Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/1135
2024/1260
12 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1135 Esas
KARAR NO: 2024/1260 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/39 D.İş - 2024/60 Karar
TARİHİ: 17/04/2024
DAVA: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 12/07/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle, müvekkili firma ile karşı taraf arasında ticari ilişkiden kaynaklı düzenlenen faturalar ve ticari ilişki gereği cari hesap ve mutabakata istinaden 297.110,82-TL borcun vadesinde ödenmediğini, 297.110,82-TL. alacak yönünden borçlunun taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız veya takdir edilecek teminat mukabilinde ihtiyati haczine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 07/02/2024 tarihli kararı ile; "Alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla, alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiği ve böylece ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, dosyaya sunulan e-faturalar, taraflar arasında imzalanan 11/01/2024 tarihli mutabakat ve cari hesap ekstresinin aslı gibidir onaylı suretleri kapsamında, toplam 297.110,82-TL. Alacak yönünden alacağın % 15 'ine tekabül eden 44.567,00TL. Teminat karşılığında İİK'nin 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın, İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE," karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen vekili 12/02/2024 tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, kararın İİK 257 şartları sağlamadığından hukuka aykırı olduğunu, vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız borçlunun muayyen ikametgâhı yoksa ve borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut (Değişik ibare: 4949 - 17.7.2003 / m.59) "kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceğini, bu suretle ihtiyatî haciz konulursa borcun yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbedebileceğini, müvekkilin İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde ... ve ... içinde en büyük firması olup, yerleşim yerinin belli olduğunu, müvekkilinin hileli İşlemlerde bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden tarafın şirket yetkilisinin müvekkil şirketi arayarak vade tarihini bekleyemeyeceğini zor durumda olduğunu ekonomik olarak sıkıntıda olduğunu beyan etiğini, müvekkilinden vadesi gelmediği halde kısmi ödeme istediğini, müvekkilinin sırf zor durumda olduğunu düşünüp haline inanarak 150.000,00-TL ödeme yaptığını, ancak ihtiyati haciz kararı sonrası karşı tarafın da kötü niyetli olduğunun anlaşıldığını, müvekkil şirket ile karşı taraf arasındaki ticari ilişki kapsamında karşı taraftan konteyner satın alındığını, satın almaya ilişkin sipariş formunda vade tarihinin 45 gün olacağının belirtildiğini, yani müvekkilinin sipariş formu kapsamında bir ticari ilişki kurma talebinde bulunduğunu, karşı tarafın da bu sipariş formunu kabul ederek ürünü sağladığını, aynı sipariş formunun koşullarına ilişkin düzenlemenin 4. maddesinde ise; "İnnova her yılın basında belirlediği takvim dahilinde her ayin 3. Cuma günleri tedarikçi ödemelerini gerçeklestirmektedir. Bu siparis ile ilgili ödeme, yukarıda ödeme vadesi alanında yer alan vadeyi takip eden ilk İnnova ödeme gününde yapilacaktir." düzenlemesinin yer aldığını, ilgili düzenleme ele alındığında; Innova'nın her yılın başında belirlediği takvim dahilinde her ayın 3. Cuma günleri tedarikçi ödemelerini gerçekleştirmekte olduğu açık olup, bu sipariş ile ilgili ödemenin ise, 08/12/2023 Fatura tarihiden 45 gün sonraki 22/01/2024 tarihinden sonraki takip eden ilk İnnova ödeme gününde yapılacağının belirtildiğini, bu kapsamda karşı tarafında ihtiyati hacze konu etmiş olduğu faturanın vadesinin henüz gelmediğini, beyanla İİK 257. Maddesine ilişkin şartlar sağlanmamış olduğundan müvekkil şirket aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 17/04/2024 tarih 2024/39 D.İş - 2024/60 Karar sayılı kararı ile: "Mahkememizin iş bu değişik iş dosyası kapsamında, alacaklı vekilinin talebi ve ibraz edilen deliller doğrultusunda borçlu ...ANONİM ŞİRKETİ yönünden taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı düzenlenen faturalar ve ticari ilişki gereği cari hesap ve mutabakata istinaden 297.110,82TL borcun vadesinde ödenmediğini, 297.110,82 TL. Alacak yönünden yönünden 07/02/2024 tarihinde ihtiyati haciz kararı verilmiştir.İİK'nın 257. maddesinde "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmemiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yerinde veya 3.şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" hükmü yer almaktadır. İİK 265 maddesinde "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuru ile yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir" hükmü yer almakta olup, ihtiyati hacze itiraz sebepleri sayılmıştır.İİK'nın 265. maddesi uyarınca 17/04/2024 tarihinde duruşmalı olarak itirazın incelenmesine karar verilerek taraflara usulünce tebligat yapılmış ve müraafa duruşmasında taraflar dinlenmiştir.Mahkememizce yapılan mürafaa ve tüm dosya kapsamında edinilen vicdani kanaat sonucunda; Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve dosyada mevcut belgeler gereği itirazlar değerlendirildiğinde; aleyhine tedbir talep edilen vekili tarafından her ne kadar alacağın muaccel olmadığı ileri sürülmüş ise de taraflar arasında imzalanan 31/12/2023 tarihli mutabakat gereği bu tarih itibariyle alacak muaccel hale gelmiş olup yaklaşık ispat koşulları oluştuğundan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer itirazlar yönünden yapılan değerlendirmede ise itirazların İİK 265. maddesinde belirilen sınırlı sebeplerden olmadığı anlaşıldığından alacağın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin itirazlarının reddine, karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkeme tarafından, dosyada mevcut belgeler gereği itirazlar değerlendirildiğinde taraflar arasında imzalanan 31/12/2023 tarihli mutabakat gereği bu tarih itibariyle alacak muaccel hale gelmiş olup yaklaşık ispat koşulları oluştuğundan 17.04.2024 tarihli ek kararla itirazın reddine karar verildiğini; İİK 257 şartları sağlanmadığından ihtiyati haciz kararı verilmiş olması ve buna ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, İhtiyati hacizin İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlendiğini; 2004 sayılı İİK'nın 257/1, 257/2 ve 258 maddelerine göre, alacaklının alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiğini veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK.’nın 257-(2) hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorunda olduğunu, İhtiyati haciz kararı verilmesi için vadesi gelmiş bir alacağın bulunma şartının gerçekleşmediğini; müvekkili şirketin, davacı taraftan konteyner satın aldığını; işbu satışa ilişkin olarak düzenlenen satın alma sipariş formunun müvekkili şirket tarafından davacıya iletildiğini ve davacı taraf kabul etmiştir ve böylece taraflar arasında ticari ilişki kurulduğunu; dosyada mübrez olan satın alma sipariş formunda vade tarihinin 45 gün olacağı düzenlemesi yer almakta olduğunu; sipariş formunun 4. Maddesinde ise; "İnnova her yılın başında belirlediği takvim dahilinde her ayin 3. Cuma günleri tedarikçi ödemelerini gerçekleştirmektedir. Bu sipariş ile ilgili ödeme, yukarıda ödeme vadesi alanında yer alan vadeyi takip eden ilk İnnova ödeme gününde yapılacaktır." düzenlemesi yer aldığını; işbu düzenleme uyarınca Innova'nın her yılın başında belirlediği takvim dahilinde her ayın 3. Cuma günleri tedarikçi ödemelerini gerçekleştirmekte olduğu açık olup, bu sipariş ile ilgili ödemenin ise, 08.12.2023 Fatura tarihiden 45 gün sonraki 22.01.2024 tarihinden sonraki takip eden ilk İnnova ödeme gününde yapılacağı izhatan vareste olduğunu; bu kapsamda karşı tarafında ihtiyati hacze konu etmiş olduğu faturanın vadesi henüz gelmediğini, taraflar arasındaki mutabakat gereği İnnovanın ödeme günü her ayın 3. Cuma günü Şubatın 3. Cuması olan 16.02.2024 olduğunu; vade tarihinde 297.376,42-TL İstanbul ... İcra Müdürlüğüne ait banka hesabına ödendiğini; hal böyle iken, davacı tarafından vadesi gelmemiş bir alacak için ihtiyati haciz yoluna başvurulmuş mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararı verilmişse de işbu kararın hukuka aykırı olduğunu, Alacaklı olduğunu iddia eden tarafın şirket yetkilisinin müvekkili şirketi arayarak vade tarihini bekleyemeyeceğini zor durumda olduğunu ekonomik olarak sıkıntıda olduğunu beyan ettiğini ve müvekkilinden vadesi gelmediği halde kısmi ödeme istediğini; müvekkili şirketin ise karşı tarafın zor durumda olduğunu düşünerek 150.000-TL ödeme yaptığını; yani müvekkili şirketin borcu ödemeden imtina etmek maksadıyla mallarını gizlemeye çalışmadığını ve kaçırma girişiminde bulunmadığını, aksine davacıya borcuna ilişkin ödeme yaptığını fakat buna rağmen davacı tarafından doğrudan ihtiyati haciz yoluna başvurulmuş olmasının kötü niyetli olduğunu göstermekte olduğunu, Ayrıca, davacı tarafından ihtiyati haciz kararı alınması ve işbu kararın icraya koyulması akabinde müvekkili şirketin banka hesaplarına haciz koyulmuş olmasının ticari faaliyetlerini devam etmesine engel teşkil ettiği gibi, ticari itibarını da zedelediğini; ayrıca 297.376,42-TL için müvekkili şirketin çalışmakta olduğu tüm bankalarda bulunan hesaplarına haciz koyulmasının orantısız olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca da, muaccel hale gelmemiş bir alacak için ve İİK 257 de düzenlenen şartları sağlamayan alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesinin uygun bulunmamakta olduğunu (Yargıtay 13. HD., 2016/13838E. 2018/4054K. 02.04.2018 tarihli kararı), ancak, ihtiyati haciz talep edildiği tarihte henüz vadesi gelmiş bir alacak mevcut olmadığı gibi müvekkili şirketin taahhütlerinden kurtulmak için kaçmaya hazırlandığı veya mallarını gizlemeye kaçırmaya hazırlandığına dair bir delil ibraz edemediğini; mahkemece duyuma dayanılarak talebin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olup, işbu kararın yapılacak istinaf incelemesi neticesinde bozulması gerektiğini, müvekkili şirketin muayyen yerleşim yerinin olduğunu; ... merkez ofis olmak üzere ... içerisinde de faaliyet gösteren bir bilişim şirketi olduğunu; öte yandan, müvekkili şirketin halihazırda birçok projeyi başarıyla yürütmekte olduğunu ve yerleşik olarak ofislerinde faaliyetlerini sürdürmekte olup, herhangi bir mal kaçırma girişiminde bulunma ihtimalinin olmadığını; üstelik davacı tarafından müvekkili şirketin mallarını kaçırdığına veya gizlediğine dair herhangi bir delilin de dosyaya sunulmadığını; başka bir anlatımla davacı ihtiyati haciz için gerekli olan “yaklaşık ispat” yükümlülüğünü yerine getirmediğini; bu nedenle ihtiyati hacze itirazın kabulü ile verilen ihtiyati haczin kaldırılması gerekirken itirazın reddinin hatalı olduğunu; tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın kaldırılarak Müvekkili Şirket lehine yeniden hüküm kurulması gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda belirtilen mahkemece re’sen değerlendirilecek sair sebeplerle; İstinaf taleplerinin kabulü ile usule ve yasaya aykırı kararın KALDIRILMASINA, İhtiyati haciz kararına ilişkin itirazımızın kabulüne karar verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; ticari satış ilişkisine dayalı bakiye açık hesap alacağı bakımından verilen ihtiyati haciz kararına itiraz niteliğinde olup, mahkemece itirazın reddine karar verilmiş karara karşı itiraz eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Somut olayda; ihtiyati haciz talep dilekçesi ekinde dosyaya sunulan hesap ekstresi, fatura, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirketin ıslak imza ve kaşesinin bulunduğu 11/01/2014 tarihli mutabakat mektubu ve ihtiyati hacze itiraz eden tarafından dosyaya sunulan, ancak üzerinde ihtiyati haciz talep eden şirketin kaşe ve imzası bulunmayan sipariş formu ile tüm dosya kapsamına göre; ihtiyati haciz talep eden şirketin, itiraz eden taraftan talep tarihi itibariyle 297.110,82-TL tutarında, muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağının varlığı hususunda İİK'nun 257/1 ve 258 maddeleri uyarınca yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu, mahkemece ihtiyati haciz kararına itirazın reddine dair verilen ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği anlaşılmış olup, itiraz eden vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/07/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52