Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/1120
2024/1227
12 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1120 Esas
KARAR NO: 2024/1227 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/93 Esas- 2024/560 Karar
TARİH: 23/05/2024
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/07/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla tarafımızca Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası üzerinden ... Ltd. Şti. hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz etmiş ve takibi durdurduğunu, işbu itiraz sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olup haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflarınca cari hesaptan doğan alacak için icra takibine karşı itirazın iptali amacıyla Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunulmuş ve ... büro dosya numaralı, ... arabuluculuk numaralı dosya ile arabuluculuk süreci tarafımızca işletilmiş olup bu süreçte taraflar arasında anlaşma sağlanamamış ve bu husus 12.01.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağında kayıt altına alındığını ve davacı yanın haksız ve mesnetsiz itirazının iptali amacıyla işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olduğunu, davalı yan yükümlülüklerini yerine getirmemekle birlikte haksız olarak tarafımızca başlatılan icra takibine itiraz etmiştir. ancak davalı yanın işbu itirazlarının kötü niyetli ve müvekkilinin alacağını geciktirmeye yönelik olduğu bariz olduğunu, Konsinyi, malı üçüncü bir kişiye sattığı anda konsinyörden bu malın mülkiyetini devralmış sayılmaktadır. İşbu tanımlamaya uygun olarak müvekkil şirket ile davalı şirket arasında konsinye sözleşmesi imzalandığını, İşbu konsinye sözleşmesine bağlı olarak da mail yazışmalarından da açıkça görüleceği üzere davalı yan konsinye sözleşmesine bağlı olarak müvekkiline ait malların satışını gerçekleştirmesine rağmen işbu sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmeyerek müvekkiline herhangi bir fatura kesmediğini ve yapılan satışlardan müvekkilini haberdar etmediğini, birden çok kez mail yoluyla müvekkiline ait malların satış raporu istenilmesine rağmen arabuluculuk görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlanana kadar müvekkiline satış raporları gönderilmediğini, Bunun yanında müvekkil şirket ile davalı yan arasında satılmış olan mallar için fiyat farkı faturası, ciro primi ve de ettiğini, müvekkiline işbu husus bildirilmesine rağmen davalı yan tarafından gerekli dönüşler sağlanmamış ve müvekkiline ait satış raporları birden çok kez davalı taraftan istenmiş olmasına rağmen davalı aleyhine icra takibi açıldıktan sonra satış raporu müvekkiline iletildiğini, sonuç olarak davalı/borçlu yan müvekkil ile arasında var olan konsinye sözleşmesi yükümlülüklerini yerine getirmemiş olup işbu husus davalı yanın müvekkiline göndermiş olduğu cari hesap ekstreleri sonucu da ortaya çıktığını, işbu davaya ve icra takibine konu alacak likit olup davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı takip borçlusunun kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek durmasına yol açmak suretiyle müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellediği açıkça ortadadır. İşbu sebeplerle davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yönde olduğunu, İşbu Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, Davanın kabulüne, Fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile; davalının haksız ve mesnetsiz itirazının 143.394,79TL üzerinden iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, Davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında akdedilmiş olan ticari şartlar anlaşması uyarınca taraflar arasında tahkim anlaşması mevcut olup söz konusu uyuşmazlığın mahkeme huzurunda çözümlenmesi mümkün olmadığını, Zira taraflar arasında akdedilen 01.01.2019 tarihli Ticari Şartlar Anlaşması kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümleneceği kararlaştırılmış olup tahkim şartı yerine getirilmeksizin huzurdaki dava ikame edildiğini, Müvekkili ile davacı arasında 01.01.2019 tarihli Ticari Şartlar Anlaşması akdedilmiş olup işbu anlaşmanın 30. Maddesine taraflar karşılıklı rıza ve onay ile tahkim şartına yer verildiğinden söz konusu uyuşmazlığın mahkeme huzuruna taşınması olmadığını, Nitekim tahkime dair itirazımıza davacı tarafça haksız ve hukuka aykırı şekilde davalı müvekkili aleyhine Bakırköy.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine yapılan itiraz dilekçesinde de yer verildiğini, Davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki mevcut olup söz konusu ticari ilişkiden kaynaklı olarak zaman zaman müvekkilinin davacıya muaccel borçları olması söz konusu olmakla birlikte müvekkilin işbu muaccel borçları davacıya ödeme imkanı bulunmadığını, Davacı ... A.Ş. aleyhine dava dışı 3. Kişi .... A.Ş. tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası eli ile icra takibi başlatılmış olup söz konusu icra takibi kesinleşmiş ve derdest durumda olduğunu, Mezkur icra dosyası tahtında müvekkil şirkete belirli aralıklarla İİK m. 89/1 uyarınca haciz ihbarnameleri gönderilmekte olup müvekkil şirket tarafından davacı ile arasındaki ticari ilişki uyarınca ihbarname tebliğ edildiğinde davacı ile arasındaki somut ilişkiye göre söz konusu ihbarnamelere cevap verildiğini, müvekkili ile davacı taraf arasında aynı ticari ilişkiden kaynaklı olarak BAkırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/632 Esas Ve Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 202/1632 esas sayılı dosya nezdinde yargılama devam etmekte olup huzurdaki davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili tarafından davacı şirkete, taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde ödenmesi gerekli tüm alacakları ödenmiş olup müvekkili davacı şirkete başkaca herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu,. bilakis davacı şirketin davalı müvekkile bakiye borcu bulunmadığını, davacı tarafça açıkça kötüniyetle ikame edilmiş olan huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle taraflar arasında tahkim sözleşmesi nedeniyle, ayrıca hukuki yarar yokluğundan ve dahi derdestlik nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde esasa girilerek gerçekleştirilecek inceleme sonucunda hukuki yararı mevcut olmayan davanın esastan reddine, davacı tarafından ikame olunan icra takibi haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı %20’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 23/05/2024 tarih 2024/93 Esas- 2024/560 Karar sayılı kararında;"...Taraflar arasında imzalanan Ticari Şartlar Anlaşması'nın 30. Maddesinde; " Bu Sözleşme'nin gerçekleştirilmesinde uygulanacak hukuk Türk Hukuku olup; işbu sözleşme 'den ve taraflar arasındaki her türlü ticari ilişkiden kaynaklanan tüm ihtilaflar İstanbul Tahkim Markezi Tahkim Kuralları uyarınca tahkim yoluyla çözümlenerek karara bağlanacaktır." denmektedir. Sözleşmede davacı şirketin kaşe imzası bulunmaktadır.Taraflar arasında imzalanan Ticari Şartlar Anlaşması'nın 30. Maddesine göre taraflar arasında tahkim şartının konulduğu, sözleşmenin geçerli olduğu ve tahkim şartının da uygulanabilir yasal şartları taşıdığı , davalı tarafından HMK 116. Madde kapsamında süresinde tahkim itirazında bulunulduğu anlaşıldığından süresinde yapılan tahkim itirazının kabulüne ve HMK 412-413. Maddeleri gereği davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, '' 1-Davanın HMK 413. Maddesi gereğince tahkim şartı gerçekleşmediğinden usulden REDDİNE,''karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı şirket hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının ise borcu bulunmadığı yönünde mesnetsiz iddialarda bulunduğu ve bu iddiaların Bakırköy ... İcra Müdürlüğü tarafından dikkate alınarak icra takibinin durdurulduğu, takibin durdurulması sonucu hak kayıplarını önlemek ve borçlu tarafın kötüniyetli davranışlarını engellemek amacıyla itirazın iptali davası açıldığını, Yerel Mahkemenin, 23/05/2024 tarihli kararıyla, "Davanın HMK 413. maddesi gereğince tahkim şartı gerçekleşmediğinden usulden reddine" karar verdiğini, ancak, bu kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ve karara itiraz etiklerini, müvekkil şirket ile davalı arasında akdedilen Çerçeve Tedarik Sözleşmesi'nde tahkim anlaşmasının bulunmadığı, sözleşme içeriğinde uyuşmazlıkların dostane biçimde çözülmesi gerektiği, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanması sonrasında hukuka uygun şekilde dava açıldığını,Çerçeve Tedarik Sözleşmesi'nde ihtilaf durumunda yetkili mahkemelerin açıkça belirtildiğini, tahkim anlaşmasının geçersiz olduğu, Yargıtay kararlarına göre tahkim iradesinin açık ve kesin olması gerektiği, ancak sözleşmede hem tahkim şartı hem de yetkili mahkemeye ilişkin düzenlemelerin bulunmasının tahkim iradesinin geçerliliğini ortadan kaldırdığını,Müvekkil şirket ile davalı arasında görülen iki ayrı davada farklı mahkemeler tarafından davalının tahkim itirazının reddedildiği ve işin esasına girilerek karar verildiğini, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/632E. sayılı dosyasında, davalının tahkim itirazının reddine ve işin esasına girilerek hüküm tesis edildiğini, benzer şekilde, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/632E. sayılı dosyasında da davalının tahkim itirazının reddedildiğini ve işin esasına girildiğini, Her iki dava ile huzurdaki davaya da konu olan somut olayda, taraflar arasında akdedilen Çerçeve Tedarik Sözleşmesi'nde tahkim şartının bulunmadığını ve İstanbul Mahkemeleri ile İcra Dairelerinin yetkili kılındığını, davalının tahkim itirazının geçersiz olduğunu, Bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda, yerel mahkemenin eksik inceleme sonucu hüküm kurduğunu ve bu nedenle işbu kararın hukuka aykırı olduğunu, Hukukta yargı birliğini sağlamak adına çelişkili kararlar verilmesinin önüne geçilmesi gerektiği ve Anayasa Mahkemesi'nin kararları doğrultusunda adil yargılanma hakkının ihlal edilmemesi gerektiğini,Anayasa Mahkemesi'nin, 22/02/2019 Tarihli ve 30694 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan, ... Başvuru Numaralı, 25/12/2018 Karar Tarihli kararında, adil yargılanma hakkının, uyuşmazlıkların çözümlenmesinde hukuk devleti ilkesinin gözetilmesini gerektirdiğini beyanla, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/93E., 2024/560K. sayılı hukuka aykırı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, aksi kanaatte olunması halinde kararın bozularak ilk derece mahkemesine iade edilmesi ve yeniden yapılacak yargılama sonucunda haklı davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine yükletilmesi talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın HMK 413. Maddesi gereğince tahkim şartı gerçekleşmediğinden usulden reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde ibraz ettiği taraflar arasında 01/01/2019 tarihinde imzalanan Ticari Şartlar Anlaşması'nın 30. Maddesinde; " Bu Sözleşme'nin gerçekleştirilmesinde uygulanacak hukuk Türk Hukuku olup; işbu sözleşme 'den ve taraflar arasındaki her türlü ticari ilişkiden kaynaklanan tüm ihtilaflar İstanbul Tahkim Markezi Tahkim Kuralları uyarınca tahkim yoluyla çözümlenerek karara bağlanacaktır." hükmü düzenmiştir.Davacı vekilinin 17/03/2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde ibraz ettiği taraflar arasında 18/03/2019 tarihinde imzalandığı belirtilen ... Tedarik Sistemi Çerçeve Tedarik Sözleşmesinin 2.2. Maddesinde;'' Bu Sözleşme ile Taraflar arasında akdedilen veya akdedilecek başka bir sözleşme arasında ihtilaf olması durumunda; işbu Sözleşme ilgili konunun başka türlü kararlaştırılabileceğini belirtmedikçe ya da bu tür başka bir sözleşme burada belirtilen çelişkili hükme atıfta bulunmadıkça ve bu çelişkili hükmü değiştirmedikçe, bu Sözleşme geçerli olacaktır. Hak ve yükümlülükleri daha ayrıntılı olarak düzenleyen veya bu Sözleşmeyi destekleyen başka bir anlaşmada yer alan herhangi bir hüküm, işbu Sözleşme kapsamında çelişkili bir hüküm olarak kabul edilmez.'' hükmü düzenlenmiştir.Çerçeve Tedarik Sözleşmesinin 18.8.Maddesinde;'' Taraflar, bu Sözleşmenin yorumlanması veya uygulanması ile ilgili olarak ortaya çıkan anlaşmazlıkları dostane bir şekilde çözmek için ellerinden gelen çabayı gösterecektir.'' Sözleşmenin 18.9. Maddesinde;'' Taraflardan birinin ihtilafın dostane bir şekilde çözülemeyeceği kanaatinde olması durumunda, ihtilaflı konunun çözümünde yetkili mahkeme ye iletilebilir.'' Sözleşmenin 18.10 . Maddesinde ise;'' İşbu Sözleşme, Türk yasalarına tabi olacaktır. İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri münhasır yargı yetkisine sahiptir.'' Hükümleri düzenlenmiştir.Tahkim şartının düzenlendiği 01/01/2019 tarihinde imzalanan Ticari Şartlar Anlaşmasından sonra 18/03/2019 tarihinde imzalandığı belirtilen ... Tedarik Sistemi Çerçeve Tedarik Sözleşmesinin 18.8. Maddesi ve devamı maddelerinde açıkça tahkim şartının düzenlenmediği, Tedarik Sistemi Çerçeve Tedarik Sözleşmesinin 2.2. Maddesinde ise açıkça '' Bu Sözleşme ile Taraflar arasında akdedilen veya akdedilecek başka bir sözleşme arasında ihtilaf olması durumunda; işbu Sözleşme ilgili konunun başka türlü kararlaştırılabileceğini belirtmedikçe ya da bu tür başka bir sözleşme burada belirtilen çelişkili hükme atıfta bulunmadıkça ve bu çelişkili hükmü değiştirmedikçe, bu Sözleşme geçerli olacaktır.......'' hükmü düzenlenmiş olup bu düzenleme de nazara alındığında önceki tarihli Ticari Şartlar Anlaşmasındaki tahkim şartının somut olayda uygulanamayacağından mahkemece, davalının tahkim itirazının reddine, karar verilip yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yukarıdaki şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/a-4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2024 tarih ve 2024/93 Esas- 2024/560 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/07/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52