Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/857
2024/1162
4 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/857
KARAR NO: 2024/1162
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARI VEREN
MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/03/2024
DOSYA NUMARASI : 2023/795 Esas - 2024/173 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/138 D.iş sayılı delil tespiti kararı kapsamında, ... Ltd. Şti.'nin adresinde 20.11.2020 tarihinde gerçekleştirilen delil tespitine, müvekkilinin eser sahibi olduğu 2 adet ... programı lisanssız olarak kurulu ve çalışır vaziyette tespit edildiğini, iş bu ihlal cezai ve hukuki sorumluluk doğurduğunu, 28.12.2021 tarihinde ...Ltd. Şti.'ne karşı İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/2021 esas sayılı dosyası ile "Mali Haklara Tecavüz" davası açıldığını, dava dilekçesinin usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesine rağmen, ... Ltd. Şti'nin yargılama devam ederken tasfiye olduğu anlaşılması üzerine, İstanbul Anadolu 2. FSHM'nin 08/07/2022 tarihli ara kararı gereğince İstanbul Ticaret Müdürlüğü'ne "...davalı şirketin tasfiye olduğu anlaşıldığından, hüküm kesinleşinceye kadar sicilden terkin edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine..." yönelik müzekkere gönderildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün cevap yazısında ise söz konusu şirketin 14.04.2022 tarihinde hali hazırda ticaret sicilden terkin edildiği gerekçesi ile ihtiyati tedbir kararının yerine getirilemediğinin belirtildiğini, İstanbul Anadolu 2. FSHM'nin 2021/221 esas sayılı dosyasının 09.11.2023 tarihli celsesinde verilen ara karar gereğince, ticaret sicilden terkin edilen ... Ltd. Şti.'nin ihyası için dava açmak üzere mehil verildiğini belirterek ... Ltd. Şti. Unvanlı tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılara usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçeleri sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 06/03/2024 tarih ve 2023/795 esas ve 2024/173 karar sayılı kararında;"Dava; Dava dışı tasfiye halinde ... Ltd. Şti.'nin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. ... ticaret sicil numarasına kayıtlı dava dışı tasfiye halinde ... Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; ortaklarının ve yetkililerinin ... ve ... olduğu, şirketin son tescilini 14/04/2022 tarihinde yaptırdığı, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/2021 esas sayılı dosyasında yapılacak işlemler ile sınırlı olmak üzere ihya davasının açıldığı görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nun 547/(2). maddesi gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir yada birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyet sicilde tescil edilmesi gereklidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/2122 esas 2020/4238 karar sayılı 19.10.2020 tarihli ilamı aynı yöndedir). Bu kapsamda şirketin ihyasında davacının hukuki menfaatinin bulunduğu tespit edilmiş olup, 6102 sayılı TTK 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme gereğince, davacının tasfiye esnasında derdest olan dava dosyası nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, bu nedenle davanın kabulüyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil numarasına kayıtlı dava dışı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nin İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/2021 E. Sayılı dosyasında yapılacak işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyası ile sınırlı olmak üzere, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2. maddesine göre, şirketin son tasfiye memuru ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün ise yasal hasım olması ve davalı ... sicil müdürlüğünün iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı, fakat davalı tasfiye memurunun, belirsiz alacak ve rücuen tazminat davası varken bu konuda bilgi sahibi olmasına rağmen tasfiyeyi sonlandırmasının hatalı olduğu, bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, bu nedenle yargılama masraflarından sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1-Davanın KABULÜ ile, TTK'nun 547. maddesi gereğince İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil numarasına kayıtlı dava dışı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nin İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/2021 esas sayılı dosyası ile ilgili işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına, 2-TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ... [T.C. Kimlik No: ...] tasfiye memuru olarak atanmasına, 3-Şirketin ticaret siciline tescil ve kararının özetinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; Münfesih olmuş şirketlerin Ticaret Sicil Gazetesinden terkin işleminin ardından tekrar faal duruma getirilmesi için zamanaşımının geçmemiş olaması gerektiğini, TTK m. 547’de herhangi bir süre sınırı düzenlenmemişken, geçici madde 7’de silinme tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, belirtilen süre içinde ihya davası açılması gerektiğini, bu nedenle açılmış olan davaya karşı hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının mevcut olduğunu, tasfiye edilmiş bir şirketin dava ehliyeti, diğer bir anlatımla davaya taraf olma kapasitesi olmadığını, bu nedenle ihya davasının, alacaklı tarafından doğrudan tasfiye memuru ve şirketin tasfiyesini tescil eden ticaret sicil müdürlüğüne karşı açılacağını, ancak bu davanın hatalı olarak müvekkile karşı açılmış olup husumet nedeniyle usulden reddi gerektiğini, 18.11.2020 günü tespit için gelindiğinde, daha önce şirket çalışanı olan ... tesadüfen o gün itibariyle şirketi ziyarete gelmiş olup inceleme bu kişinin şahsi bilgisayarında yapıldığını, bu bilgisayarın müvekkil ... ve Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi ile ilgisi bulunmadığını, TTK 547. madde bağlamında şirketin yeniden sicile kaydedilmesini ve ek tasfiye yapılmasını zorunlu kılabilecek başlıca durumların sayıldığını, bu koşulların yanı sıra menfaat ve amaca ulaşma hususlarının başlıca aranan zorunlu şartlardan olduğunu, yeniden tescil isteğinin korunmaya değer bir menfaate dayanması gerektiğini, korunmaya değer menfaatin varlığı inandırıcı delillerle açıklanması gerektiğini, ancak mevcut durumda davacının bu davayı açmasında hukuken korunacak bir menfaati bulunmadığını, diğer yandan, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte yeniden tescil isteğinin amaca ulaşmada kullanılabilecek tek yol olması gerektiğini, bu nedenle amacın gerçekleştirilmesinin bir başka yolu varsa yeniden tescil isteğinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, sayılmış olan nedenlerle bu davanın reddi gerektiğini beyanla, haksız ikame edilen davaya ve hatalı yerel mahkeme kararına karşı itirazlarının kabulü ile İstinaf Kanun Yolu başvuruları neticesinde bu kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; 6102 sayılı TTK nın 643 maddesi delaleti ile aynı yasanın 547.maddesine dayalı olarak açılan şirketin ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. TTK'nın 547 maddesine göre; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.Somut uyuşmazlıkta ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nin ortaklar kurulu tarafından 17/06/2021 tarihinde şirketin feshi ve tasfiye sürecine girmesine karar verildiği ve ...'un tasfiye memuru olarak atandığı, 06/04/2022 tarihinde ortaklar kurulu tarafından şirketin tasfiyesinin sonuçlandırıldığı ve tasfiye kararının 14/04/2022 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği ve şirketin terkin edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından ihyası talep edilen şirket ve ... aleyhine İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/2021 esas sayılı dosyasında mali haklara tecavüz davası açılmış, yargılama sırasında şirketin usulsüz olarak tasfiyesi ve terkini sebebiyle Mahkemece davacı vekiline şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiği ve iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Şirketin tasfiyesinin, hakkında davacı tarafından açılmış ve derdest dava dosyası olması nedeniyle tamamlanmadığı, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden sicile tescil edilmesi ve tasfiye işlemleri eksik bırakıldığından ek tasfiye işlemleri yönünden tasfiye memurunun görevinin devamına karar verilmesi gerekir. Bu nedenle Mahkemece, davacının şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek ihyasına karar verilmesi isabetli olup, davalı tasfiye memuru vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Bunun yanında inceleme yapılan bilgisayarların ihyası talep edilen şirket ile ilgisinin bulunmadığına yönelik istinaf sebebi de ihya davasında incelenebilecek bir husus değildir. Dava, dava konusu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına ilişkin olmayıp, TTK.nın 547.maddesi uyarınca ek tasfiyesi ve ihyası talebine ilişkin olup, TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. Kaldı ki Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan somut norm denetimi sonucunda 22/06/2023 tarihli ve 2023/33 Esas, 2023/117 Karar sayılı karar ile; 6102 Sayılı Kanunun geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin, Anayasamızın 35 ve 40. maddelerine aykırılığı dolasıyla iptaline karar verilmiş olup, geçici 7. madde uyarınca açılan şirketin ihyası davası da hak düşürücü süreye tabi olmaktan çıkarılmıştır. Ayrıca iş bu dava doğru bir şekilde pasif husumet ehliyeti bulunan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve tasfiye memuru ...'a yöneltilmiş ve tasfiye memuru vekilinin istinaf sebebinin aksine ihyası talep edilen şirkete yöneltilmemiş olup, davalı tasfiye memuru vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı, istinaf aşamasında peşin olarak yatırılmış olduğundan yeniden harç tahsiline yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde kararın kesinleşmesine müteakiben yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 04/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09