadar tutar için müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, davalının ortaklıktan ayrılma tarihi sonrası kullandırılan 145.000,00 TL bedelli kredi nedeniyle de sorumluluğunun bulunduğu, davacının takip tarihi itibariyle 192.167,20 TL asıl alacak, 22.988,46 TL işlemiş akdi faiz, 3.747,26 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.476,04 TL BSMV ve 169,85 TL masraf olmak üzere toplam 220.548,81 TL alacağının bulunduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacak miktarına %39 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafça, davalı yanın müteselsil kefili olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalinin talep edildiği; davalı tarafça, kefalet ilişkisinin kullandırılan krediden önceki bir tarihte sona erdiği savunularak davanın reddinin talep edildiği anlaşılmıştır.Davalının hak düşürücü süre yönünden itirazı bakımından; davalı tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, bu hali bir yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşıldığından, davalı yanın işbu itirazı yerinde görülmemiştir.Bu durumda öncelikle davalının, takip konusu krediye istinaden kefaletinin devam edip etmediği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalı şahıs,dava dışı ... Tic. Ltd. Şti'nin ortağı iken 30/03/2012 tarihinde ortaklıktan ayrılmış, bu husus 10/04/2012 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmiştir. Ayrıca davalı şahıs tarafından, davacı bankaya gönderilen Büyükçekmece .... Noterliği'nin 09/04/2012 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de dava dışı şirkette bulunan hisselerinin tamamının devredildiği, 30/03/2012 tarihinden itibaren anılan şirket ile ilgili hiçbir sorumluluğun kendisine ait olmadığı, mevcut kefalet, taahhüt ve benzeri hiçbir sorumluluğu kabul etmediği ve kayıtlarda gerekli düzeltmelerin yapılmasının ihtar edildiği anlaşılmaktadır. Anılan ihtarname davacı bankaya 17/04/2012 tarihinde tebliğ edilmiş, banka tarafından ihtarnameye karşı herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında imzalanan ve davalının kefili olduğu Genel Kredi Sözleşmesi'nin tarihi ise 04/11/2011 tarihidir. Kefil, geçerli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonra tek taraflı olarak kefaletini geri alamaz. Bu şekilde bildirim akdin diğer tarafınca açıkça kabul edilmedikçe hukuki sonuç doğurmaz. Kefaletten vazgeçme beyanında bulunulduğu tarihte cari hesap ilişkisinde borç bakiyesinin sıfır olması da sonuca etkili değildir. Borç sıfırlandıktan sonra borçluya yeni bir kredi kullandırılması yeni bir borç ilişkisi niteliğinde olmadığından, sözleşmeden doğan kefalet sorumluluğu devam edecektir. Eldeki davada; davalının kefaletten vazgeçme beyanı içerir ihtarnameye davacı banka cevap vermemiştir. Bu hali ile, davacı banka tarafından kefaletten vazgeçme beyanı açıkça kabul edilmediğinden, işbu beyan sonuç doğurmayacaktır. Takip konusu kredi de asıl borçlu ile imzalanan 04/11/2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırıldığı hususu da hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden, davalının işbu borç nedeniyle kefalet yükümlülüğünün devam ettiği kanaatine varılmıştır.Dosya kapsamında alınan 07/01/2019 ve 13/06/2019 tarihli bilirkişi raporları, takip konusu kredinin hangi kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığı tespitini içermemesi ve yapılan hesaplamaların denetime elverişli olmaması nedeniyle hükme esas alınmamıştır. Dosya kapsamında alınan 13/03/2020 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı kefilin sorumlu olduğu kredi anapara tutarının 192.167,20 TL olarak tespit edildiği, davacı banka tarafından 02/10/2014 tarihinde hesap kat ihtarının gönderildiği, davalının 10/10/2014 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, uygulanması gereken akdi faiz oranın %26 olduğu, temerrüt faizi oranının ise %39 olduğu, icra takibi ile talep edilen ihtarname masrafına ilişkin dekontun dosyada mevcut olduğu, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olduğu miktarın 192.167,20 TL asıl alacak, 22.988,46 TL işlemiş akdi faiz, 3.747,26 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.476,04 TL BSMV ve 169,85 TL masraf olmak üzere toplam 200.548,81 TL olarak hesaplandığı, yapılan hesaplamanın mahkememizce de benimsendiği, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren %39 oranında temerrüt faizi işletilebileceği kanaatine varılmıştır.Kabul olunan kısım yönünden, alacağın miktarının yargılamayı gerektirmediği ve belirlenebilir olduğu dikkate alınarak, davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Reddedilen kısım yönünden, davacı yanın kötü niyeti sabit olmadığından, davalı yanın kötü niyet tazminatı istemi dikkate alınmamıştır.Dosya kapsamından tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda açıklandığı üzere Yasa ve Yargıtay İçtihatları gereğince ayrıntılı, detaylı inceleme yapılmış olup, yukarıda gerekçesi de yazılı olduğu üzere davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, "Davanın KISMEN KABULÜ İLE, sabit olan 192.167,20.-TL asıl alacak, 22.988,46.-TL işlemiş akdi faiz, 3.747,26.-TL işlemiş temerrüd faizi, 1.476,04.-TL BSMV ve 169,85.-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 220.548,81.-TL alacağın, asıl alacağın takip tarihinden itibaren %39 oranında uygulanacak temerrüd faizi ile isabet eden takip giderleri ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmek üzere borçlu davalının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin belirtilen şekilde devamına, kabul olunan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşan istemlerin reddine," karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, İstanbul Anadolu 2. Ticaret Mahkemesinin 23/03/2021 tarihli 2017/72 Esas - 2021/402 Karar sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, Kararda 'Dosya kapsamında alınan 07/01/2019 ve 13/06/2019 tarihli bilirkişi raporları, takip konusu kredinin hangi kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığı tespitini içermemesi ve yapılan hesaplamaların denetime elverişli olmaması nedeniyle hükme esas alınmamıştır.' gerekçesinin yer aldığını, oysa ki 13/06/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda tüm kredi kullanım detaylarına yer verildiğini; davaya konu kredi belirtilerek dönemsel tahsilatlar ve yeniden kullandırmaların detaylı olarak listelendiğini, mahkemece hukuka aykırı olarak dikkate alınmayan raporun sonuç kısmında; "Davalı ...’ın bankaya borçlu olan .... Tic. Ltd. Şti’indeki hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığını Büyükçekmece Noterliğinden keşide ettiği 30/03/2012 tarih ve ... y.sayılı ihtarname bankaya bildirmiş olduğu, 30/03/2012 bildirim tarihi ile hesabın kat edildiği 30/09/2014 tarihleri arasında kredi tahsilatları yapılmış olup olmadığı, asıl borçluya yeni kredi kullandırımları olup olmadığı, kredinin sonlandırılıp sonlandırılmadığı yönünde borçluya ait ... numaralı Rotatif Kredi Hesap Ekstresi tarafımca yeniden incelenmiştir. Yukarıda arz ve izah edilen gerekçelerden dolayı; i-Davacı bankaca asıl borçludan toplam 213.076,52 TL kredi tahsilatının yapılmış olduğu dikkate alındığında davalı kefilin sorumluluğunun sona ermiş olduğu, ii-Keza 09/04/2012 tarihinden sonra davacı bankaca yapılmış 145.000,00 TL lık yeni kredi ödemelerinde kefilin haberdar edilmemiş olduğu, yeni kredi kullandırımlarından haberdar edilmeyen davalının yeni kredi kullandırımlarından sorumlu bulunmadığı, Huzurdaki itirazın iptali davasının konusunu teşkil eden İstanbul Anadolu ....İcra Md. ... esas sayılı dosyasında asıl borçlu Şirketin, Bankaya olan borcundan dolayı kefaletini 30/03/2012 tarihinden itibaren geri aldığını davacı bankaya yazılı şekilde bildirmiş olan davalının sorumluluğunun bulunmadığı hususu nihai takdir sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz olunur." denildiğini, Mahkeme hükmünde 13/06/2021 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmamasının hukuki gerekçesinin sunulmadığını, Önceki beyanlarında da belirttikleri üzere, takibin dayanağıın Eski Unvanı ... Tic. Ltd. Şti. olan ... Tic. A.Ş. ile banka arasında yapılan Genel Kredi Sözleşmesi olduğunu, müvekkili ...'ın 30/03/2012 tarihine kadar borçlu şirketin ortağı iken, ortaklar kurulu kararı ile ortaklıktan ayrıldığını; bu kararın Beyoğlu .... Noterliğince 30/03/2012 tarihinde .... yevmiye sayısı ile onaylandığını; kararın 10/04/2012 tarihli 8045 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, müvekkilinin bu durumu, TBK. 593. maddeye uygun olarak “... Tic. A.Ş. (Eski ...Tic. Ltd.Şti.) hisselerinin tamamının devredildiği, mevcut kefalet, taahhüt ve benzeri hiçbir sorumluluğun kalmadığı, varsa mevcut borçlarının bildirilmesi" yönünde, Büyükçekmece ... Noterliğinin ... yevmiye nolu 09/04/2012 tarihli ihtarnamesi ile alacağı temlik eden banka ve diğer finans kuruluşlara ihtar ettiğini, ihtarnamenin 17/04/2012 tarihinde davacı bankaya tebliğ edildiğini; davacı bankanın ihtara cevap vermediğini; müvekkiline, borcu olup olmadığı, varsa bedeli konusunda bilgi vermediğini; TBK 593 maddede (eski 501. Madde) belirtilen "Alacaklı haklı bir sebep olmaksızın ödemeyi kabul etmekten kaçınırsa, kefil borcundan kurtulur..." amir hükmü gereğince, temlik eden bankanın, ihtarı yanıtsız bırakarak müvekkilinin kefaletini sonlandırdığını, hal böyleyken davacı bankanın, Kartal .... Noterliğinin ... yevmiye nolu, 02/10/2014 tarihli ihtarı ile müvekkiline hesap kat'i gönderdiğini; hukuk dışı bu ihtara Bakırköy ... Noterliğinin ... yevmiye nolu, 10/10/2014 tarihli ihtarı ile itiraz edildiğini, davacı bankanın haksız talebinde ısrar ederek, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını; bu kez de süresi içerisinde 26/11/2014 tarihinde icra takibe itiraz edildiğini, icra takibine konu borcun müvekkilinin ortaklıktan ve kefalet sorumluluğunun bittiği tarihten sonraki kredilere ilişkin olduğunu; 13/06/2021 tarihli bilirkişi incelemesinde haklılıklarının açık olarak görüldüğünü, müvekkili hakkında, sorumluluk dönemine ait olmayan kredi borcu nedeniyle haksız olarak icra takibi başlatıldığını; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun "...kefilin, sonradan kullandırılan bu nakdi krediden ötürü herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı..." yönünde içtihatlarının mevcut olduğunu, Davacı Bankanın hem basiretli tacir ilkesine aykırı davrandığını hem de kötü niyetli hareket ettiğini; TMK. 2. maddesi 'Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır... Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.' hükmünün davacı banka tarafından ihlal edildiğini, davacı bankanın, müvekkilinin tüm iyi niyetli ve hukuka uygun bildirimlerine, taleplerine sessiz kaldığını, sorumluluk dönemi dışındaki kredi kullanımlarını müvekkillinin talebinin tersine bildirmekten ısrarla kaçındığını, TBK 593 madde (eski 501. Madde) hükümlerine uygun olarak müvekkilinin kefalet sonlandığı halde, davacı bankanın kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatmasının kabul edilemeyeceğini, Mahkeme kararında, müvekkilinin kredi kefaletinin devam ettiğine ve 13/03/2020 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğuna değinildiğini ancak iki konuda da hukuki gerekçe sunulmadığını, kararda hükmedilen faiz oranının ülke ekonomik düzenlemelerine, mevzuatlara aykırı olduğunu; takip tarihinden günümüze ilgili kurumlarca bildirlen temerrüt faiz oranlarının mahkeme hükmünün çok altında olduğunu; mahkeme kararında hükmedilen faiz oranı, davacının haksız kazanç sağlamasına sebep vereceğini; davanın bu nedenle de redde mahkum olduğunu, Dosya kapsamından, davacı tarafın davayı hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığının anlaşıldığını, İleri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak, davacı tarafın taleplerinin ve davasıın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi ve kefalet sözleşmesine dayalı kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı yanın ileri sürdüğü istinaf sebepleri; itirazın iptali savasını hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, davalının, dava dışı kredi lehdarı şirket ortaklığından 30/03/2012 tarihinde ayrılmasına, bu durum sicil gazetesinde ilan edilmesine ve davacı bankaya kredi lehdarı şirket ortaklığından ayrıldığı, mevcut kefalet, taahhüt ve benzeri hiçbir sorumluluğun kalmadığı, varsa mevcut borçlarının bildirilmesi yönünde 09/04/2012 tarihli ihtarname çekilmesine ve bankaya 17/04/2012 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameye cevap verilmemesi nedeniyle kefalet sona ermiş bulunmasına rağmen, mahkemece ihtarnamenin tebliği tarihinden sonra kullandırılan krediden davalının sorumlu tutulduğu, aksi yöndeki birinci bilirkişinin birinci ek raporunun dikkate alınmadığı, talep ve hükmedilen faiz oranının fahiş olduğu yönündedir. Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere, ilamsız takibe davalı tarafından yapılan itirazın davacıya tebliğ edilmemesi nedeniyle dava tarihi itibariyle İİK'nun 67 maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre henüz işlemeye başlamadığından, davalı yanın hak düşürücü süreye yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı ile dava dışı dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. arasında 04/11/2011 tarihli ve 1.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının aynı tarihte şirkete aynı limitle müteselsil kefil olduğu çekişme konusu değildir. Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere, kefilin lehine kefalet verdiği şirket ortaklığından ayrılması kefalet sözleşmesini sona erdirmeyeceği gibi, kefilin tek taraflı irade beyanı ile kefaleti sona erdirmesi de mümkün değildir. Şu halde davacı bankaya gönderilen ihtarname, banka ile kefaletin sona ermesi hususunda anlaşılmadığı sürece, davalının, kefil olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan tüm krediler için kefalet limiti dahilindeki şahsi teminatını sona erdirmez. Bu nedenle davalı yanın, bankaya gönderilen ihtarname tarihinden sonra; ancak 04/10/2011 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan 145.000,00-TL tutarlı kredi yönünden kefil sıfatıyla davalı sorumluluğuna gidilemeyeceği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece, 145.000,00-TL tutarlı krediyi hesaplama dışı bırakan birinci kök ve ek raporun hükme esas alınmamasında da aynı gerekçe ile isabetsizlik yoktur. Davacı tarafın takip talebinde, dava dışı kredi lehdarına yıllık %26 akdi faiz ile kullandırılan rotatif krediler için, yıllık %39 temerrüt faizi talep ettiği, temerrüt faiz oranının, akdi faiz oranının %50 fazlası nispetinde olduğu, bu talebin dayanak genel kredi sözleşmesinin 19 maddesinde yer alan temerrüt faiz oranının tespiti düzenlemesine uygun olduğu, mahkemece hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda da bu durum tespit edilerek, kat tarihinden temerrüt tarihine dek yıllık %26 akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine dek yıllık %39 temerrüt faizi oranı esas alınarak hesaplama yapıldığı, davalı yanın faiz oranının yüksek olduğuna dair istinaf sebebinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin hüküm ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.065,69-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 3.800,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.265,69‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınesastanKaynaklanan)İptaliözetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesininkararınınkısmenilerikabulüdosyaiddianumarası(Bankacılıkhükümİşlemlerinden

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim