Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/432
2024/1280
17 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/432 Esas
KARAR NO: 2024/1280 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/891 Esas - 2023/1108 Karar
TARİHİ: 08/12/2023
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 17/07/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin, İtalya'da mukim, lojistik ve taşıma organizatörlüğü sektöründe faaliyette bulunan bir şirket olduğunu, müvekkili- nin iştigal alanı çerçevesinde davalı ... Limited Şirketi, kendi müşterilerinin yüklerinin İtalya'dan Türkiye'ye ya da Türkiye'den İtalya'ya taşınmasının organize edilmesi için birden çok kez müvekkili şirket ile temasa geçtiğini, bu şekilde müvekkili şirket, davalı şirketten aldığı onay ve talimat doğrultusunda taşımacılık organizatörlüğü faaliyetlerini gerçekleştirdiğini, yüklerin teslim alınması, taşıma aracının tahsis edilmesi, gümrük formalitelerinin takibi hususlarında davalı şirkete layıkı ile hizmet vermiş ve bu hizmetlerinin karşılığını davalı şirkete fatura ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalı/borçlu ... Limited Şirketi'ne kesilen ... numaralı ve toplamı 14.062,53.- Euro'ya baliğ olan fatura bedelleri müvekkili şirketin tüm iyi niyetli girişimlerine rağmen davalı firma tarafından ödenmediğini beyanla müvekkili şirketin davalı firmadan alacaklı olduğu 14.062,53 Euro'nun dava tarihinden itibaren Kamu Bankalarınca Euro Üzerinden Açılan 1 Yıla Kadar Vadeli Döviz Tevdiat Hesaplarına Uygulanacağı Bildirilen Azami Faiz oranı uygulanmak suretiyle işleyecek faizi ile birlikte, fiili ödeme günü TCMB tarafından bildirilen Euro / TL efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalıdan tahsilini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, CMR Konvansiyonu'nun (Emtiaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi) 32/1. maddesi gereği, davaya konu sözde alacakların zamanaşımı 1 (bir) yıl olup, işbu sözde alacaklara karşı taraflarınca öne sürülen zamanaşımı def'i gereği davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında gerçekleştiği iddia edilen sözleşmesel ilişki ispat edilemediğinden davaya konu faturaların alacağın varlığına delil teşkil etmediğini, davaya konu somut olayda, ilgili faturalar İtalyan menşeli olup, TTK'nin faturaya itiraza ilişkin hükümlerinin uygulanması da mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, davacı taraftan dava konusu faturalara ilişkin herhangi bir hizmet almadığını davacı tarafın sunduğu deliller dava konusu faturalara ilişkin hizmetlerin ifa edilip edilmediğini ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu faturaların özelinde tarafların bir sözleşmesel ilişki kurup kurmadıklarını ispat edemediğini beyanla davanın öncelikle zamanaşımı defileri nedeniyle reddini, aksi halde esasa ilişkin tüm itirazları gözetilerek davanın külliyen reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 08/12/2023 tarih 2023/891 Esas - 2023/1108 Karar sayılı kararında; " Söz konusu alacağın CMR Konvansiyonu'na (Emtiaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi) dayandığı, bu tür alacakların 1 (bir) yıllık zaman aşımına tabi olduğu, zaman aşımı süresinin sözleşmenin akdedildiği tarihten sonraki 3 (üç) aylık dönemin sonunda başladığı, taraflar arasındaki sözleşme tarihinin 03/08/2021 olduğu dikkate alındığında zaman aşımı süresinin 03/11/2021 tarihinde işlemeye başladığı ve 03/11/2022 tarihinde dolduğu, bu tarih öncesinde davacı tarafça takip başlatılmış ise de söz konusu takibin yabancı para cinsinden başlatılması nedeniyle geçerli bir takip olmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiş ve davacı tarafından daha sonra başlatılan takibin zaman aşımı geçtikten sonra başlatılmış olması, zaman aşımı süresi içerisinde başlatılan takibin geçerli bir takip olmaması nedeniyle zaman aşımının kesilmesinin söz konusu olmadığı kabul edilmiş ve davalı tarafça cevap dilekçesinde zaman aşımı definde bulunulduğunun tespiti karşısında davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, başlatılan ilk icra takibi ile takip iradesinin ortaya konduğunu, müvekkili davacının alacağının tahsili zımnında sergilenmiş bir takip iradesinin mevcut olduğunun kabulü gerektiğini; icra takibi başlatılır iken müvekkili alacaklı tarafından borcun miktarı, borçlu firma bilgisi, alacağın sebebini teşkil eden fatura bilgilerinin açık bir şekilde ortaya konduğunu, harç tutarları yatırıldığını; bu durumda müvekkili davacı adına gösterilen takip başlatma eylemi ile zaman aşımının kesildiğinin kabulü gerektiğini; aksi durumun, bir diğer ifade ile, salt alacağın TL cinsinden karşılığının gösterilmemiş olması nedeniyle ortada geçerli bir takibin bulunmadığı ve zaman aşımının kesilmediği yorumunun amacına aykırı, amacı aşan ve aşırı şekilci bir yorum olduğunu, Takip başlatılırken alacağın TL cinsinden karşılığının uyap üzerinden TCMB efektif satış verisi otomatik olarak çekilerek hesap edilmekte olduğunu ve harç tutarlarının alacağın TL cinsinden değeri esas alınarak hesap edilmekte olduğunu, icra takibi UYAP üzerinden başlatıldığında alacak miktarı yabancı döviz olacağı olarak girilmiş olmakla birlikte sistemin otomatik olarak ilgili günün TCMB efektif satış kuru üzerinden alacağın TL karşılığını dikkate alarak yatırılması lazım gelen başvurma ve peşin harçların dökümünü çıkardığını, anılan harç tutarlarının da alacaklı adına sistem üzerinden yatırıldığını ve takip usulü dairesinde başlatıldığını; UYAP üzerinden başlatılan takiplerde alacaklı ile borçlu bilgileri yanı sıra alacağın miktarına ve sebebine ilişkin veriler manuel olarak ilgili sekmelere girildikten sonra sistemin, otomatik olarak bir takip talebi oluşturmakta ve anılan maktu metin üzerinde herhangi bir değişiklik yapma imkanı mevcut olmaksızın takip talebi e-imzalanmak suretiyle icra takibi sistem üzerinden başlatılabilmekte olduğunu; dolayısıyla UYAP üzerinden takip başlatılırken yabancı para alacağının TL karşılığı sistem tarafından otomatik olarak hesap edildiğini, müvekkili iradesinin de bu şekilde sergilendiğini, İcra takibinde alacağın TL cinsinden karşılığının gösterilmemiş olmasının takibin iptalini gerektirmeyeceğini; söz konusu eksikliğin düzeltilebilir nitelikte olduğunu, yukarıda yer verilen açıklamalara herhangi bir halel gelmeksizin bir an için takip talebinde alacağın TL cinsinden karşılığının belirtilmesinin sehven atlandığı yönünde bir intiba oluşması halinde dahi icra müdürünün, ilgili eksikliği tespit etmesi ve ödeme emrini, ancak ve ancak ilgili eksikliğin giderilmesi ile yerine getirmesi gerektiğini, öte yandan resmi memura güven ilkesi gereğince Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü tarafından takip talebinde herhangi bir düzeltme yapılması gerektiği bildirilmeksizin ödeme emrinin düzenlenmesinin alacaklı bakımından, işlemin usulü dairesinde olduğu ve başka bir işlem yapılmasının gerekli olmadığı yönünde intiba yarattığını; söz konusu ödeme emrinin usulü dairesinde olduğuna borçlu tarafından da itibar edilmiş olacak ki borçlu ödeme emrinin iptalini istemek yerine borca itiraz etmekle yetindiğini, dolayısıyla söz konusu eksikliğin icra takibinin iptalini gerektirmeyeceği, olsa olsa ödeme emrinin iptalini gündeme getireceği, ödeme emrinin iptalinin de zaman aşımının kesilmesine bir etkisinin olmayacağının kabulü gerektiğini, Takip talebi iptal edilmiş olsa bile zaman aşımının kesildiğini, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası tahtında başlatılan takibin sistemde hala açık olduğunu, dolayısıyla ortada hukuken iptal edilmiş bulunan bir icra takibi bulunmamakta olup Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin itirazın iptali davasının reddi yönünde tesis ettiği kararın, icra hukuku anlamında, takip talebi ile kesilen zamanaşınına herhangi bir etkisinin bulunmadığını; yerel mahkeme'nin, icra takibinin halen açık ve iptal edilmemiş olduğunu gözetmek suretiyle alacağa dair zamanaşımının icra dosyasında gerçekleştirilen her bir işlem ile kesilmiş olacağı değerlendirmesi ile, davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddine karar vermesi ve tahkikata devam etmesi gerektiğini; icra dosyasında mevcut olan son işlemin, davalı şirketin borca itirazı olup itiraz dilekçesinin sunulduğu 21.09.2022 tarihinde zamanaşımı kesildiğini; 21.09.2022 tarihinde yeniden işlemeye başlayan 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde olmak üzere 11.09.2023 tarihinde davacı müvekkili tarafından dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ve işlemekte olan zamanaşımının, 6325 sayılı Kanun m. 18/A/15 uyarınca, arabuluculukta geçen süre boyunca (11.09.2023 tarihinden arabuluculuğun sonlandığı 20.09.2023 tarihine kadar 9 gün boyunca) durduğunu; akabinde Yerel Mahkemenin ihtilaf konusu dava 22.09.2023 tarihinde, bir diğer ifade ile arabuluculuk süresince duran ve arabulucuğun sonlandığı tarihten itibaren işlemeye devam eden zamanaşamı süresi içinde ikame edildiğini, Zamanaşımının alacaklı aleyhine tesis edilmiş bir müessese olup tereddüt halinde alacaklı lehine yorumlanması gerektiğini, zamanaşımı müessesesinin amacının öncelikle borçluyu, uzun süre alacağını dava etmeyen bir başka deyişle alacağına kayıtsız kalmış alacaklıya karşı korumak olduğunu; somut olayda alacağın uzun süre dava edilmemesi veyahut alacağa kayıtsız kalma gibi bir durum söz konusu olmadığını; her olayın kendine özgü şartları dikkate alınması gerektiğinden görülen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi, hatalı şekilde hukuk müesseselerinin dar yorumlanmasının bir sonucu olduğunu, yerel mahkemenin zamanaşımının kesilmeyeceğine dair getirdiği dar ve aşırı şekilci yorumun müvekkilinin hak arama özgürlüğünü ihlal etmekte olduğunu, Davalı tarafın zamanaşımı itirazının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalının zaman aşımı süresi içinde başlatılan takibe itibar ederek borca itiraz etmesi, öte yandan bugün itibari ile halen açık bulunan icra takibinin iptali için herhangi bir başvuruda bulunmamış olması, daha sonra da zamanaşımı itirazında bulunmasının, dürüstlük kuralına ve kaynağını dürüstlük kuralından alan çelişkili davranma yasağına aykırılık teşkil etmekte olduğunu, TBK M. 158 hükmü, davanın, düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılmış olması nedeniyle reddedilmesi halinde zaman aşımı dolmuşsa, alacaklının altmış günlük ek süre içerisinde haklarını kullanabileceğini öngörmekte olup yerel mahkemenin bu hüküm çerçevesinde zamanaşımı itirazının reddine karar vererek tahkikat aşamasına devam etmemiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan sebepler yanı sıra mahkeme tarafından re'sen gözetilecek sebepler ışığında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.12.2023 tarihinde tesis ettiği 2023/891 E., 2023/1108 K. Sayılı "davanın zamanaşımı nedeniyle reddi" kararına karşı istinaf başvurularının kabulü ile haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacı tarafın, uluslararası gümrükleme ve taşımacılık organizasyon ve faaliyetleri kapsamında müvekkil şirkete hizmet verdiğini iddia ederek görülen davayı ikame ettiğini; yerel mahkeme tarafından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini; davacı tarafın ileri sürdüğü istinaf gerekçelerinin haksız olup bununla beraber yerel mahkemece tarafları lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu; açıklanan nedenlerle işbu istinafa cevap ve istinaf başvuru dilekçelerini sunma zaruretinin oluştuğunu, Yerel mahkemece maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, davacının ileri sürdüğü alacak iddialarına karşı ileri sürdükleri zamanaşımı itirazları yerel mahkemece isabetli şekilde değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş olsa da gerekçeli kararda "hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine" ilişkin hükümde davalı tarafına ödenmesine hükmedilen vekalet ücretinin maktu şekilde belirlendiğini, davanın zamanaşımı yönüyle reddi hallerinde karşı tarafa yükletilen vekalet ücretinin nispi olarak belirlenmesi gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle; davacı tarafın İstinaf başvurusunun usul ve esas yönüyle REDDİNE; yerel mahkemece davalı taraf lehine hükmedilen maktu vekalet ücretine ilişkin kararın kaldırılarak davalı taraf lehine A.A.Ü.T. nin 3.kısmına göre nispi vekalet ücretine hükmedilerek kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; uluslararası karayolu taşımasından doğan fatura alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; davalı şirketinin müşterilerinin yüklerinin Türkiye-İtalya, İtalya-Türkiye arası taşınması işinin davacı tarafından organize edildiğini, taşıma hizmeti kapsamında davacıya kesilen toplam 14.062,53-Euro tutarlı fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı yan dava konusu edilen alacağın CMR Konvansiyonu'nun 32/1 fıkrası uyarınca bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, faturaların tarihlerinin 31/08/2021 olduğunu, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusu faturaların İtalyan menşeli olduklarını ve TTK'nun faturaya ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağını, dolayısıyla davacının taşıma ilişkisini ispat etmesinin zorunlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmenin 03/08/2021 tarihli olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 32/1 fıkrası uyarınca zamanaşımının bu tarihten itibaren üç ay sonra 03/11/2021 tarihinde işlemeye başladığı ve 03/11/2022 tarihinde dolduğu, bu tarih öncesinde davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine karşı açılan itirazın iptali davasının, takipte yabancı para alacağının TL cinsinden değerinin gösterilmesi nedeniyle İİK'nun 58 maddesi uyarınca özel dava şartı yokluğundan usulden reddedildiği, dolayısıyla bu takibin zamanaşımını kesmeyeceği, dava tarihi olan 22/09/2023 tarihi itibariyle bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi kararının hatalı olduğu, davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi mahkemece davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu yönündedir. Davanın uluslararası karayolu taşımasına ilişkin olması nedeniyle ve uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. Konvansiyonun 32/1-c bendi uyarınca taşıma sözleşmesinden doğan ücret alacaklarına ilişkin davalar taşıma sözleşmesinin yapılması tarihini takip eden günden itibaren üç ay sonra işlemeye başlar. Hükmün 32/2 fıkrasında zamanaşımını durduran sebepler düzenlenmiş, hükmün 32/3 fıkrasında ise zamanaşımına ilişkin diğer hallerin davaya bakan yer mahkemesinin kararlarına göre belirleneceği, süğer ifade ile uyuşmazlığı gören tahkim heyeti veya mahkemenin hukukuna göre belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla Konvansiyonun 32/2 fıkrasında yer alan zamanaşımını durduran hal haricindeki zamanaşımını durduran veya kesen sebepler bakımından somut uyuşmazlıkta Türk Hukuku uygulanacaktır(bkz. Özdemir, Turkay; Uluslararası Eşya Taşıma Hukuku, Birinci Bası, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2006, s.315 vd) Dosyaya mübrez deliller kapsamından, taraflar arasında yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı, ancak davacının alacağını dayandırdığı faturaların tamamının 31/08/2021 tarihli olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 32/1-c bendi uyarınca zamanaşımı süresinin 01/12/2021 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı ve 01/12/2022 tarihinde bir yıllık sürenin dolacağı anlaşılmaktadır. TBK'nun 154 maddesi uyarınca; borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz ödemesi yahut kısmen ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi, alacaklının talebini dava veya def'i yoluyla mahkemeye veya hakem önünde ileri sürmesi, yahut icra takibine konu etmesi hallerinde zamanaşımı süresi kesilir. Kesilen zamanaşımı süresi TBK'nun 156/1( fıkrası uyarınca yeniden işlemeye başlar ve aynı Kanunun 157/1 fıkrası uyarınca bir dava veya def'i yolu ile kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar. Somut olayda, davacının davalı aleyhine Büyükçekmece 3 İcra Müdürlüğü'nün 2022/21505 esas sayılı takibi ile 06/09/2022 tarihinde ilamsız takip başlattığı, bu takip ile zamanaşımı süresinin kesildiği ve bir yıllık sürenin tekrar işlemeye başladığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, duran takibe karşı davacı tarafından Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 23/01/2023 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı, mahkemece 2023/68 esas, 2023/573 karar sayılı ve 22/06/2023 tarihinde, itirazın iptali davasının, usulüne uygun bir takip bulunmaması nedeniyle özel dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verildiği, bu kararın 08/09/2023 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleşmesi akabinde davacının 22/09/2023 tarihinde eldeki alacak davasını ikame ettiği anlaşılmıştır. Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıda anılan istinaf edilmeksizin kesinleşmiş kararı ile, davacının davalı aleyhine başlatmış olduğu Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibinin usulüne uygun olmadığı sabit olduğundan, bu takip zaman aşımını kesmeyecektir. Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, takipte TL tutarın gösterilmemiş olması nedeniyle İİK'nun 58 maddesi uyarınca usulüne uygun bir takip bulunmadığından bahisle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamış olması ve kararın kesinleşmiş bulunması karşısında, davalı yanın takibin usulsüz kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacının davalı aleyhine başlattığı takip yukarıda açıklanan gerekçelerle zamanaşımını kesmeyecek ise de, bu takibe karşı yapılan itirazın iptali davası TBK'nun 154 maddesi uyarınca, henüz dolmamış ise, zamanaşımı süresini kesecektir. Buna göre bir yıllık zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı 01/12/2021 tarihinden itibaren, Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan dava tarihi itibariyle bir yıllık sürenin dolup dolmadığı incelenmek gerekir. Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/68 esas, 2023/573 karar sayılı dosyası UYAP üzerinden incelenmiş, davacının davalı aleyhine itirazın iptali davası açmadan önce 23/09/2022 tarihinde ve bir yıllık zamanaşımı süresinin 9 ay 22 günlük kısmı işlemiş iken, dava şartının sağlanması amacıyla arabulucuğa başvurduğu, son tutanağın 13/10/2022 tarihinde düzenlendiği, 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin 15 inci bendi uyarınca, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımının duracağı, 23/09/2022 - 13/10/2022 tarihleri arasında sürenin işlemediği, kalan 2 ay 18 günlük sürenin 13/10/2022 tarihine eklenmesi gerektiği, bu süre eklendiğinde zamanaşımı süresinin dolacağı tarihin 01/01/2023 olarak tespit edildiği, ne varki davacının itirazın iptali davasını bir yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 23/01/2023 tarihinde açtığı, itirazın iptali davasının zamanaşımı süresini kesmesinin mümkün olmadığı, eldeki alacak davasının açıldığı 22/09/2023 tarihi itibariyle de zamanaşımı süresinin dolmuş bulunduğu, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı yanın vekalet ücretine yönelik istinaf sebebi değerlendirildiğinde, mahkeme karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde, hangi kararların verilmesi durumunda, vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu vekalet ücretlerini geçemeyeceğinin düzenlendiği, alacak davasının zamanaşımından reddinin bu kararlardan olmadığı, diğer ifade ile alacak davasının zamanaşımından reddi halinde kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına dava değeri üzerinden Tarife'nin 13/1 maddesine göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış olup, mahkemece bu husus nazara alınmaksızın davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmamış, davalı yanın istinaf başvurusu bu nedenle haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına nispi vekalet ücreti takdirine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2023 tarih ve 2023/891 Esas - 2023/1108 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 3- Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 6.928,94-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.501,34-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 fıkrasına göre hesaplanan 62.802,89-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansı varsa yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN: 9-Taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 10-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 11- Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 12-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 13-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 20,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.189,40- TL.'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 14-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 17/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52