Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/1099
2024/1224
12 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1099 Esas
KARAR NO: 2024/1224 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/59 Esas - 2023/235 Karar
TARİHİ: 08/03/2023
DAVA: Şirketin İhyası
KARAR TARİHİ: 12/07/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkillerinin murisi ... tarafından, İstanbul SGK İl Müdürlüğü, ... Ltd Şti. , ... Ltd Şti. , ... Şirketi'ni hasım göstererek Bakırköy 11 İş Mahkemesinin 2015/146 Esas sayılı dosya ile meslek hastalığı nedeni ile tazminat istemli dava açıldığını, muris ... vefatı üzerine geriye mirasçıları davacıların kaldığını ancak yapılan yargılamada ... Şirketinin 12/03/2013 tarihinde tasfiyeye girdiği ve tasfiye kararının 16/12/2013 tarihinde tescil edildiğini, şirketin sicil kaydının kapalı ve iptal firma olduğunun anlaşılması üzerine İş Mahkemesi tarafından müvekkillerine şirketin ihyası için süre verildiğini, Bakırköy 11 İş Mahkemesinin 2015/146 Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması açısından ... Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, Mahkemedeki davanın, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketi hakkınnda ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında davacının, husumeti yalnızca yasal hasım olan Müvekkili müdürlüğe yönelttiğini, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ...'e de yöneltilmesi gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün, TTK.m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle müvekkili yönünden açılan davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.Birleşen dosya davalısı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, ... Şirketi'nin tasfiye edildiği, tüzel kişiliğinin sona erdiğini, şirketin, 3/4/2015 tarihinde tasfiye edilmiş olduğunu, bu kararın 09/04/2015 tarihinde gazetede ilan edildiğini,şirketin sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl geçtiğini bu sebeple davacıların ihya talebinin reddi gerektiğini, açıklanan tüm bu nediyle öncelikle davacının hukuki yararının bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine, 5 yıllık süre geçmesi sebebiyle de davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 08/03/2023 tarih 2023/59 Esas - 2023/235 Karar sayılı kararında; "Asıl ve birleşen davalarda talebin şirketin ihyası istemine ilişkindir.İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.06 2022 taraih 2022/416 Esas 2022/442 Karar ve 15.12.2022 tarihinde kesinleşen Yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzi edilmekle yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır.Asıl davanın yasal hasım olan ...'ne karşı açıldığı, Mahkemenin 18.01.2023 tarihli tensip tutanağı 2 nolu ara kararında TTK 547 maddesi uyarınca davanın şirketin son tasfiye memuru aleyhine de açılması gerektiği belirtilerek davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verildiği ve davacılar vekili tarafından davalı tasfiye memuru aleyhine davasını açtığı ve Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31.01.2023 tarih, 2023/96 Esas 2023/69 Karar sayılı ilamı ile açılan davanın bu dosya ile birleştirildiği anlaşılmıştır.İhyası istenen ... Şirketi'nin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, şirketin son tescilini 03/04/2015 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 03/04/2015 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin olduğunun gelen Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabından anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, bu ek işlemlerler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilir" düzenlenmesine yer verilmiştir.Mahkememizce yapılan değerlendirmede, ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK'nun 547 maddesi gereğince tasfiye ile 03/04/2015 tarihinde sicilden terkin edilmiştir. Birleşen dosya davalı vekili 5 yıllık sürede davanın açılmadığını beyan etmiş ise de 6102 sayılı yasanın geçici 7. Maddesi kapsamında şirket tasfiye edilmediğinden somut olaya 5 yıllık sürenin uygulanması mümkün değildir ve davacıların ihyası istenen şirket aleyhine Bakırköy 11. İş Mahkemesi'nin 2015/146 Esas sayılı dosyasında işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak istemiyle başlattığı davada tarihi 19/03/2015 olmakla, davacıların davalı şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararlarının bulunduğu anlaşıldığından, 199610-0 sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi'nin ihyasına, son tasfiye memuru ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilerek aşağıdaki yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,Asıl ve birleşen dosyalarda açılan davaların KABULÜ ile; İstanbul Ticaret sicilinin ... numarasında kayıtlı iken tasfiye yolu ile terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şti.nin Bakırköy 11. İş Mahkemesi'nin 2015/146 Esas sayılı dosyası ve infazı ile sınırlı olmak kaydı ve şartıyla ihyasına, 2- TTK 547 maddesi gereğince önceki son tasfiye memuru ...’in tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin TTK 547/2. maddesi gereğince tescil ve ilanına,Birleşen Davada yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından;a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 179,90 TL maktu karar harcının peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, b-Davacılar yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ...'den tahsili ile davacılara verilmesine,c-Davacılar tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç ve 25,60 TL vekalet harcı ile davalı tasfiye memuruna çıkartılan 58,00-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 443,40-TL'nin davalı tasfiye memuru ...'den tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş ve karara karşı birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle, Davacı tarafça, mütefevva ... tarafından, İstanbul SGK İl Müdürlüğü, ... Tic Ltd Şti. , ...Tic Ltd Şti. , ... Şirketi'ne karşı Bakırköy 11 İş Mahkemesinin 2015/146 Esasına kayden tazminat davası açıldığı, ancak yapılan yargılamada ... Şirketinin sicil kaydının kapalı ve iptal firma olduğunun anlaşılması üzerine İş Mahkemesi tarafından kendilerine şirketin ihyası için süre verildiğinden bahisle ... Şirketinin ihyası talepli açılan davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/59 E., 2023/235 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne ve yargılama giderlerinin davalı ...' den tahsiline hükmettiğini; verilen kararın hukuka, kanuna ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, Dosya kapsamı ile de sabit olduğu üzere ihyası talep edilen ... Şti.' nin tasfiyesinin sona erdiğini, 03.04.2025 tarihinde tescil edildiğini ve sicil kaydının terkin edildiğini, Davacı tarafın ise Şirketin terkin tarihinin üzerinden 5 yıldan uzun bir süre geçtikten sonra ihya istemli dava açtığını; Türk Ticaret Kanununun Geçici 7. Maddesinin, karar tarihinde yürürlükte bulunan (15) numaralı fıkrasında; "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmünün yer aldığını, Buna göre, tasfiyesinin sona erdiği, 03.04.2025 tarihinde tescil edilerek sicil kaydı terkin edilmiş Şirketin ihyası için 09.06.2022 tarihinde açılan davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekirken, bu husus gözetilmeden verilen hükmün hukuka, kanuna ve dosya kapsamına aykırı olduğunu; hükmün öncelikle bu nedenle kaldırılmasının talep edilmekte olduğunu, Bununla birlikte, davanın 5 yıllık süre içinde açılmaması nedeniyle reddi gerektiğine ilişkin istinaf itirazlarının baki kalmak kaydıyla Şirketin ihyası için gerekli nedenler oluşmadığı gibi davacıların da dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını; bu nedenle de hükmün kaldırılmasının talep edilmekte olduğunu, İtirazları baki kalmak ve hiçbir şekilde kararı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Türk Ticaret Kanunu uyarınca yapılacak ihya işleminin, ek tasfiye amacıyla sınırlı olduğunu, Yargıtay' ın emsal nitelikteki içtihadında da belirtildiğini "tasfiyesi tamamlanmış veya tamamlanmamış, bir şekilde sicilden terkin edilmiş bir şirket ile ilgili veya onun aleyhinde bu gibi ihtiyacın doğması hâlinde şirket hakkında TTK'nın 547. maddesi çerçevesinde ek tasfiye prosedürünün tamamlanması gerekir. Bu tür bir ihtiyaçla ek tasfiye aşamasına döndürülerek ihya edilen şirketin ek tasfiyesi, açılan dava ile ortaya çıkan hukukî ihtilafın giderilmesi amacıyla sınırlı olacaktır." Buna göre hükmü kabul anlamına gelmemek kaydıyla ihyanın, Bakırköy 11. İş Mahkemesi' nin 2015/146 E Sayılı dosyası ile sınırlı tutulması gerekirken, "ve infazı" ibaresi eklenerek, henüz mevcut olmayan ve mevcut olup olmayacağı dahi belli olmayan, infaz aşaması ile dosyaları eklenmek suretiyle, ihyanın ucu açık ve belirsiz şekilde genişletilmesinin de hukuka ve kanuna aykırı olduğunu; aksi halin kabulünün, ihyanın ve ihya kararının sınırlı olması ilkesine aykırı olduğunu ve ihya kurumunun amacı ile de uyuşmamakta olduğunu; hükmün bu nedenle de kaldırılmasının talep edilmekte olduğunu, İtirazı baki kalmak ve hiçbir şekilde hükmü kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunmasının da hukuka ve kanuna aykırı olduğunu; hükmün bu nedenle de kaldırılmasının talep edilmekte olduğunu, Ayrıca müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin de AAÜT ve dosya kapsamına uygun şekilde hesaplanmaması nedenleriyle de hükmün kaldırılmasının talep edilmekte olduğunu, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve mahkemece de re’ sen nazara alınacak nedenlerle, istinaf başvurularının ve istinaf nedenlerinin kabulü ile Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/59 E., 2023/235 K. sayılı ilamının KALDIRILMASINA ve davanın REDDİNE, mahkemece takdir edilmesi halinde, HMK’ nın 353. Maddesi (a) bendi 6. Fıkrası ve diğer bendleri gözetilerek, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, istinaf incelemesi tamamlanıncaya kadar hükmün icrasının ertelenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava, ticaret sicilden tasfiye suretiyle terkin edilmiş şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için TTK 547. maddesine göre ihyası talebine ilişkindir.Mahkemece, Asıl ve Birleşen davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, davacıların murisi ... tarafından ihyası istenilen şirket ile birlikte diğer dosya davalıları aleyhine 19/03/2015 tarihinde Bakırköy 11 İş Mahkemesinin 2015/146 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, mahkemece 03/04/2015 tarihinde sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şti.'nin ihyası için dava açmak üzere davacı vekiline 27/05/2022 tarihli ara karar ile yetki ve süre verildiği, iş bu yetki belgesine istinaden davacı tarafça istinafa konu iş bu ihya davasının açıldığı, ilgili dosyada taraf teşkilinin sağlanması ve müteakip işlemlerin yapılması için ilgili şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, buna göre davacıların iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır.Dava, tasfiye memurunun sorumluluğuna ilişkin olmayıp dava dışı şirketin TTK.nun 547.maddesi uyarınca ek tasfiyesi talebine ilişkin olup TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada ise zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir, bu nedenle birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekilinin hak düşürücü süre, zamanaşımı süresi içerisisinde dava açılmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. TTK. 547/2 Maddesinde;'' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir,'' hükmü düzenlenmiş olup son tasfiye memurunun birleşen dosya davalısı ... olduğu, buna göre TTK. 547/2 Maddesi uyarınca mahkemece son tasfiye memuru ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece, Bakırköy 11 İş Mahkemesinin 2015/146 Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması ve müteakip işlemlerin yapılması için ilgili şirketin ihyasına karar verilmiş olup bu yönde kurulan hüküm usul ve yasaya uygun olup bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Dosya içinde bulunan belgelerden, ihyası istenilen Tasfiye Halinde ... Kollektif Şti. hakkında tasfiyenin sona erdirildiği 03/04/2015 tarihinden önce, davacıların murisi ... tarafından 19/03/2015 tarihinde Bakırköy 11 İş Mahkemesinin 2015/146 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat istemi ile açılmış tazminat davası bulunduğu, bu davanın sonuçlanmamış olmasına rağmen şirketin tasfiyesi tamamlanmadan ticaret sicil kaydının terkin edildiği, buna göre görülmekte olan bir dava var iken tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanmış olduğunun kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.HMK'nın 326. Maddesi uyarınca yargılama giderlerinden aleyhine hüküm verilen taraf sorumlu olduğundan ve davalı Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup yargılama giderlerinden sorumlu olmasını gerektirir bir durum bulunmadığından, diğer taraftan, tasfiye memuru aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti ihyası istenilen şirketin tasfiye masasından alınmak üzere tasfiye giderlerine sonradan eklenebileceğinden ve davalı tasfiye memuru şirketin tasfiye işlemlerini tamamlamadan eksik bırakarak, tasfiye işlemlerini sonlandırarak şirketin ticaret sicilden terkinine neden olarak bu davanın açılmasına sebep olduğundan davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. göre davacılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilip vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Birleşen dosya davalısının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden birleşen dosya davalısı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52