Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/996
2024/1140
28 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/996 Esas
KARAR NO: 2024/1140 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEME : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NUMARASI : 2024/389 Esas - 29/04/2024 Tarihli Ara Karar
DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
TALEP: İHTİYATİ HACİZ
KARAR TARİHİ: 28/06/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirketinin alacağı kesin nitelikte belge ve delillere dayandığından davalı şirketin bu süreç içerisinde müvekkil şirketinin alacağını dava sonucunda da tahsil edebilmesini imkansız hale getirmemesi bakımından teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilerek davalı yanın borca yetecek miktarda şirket, menkul ve gayrimenkulleri ile başkaca varlıklarının üzerine haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 2024/389 Esas - 29/04/2024 Tarihli Ara Kararında;".....Mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde; ihtiyati haciz talep eden vekilinin dava dilekçesine eklediği belgeler alacağın varlığı hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte değildir. Para alacağı bulunması alacağın muaccel olması ve ödemeden kaçınılmış olması yönünde yaklaşık ispat yargılamanın bu aşamasında gerçekleşmediğinden, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE,2-Ara kararın davacı vekiline tebliğine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflarınca davalı-borçlu aleyhine yerel mahkeme nezdinde açılan itirazın iptali davasında (Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/389 E. sayılı dosya ve 2024/390 E. sayılı dosyalar işbu 2024/389 E. sayılı dosyada birleşmiştir. ) taraflarınca müvekkilin daha fazla telafisi imkânsız zararlara uğramaması için öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise mahkemece takdir edilecek teminatın yatırılması ile ihtiyati haciz kararı verilmesi talep ettiklerini,İlk derece mahkemesince 29.04.2024 tarihli ara kararı ile, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, mahkemece verilen bu kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ve kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Müvekkili ... tarafından, davalı ... Anonim Şirketinin Ege Bölgesi dağıtım, nakliye ve taşımacılık iş ve işlemleri yapıldığını, müvekkili tarafından, taraflar arasındaki dağıtım, nakliye ve taşımacılık işi ilişkisinden kaynaklı hak ettiği alacaklara ilişkin olarak;- Kasım ayı hak edişlerine ilişkin olarak 30.11.2023 tarih ve ... numaralı 680.175,86-TL miktarlı fatura - Aralık ayı hak edişlerine ilişkin olarak 31.12.2023 tarih ve ... numaralı 640.134,40-TL miktarlı fatura - Ocak ayı hak edişlerine ilişkin olarak 31.01.2024 tarih ve ... numaralı 603.352,54-TL miktarlı fatura - Şubat ayı hak edişlerine ilişkin olarak 29.02.2024 tarih ve ... numaralı 497.492,68-TL miktarlı fatura tanzim edildiğini,Müvekkili tarafından takibe dayanak yapılan faturalara konu nakliye, dağıtım, yük taşımacılığı hizmetinin eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen ve yine davalı ile müvekkil arasındaki iş ilişkisinden kaynaklı düzenlenen ve icra takibine dayanak faturalara konu olan borçların vadesi geçmiş olmasına rağmen müvekkiline ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmaması üzerine taraflarınca davalı-borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak davalı-borçlu tarafından bu icra takiplerine, borcu ödemekten kaçınmak/ ödemeyi geciktirmek için itiraz edildiğini ve bu itirazların haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, İlk derece mahkemesince verilen ara kararın aksine taraflarınca dosyaya sunulan belgelerin davalı-borçlunun müvekkiline borçlu olduğunu ve bu borçların muaccel olmasına rağmen müvekkiline borcunu ödemediğini gösterdiğini, davalı-borçlunun müvekkiline borçlu olduğunun taraflarınca sunulan belgelerle alacaklarını ispatladıklarını,Kendilerinin, müvekkiline ve davalı- borçluya ait cari hesap dökümlerini sunduklarını, bu cari hesap dökümlerinde de davaya konu faturaların, davalı-borçlu tarafça müvekkil lehine alacak olarak kaydedildiğinin anlaşıldığını ve bu hesap dökümleri inceleneceği zaman da müvekkilinin davalı-borçludan bu fatura miktarının çok üzerinde alacaklı olduğunun sabit olduğunu, Davalı-borçlu şirket çalışanı ... tarafından müvekkil şirkete mail olarak iletilen mailde de acente hesap kesimi adlı evraktaki alacak kısmında yazan 1.930.026,24-TL'lik miktarın müvekkil şirketin Aralık 2023- Ocak/Şubat/Mart 2024 aylarındaki fatura alacağı olduğunun teyit edildiğini,Davalı-borçlu şirket sahibi ... tarafından tüm acentelere iletilen mailde de ödemelerin yapılamadığının belirtilerek müvekkil şirketin alacaklı olduğunun ikrar edildiğini,İlk derece mahkemesine sunmuş oldukları teklif belgesinde de müvekkil şirketin davalı şirketten alacağı olduğunun anlaşıldığını, Davalı şirketin borçlarını zamanında ödemediğini, açılan icra takiplerine rağmen müvekkili zor duruma soktuğunu ve bu durumdan faydalanmaya çalışarak müvekkilin alacağı bedelden daha az bir bedele razı olmaya zorladığını, Bahse konu faturaların kesildiği anda taraflar arasındaki ... isimli ortak sisteme hakediş listesi adı altında giriş yapıldığını, ... sisteminin ... firmasının çalıştığı her şirketin (müvekkil şirket gibi) kullanımına açılan ve her şirkete verilen özel şifrelerle giriş yapılan proaktif bir uygulama olduğunu, ... firması tarafından şirketlerin keseceği fatura miktarları KDV tevkifat miktarlarına varana kadar hak edilen meblağ üzerinden kesmesi talep edilen fatura bilgilerinin gönderildiğini, müvekkil şirketin bu bilgiler doğrultusunda faturaları tanzim edip faturaları ortak sisteme yüklediğini ve karşılıklı kontrol sonrası her iki tarafın carisine işlendiğini, bu sistemle alakalı ve faturaların kesildiği anda çekilen video ve fotoğrafları ilk derece mahkemesine sunduklarını, Davalı-borçlunun müvekkil şirkete borçlu olduğunun dosyaya sundukları belgelerle kesin olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı yönündeki gerekçesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin davalı- borçludan 2.000.000,00-TL - 2.500.000,00-TL‘nin üzerinde alacağı olduğunu, Davalı-borçlu tarafından kötü niyetli davranılarak müvekkilin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, Davalıdan, alacaklı oldukları davaya konu miktarın herhangi bir şekilde rehin yahut ipotek ile de teminat altına alınmadığını, borçlunun borçtan kurtulmak amacıyla mallarını gizlediğini ve kaçırmaya çalıştığını, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmemesi halinde müvekkil şirketin telafisi imkansız olan zararlara uğrayacağını, teminat altına alınmamış olan alacakları için iik’nın 257. maddesinin aradığı şartların gerçekleştiğini, bu durum karşısında yerel mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin müvekkilin mahvına neden olacağını, beyanla müvekkilinin fazlaya ilişkin her türlü hak, talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/389 E. sayılı dosyasında 29.04.2024 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını ve yapılacak olan istinaf incelemesi sonucunda ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, faturaya dayalı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Mahkemece, İhtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ... tarafından, davalı ... Anonim Şirketinin Ege Bölgesi dağıtım, nakliye ve taşımacılık iş ve işlemlerini yaptığını, müvekkili tarafından, taraflar arasındaki dağıtım, nakliye ve taşımacılık ilişkisinden kaynaklı hak ettiği alacaklara ilişkin olarak;Kasım ayı hak edişlerine ilişkin olarak 30.11.2023 tarih ve ... numaralı 680.175,86-TL miktarlı fatura ,Aralık ayı hak edişlerine ilişkin olarak 31.12.2023 tarih ve ... numaralı 640.134,40-TL miktarlı fatura, Ocak ayı hak edişlerine ilişkin olarak 31.01.2024 tarih ve ... numaralı 603.352,54-TL miktarlı fatura tanzim edildiğini, müvekkili tarafından işbu takibe dayanak yapılan faturalara konu nakliye, dağıtım, yük taşımacılığı hizmetinin eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen ve yine davalı ile müvekkili arasındaki iş ilişkisinden kaynaklı düzenlenen ve icra takibine dayanak faturalara konu olan borçların vadesi geçmiş olmasına rağmen müvekkiline ödeme yapılmadığını, davalı-borçlu tarafından, müvekkiline muaccel herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz edildiğini, öncelikle davalı-borçlunun işbu itirazının sırf müvekkiline olan borcunu ödemekten kaçınmak/ ödemeyi geciktirmek için ortaya atılmış olup itirazın, haksız ve hukuka aykırı olmakla birlikte açıkça kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki iş ilişkisi gereği müvekkilinin üzerine düşen edimleri tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olup davalı-borçlunun işbu takibe dayanak faturalara konu borçlardan sorumlu olduğunu, kaldı ki davalının itirazının haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu tekrarla, davalının itirazına bakıldığında borcu olmadığı yönünde bir iddiası olmayıp borcun muaccel olmadığı yönünde bir iddiası bulunduğunu, bu durumun bile tek başına davalının işbu takibe dayanak faturalardan kaynaklı borcunun ikrar edildiğini gösterdiğini, yine ekte sunulmuş olan gerek müvekkiline gerekse davalı-borçluya ait cari hesap dökümlerinde de görüldüğü üzere davaya konu faturaların davalı-borçlu tarafça müvekkili lehine alacak olarak kaydedildiğini, İşbu cari hesap dökümleri ile de sabit olduğu üzere müvekkilinin davalı-borçludan işbu fatura miktarının çok çok üzerinde alacaklı olduğunun sabit olduğunu, telafisi imkânsız sonuçların doğmasını, davanın sonuçsuz kalmasını önlemek adına alacakları miktarın tahsilini teminen tensiben borçlunun menkul, gayrimenkul ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının üzerine teminatsız olarak aksi kanaatte ise mahkemece takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davaya konu Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyası ile; Davacı tarafından davalı aleyhinde 30/11/2023 tarihli faturadan bakiye 235.000,00 TL. + 31/12/2023 tarihli faturadan 640.134,40 TL. + 31/01/2024 tarihli faturadan 603.352,54 TL. Olmak üzere toplam: 1.478.486,94 TL. Asıl alacak + 64.797,3 TL. İşlemiş faiz olmak üzere toplam: 1.543.284,24 TL. Alacağın tahsili talebiyle 22/02/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu vekili 07/03/2024 tarihli dilekçe ile; Müvekkili şirketin alacaklı görünen tarafa muaccel herhangi bir borcu bulunmadığını, istenen borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini belirtmesi üzerine takibin durduğu ve davacı tarafça 28/04/2024 tarihinde 1.308.284,24 TL üzerinden itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.İstinafa konu ara karar tarihinden sonra davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilmiş olan acentelik sözleşmesinin hak edişin ödenmesi başlıklı 3.4. maddesinde fatura ve borç dekontlarının tahsilinin açıkça düzenlendiğini, İlgili madde “ Acente ’nin düzenlemiş olduğu dönem hak ediş faturasından 4.1, 4.2, 4.3 maddelerinde belirtilen fatura ve borç dekont tutarları mahsup edildikten sonra kalan tutar Acente’ nin düzenlemiş olduğu faturanın ... ’nin genel merkezine tebliğinden itibaren 90 gün içinde ödenir. Acente ...’ nin talebi halinde geçmiş dönemlere ait katma değer vergisi tahakkuk fişleri, sosyal güvenlik kurumu prim tahakkuk belgeleri gibi ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere, yasal belgeleri ibraz etmesini isteyebilir. Belgelerin ibraz edilmemesi veya acentenin vergi T.T.K , B.K. kapsamında yasal sorumluluklarını yerine getirmediği şüphesi oluştuğu durumlarda ... acentenin ödemesini bekletebilir.” Şeklinde düzenlendiğini, ilgili maddeden de açıkça anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin acentenin düzenlemiş olduğu faturaları kendisine tebliğinden itibaren 90 gün ödeme süresi bulunduğunu, takibe dayanak olarak gösterilen fatura alacaklarının takip tarihi itibariyle muaccel olmadığını belirtmiştir. İİK'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü, İİK'nın 258/1.maddesinde ise; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü yer almaktadır.Somut olaya döndüğümüzde, davacı tarafından dava dilekçesine delil olarak faturalar,hakediş listesi,mail ve cari hesap ektresinin eklendiği, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi uyarınca, takibe dayanak faturalardan kaynaklı alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı ve miktarı açılan davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Talep eden davacı tarafından talep ve ara karar tarihi itibariyle dosyaya ibraz edilen belgeler, alacağın muaccel olduğuna dair HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmamıştır. Bu hali ile, ara karar tarihi itibariyle İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar, usul ve yasaya uygun olduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/06/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09