Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/1076
2024/1231
12 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1076 Esas
KARAR NO: 2024/1231 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/49 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİHİ: 24/05/2024 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
KARAR TARİHİ: 12/07/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı şirketin ortakları iki kardeş olup, taraflar şirketin yönetimi ve idaresi noktasında karar alamadığını, şirket ortaklık yapısı %50 eşit şekilde olduğunu, şirket muhasebecisinin işi bıraktığını, şirketin 2024 yılından itibaren vergi beyanname ve sigorta bildirgelerinin verilebilmesi noktasında şirket ortakları, muhasebeci konusunda anlaşmaya varamadıklarını, vergi beyanname süresi 26.02.2024 tarihinde dolmakta olup, tarafların bu konuda anlaşamamaları nedeniyle şirket adına beyanname verilemeyecek duruma gelindiğini, aynı şekilde çalışanların sigorta bildirgelerinin de verilemediğini, Vergi Usul kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanunu gereğince süresi içerisinde beyanname verilememesi halinde ciddi yaptırımlar ile karşılaşma durumu söz konusu olp iş bu sebepten dolayı şirketi temsile yetkili, mahkeme tarafından seçilecek kişi/kişilerin kayyım olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 2024/49 ESAS VE 26/02/2024 TARİHLİ ARA KARAR İLE; ''Somut durumda davacı vekilinin ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi incelendiğinde; gelen belgelere göre şirketin davacı ile birlikte müşterek temsil edildiği, diğer ortak ...'in beyan dilekçesi ve celp edilen dosya sureleri dikkate alındığında haklı nedenlerle şirketin feshi davasında tedbir kararı genel hükümlere göre verilebileceği doktrinde kabul edilmekle; tedbiren mali müşavir ...'nın yönetim kayyımı olarak atanmasına karar vermek gerekmiştir.'' Gerekçesi ile,1- Tedbir talebinin kabulüyle mali müşavir ...'nın (T.C....) (T.), ... Tic. Ltd. Şti'ne kayyum olarak atamasına, -Kayyım ...'ya aylık 10.000,00-TL kayyım ücreti takdirine, -Kayyıma 3 aylık peşin ücretinin davacı tarafça mahkeme veznesine depo edildiğinde kayyımın göreve başlamasına, oy birliği ile karar verilmiş ve karara karşı Davalı şirket yetkililerinden feri müdahil ... tarafından itiraz başvurusunda bulunulmuştur. Davalı şirket yetkililerinden feri müdahil ...'in 16/04/2024 tarihli ihtiyati tedbire itiraz talepli dilekçesinde özetle; davalı şirketin ne iflas sürecinde, ne alacak verecek sorunları yaşamadığını, tüm engellemelere rağmen üretiminde herhangi bir sorun yaşamadığını, davacı ...'in 2022 tarihinden itibaren şirket ile ilgilenmediğini, zarara uğratacak eylemlerde bulunmaktan başka bir şey yapmadığını, davalı şirketin menfaatleri gereğince şahsı tarafından mali müşavir atama işlemleri başlatılarak bahse konu dava dayanaklarının da ortadan kaldırılacağını, verilen kayyum kararının bir hukuk garabeti olduğunu, şüpheliler ... ve ..., davacı ... ile birlikte firma kurucularının imzasını taklit etmek suretiyle 03/03/2006 tarihinde ortaklar kurulu toplantısı yapılmış gibi karar alıp, davalı şirketin 10 yıl süreyle görev yapmak üzere ...'i müdür yaptıklarını, işlenen suçların bununla da kalmadığını hukuki süre boyunca ... ve ... tarafından hazırlanan sahte mali belgelerin ve şüpheli şahıslar ve avukatları vasıtasıyla soruşturma dosyaları ve dava dosyalarına sunulduğunu, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı alınan kararların kaldırılmasını talep etmiştir.Kayyum kararına yönelik itirazın mahkemece 23/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş ve 1 nolu ara karar ile; Kayyum kararına karşı itirazların reddine, bu hususta gerekçeli ara karar kurulmasına, oy çokluğu ile karar verilmiş ve 24/05/2014 tarihli gerekçeli ara karar yazılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 2024/49 Esas ve 24/05/2024 Tarihli Ara Karar sayılı kararı ile; "....İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Ancak, özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, a.g.e., s. 877).Somut durumda; gelen belgelere göre şirketin davacı ile birlikte müşterek temsil edildiği, diğer ortak ...'in beyan dilekçesi ve celp edilen dosya süreleri dikkate alındığında haklı nedenlerle şirketin feshi davasında tedbir kararı genel hükümlere göre verilebileceği doktrinde kabul edilmekle; tedbiren mali müşavir ...'nın yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmiştir.4721 sayılı TMK 427/4 maddesi uyarınca bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Yönetim kayyımı atanması için şirketin yönetim kurulunun oluşturulmasının bir şekilde mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilememiş olması gerekir. Bu yöndeki kabullerle birlikte mevcut yönetim kurulunun çalışamaz halde olması halinde dahi TTK sistematiği içerisinde uyuşmazlıkların giderilebilecegi, yönetim kayyımı atanamayacağına ilişkin emsal kararlar bulunuyor ise de, dava konusu uyuşmazlığın konu olduğu şirket 2 ortaklı olup, payları da eşittir. Dolayısıyla şirkete yönetim kayyumu atanmasının nedeni sadece tarafların karşılıklı birbirlerine isnat ettikleri hususlar ve hususlara ilişkin yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanamadığı değil; müşterek temsil olmasına rağmen temsilcilerin müşterek hareket edememesi, birlikte karar almalarının mümkün görülmemesi, taraflar arasında karşılıklı suç isnadina varan ihtilafların bulunması ve bu durumun en başta şirketin geleceğini tehlikeye atmasıdır. Mevcut durumda şirketi müştereken temsil etmesi ve bir araya gelerek karar alması gereken dava taraflarının arasındaki husumet gözetildiğinde TTK kapsaminda şirketin işlerliğinin sağlanması ve sonuçta şirketin hayatiyetini sürdürmenin mümkün olmadığı kanaatiyle itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.İtiraz eden feri müdahil konumunda olup taraf sıfatı bulunmasa da şirket ortağı ve müşterek temsilci sıfatı nedeniyle dava ile alakadar olup hakkının muhtel olmaması adına itirazının değerlendirilmesi gerekmiştir."gerekçesi ile,İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE, oy çokluğu ile karar verilmiş ve karara karşı Davalı şirket yetkililerinden 3. Kişi ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket yetkililerinden 3. kişi ... istinaf dilekçesinde özetle, verilen kayyum kararının hukuka aykırı olduğunu; şüphelilerin dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma suçlarını işlediklerini; kısmi olarak 2023/78150 CBS dosyasına atanan bilirkişi raporuna yansıdığını, İleri sürerek, arz ve izah olunan resen dikkate alınacak sebeplerle 23/05/2023 tarihli şirkete atanan kayyum kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3 maddesine dayalı olarak haklı sebeple davalı şirketin fesih ve tasfiyesi davasında davalı şirkete dava süresince yönetici kayyumu atanması yönünde tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, 26/02/2024 Tarihli ara karar ile; 1- Tedbir talebinin kabulüyle mali müşavir ...'nın (T.C....) (T.), ... Tic. Ltd. Şti'ne kayyum olarak atamasına, karar verilmiş ve karara karşı Davalı şirket yetkililerinden 3. kişi ... tarafından itiraz başvurusunda bulunulmuştur. Kayyum kararına yönelik itirazın mahkemece 23/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş ve 1 nolu ara karar ile; Kayyum kararına karşı itirazların reddine, bu hususta gerekçeli ara karar kurulmasına, oy çokluğu ile karar verilmiş ve 24/05/2014 tarihli gerekçeli ara karar yazılmış ve karara karşı Davalı şirket yetkililerinden 3. kişi ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı şirkete ait dosya arasında bulunan sicil kaydı incelendiğinde; Davalı şirketin 2 ortaklı olup şirket ortaklarının davacı ... ve istinaf eden ... olduğu, şirket ortakları ... ve ...'in aynı zamanda müşterek yetkili şirket yetkilisi olduğu anlaşılmıştır.Feri müdahaleyi düzenleyen HMK’nın 66. Maddesinde; '' Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'î müdahil olarak davada yer alabilir. '' HMK’nın 67. Maddesinde ise;'' (1) Müdahale talebinde bulunan üçüncü kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur. (2) Müdahale dilekçesi, davanın taraflarına tebliğ edilir. Mahkeme, gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet eder, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir. '' Hükmü düzenlenmiştir.Dosya kapsamına göre, istinaf başvurusunda bulunan davalı şirket yetkililerinden 3. kişi ...'in HMK. 67 maddesine uygun şekilde verilmiş feri müdalahe talebi olmadığı halde mahkemece, feri müdahil olarak değerlendirilmesi yerinde görülmemiş ise de, HMK. 394/3 Maddesinde; '' İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler,'' hükmü uyarınca 3. Kişi sıfatıyla ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz hakkı ve itirazın reddi kararına karşı da istinaf hakkı olduğu kabul edilerek istinaf sebepleri incelenmiştir.TTK 636/4 maddesinde fesih davası açılması halinde mahkemenin gerekli önlemleri alabileceği belirtilerek bu konuda mahkemeye takdir hakkı tanınmıştır. Mahkeme durum ve şartlara göre her olayın özelliğini değerlendirerek, makul görülebilecek, somut olaya uygun tedbir kararı verebilecektir. Talep edilen tedbirin koşullarının oluşup oluşmadığı HMK'nun ihtiyati tedbire ilişkin 389 ve devamı hükümlerine göre değerlendirilmek gerekir. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelecek bir değişme nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. 6100 sayılı HMK'nın 390. maddesine göre de: Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut olaya döndüğümüzde; davalı şirket, davacı ile istinaf eden 3.kişi ... olmak üzere iki ortaklı olduğu, ortakların aynı zamanda müşterek yetkili şirket yetkilisi oldukları, delil olarak bildirilen dosyalara göre davalı şirketin hissedarları arasında güvenin zedelendiği, şirket ortaklarının müşterek yetkili olmaları sebebiyle karar almaları ve şirketi yönetmelerinin zorluğu yönünde endişesi yaratması, tarafların hak ve menfaatleri arasında dengenin korunması ihtiyacı gözetildiğinde, davacının hukuki himaye talebinin karşılanabilmesi ve şirketin mal varlığının muhafazası ve yönetimin dava sürecinde mahkemenin belirlediği kayyım tarafından yapılması anlamına gelebilecek yönetim kayyımı atanmasının ara karar tarihi itibariyle mevcut delillere göre yaklaşık ispat koşulu gerçekleşdiğinden dosya içeriğine uygun olduğu kabul edilmelidir. Öte yandan HMK'nın 396. Maddesi kapsamında durum ve koşulların değişmesi halinde ihtiyati tedbirin kaldırılması yahut değiştirilmesi de her zaman istenebilileceğinden, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu sebeple şirket şetkililerinden 3.kişi ...'in istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, şirket şetkililerinden 3. Kişi ...'in istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- 3.Kişinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/07/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52