SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/760

Karar No

2024/1230

Karar Tarihi

12 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/760 Esas

KARAR NO: 2024/1230 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2023/457 Esas - 2024/146 Karar

TARİH: 14/02/2024

DAVA: Tazminat

KARAR TARİHİ: 12/07/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin dava dışı sigortalı ... Tic. A.Ş.'nin satın aldığı makineyi kullanım sırasında oluşabilecek risklere karşı ticari paket sigortası ile teminat altına aldığını, sigortalı alıcı firma tarafından Almanya'da yerleşik davalı ... firmasından ... (...) marka/ model 3 no.lu keçe iğneleme makinesi satın alındığınını, dava dışı sigortalının satın aldığı sistemlerine dair onarım işlemi davalı ... tarafından yerine getirildiğini, sigortalısı tarafından satın alınan keçe iğneleme makinesinden 25/05/2021 tarihinde duman çıktığının görüldüğünü, hasara sebep olan sıcaklığın 54,5 dereceye yükseldiğini ve ardından makinenin arızaya geçerek operatörce kapatıldığını, keçe iğneleme makinesinin kapalı sistem olan eksantrik ve yağlama ünitesinde hasar oluştuğunun görüldüğünü, meydana gelen olayla ilgili sigortalının fabrikasında ekspertiz çalışması yapıldığını ve davalı üretici ... firmasına bilgi verilerek hasarlı parçaların yerine yedek parçalar ve montör gönderilmesinin istenildiğini, hasarın giderildiğini ancak onarım sebebiyle yapılan giderlerin karşılanmadığını, yapılan ekspertiz çalışmasında hasarın imalat hatası- gizli ayıptan kaynaklandığının tespit edildiğini, sigortalının onarımdan kaynaklı 18.490,34-EUR tutarındaki zararının müvekkilince karşılandığını ve müvekkilinin TTK m.1472 uyarınca sigortalısına kanuni halef olduğunu ayrıca sigortalının ibra ve temlik belgesi ile hasardan doğan her türlü alacak, talep ve hakkını müvekkilince devir ve temlik ettiğini, müvekkilinin zararın tazmini için davalılara rücu etmek durumunda kaldığını, arabuluculuğa başvurduklarını ancak davalıların adresinin yurt dışı olması sebebi ile anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulü ile alacaklarının tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili ...'nin Almanya'da tekstil alanında makine parçaları ürettiğini ve diğer müvekkili ...'nin ise Almanya'da tekstil makineleri satan bir şirket olduğunu, müvekkili ... ile dava dışı sigortalı ...Tic. A.Ş. Arasında akdedilen satış sözleşmesi ile bu sözleşmeye dayanılarak düzenlenen 24/04/2018 tarihli sipariş onayına istinaden dava dışı sigortalıya keçe iğneleme makinesi satıldığını, dava dışı sigortalının makineyi 3 sene sorunsuz kullandığını ancak makinede parça arızası olduğundan tedarikini müvekkillerinden istediğini, satış sözleşmesine göre makinenin garanti süresinin 1 yıl olduğunu, müvekkilinin meydana gelen hasardan sorumlu olmadığını, davada Türk Mahkemelerinin değil Alman Mahkemelerinin yetkili olduğunu, arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, ...'in pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkillerinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını ve davanın zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 14/02/2024 tarih ve 2023/457 Esas - 2024/146 Karar sayılı kararında;"...Dosya kapsamında bulunan Türkiye'de yerleşik ...Tic. A.Ş. İle Almanya'da yerleşik davalılar arasında satın alma sözleşmesi düzenlendiği, satın alınan makinelerin davacı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, makinelerde meydana gelen hasar neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısı ... Tic. A.Ş.'ye ödemede bulunulduğu, ekspertiz raporunda hasarın meydana gelmesinde davalı şirketlerin kusurunun olduğunun belirtilmesi nedeniyle rücuen tazminat talebine ilişkin iş bu dava açılmış ise de HMK'nın 114. maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup, dava şartlarından biri de HMK 114/1-a maddesinde düzenlenen "Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması" olduğu, dava dışı sigortalı ... Tic. A.Ş ile davalılar arsında düzenlenen sözleşmenin noter onaylı çevirisinin 13.1 maddesinde yetkili mahkemenin satıcının iş yerindeki mahkeme olduğu ile taraflar arasındaki uyuşmazlığa 13.2 maddesinde Almanya Hukunun uygulanacağının belirtildiği, davalıların Türkiye'de yerleşik olduklarına dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, davacı sigorta şirketinin, sigortalısının zararını gidermesi nedeniyle haklarına halef olduğu, dolayısıyla sözleşmenin kendisini de bağladığı anlaşılmakla davada Türk Mahkemelerinin yargı hakkı bulunmadığı sonucuna varılarak, açılan davanın 6100 sayılı HMK’nın 114/1-a ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, 1-Açılan davada Türk Mahkemelerinin yargı hakkı bulunmaması nedeni ile 6100 sayılı HMK 114/1-a ve 115/2 md. Gereğince davanın USULDEN REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının eksik ve hatalı inceleme ile kurulduğunu, hukuki gerekçeden yoksun olduğunu Yargıtay 2. HD 2014/9061 E., 2014/10786 K. sayı ve 12/05/2014 tarihli kararında, mahkeme kararının gerekçelendirilmemesinin bozma sebebi olacağı yönünde karar verdiğini, "Anayasanın 141/3. maddesi "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Yerel Mahkeme kararında, davalı-karşı davacı kadının ziynet ve eşya alacağına ilişkin davalarının kabulüne ilişkin gerekçeler karar yerinde gösterilmemiştir. Bu nedenle gerekçesiz şekilde hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir."Geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmadığından MÖHUK ve HMK hükümleri gereği İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu,Davada uygulanacak hukukun Türk Hukuk olduğunu,İlgili sözleşmede sigortalının ismi ve imzası bulunmadığı gibi internetten alınan matbu bir metin olduğu da açıkça görüldüğüün,ü matbu şekilde düzenlenen ve sigortalının imzası dahi bulunmayan bir metnin MÖHUK m. 24 uyarınca "açık" şekilde hukuk seçimi yapıldığını göstermediğini, Tüm bunların yanında zarar, aynı zamanda davalıların birlikte gerçekleştirdikleri kusurlu davranışlarıyla meydana gelmiş olup davalılar haksız fiil hükümleri uyarınca da zarardan sorumlu olduklarını, MÖHUK m. 34'te haksız fiilden doğan borçların, haksız fiilin işlendiği ülke hukukuna tabi olduğu düzenlenmiş olup somut olaydaki haksız fiilin işlendiği yerin ayıbın fark edildiği sigortalının adresi olduğunun açık olduğunu, bir an için haksız fiilin işlendiği ülkenin Almanya olduğu düşünülse bile MÖHUK m. 34/2 uyarınca zararın meydana geldiği ülke Türkiye olduğundan her halükarda Türk hukuku uygulanacağını, MÖHUK MADDE 34– "(1) Haksız fiilden doğan borçlar haksız fiilin işlendiği ülke hukukuna tâbidir. (2) Haksız fiilin işlendiği yer ile zararın meydana geldiği yerin farklı ülkelerde olması hâlinde, zararın meydana geldiği ülke hukuku uygulanır."Ayıplı ifa durumunda haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla uygulanacağı doktrin ve yargı kararlarında kabul edildiğini, bu doğrultuda Yargıtay 15. HD'nin 2015/4557 E., 2015/6289 K., 9/12/2015 tarihli kararında aşağıdaki şekilde hüküm kurulduğunu,"Borcun ifa edilmemesi edimin hiç ifa edilmemesi yanında gereği gibi ifa edilmemesini de kapsar. Ayıplı ifa borcun gereği gibi ifa edilmemesidir. Ayıptan doğan zarar nedeniyle borçlunun giderim sorumluluğu ile ilgili olarak şu hükümlere göz atmak gerekir. 818 sayılı BK 98. maddeye göre; borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin mahiyetine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır. Kıyas yoluyla uygulanacak BK 41, 42 ve 43. madde hükümlerine göre; kasten ya da ihmal veya tedbirsizlikle başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören, zararını ispatlamalıdır. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler."Ayıplı ifa durumunda haksız fiil hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı, MÖHUK'un haksız fiilleri düzenleyen 34/1. maddesinde ise haksız fiilin işlendiği ülke hukukunun uygulanacağı, 34/2. maddesinde ise zararın meydana geldiği ülke hukukunun uygulanacağı düzenlendiğinden davada Türk hukukunun uygulanacağı ve yerel mahkemenin vermiş olduğu Alman hukukunun uygulanacağına ve Alman mahkemelerinin yetkili olacağına yönelik kararının hukuki dayanaktan yoksun, usul ve yasalara aykırı olduğunu, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, dosyanın esas incelemesi yapılmak üzere yerel mahkemeye iadesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı sigorta şirketine sigortalı makinada oluşan hasara ilişkin onarım bedelini sigortalısına ödeyen davacının, ödediği onarım bedelinin davalılardan akdi ve kanuni halefiyet gereğince rücuen tahsili talebiyle açılan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, açılan davada Türk Mahkemelerinin yargı hakkı bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 114/1-a ve 115/2 md. gereğince davanın usulden reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda davacı tarafça, dava dışı sigortalı ... A.Ş.'nin satın aldığı makineyi kullanım sırasında oluşabilecek risklere karşı Ticari Paket Sigortası ile teminat altına alındığı, sigortalı alıcı firma tarafından Almanya'da yerleşik 2 numaralı davalı ... firmasından, ... (...) marka / model 3 nolu keçe iğneleme makinesi satın alındığı, dava dışı sigortalının satın aldığı sistemlere dair onarım işlemi 1 numaralı davalı ... tarafından yerine getirildiği, sigortalı tarafından satın alınan keçe iğneleme makinesinden 25/05/2021 tarihinde duman çıktığının görüldüğü, hasara sebep olan sıcaklık 54,5 dereceye yükseldiği ve ardından makinenin arızaya geçerek operatörce kapatıldığı, ... (...) marka / model 3 nolu keçe iğneleme makinesinin kapalı sistem olan eksantrik ve yağlama ünitesinde hasar oluştuğu, meydana gelen olayla ilgili sigortalının fabrikasında ekspertiz çalışması yapıldığı, sigortalı tarafından, 1 numaralı davalı üretici ... firmasına bilgi verilerek hasarlı parçaların yerine yeni yedek parçalar ve montör gönderilmesinin istendiği, hasar, ithal edilen parça ve yurt dışından gelen montör tarafından giderildiği, yapılan ekspertiz çalışmalarında eksantrik içinde kapalı şekilde çalışan iç rulmanın kapaklarında kırılma olduğu, rulman içine düşen parçaların rulmanın çalışmasını engelleyip sürtünme ile sıcaklığın artmasına neden olduğunun tespit edildiği, daha önceden de rulman hatası sonucu arızalanan makinenin yeniden bu şekilde arızalanmasının normal bir durum olmadığı, yağlamanın sorunsuz çalıştığı, rulmanın ayıplı parça olduğu, arızanın seçilen rulmanın imalat hatası - gizli ayıbından kaynaklandığının tespit edildiği, hasarın, ... grup şirketlerinden olan 1 numaralı davalı ... firmasına bildirilip, firma tarafından onarım sağlandığı,, ancak onarım sebebiyle yapılan giderlerin karşılanmadığı, sigortalının 18.490,34.-EUR tutarındaki zararının davacı sigorta şirketince karşılandığı, davacının, TTK m. 1472 uyarınca sigortalısına "kanuni halef" olduğu ayrıca sigortalı, ibra ve temlik belgesi ile hasardan doğan her türlü alacak, talep ve hakkını davacı sigorta şirketine devir ve temlik ettiği, bu yönüyle TBK m. 183 uyarınca "akdi halef" sıfatını da kazandığı belirtilerek davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği 18.490,34.-EUR tutarındaki bedelin davalılardan rücuen tazmini talep edilmiştir.Davalı tarafça, davalı ... ile dava dışı sigortalı ... A.Ş. arasında akdedilen Satış Sözleşmesi ile bu Satış Sözleşmesi'ne dayanılarak düzenlenen 24.04.2018 tarihli Sipariş Onayı'na istinaden, Dava Dışı Sigortalı'ya, "... marka/model 3" Keçe İğneleme Makinesinin satıldığını, dava Dışı Sigortalı, Keçe İğneleme Makinesi'ni 2018 yılından 25.05.2021 tarihine kadar 3 yıl boyunca sorunsuz kullandığını, ancak 25.05.2021 tarihinde Dava Dışı Sigortalı, dava konusu Makine'de parça arızası olduğunu ve bozuk olduğunu iddia ettiği parçaların tedarikini istediğini, satış Sözleşmesine göre Makine'nin garanti süresinin 1 yıl olduğunu ve bu sürenin 2019'da sona erdiğini, kaldı ki Dava Dışı Sigortalının, davalıların hasarlardan sorumlu olmadığına dair Sipariş Onayı ekinde bulunan yazıyı kaşeleyip imzaladığını, böylece davalıların meydana gelen hasardan sorumlu olmadığını da kabul ettiğini, hal böyle olmakla beraber davalı ..., garanti süresinin sona ermesinin üzerinden 2 yıl geçmiş olmasına ve hatta sorumlu olmadığına dair Yazı'ya rağmen iyi niyet göstererek talep edilen parçaları Dava Dışı Sigortalı'ya bilabedel gönderdiğini, bedelsiz gönderdiği parçalar ile dava konusu Makinenin onarıldığını ancak Dava Dışı Sigortalının, dava konusu Makine'yi bilabedel gönderilen parçalar ile onartmasına rağmen, Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne başvurup hem ödemediği parça bedellerini hem de montör ve navlun ücretlerinin tazminini istediğini, davacı ... Sigorta'nın, işbu tazmin talebi uyarınca Dava Dışı Sigortalı'ya toplam 18.490,34-EUR ödediğini, bu ödemeyle birlikte Davacı ... Sigortanın, Türk Ticaret Kanununun 1472 maddesi uyarınca, Dava Dışı Sigortalı'nın kanuni halefi olduğunu, Satış Sözleşmesi'nin 13.1 maddesi uyarınca sözleşme tarafları, aralarındaki ihtilafların çözümünde Alman Mahkemelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığını, davacı ... Sigorta da Dava Dışı Sigortalı'nın "kanuni halefi" olması sebebiyle, Satış Sözleşmesi'nin 13.1 maddesindeki milletlerarası yetki şartının Davacı ... için de geçerli ve bağlayıcı olduğunu, bu yetki şartı uyarınca huzurdaki davada Alman Mahkemelerinin yetkili olduğunu, öncelikle bu sebepten dolayı (milletlerarası yetki şartı sebebiyle) açılan davada Mahkemenin yetkisi (milletlerarası yetkisi) bulunmadığı belirtilerek yetki itirazında bulunulmuştur.Davalı tarafça ibraz edilen Uluslararası Satış Sözleşmeleri ile Tedarikçilerin Tesis, Makine ve Yedek Parçalarına İlişkin Eser Teslim Sözleşmeleri Hakkında Genel Hüküm ve Koşullar: ... başlıklı sözleşmenin 1.1.1. Maddesinde; '' Kapsam. İşbu Genel Hüküm ve Koşullar, Alıcı ile yukarıda belirtilen tedarikçilerden biri ("Satıcı" olarak da anılacaktır) arasındaki münferit sözleşmenin diğer hükümleriyle birlikte uygulanacaktır (tüm hükümler birlikte "Sözleşme" olarak anılacaktır), '' hükmünün düzenlendiği, sözleşmenin Yetkili Mahkeme başlıklı 13.1. Maddesinde;'' Tüm uyuşmazlıklar dostane müzakereler yoluyla çözülmelidir. Bu yöntem başarısız olursa, olağan mahkemeler yargı yetkisine sahip olacaktır. Yargı yeri, Satıcının iş yeri olacaktır. Bu, bir Sözleşme ilişkisinin kurulması veya geçerliliğiyle ilgili anlaşmazlıklar için de geçerlidir. Bununla birlikte, Satıcının Alıcının iş yerindeki yetkili mahkemelere başvurma hakkı da vardır.'' hükmü düzenlenmiştir.5718 Sayılı MÖHUK madde 24/1'e göre, sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir.Aynı Kanun "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile; Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımından geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle, yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olmalıdır. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. Dava dışı sigortalı ... A.Ş. İle davalı taraf arasında akdedilen Satış Sözleşmesinin Yetkili Mahkeme başlıklı 13.1. Maddesinde;'' Tüm uyuşmazlıklar dostane müzakereler yoluyla çözülmelidir. Bu yöntem başarısız olursa, olağan mahkemeler yargı yetkisine sahip olacaktır. Yargı yeri, Satıcının iş yeri olacaktır. Bu, bir Sözleşme ilişkisinin kurulması veya geçerliliğiyle ilgili anlaşmazlıklar için de geçerlidir. Bununla birlikte, Satıcının Alıcının iş yerindeki yetkili mahkemelere başvurma hakkı da vardır.'' hükmü düzenlenmiş olup bu düzenlemeye göre yargı yeri satıcının iş yerinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, satıcının açacağı davalarda, alıcının iş yerindeki yetkili mahkemeye başvurma hakkı tanındığı halde alıcının açacağı davalarda alıcıya bu hak tanınmayıp satıcının bulunduğu yer mahkemesinde dava açacağının düzenlendiği, buna göre davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğundan sigortalı nerede dava açacaksa sigorta şirketi de o yer mahkemesinde dava açabilecektir. Sigortalı açısından geçerli ve bağlayıcı olan yetki kaydının, onun halefi olan davacı sigortacıyı da bağlar.Somut uyuşmazlıkta; Davalıların Almanya'da mukim yabancı bir şirket olduğu, iş yerlerinin Almanya'da olduğu, sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, taraflar arasındaki Satış Sözleşmesi'nin 13.1 maddesinde, taraflar aralarındaki ihtilafların çözümünde Alman Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırmıştır. Dolayısıyla işbu yetki şartı uyarınca huzurdaki davada Alman Mahkemelerinin yetkili olduğu ve sözleşmenin Uygulanacak Hukuk başlıklı 13.2. Maddesinde ise;''Bu Sözleşme ve taraflarının yasal ilişkileri, Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması hariç olmak üzere, Federal Almanya Cumhuriyeti yasalarına tabi olacaktır, '' hükmünün düzenlendiği, görülmektedir. Davacının sigortalısı ile davalılar arasında yabancılık unsuru taşıyan satım sözleşmesi mevcut olup, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşması mümkündür. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni sözkonusu değildir. Yetkili kılınan mahkeme belirlidir. HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartı genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığından, Türk Mahkemesinde dava açılamayacaktır. Yetki sözleşmesinin tarafları tacir olduğundan, tacirler arasında TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşmedeki yetki şartınında TBK'nın 21/2. maddesi anlamında satış ilişkisinin niteliğine aykırı bir kayıt bulunmadığı, uluslararası yetki şartının aynı Kanun'un 25. maddesi anlamında dürüstlük kuralına aykırı genel işlem şartı niteliğinin olmadığı, buna göre yetki sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşıdığı, sigortalı açısından geçerli ve bağlayıcı olan yetki kaydının, onun halefi olan davacı sigortacıyı da bağlayacağı, davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine de aykırılık içermediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenusuldenTazminattaraflarınesastanözetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebeplerimahkemesininmöhukkararınınileridosyamaddeiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim