SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/839

Karar No

2024/1143

Karar Tarihi

28 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/839 Esas

KARAR NO: 2024/1143 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEME: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/02/2024

DOSYA NUMARASI: 2023/611 Esas - 2024/114 Karar

DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (6098 sayılı TBK 555 m. vd Havaleden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 28/06/2024

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı iddiası; müvekkili ...'ın (T.C. vatandaşlığı öncesi ... ismine sahiptir) aslen İran vatandaşı olup icra takibi açıldığı aşamada geçici kimlik numarasına sahip olduğunu, ... Türkiye'de oturma izni olan Türkiye'de yatırımları bulunan ve vatandaş olmak için bekleyen kanunlara ve yasalara saygılı biri iken davaya konu ihtilaflar meydana geldiğini, hali hazırda müvekkilinin T.C. vatandaşı olduğunu, müvekkilinin ilk olarak amacı doğrultusunda mülk alarak vatandaşlık başvurusu yapmaya çalıştığını, bu kapsamda davalı ...'nin şirket yetkilisi ...; "benim Van'da bir yerim var onu sana satarım, şirketim ...'ya parayı gönder, tapuyu üzerine geçiririz, sen de rahatça vatandaş olursun, hem Van İran'a da yakın" diyerek müvekkilini kandırdığını, müvekkilinin karşı yanın telkinlerine aldandığını ve bu nedenle gayrimenkulün kendisine devri için davalının şirketi olan ... (Beşiktaş Vd - ...) hesabına para gönderdiğini, müvekkilinin davalının hileli davranışları üzerine davalılara ve davalıların yetkilisi ve hissedarı olduğu şirketlerine toplam 13.647.955,43 TL - 195.000,00 USD - 165.000,00 Euro (bugünkü güncel kurla toplam yaklaşık 24.000.000,00 TL [yirmidört milyon Türk Lirası]) gönderdiğini, iş bu itirazın iptali davasına konu icra takibinin de bu ödemelerden birine yönelik olduğunu, müvekkilinin karşı yandan gerek vatandaşlık için kendisine verilecek Van'daki gayrimenkulün verilmemesi gerekse de şirket hissesi devredileceği vaadiyle yapmış olduğu yaklaşık 24 milyon Türk Lirasına kavuşmak için yasal icra takipleri başlattığını, müvekkilinin hesabından ...'nin hesabına 505.000,00 TL ve 30.000,00 USD para gönderildiğini, bu paraların karşı yanın müvekkiline şirket hissesi vereceğini söyleyerek kandırması sonrası meydana geldiğini, müvekkilinin dolandırıldığını anladığını ve bu konuda Savcılık şikayeti yaptığını ve alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, davalının sebepsiz olarak zenginleştiğini, müvekkiline parasını iade etmeyeceğini ve hisse devrini yapmayacağı açık olan davalıya karşı hukuka uygun yasal takip başlatıldığını, müvekkili tarafından, müvekkiline ait olan ... Bankası Müşteri Numarası: ... Iban No: ... olan hesabından ve ... (dolar hesabı) hesabından, ... hesaplarına 505.000,00 TL ve 30.000,00 USD tutarında para gönderdiğini, karşı yanın müvekkilinin alacağına ulaşmasını engellemek için icra takibine tamamen kötü niyetli ve haksız olarak itiraz ettiğini, itiraz nedeniyle takibin durduğunu, müvekkili ile karşı yan arasındaki icra takibinde alacağın gerçek miktarı belli sabit ve borçlu tarafından da kolayla belirlenebilir nitelikte olduğunu, karşı yanın tamamen haksız ve mesnetsiz şekilde kötü niyetli olarak takibi durdurduğunu, icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, karşı yanın yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, hiçbir hukuki ve makul sebebe dayanmayan itiraz olduğunu, müvekkili tarafından takiple talep edilen bedelin belirli kesin ve net olmasına rağmen karşı yanın hiçbir makul ve hukuki sebebe dayanmayan itiraz nedeniyle icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerden dolayı ve re sen dikkate alınacak sebeplerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalarının kabulü ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptalini, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı icra dosyasının kaldığı yerden devamını, borçlunun takip konusu borcu mevduata uygulanacak en yüksek reeskont avaans faizi ile ödemeyi, borçlunun kötüniyetli ve haksız itirazından dolayı likit olan asıl alacak üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı savunması; davacının iddialarının adi alacak - borç ilişkisi kapsamındaki inanç temeline dayandığının görüldüğü, bu kapsamda işin esasına girilmeksizin yetkili Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davacının henüz 20'li yaşlarının başında tek başına ekonomik bir bağımsızlığı olmayan, müvekkili şirket hissedarı ve yetkilisi dava dışı ... yaklaşık 24 milyon Türk Lirası dolandırarak kendisine mülk edinmeye çalışan bir şüpheli olduğunu, davacı tarafça dava dilekçesinde bahsedilen ... mukim taşınmazın alımı sürecinin de yine esasında dava dışı ... davacıya olan yardımlarından birisi olduğunu, ... davacıya güven duymasını takiben davacının müvekkili şirket ve ... diğer şirketlerinin birçok getir-götür işlerini ve yasal mercilerdeki işlemlerini görmeye başladığını, bu güven ilişkisinin bir uzantısı olarak da ... davacıya Türk vatandaşlığı alması için yardımcı olmak istediğini, davacının iddia edilenin aksine oldukça genç yaşta ve kendisine mülk edinmek vasıtası ile vatandaşlık başvurusunda bulunabilecek bir edinime sahip olmayan bir kişiy olduğunu, bu kapsamda ... hissedarı olduğu müvekkili şirkete ait ... bulunan ... Mah. ... ada ve ... parselde mukim taşınmazın tapuda satışını göstererek vatandaşlık işlemlerinin başlatılmasına destek olmak istediğini, bu kapsamda dava dilekçesinde belirtilen tutarların da aslında yine müvekkili şirket tarafından davacıya verildiğini ve sonrasında ilgili tutarların davacı tarafça müvekkili şirket banka hesaplarına taşınmaz satış bedeli olarak transfer edildiğini, yani ortada davacıya ait herhangi bir para aidiyeti olmadığı gibi müvekkili şirketin kendisine verdiği tutarların tekrardan müvekkili şirket banka hesaplarına nakledildiğini, ilgili ödemelerin müvekkili şirket banka hesaplarından elden çekilerek davacıya teslim edilen tutarların tekrardan müvekkili şirket banka hesaplarına dönmesinden başka bir gerçeklik barındırmadığını, davacı tarafın dilekçesinde yer verdiği şirket ortaklığı beklentisinin ise hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını, davacının, 01/01/2022'den iş bu dava tarihine kadar USD/EURO/TL cinsinde ... BANKASI A.Ş. bankasındaki tüm hesap dökümlerinin celbini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerden dolayı; davacı tarafın davasını görevsiz mahkemede ikame etmiş olması nedeniyle dava dosyasının işin esasına girilmeksizin bu davada görevli olan yetkili Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini, göreve ilişkin taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddi ile, kötü niyetli olarak müvekkili şirket aleyhinde icra takibi ikame eden davacı aleyhinde dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/02/2024 tarih ve 2023/611 Esas - 2024/114 Karar sayılı kararı ile; " Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;Dava, yabancı para cinsinden alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Uyuşmazlık, davacı gerçek kişi tarafından davalı şirket adına havale edilen takip konusu paraların davalı şirket sermayesinde pay sahibi olmak amacıyla gönderilip gönderilmediği, takip konusu edilen bedellerin davacıya davalı tarafından elden teslim edilip edilmediği, davacı tarafından davalıya havale edilen 505.000,00 TL ve 30.000 USD'nin gerçekte davalı tarafından davacıya verilmiş paralarla yapılıp yapılmadığı, davacının ekonomik durumunun yetersiz olmasının, taraflar arasında vekalet ilişkisi bulunmasının, davalı şirketin yetkilisinin şirket hesaplarında havale tarihlerine yakın tarihlerde ve havale miktarlarına yakın tutarlarda para çekilmesinin, davacı tarafından davalıya gönderilen paranın kaynağının açıklanamamasının, ispat külfetinin yer değiştirmesi için yeterli sayılıp sayılamayacağı, mahkememizin görevli olup olmadığı, özel dava şartlarının mevcut olup olmadığı konularından ibarettir. İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden davalı aleyhine 516.264,79 TL ile 30.532,60 USD alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip talebi ve ödeme emrinde 30.532,60 USD alacağın TL karşılığının gösterilmemiş olduğu, süresinde takibe itiraz edilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Öncelikle özel dava şartları kapsamında usulüne uygun şekilde başlatılmış bir icra takibi olup olmadığının incelenmesi bu amaçla takip talebinde yabancı paranın Türk Lirası karşılığının gösterilmesinin zorunlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK.nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur. Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2021/2153 Esas ve 2021/1638 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere anılan değişikliğin gerekçesinde, yapılan yeni düzenlemede alacaklının yabancı para alacağının Türk Parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağının hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyorsa bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para alacağına ilişkin faiz alacağına ilişkin talebini belirtmesi esasının getirildiği ifade edilmiştir.Somut olayda ise takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Ancak, yabancı para alacağın karşılığı Türk Lirası’nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasanın emredici hükmüdür. Kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hususun mahkemece re’sen gözönüne alınması gerekir (HGK’nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E, 1999/301 K. sayılı kararı).İtirazın iptali talepli bu davada usulüne uygun bir icra takibinin bulunması özel dava şartıdır. Somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Bu sebeple, davalı hakkında açılan iş bu dava yönünden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/2. maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklı olduğu ve HMK'nın 115/2. Maddesinde de, mahkemece giderilmesi mümkün olmayan bir dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Usulüne uygun bir icra takibinin bulunması kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup, HMK'nın 115/1. Maddesine göre ise, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın kendiliğinden araştırır. Takip talebi ve ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçeleri ile; " 1-Davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait olan ... Bankası Müşteri Numarası: ... Iban No: ... olan hesabından ve ... (dolar hesabı) hesabından ...'nin hesabına 505.000,00 TL ve 30.000,00 USD para gönderimi yaptığını, bu ödemelere karşılık kendisine şirketten hisse verileceği söylenmişse de bu sözlerin tutulmadığını, müvekkilinin de bu nedenle karşı yana göndermiş olduğu paraların tahsili amacı ile İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...-Esas sayılı icra dosyası takip başlatıldığını, İkame edilen icra takibi uyarınca icra müdürlüğünce ödeme emri düzenlendiğini ve borçluya tebliğ edildiğini, borçlu tarafından yasal süresinde itiraz edildiğinden takibin durduğunu, müvekkili adına dava şartının Arabuluculuk yolu ile tüketildiğini ve akabinde itirazın iptali için işbu istinafa konu İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/611-Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, açılan davada dilekçeler teatisinin tamamlandığını ve 22/02/2024 tarihli duruşmada davanın usulden reddine karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından verilmiş olan bu kararın usul ve yasaya aykırı olup yüksek mahkemece ortadan kaldırılarak hüküm kurulması/ ortadan kaldırılması gerektiğini, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2023/611-Esas sayılı dosyasından usulden red kararı verilirken şu gerekçeye yer verildiğini; "...İtirazın iptali talepli bu davada usulüne uygun bir icra takibinin bulunması özel dava şartıdır. Somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Bu sebeple, davalı hakkında açılan iş bu dava yönünden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/2. maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklı olduğu ve HMK'nın 115/2. Maddesinde de, mahkemece giderilmesi mümkün olmayan bir dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiğini, usulüne uygun bir icra takibinin bulunmasının kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup, HMK'nın 115/1. Maddesine göre ise, mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın kendiliğinden araştıracağını, takip talebi ve ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edildiğini, Bu değerlendirmenin tamamen hukuk gerekçelerinden uzak UYAP sistemini bilmemekten kaynaklanan ve ayrıca Yüksek Mahkeme içtihatlarına aykırı bir karar olduğunu, aynı zamanda usul ekonomisi ve mahkemelerin iş yükünün azaltılması için hızlı, etkin ve ulaşılabilir olma özelliğinden kopuk bir karar olduğunu, mahkemenin bahsettiği "yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir" tespitinin tamamen yersiz olduğunu, ayrıca hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla böyle bir eksiklik olsa dahi bu eksikliğin Yargıtay kararları uyarınca giderilebilir bir eksiklik olduğunu, hal böyle iken yerel mahkeme tarafından verilen kararın ortadan kaldırılarak hüküm kurulması/ bozulması gerektiğini, İcra takibinin süreçleri; *Başlatılan icra takibinin, icra programından hazırlanmış olup XML desteği ile UYAP üzerinden açıldığını, UYAP üzerinden açılan takiplerde UYAP sistemi tarafından otomatik olarak oluşturulan takip talebine müdahale edilemediğini, yani sistemden otomatik açılmakta olduğunu, *İkame edilen icra dosyasının döviz alacağına ilişkin yabancı para borcu içermekte olduğun, sisteme girilirken de günlük kurun yazılmasının bu bakımdan zorunlu olduğunu, zira bu zorunluluğa uyulduğunu, günlük kur üzerinden harç alındığını ve icra takibi açıldığını, (EK-1 Sistemin otomatik oluşturduğu takip talebi - EK-2 sinerji sisteminde kendilerinin hazırladığı takip talebi ) hatta ve hatta bu kur bilgisi olmaksızın sistem tarafından "harca esas değer girilmediğinden işlem yapılamıyor" uyarısı vermekte ve takip açılamamakta olduğunu, bu nedenle hazırladıkları XML dosyasında kur bilgisinin girildiğinin de tartışmasız olduğunu, mahkemece gerekli görülmesi halinde UYAP sisteminin kayıtlarının bulunduğu ilgili kuruma müzekkere yazılarak sisteme gönderdikleri takip açılış evrakının ham halinin gönderilmesinin istenebileceğini ve bu ham kayıtlar geldiğinde haklılıklarının zaten ortaya çıkacağını, *Takibin açılması sonrası ödeme emrinin düzenlenerek borçluya tebliğinin talep edildiğini, bu talepleri sonrası icra müdürlüğünce ödeme emri düzenlendiğini ve borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, (EK-3 İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen ödeme emri - EK-4 durma kararı) Bu durma kararı sonrası dava ikame edildiğini ve davanın usulden reddine karar verildiğini, Mahkeme kararı sonrası icra dosyasının süreci: Mahkemenin gerekçeli kararında belirtilen bu eksikliğin (UYAP sisteminden kaynaklı ve İcra Müdürlüğü tarafından yanlış düzenlenerek gönderilen hatanın düzeltilmesi için) giderilmesi adına yeniden ödeme emri düzenlenerek tebligat çıkarılmasını talep ettiklerini, bu taleplerinin icra müdürlüğü tarafından yerinde görüldüğünü ve kur bilgisinin yer aldığı takip talebine uygun kur bilgisinin yer aldığı ödeme emri düzenlenerek borçluya tebliğ edildiğini, böylelikle usulden redde sebep olduğu bildirilen esikliğin Yargıtay kararlarına uygun olarak giderildiğini, (Ek-5 Karar Tensip Tutanağı EK-6 Talep Evrakı EK-7 Kur bilgisini içerir takip talebi EK-8 Yeniden düzenlenerek gönderilen kur bilgisini içerir ödeme emri) bu durumun, UYAP sistemi üzerinden kontrol edildiğinde de görülecek olup takibin hiçbir usuli eksikliği bulunmadığını, Yargıtay ve İstinaf Mahkemelerinin yerleşik ve uygulanan hükümleri uyarınca ödeme emri ve takip talebinde var olan eksikliğin giderilebilir eksiklik olarak değerlendirilmekte olduğunu, bu nedenle icra dosyasına takip talebi sunularak yeniden usulüne uygun deme emri düzenlenmesi sonrası davanın usulden reddini gerektirir bir hususun ortada kalmadığını, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Esas No : 2023/1654 Karar No : 2024/570 sayılı ilamında; "...Somut olayda, 17/03/2023 tarihli ilk takip talebinde ve buna bağlı olarak düzenlenen 21/03/2023 tarihli ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği, ancak alacaklılar vekilinin 29/03/2023 tarihinde yeni bir takip talebi sunarak bu takip talebine göre düzenlenecek ödeme emrinin davacıya tebliğini talep ettiği, bu takip talebine göre düzenlenen 03/04/2023 tarihli ödeme emrinin davacı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür. Bu durumda her ne kadar dosya kapsamındaki ilk takip talebi ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığı gösterilmemiş ise de sunulan ikinci takip talebinde ve buna bağlı olarak düzenlenen ikinci ödeme emrinde bu husus yer aldığından, icra müdürlüğünce ikinci takip talebi gereği düzenlenen ödeme emri davacıya tebliğ edildiğinden ve eldeki şikayetin yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterildiği takip talebinin sunulması ve buna bağlı olarak ödeme emrinin yeniden düzenlenmesinin ardından yapılmış olması karşısında artık bu aşamada takip talebi ve ödeme emrinde alacağın Türk parası karşılığının gösterilmesi şartının gerçekleştiğinin kabulü gerekir..." şeklinde hüküm tesisi ile Yargıtay uygulamalarına uygun içtihadı ile yabancı para alacaklarına ilişkin aksaklıkların ikinci bir takip talebi ve ödeme emri gönderimi ile girebileceğini hükme bağladığını, İcra dairesi uygulamaları ve aksalıklığın giderilme yolları; İcra dairelerinde halihazırda flash bellek ile götürülen icra takiplerinin açılmamakta olduğunu, Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan karar dayanak gösterilerek takiplerin sadece UYAP üzerinden açılmasının avukatlara dayatılmakta olduğunu, avukatlar olarak kendilerinin de adliye personeli ve çalışanlara yardımcı olmak için bu kurallara uymakta olduklarını, adliye personeli ve çalışanlara yardımcı olmak için bu kurallara uyduklarını, bu gibi nedenlerle de icra programlarından hazırladıkları bütün takiplerin UYAP tan açılmakta olduğunu, davaya konu kur bilgisi içerir icra takibinin de böyle açıldığını, UYAP sisteminde açılan takiplerde takip talebini inceleyerek ödeme emri hazırlama sorumluluğunun da kanun gereği icra müdürlüğünün görevi olduğunu, bu nedenle icra müdürlerinin kur bilgisi yer almayan (UYAP sisteminden kaynaklanan sıkıntı nedeniyle) bir takiple karşılaştığında yeniden kur bilgisinin yer aldığı bir takip talebinin sunulması için resen karar almakta olduğunu, yakın zamanda bir başka müvekkili için açılan takipte de tam olarak bu kararın alındığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...-Esas sayılı dosyada icra müdür yardımcısının resen şu kararı aldığını; "...Dosya incelenmekle alacaklı vekilinin avukat portal sistemi üzerinden sunmuş olduğu takibin yabancı para alacağına ilişkin takip olduğu takip talebinde ise yabancı para cinsinin TL karşılığı ve harca esas miktarın yazılı olmadığı anlaşılmakla ödeme emrinin bu aşamada tebliğ talebinin REDDİNE, alacaklı vekilince ek takip talebinin düzenlenmesi ve talep halinde ödeme emrinin düzenlenerek borçluya tebliğ edilmesine karar verilmiştir..." Bu kararı EK-9 olarak sunduklarını, Usulden red kararına dayanak husus bu kadar kolay bir şekilde giderilecekken ve yerel Mahkeme tarafından "kur bilgisinin yer aldığı usulüne uygun takip talebinin sunularak kur bilgisinin yer aldığı ödeme emrinin tebliğ için davacı vekiline süre verilmesine" şeklinde ara karar tesisi yaparak giderebileceği bu eksikliği hem kendisine hem de Yüksek Mahkemeye hem de vatandaşa ek külfet getirdiğini, UYAP sisteminin kendisinden kaynaklanan ve icra müdürlüğünün görevini gereği gibi yapmamasından ortaya çıkan aksaklığı giderme yoluna gitmek yerine bütün bu yanlışlıkları vatandaşın üzerine yüklediğini, hali hazırda usulden redde sebep gösterilen aksaklığın giderilmiş olup icra dosyası incelendiğinde kur bilgisini içerir takip talebi ve bu takip talebine uygun düzenlenmiş kur bilgisini içerir ödeme emri ile bu ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini gösterir tebliğ mazbatasının dosyada yer almakta olduğunu, yerel mahkemenin usulden ret kararı ile Yargıtay' ın " aşırı şekilciliğin hak kaybına sebebiyet vermemesi gerekir" ilkesine aykırı davrandığını, ( Yasal deliller : Sunulan yazılı deliller EK-1 Sistemin otomatik oluşturduğu takip talebi EK-2 Sinerji sisteminde bizim hazırladığımız takip talebi ( İcra Dosyasında da mevcut olduğunu ) EK-3 İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...-Esas sayılı icra dosyası ödeme emri EK-4 Durma kararı EK-5 Karar Tensip Tutanağı EK-6 Talep Evrakı EK-7 KUR BİLGİSİNİ İÇERİR takip talebi EK-8 Yeniden düzenlenerek gönderilen KUR BİLGİSİNİ İÇERİR ödeme emri EK-9 İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...-Esas sayılı dosyamızda resen alınan karar Celbi istenen yasal deliller 1)İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...-Esas sayılı icra dosyası 2)İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...-Esas sayılı dosyası (Gerekli görülmesi halinde celp edilecek olup örnek olarak gösterilmiş dosya olduğunu ) Yukarıda izah edilen nedenlerle; İstanbul 1 Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2023/611-Esas 2024/114 sayılı dosyasının usulden ret kararının kaldırılmasına/ bozulmasına ve davanın esasına girilerek yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Duruşma taleplerinin kabulüne, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, İİK. 67. Madde uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında 516.264,79 TL. ile 30.532,60 USD alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebi ve ödeme emrinde 30.532,60 USD alacağın TL karşılığının ve takip tarihindeki kurun gösterilmemiş olduğu, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine istinafa konu işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta birinci sorun, mahkemenin davaya dayanak olan icra takibinin geçerli olup olmadığını denetleme yetkisi ve görevi olup olmadığı noktasındadır. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olmakla birlikte genel hükümlere göre görülüp karara bağlanır. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra müdürlüğünde başlatılıp süresi içerisinde itiraz ile durmuş bir icra takibinin bulunması zorunludur. İcra takibine karşı yetki itirazında bulunulduğu takdirde itirazın iptali davasına bakan mahkeme kendi görev yetkisinden önce icra takibine yönelik yetki itirazını hadise şeklinde inceleyerek karara bağlayacaktır. Genel hükümlere göre yargılama yapan mahkemenin, davaya dayanak icra takibine ilişkin olarak HMK 114. maddesinde sayılan dava ve takip genel dava şartları dışında, icra mahkemesi yerine geçerek İİK 58/3 maddesi gibi İİK' da düzenlenen ve icra takip hukukundan kaynaklanan hususlarda resen denetim yaparak icra takibinin usule uygun olmadığına karar verebilmesinin yasal dayanağı yoktur. Zira her icra takibi, icra ve iflas kanunu' nda sayılan nedenlerle borçlu tarafından icra mahkemesinde, gerek şikayet gerekse dava yolu ile ileri sürülüp iptal edilmediği sürece geçerli olmaya devam edecektir. Somut olayda borçlu tarafından, İİK' nın 16 ve 58/3 madde hükümleri uyarınca icra mahkemesinde şikayet yolu ile icra takibi iptal ettirilmediğinden dava tarihi itibariyle halen geçerli bir icra takibi bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, borçlu tarafından ileri sürülmeyen icra takip hukukuna ilişkin bir nedenle mahkemenin resen takibin hükümsüzlüğüne hükmetmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.Uyuşmalıkta ikinci sorun, UYAP sistemi tarafından bizzat oluşturulan icra takip talebindeki İİK 58/3 maddesindeki eksiklikten dolayı talepte bulunanı kendisinden kaynaklanmayan bir nedenle sorumlu tutmanın mümkün olup olmadığı noktasındadır. İİK' nın 8/a maddesinde ( Ek -02/07/2012 T. 6352/3. madde) icra ve iflas müdürlüklerinde her türlü işlemlerde UYAP sisteminin kullanılacağı, elektronik işlemlerin UYAP sistemi vasıtası ile yapılmasına dair usul ve esasların Adalet bakanlığı tarafından çıkartılan yönetmelikle düzenleneceği, İİK Yönetmeliği' nin 16 vd maddelerinde; elektronik işlemler ve UYAP sisteminin kullanımına ilişkin detaylı düzenlemelere yer verilerek taraf ve vekilleri ile diğer ilgililerin geçerli elektronik imza ile imzalamak sureti ile UYAP vasıtası ile mahkemeler ile icra ve iflas dairelerine elektronik ortamda bilgi ve belge gönderebilecekleri gibi, icra takibi de açabilecekleri, yine aynı yönetmeliğin 20 ve 21. Maddelerinde ise icra takip talebinin nasıl doldurulacağı ve takip talebine belge eklenmesine ilişkin hususlar düzenlenmiştir. UYAP sistemi tarafından oluşturulan takip talebinin içeriği itibariyle İİK 58 ve yönetmeliğin 20 - 21. maddelerindeki düzenlemelere uygun olmalıdır. Olması gereken ve beklenen budur.Takip talebinin UYAP sistemi üzerinden yapılmasına ilişkin UYAP Avukat Portal'ı Kulanım Kılavuzu incelendiğinde; talepte bulunan taraftan birinci aşamada takibe dair genel bilgilerin doldurulması, ikinci aşamada takibin taraflarının bilgilerinin doldurulması, üçüncü aşamada ilamsız takip bilgilerinin ( alacağın para birimi, döviz ise hangi tarihteki kur üzerinden TL olarak hesaplanacağı ve takibe esas TL tutarı vs ) doldurulması, dördüncü aşamada ise takibe esas TL üzerinden sistem tarafından resen harç miktarının hesaplanması, beşinci aşamada tevzi nosu alma, altıncı aşamada ise sistem tarafından düzenlenen ve tevzi nosu alınan takip talebi indirilerek elektronik imza ile imzalanması ve takip talebi ekine vekaletname ile diğer takip evraklarının eklenerek sisteme yeniden yükleme işleminin yapıldığı, bu aşamada indirilen ve sistem tarafından oluşturulan takip talebindeki herhangi bir değişiklik yapılması halinde ilgili evrakların sisteme katılmasına izin verilmeyeceğine dair uyarıya yer verildiği, yedinci aşamada sistem tarafından hesaplanan harcın ödemesi yapılıp tevzi yapılan icra dosyasından icra dosya nosu alınarak, icra dosyasına dair bilgi ekranı açılarak işlemin elektronik ortamda tamamlandığı anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen işlem silsilesine göre UYAP sisteminin; takip talebi doldurulurken gerekli tüm bilgileri adım adım istediği, bu doğrultuda talepte bulunanı yönlendirdiği, eksik bilgi ile takip talebi düzenlenmesine izin verilmediği gibi talepte bulunan başvurucuya, düzenlenen belgede herhangi bir değişiklik yapma hakkı ve yetkisi vermediği açıkça görülmüştür. Uyap Sisteminin hazırladığı takip talebinin dosyasına aktarılıp, takip talebine göre ödeme emri düzenleyerek tebliğ edilmesi işleminin ise UYAP üzerinden icra müdürlüğü tarafından yapıldığı tespit edilmiştir.Kullanım Kılavuzunda yer alan bilgilere göre döviz üzerinden UYAP sistemi kullanılarak yapılacak icra takip taleplerinde, alacaklıdan dövizin harca esas TL tutarı sorularak resen harç hesaplanıp tahsili sağlanmakta, ancak sistem tarafından düzenlenen takip talebi formunda dövizin takip tarihindeki TL karşılığı takip talebine yazılmamakta ve talepte bulunana da takip talebinde herhangi bir değişiklik yaptırmamaktadır. Bu durumda Ulusal Yargı Ağı'nı kullanarak hak arayan kişiye kendinden kaynaklanmayan, sistemsel bir eksiklik sebebi ile sorumluluk yüklemek mümkün olmamalıdır. Aksi düşünce usul ekonomisine aykırılık ve adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracaktır. Ayrıca Ulusal Yargı Ağı' nın kullanılarak hak aranması açıkça devletin hükümranlık hakkının tanınması anlamına geleceğinden, sistemin oluşturduğu belgedeki İİK 58/3 maddesindeki eksikliği devletin hükümranlık hakkına aykırı olarak yorumlamak basit mantık kuralları ile bağdaşmayacaktır. Somut olayda davacı, UYAP sisteminin yönlendirmesi ile takip talebi doldurarak davaya konu icra takibini başlattığı görüldüğünden ve bu işlemi yaparken kendisine atfedilecek herhangi bir usul hatası tespit edilemediğinden, mahkemenin icra takibinin usulsüz olduğuna dair tespiti yerinde görülmemiştir.Uyuşmazlıkta üçüncü sorun; İİK'nın 58/3 maddesinin yorumuna ilişkin 1999 tarihli Hukuk Genel Kurul Kararı ile aynı mahiyetteki Yargıtay 11, 12 ve kapatılan 19. Hukuk Daireleri'nin eski tarihli içtihatlarının İİK' ya 2012 tarihinde eklenen 8/a maddesi, bu paralelde düzenlenen İİK yönetmelik hükümleri ve 2012 yılında yürürlüğe giren 6098 Sayılı TBK' nın 99. maddesinde yapılan değişikliklerle uyumlu olup olmadığı noktasındadır. İİK 8/a maddesi ve yönetmelik hükümlerine göre UYAP sisteminin işleyişi yukarıdaki açıklamalarda analiz edilmiştir. 6098 Sayılı TBK'nın 99. maddesinin İİK 58/3 maddesi ile birlikte uygulanmasına ilişkin olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi tarafından benzer mahiyette bir karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi' nin benzer mahiyetteki uyuşmazlıkta verdiği 15/12/2022 tarihli ve 2022/2179-1707 E.ve K. sayılı kararın da özetle; " İlk derece mahkemesince takibin İİK'nın 58. maddesine aykırı yapıldığı belirlenerek, davanın, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. İİK'nın 58/3.maddesinde, "Alacağın veya istenen teminatın Türk Parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlenmeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;" takip talebinde gösterilmelidir.

TBK'nın 99. maddesinde "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." Düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin son fıkrasında Ülke parası dışında, başka bir para birimiyle belirlenmiş para alacaklarının aynen ödenmesine imkan tanınmıştır. Bu yönüyle anılan madde , 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesinden farklı bir düzenleme içermektedir. Gerçekten de 818 sayılı BK'nın 83. maddesinin son fıkrasında, "Yabancı para borcunun vadesinin ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk Parası ile ödenmesini isteyebilir. " düzenlemesi bulunmaktaydı. İlk derece mahkemesince gerekçeli kararda belirtilen Hukuk Genel Kurulu kararı 818. sayılı BK'nın yürürlükte bulunduğu dönemde verilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20.06.2013 tarih ve 2013/7875 - 11547 E- K sayılı kararı da benzer niteliktedir. Bu kararlardan sonra TBK'nın 99. maddesi ile getirilen düzenleme dikkate alındığında, döviz alacağının aynen ödenmesinin talep edilebileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, fatura ve sözleşmedeki kayıt nedeniyle aynen ödeme talep edebilir. İİK'nın 58. maddesindeki düzenleme, icra takip harcın belirlenmesine ilişkin olup UYAP ortamında başlatılan takiplerde harcın sistem tarafından otomatik olarak hesaplanıp tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Takip bu nedenle geçerli olduğundan, Mahkemece işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekir. İlk derece mahkemesince dava şartı yanlış değerlendirilerek karar verildiğinden, istinafa konu kararın HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir." şeklindedir . İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin gerekçesinde de belirttiği üzere, Mahkeme kararında yer verilen Hukuk Genel Kurul Kararı ve sonrasında bu doğrultuda verilen Yargıtay Daire kararlarından sonra TBK'nın 99. maddesi ile getirilen düzenleme dikkate alındığında, döviz alacağının aynen ödenmesinin talep edilebileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, fatura ve sözleşmedeki kayıt nedeniyle aynen ödeme talep edebilir. İİK'nın 58. maddesindeki düzenleme, icra takip harcın belirlenmesine ilişkin olup UYAP ortamında başlatılan takiplerde harcın sistem tarafından otomatik olarak hesaplanıp tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Takip bu nedenle geçerli olduğundan, Mahkemece işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken dava şartı yanlış değerlendirilerek yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Kaldı ki; davaya konu takip talebinde ve ödeme emrinde 30.532,60 USD yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiş ise de takip talebi ve ödeme emrinde yabancı para ( 30.532,60 US) talebi yanında 516.264,79 TL. Alacak talebininde bulunduğu, TL. Alacak talebine de borçlunun itirazı üzerine 516.264,79 TL. ile 30.532,60 USD alacak yönünden takibin devamına karar verilmesi talebiyle eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, mahkemece, takip talebi ve ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafın icra takip talebinde talep edilen ve davaya konu edilen TL. Alacağı yönünden değerlendirme yapılıp olumlu/olumsuz karar verilmemesi yerinde görülmemiştir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, HMK'nun 355 maddesi uyarınca istinaf incelemesinde re'sen nazara alınmak durumundadır.Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nın 355, 297, 353/1-a4 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2024 tarih ve 2023/611 Esas - 2024/114 Karar sayılı kararının HMK'nın 355, 297 353/1-a4 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde, avansı yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/06/2022 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenusuldenkaldırılmasınaTBKtaraflarınKaynaklanan)özetisayılıvdkararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesiiadesinesavunmasınınbilgisinisebeplerimahkemesininiptaliiçerirm.usdeurokararınınİPTALİ(6098İTİRAZINileri555Havaledenkabulüdosyaiddianumarasıhükümbankasıitirazın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim