SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1242

Karar No

2024/1249

Karar Tarihi

12 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1242 Esas

KARAR NO: 2024/1249 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2021/781 ESAS - 2023/54 Karar

TARİHİ:19/01/2023

DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)

KARAR TARİHİ: 12/07/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili banka ile davalı ve dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, ödenmeyen kredi alacağının tahsili için İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, itirazın haksız olduğunu, ileri sürerek, ile ipoteğin paraya çevrilmesi sonucu kalan borç miktarının 117.710,20-TL açısından itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesi bulunmamaktadır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 19/01/2023 tarih 2021/781 ESAS - 2023/54 Karar sayılı kararında;"Dava, itirazın iptali davasıdır. İİK 67/1.maddesine göre; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."Davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı ve dava dışı asıl borçlu şirket aleyhine GKS'ye dayanarak 156.095,08-TL asıl alacak ve fer'ileri üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının vekili aracılığıyla borca itiraz ettiği görülmüştür. Dava dışı asıl borçlu ... Tic. Ltd. Şti. ile davacı banka arasında 28/04/2017 tarihinde 400.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış, davalı da sözleşme 400.000-TL limitle müteselsil kefil olmuştur. İmzalanan GKS doğrultusunda dava dışı asıl borçlu şirkete taksitli kredi kullandırılmış, 12.taksite kısmi ödeme yapılıp sonrasında ödeme yapılmaması üzerine davacı banka; Kadıköy ... Noterliği 29.08.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile hesabı kat etmiştir. Davacı, aynı kredi alacağına ilişkin dava dışı asıl borçlu dava dışı asıl borçlu ... Tic. Ltd. Şti. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 156.095,08-TL asıl alacak ve fer'ileri üzerinden takip yapılmış, ipotekli taşınmazın satışı sonucu 28/09/2021 tarihinde hazırlanan sıra cetvelinde, ihale bedelinden 1 sırada gösterilen ihale tarihi itibarıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müd. ... Esas sayılı dosya alacağı olan 325.236,11-TL’nin ödenmesine, kalan tutarın 2 ve 3.sıradaki alacaklılara ödenmesine karar verilmiş, 13/10/2021 tarihinde 327.478,95-TL 1.sıra alacaklısı olan davacı banka vekilinin hesabına ödenmiştir. Dolayısıyla davaya konu kredi borcundan kaynaklanan alacağın tamamı, dava dışı asıl borçlu şirketin ipotekli taşınmazın satışı sonucu ödenmiştir. İşbu dava, söz konusu ödemeden sonra 10/11/2021 tarihinde açılmıştır.TBK'nın 598/1.maddesine göre, asıl borcun sona ermesiyle kefil borcundan kurtulur. Davaya konu icra takibi, dava dışı asıl borçlunun kredi borcuna davalının kefaletinden kaynaklanmaktadır. Davacı, 28/04/2017 tarihli kredi alacağının tahsili için hem asıl borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla, hem de kefil aleyhine işbu davaya konu ilamsız takibi başlatmış olup, her iki takipte asıl alacak tutarı aynıdır. İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte dosya borcunun tamamı 13/10/2021 tarihinde ödenmiş, böylece kefil olan davalının borcu da ödenerek sona ermiştir. Söz konusu ödemeden sonra açılan işbu davada, davacının dava açmakta hukuki yararı yoktur.Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte yapılan tahsilat hesaptan düşülerek davacının dava tarihi itibariyle bakiye 4.632,99-TL alacağının kaldığı belirtilmişse de, ipotek dosyasından yapılan ödeme kısmi ödeme olmayıp, dosya borcunun tamamının ödenmesi; dolayısıyla kredi borcunun tamamının davadan önce ödenmiş olması dolayısıyla rapora itibar edilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, HMK'nın 114/1-h maddesindeki hukuki yarar dava şartı yokluğundan, aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/781 E. 2023/54 K. Sayılı kararı ile "TBK'nın 598/1.maddesine göre, asıl borcun sona ermesiyle kefil borcundan kurtulur. Davaya konu icra takibi, dava dışı asıl borçlunun kredi borcuna davalının kefaletinden kaynaklanmaktadır. Davacı, 28/04/2017 tarihli kredi alacağının tahsili için hem asıl borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla, hem de kefil aleyhine işbu davaya konu ilamsız takibi başlatmış olup, her iki takipte asıl alacak tutarı aynıdır. İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte dosya borcunun tamamı 13/10/2021 tarihinde ödenmiş, böylece kefil olan davalının borcu da ödenerek sona ermiştir. Söz konusu ödemeden sonra açılan işbu davada, davacının dava açmakta hukuki yararı yoktur. HMK'nın 114/1-h maddesindeki hukuki yarar dava şartı yokluğundan, aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE," karar verilmişse de anılan kararın usul ve yasaya aykırı olup, kaldırılması gerektiğini, Müvekkili ... Bankası A.Ş Çarşı Kadıköy Şubesi ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını ve davalı ... de söz konusu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını; borçluların imzalamış oldukları kredi sözleşmelerine aykırı davranarak müvekkili bankadan kullandıkları kredi borcunu geri ödememeleri nedeniyle Kadıköy ... Noterliği’nin 29.08.2018 tarih, ... yev nolu ihtarnamesi keşide edilerek, ihtarnamedeki yazılı takibe konu krediden kaynaklanan tutarın ödenmesinin talep edildiğini, Söz konusu ihtarnameye rağmen borçluların müvekkili bankaya olan borçlarını ödememeleri üzerine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından genel haciz yoluyla ilamsız takibe geçildiğini, Dava dışı borçlu firmanın ... Tic. Ltd. Şti. tarafından borçlarının teminatını teşkil etmek üzere müvekkili banka lehine üzerinde 1. dereceden 1.000.000,00-TL bedelli ipotek tesis edilen ... İli, ... İlçesi, ... ada, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmaz İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi takip neticesinde 16.09.2019 tarihli birinci arttırmada 421.000,00-TL bedelle üçüncü şahsa ihale edildiğini ve bu ihale neticesinde yapılan yasal kesintiler sonrasındaki bakiye 327.478,95 TL'nin icra dairesi tarafından müvekkili banka hesaplarına gönderildiğini ve müvekkili bankaca borçlunun borçlarına mahsup edildiğini; söz konusu mahsup sonrasında bakiye borç miktarının 10.11.2021 tarihi itibari ile 117.710,20-TL olduğunu ve davanın bu rakam üzerinden açıldığını, Müvekkili bankanın bakiye 117.710,20-TL alacağı kalmasına rağmen yerel mahkemenin sanki hiç borç kalmamış gibi davayı reddetmesinin haksız usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından ödeme yapılırken satış tarihi itibariyle olan müvekkili banka alacağı hesaplandığından mahkeme kararının aksine müvekkili bankanın alacağının sona ermediğini, Dava kapsamında sunulan dilekçelerinde de belirtildiği üzere dava dışı borçlu firma hakkında İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip neticesinde 16.09.2019 tarihli birinci arttırmada 421.000,00-TL bedelle üçüncü şahsa ihale edildiğini, Yapılan ihale sonrasında dava dışı borçlu tarafından İstanbul Anadolu 20. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/93 E. Sayılı dosyasından ihalenin feshi davası açıldığını ve anılan davanın reddedildiğini; ihalenin feshi davasının kesinleşmesinin ancak 2 yıl sonra gerçekleştiğini ve müvekkili bankaca ihale tarihinden 2 yıl sonra 10.11.2021 tarihinde satış tarihi itibariyle hesaplanan alacak miktarı olan 327.478,95 TL'nin icra dairesi tarafından müvekkili banka hesaplarına gönderildiğini ve müvekkili bankaca borçlunun borçlarına mahsup edildiğini, Yapılan ihaleler sonrasındaki ihale bedellerinin İİK'nun 138. Maddesi gereği satış tarihi itibariyle yapılan hesaplamalar sonrasında dosya alacaklılarına ödenmekte olduğunu, Nitekim bu konudaki Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/1659 Esas ve 2021/2286 Kararına göre;"...Haciz yoluyla takiplerde sıra cetveli alacağın İİK'nın 138. maddesi uyarınca satış tarihindeki ulaştığı miktar dikkate alınarak düzenlenir. Diğer bir anlatımla, haciz konulan bir malın satış tutarı, haciz tarihindeki alacak ile satış tarihine kadar hesaplanacak fer'ileriyle takip masraflarını tazmin eder.Alacaklılara pay ayrılırken bedeli paylaşıma konu malın satıldığı tarihteki anapara, fer'iler ve takip masrafından oluşan toplam alacak miktarı, satış tarihi itibariyle belirlenerek sıra cetveli düzenlenmesi gerekir. Satış tarihinden sonra alacakta meydana gelen artışlar, rehnin ya da haciz konulan malın bedelinden karşılanamaz. Sıra cetvelindeki alacaklar satış tarihi itibariyle belirlenir...."Bu nedenle alacağına iki yıl sonra kavuşan müvekkili bankanın iki yıl önceki borç rakamı üzerinden tahsilat yapması ile dava kapsamında alacağının kalmadığına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Dosyada mevcut bilirkişi raporu ile de mahkeme kararının aksine müvekkili bankanın alacağının varlığının tespit edildiğini, dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile her ne kadar rapor hatalı olsa dahi müvekkili bankanın bir alacağı olduğunun tespit edildiğini, ancak söz konusu raporda müvekkili banka alacaklarına uygulanacak temerrüt faiz oranının hatalı tespit edildiğini ve alacalarının olması gerekenden daha düşük hesaplandığını; bu hesaplamaya karşı da taraflarınca itiraz edildiğini, dosyadan alınan bilirkişi raporu ile ipotekli taşınmaz satışından gelen tutarın mahsubu sonrasında halen müvekkili bnaka alacağının kaldığı tespit edilmesine rağmen yerel mahkemece teknik inceleme gerektiren bu hususa hiç itibar edilmeksizin TBK m.598 dayanak gösterilerek davalarının reddedildiğini, Her ne kadar yapılan tahsilat sonrası ana para nitelikli alacaklarının kalmamış olmakla birlikte işlemiş faiz, BSM ve masrfa kalemlerinden oluşan alacaklarının devam etmekte olduğunu; ancak yerel mahkeme tarafından ana para niteliki alacaklarının kalmadığında diğer alacaklarının da biteceği gibi bir yorum yapıldığını, Oysa ki; TBK'nun 598. Maddesinde yer alan " hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur. " düzenlemesinde asıl borçtan kastedilenin asıl borçlunun borcu olduğunu; Kanun burada anapara, işlemiş faiz ve diğer ferilere ilişkin bir açıklama getirmediğinden borcun niteliği ne olursa olsun hepsinin tamamen sona ermediği durumlarda TBK m.598 hükmünün kullanılmasının uygun olmadığını; yerel mahkemenin dair bir yorumla ana para nitelikli alacağın sona ermesi ile tüm borcun sona ereceğine hükmetmesinin kabulü mümkün olmayıp, bu durumun müvekkili banka açısından ciddi zararlara sebep olacağını; bu nedenle yeterli ve gerekli inceleme yapılmaksızın verilen yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve dairemizce re'sen nazara alınacak nedenlerden ötürü İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/781 E. 2023/54 K. Sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi ve kefalet sözleşmesi kapsamında ödenmeyen kredi alacağının davalı kefilden tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; dava dışı ... firması ile davacı arasındaki genel kredi sözleşmesine davalının müteselsil kefil olduğunu, dava dışı şirkete bu sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin vadesinde geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ve asıl borçlu ile davalı kefile gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerinde, dava dışı şirket aleyhine ipotek takibi, davalı kefil aleyhine ise dava konusu ilamsız takibin başlatıldığını, davalı kefilin takibe haksız itiraz ettiğini, ipotek takibinden yapılan tahsilatın mahsubu sonucu dava tarihi itibariyle bakiye 117.710,20-TL alacaklarının kaldığını ileri sürerek, bu tutar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece dava konusu takip dosyası, ipotek takibi dosyası, genel kredi ve kefalet sözleşmesi ile kat ihtarı aslı getirtilerek bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış, akabinde dava konusu ilamsız takip dosyasında istenen asıl alacak tutarı ile ipotek takibinde istenen asıl alacak tutarının aynı olduğu, ipotek takibinde borcu karşılar tutarda tahsilat yapıldığı, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davanın ipotek takibinden yapılan tahsilat mahsup edildikten sonra açıldığı, mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde belirttikleri üzere temerrüt faiz oranının hatalı ve düşük tespit edildiğini, buna rağmen raporda dava tarihi itibariyle bakiye alacak bulunduğunun tespit edildiği, raporda düşük tespit edilmesine rağmen dava tarihinde bakiye alacaklarının 117.710,20-TL olduğu, davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin hukuka aykırı olduğu yönündedir. Davacı banka ile dava dışı kredi lehdarı şirket arasında 28/04/2017 tarihli 400.000,00-TL limitli, genel kredi sözleşmesi yapıldığı, davalının bu sözleşmeyi aynı limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davacı bankanın dava dışı şirkete yıllık %15,24 akdi faiz oranı ile ve 24 ay vadeli 300.000,00-TL tutarlı taksitli ticari kredi kullandırdığı, bu kredinin vadesinde ödenmediği gerekçesi ile hesabı 19/08/2018 tarihinde kat ettiği, toplam 175.485,03-TL borcun tebliğden itibaren yedi gün içerisinde ödenmesi ihtarını içerir 29/08/2018 tarihli ihtarnamenin kredi lehdarı şirkete ve davalıya 03/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı banka dava dışı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 156.095,08-TL asıl alacak, 31.423,32-TL yıllık %72 temerrüt faizi oranı üzerinden işlemiş temerrüt faizi, 1.571,17-TL BSMV ve 242,99-TL masraf olmak üzere toplam 189.332,56-TL alacağın tahsili için 20/11/2018 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip başlatmıştır. Bu takip derdest iken bu kez davalı kefil aleyhine, 15/05/2019 tarihinde, 156.095,08-TL asıl alacak, 79.504,12-TL yıllık %58,80 temerrüt faizi oranı üzerinden işlemiş temerrüt faizi, 3.975,21-TL BSMV ve 3.106,58-TL masraf olmak üzere 242.680,99-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatmıştır. İpotek takibi dosyası kapsamından, davacı bankanın 13/10/2021 tarihinde 327.478,95-TL tahsilat sağladığı tespit edilmiştir. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda, genel kredi sözleşmesinin 10.05 maddesinde, temerrüt halinde davacı bankanın uyguladığı en yüksek cari kredi faizi oranının iki katı oranında temerrüt faizi işletileceğinin düzenlendiği, ancak bankanın müşterisine fiilen uygulamadığı oran esas alınarak temerrüt faizinin tespit edilmeyeceği, dava konu krediye uygulanan akdi faiz oranının yıllık %15,24 olduğu, bunun iki katı olan yıllık %30,48 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği kabul edilerek, kat tarihi, temerrüt tarihi, takip tarihi ve dava tarihi itibariyle bankanın alacak tutarı hesaplanmış, dava tarihi itibariyle bankanın 4.520,47-TL asıl alacak, 107,17-TL işlemiş faiz, 5,36-TL BSMV olmak üzere 4.632,99-TL alacağı kaldığı belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş, bankanın TCMB bildirdiği en yüksek cari akdi faiz oranının yıllık %29,40 olduğu, takipte talep edilen yıllık &58,80 oranının sözleşmeye uygun olduğu, faiz oranının ve dolayısıyla faiz alacağının eksik hesaplandığı belirtilerek yeni bir rapor alınması talep edilmiştir. Dava konusu ilamsız takipte, tahsilde tekerrür olmamak üzere ve yapılacak tahsilatlar TBK 100'e göre önce faiz ve masraflardan mahsup edilmek üzere talepte bulunulmuş olması, davacının ipotek takibinde yapılan tahsilatın mahsubu sonucu bakiye alacağın kaldığı iddiası ile eldeki davayı açmış olması, aldırılan bilirkişi raporunda dahi dava tarihi itibariyle bakiye alacak hesabı yapılmış olması karşısında, mahkemece davacı itirazları da değerlendirilecek şekilde, dava tarihi itibariyle bakiye alacağın varlığı ve miktarı hususunda ek rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, her iki takipte asıl alacak tutarının aynı olduğu ve ipotek takibinde yapılan tahsilatın borcu karşıladığı yönündeki hatalı ve yetersiz gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamış, davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Dava konusu genel kredi sözleşmesinin 10.5 maddesinde, temerrüt faizinin muacceliyet tarihi itibariyle bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının iki katı oranında olacağının düzenlendiği anlaşılmıştır. Buna göre mahkemece yapılacak iş, dosyanın daha önce rapor tanzim eden bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak üzere tevdii edilerek, dava konusu kredi için bankanın kat tarihindeki borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz oranını tespit etmek ve taraflar arasındaki sözleşmenin 10.5 maddesine göre bu oranın iki katı üzerinden, takipte talep edilen oran aşılmamak kaydıyla, temerrüt faiz oranını saptamak, buna göre davacı bankanın itirazları da karşılanmak suretiyle dava tarihi itibariyle, ipotek takibi dosyasında yapılan tahsilat da TBK'nun 100 maddesine göre mahsup edildikten sonra davacı bankanın dava tarihi itibariyle bakiye alacağı bulunup bulunmadığını belirlemektir (Yargıtay 19. HD 2018/2511 Esas 2019/3854 Karar).Sonuç itibariyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 19/01/2023 tarih ve 2021/781 ESAS - 2023/54 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/07/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenkaldırılmasınataraflarınKuruluşlarınaözetikararistinafİlişkinreddineKaynaklanansebeplerinindereceistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebeplerimahkemesininİptali)DışındakiDiğerkararınınreddine"(İtrazınileriKredikabulüdosyatarihiiddiaBankanumarasıDüzenlemelerdenhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim