SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/980

Karar No

2024/1131

Karar Tarihi

28 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/980 Esas

KARAR NO: 2024/1131 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEME: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NUMARASI: 2024/25 Esas - 2024/162 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 28/06/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... numaralı abonman, sigorta poliçesi ile sigortalı ... Tic. A.Ş tarafından Almanya'da ... şirketine 4962 koli 15075,4 Brüt kg ağırlında bisküvi cinsi emtia DAP teslim şekli ile satıldığını, söz konusu emtianın Türkiye'ye den Almanya'da bulunan alıcısına nakliyesi, davalı tarafından üstlenildiğini, emtia davalı organizasyonunda ... nolu konteyner içinde ... isimli gemiyle ... nolu konşimento ile Gebze'den Almanya'ya sevk edildiğini, emtianın alıcısına ulaşması akabinde 13.06.2022 tarihinde konteynerden tahliye öncesinde yapılan kontrolünde, toplam 810 adet koli içerisinde bulunan emtianın sevkıyatın makul süreden çok fazla sürmesi nedeniyle erime nedeniyle bozularak tüketilebilme özelliğinin yitirdiğinin tespit edildiğini, söz konusu emtianın zayi olması sebebiyle sigortalı 8.035,20 USD zarara uğramış olup poliçe kapsamı uyarınca söz konusu zararın % 40 oranında teminata dahil olduğundan teminat dahilinde kalan 3.214,08 Euro tazminat toplamının, riziko müşterek sigorta ile sigortalandığı için müvekkil şirketin % 45 payına isabet eden 1.446,34 Euro tazminat müvekkil şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, davalı tarafından yapılan taşıma 17.03.2022 tarihinde başladığını ancak yükün 13.06.2022 tarihinde teslim edilmiş olup sevkıyatın yaklaşık 12 haftada tamamlandığını, sevkıyatın makul taşıma süresinden sonra tamamlanması nedeniyle emtia erimek suretiyle bozulduğunu, bu nedenle sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tazmini için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini ancak davalı takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, davalının itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Aynı dava konusu yük, aynı dava konusu taşıma için müşterek sigortacı dava dışı ... A.Ş.'nin rücu davası, sayın mahkemeniz İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/449 e. sayılı dosyasında milletlerarası yetki itirazımız uyarınca yetkisizlik kararı verilerek usulden reddedildiğini, dava konusu ihtilafa ilişkin yükler, merkezi Kopenhag - Danimarka' da bulunan yabancı taşıyan ... tarafından düzenlenmiş konişmento tahtında taşındığını, bu hali ile işbu dava taşıyan tarafından düzenlenmiş konişmentoların şart ve koşullarına tabi olduğunu, bilindiği üzere konişmento tahtında yapılan taşımalarda, yükleme taşıma boşaltma teslim ve sair ameliyelerin nasıl ve ne şekilde yapılacağını, taşıma tahtında çıkacak uyuşmazlıklar halinde uygulanacak hukuk ve uyuşmazlığın görüleceği yetkili mahkeme (yetki anlaşması) için de konişmento hükümlerinin uygulanması gerektiğini, sigorta poliçesi dava konusu taşımanın büyük bir kısmını kapsamadığını, mal faturasına göre sigortalının mal bedelini tam ve eksiksiz tahsil ettiğinin anlaşıldığını, iddia edilen hasarın nev'ine göre, atmosferik şartlardan kaynaklanan hasarlar davacı tarafından dosyaya ibraz edilen sigorta poliçesi uyarınca sigorta kuvertürü dışında olduğunu, hatalı konteyner seçiminden ileri gelen hasarlardan taşıyanın sorumsuzluğu bulunduğunu, denizyolu taşımacılığında taşıyanların hiçbir zaman taşıma ve teslim süresi taahhütleri bulunmadığını, dava konusu taşıma makul sürede tamamlandığını, iddia olunan hasar ile taşıma süresinin ilgisi bulunmadığını, TTK m.1185 gereğince taşıyana süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, buna göre yükün konişmentoda yazıldığı şekilde taşındığı ve alıcısına teslim edildiğinin kabul edildiğini, sovtaj çalışmasının yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 28/03/2024 tarih 2024/25 Esas- 2024/162 Karar sayılı kararında;"Dava; Davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin tazmini istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir. Davalı ... vekili tarafından davalı aleyhine asaleten açılan dava yönünden konişmentoda bulunan yetki kaydı nedeniyle milletlerarası yetki itirazında bulunulmuş olmakla öncelikle bu hususta değerlendirme yapılması gerekmektedir. Dava konusu taşımanın ... sayılı konişmento tahtında Gebze Limanından Almanya'nın Bremerhaven Limanına yapıldığı, uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının MÖHUK kurallarına göre belirleneceği, MÖHUK 47.maddesinde, "yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği" düzenlemesinin bulunduğu, konişmentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının düzenlendiği 26.maddesinde sözleşmeden doğan taleplerde Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nde yetkili olacağının belirtildiği, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun ve navlun faturasının taşıyan ... tarafından düzenlendiği, Türk acentenin taşıma sözleşmesini yaptığına ya da taşımayı üstlendiğine dair delil bulunmadığı, bu nedenle münhasır yetkiden bahsedilemeyeceği, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile, 1-Davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile Mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Müvekkilin sigorta şirketine nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı ... Tic. A.Ş tarafından Almanya'da yerleşik ... şirketine DAP teslim şekli satılan emtianın, Türkiye'den Almanya'ya deniz yolu ile nakliyesini davalının üstlendiğini, nakliye esnasında yükün hasarlanması nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın davalıdan rücüen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali için davalı aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda yetkisizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülebileceğine ilişkin yazılı bir anlaşma bulunmadığını, MÖHUK 47.maddesinde, "yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği" düzenlemesinden açıkça anlaşıldığı üzere uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülebilmesi için taraflar arasında "anlaşma " bulunması gerektiğini, dava konusu uyuşmazlıkta davalı ile müvekkil şirketin haklarına halef olduğu sigortalı arasında uyuşmazlığın yabancı devlet mahkemesinde görülmesine ilişkin bir "anlaşma" bulunmadığını, İlk derece mahkemesince konişmentodaki yetki şartı nazara alınarak davanın yetki yönünden reddine karar verildiğini, konişmentodaki yetki şartının geçerli kabul edilebilmesi yani taraflar arasında bu hususta bir anlaşma olduğunun kabul edilebilmesi için sigortalı yani taşıtan tarafından, konişmentonun imzalanmış olması gerektiğini, ancak dava konusu taşıma için düzenlenen konişmento taşıtan/sigortalı tarafından imzalanmadığını, dolayısıyla ilk derece mahkemesinin taşıtan /sigortalı tarafından konişmentodaki yetki şatının kabul edilmiş olduğu ve taraflar arasında uyuşmazlığın çözümünde İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu hususunda bir anlaşma olduğuna ilişkin ilk derece mahkemesinin hatalı olduğunu, konişmentonun taşıyan tarafından tek taraflı düzenlenebilir belge olması ile taşıtan tarafından imzalanmayan konişmentodaki " yetki şartının" geçerli olması halinin birbirinden farklı olduğunu, taşıtan tarafından konişmentonun imzalanmamış olması halinde konişmentodaki yetki şartının geçerli olduğunun kabul edilecek olması halinde, taşıyan tarafından konişmentoya tek taraflı olarak konulacak tüm hükümlerin, taşıtan tarafından kabul edildiği anlamına geleceğini ve taraflar arasındaki ihtilaflarda taşıyan lehine hüküm ve sonuçlar doğuracağını, bu sonucu doğuran bir uygulamanın kabul edilemeyeceğini, Yükün gemiye yüklendiğini gösteren ve varış noktasında da yükün yasal hamiline senedin iadesi karşılığında teslim edileceğini gösteren ve taşıyan tarafından tek taraflı düzenlenen bir evrakta bulunan yetki şartının, yasa ile düzenlenmiş bir hususta karşı tarafça açıkça kabul edilmiş olmadıkça sonuç doğurmasının mümkün olmadığını, İlk derece mahkemesince hükme esas alınan MÖHUK 47.maddesinin devamında da " Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi halinde geçerli olur." şeklinde belirtildiği üzere yetki şartının geçerli kabul edilebilmesi için taraflar arasında bu hususta bir anlaşma olduğunun yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, HMK.'nın 17. Maddesinde de benzer bir düzenleme bulunduğunu,Dava konusu uyuşmazlıkta sigortalı/taşıtan tarafından konişmento imzalanmadığını, dolayısıyla uyuşmazlığın İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nde görüleceği hususunun kabul edilmediğini, taraflar arasında bu hususta yazılı bir anlaşma bulunmadığını, İlk derece mahkemesince taraflar arasında anlaşma olmadığı halde, sigortalı tarafından imzalanmayan konişmento uyarınca davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Konişmentodaki yetki şartının TBK.'nın 25. Maddesine aykırı olduğunu, bu nedenle geçersiz olduğunu,Davalının konişmentonun kendisi tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini ikrar ettiğin, bu konişmentoda yer alan yetki şartının, birden fazla taşıma işinde kullanılmak üzere taşıyan tarafından tek taraflı düzenlenmiş olmasının ve ayrıca konşimentoyu düzenleyen taşıyan tarafından, taşıtanın içeriğine etki edemeyecek şekilde konişmentoya dahil etmesi nedeniyle genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, Davaya konu taşıma ile ilgisi olmadığı halde ABD ile ilgili taşımalarda "..." mahkemelerinin yetkili olduğunun belirtilmiş olduğunu, davaya konu taşımanın, Türkiye'den Almanya'ya yapılmış olup nakliyenin ABD ile bir ilgisi bulunmadığını, buna rağmen konişmentoda New York mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin düzenleme bulunmasının, söz konusu hükümlerin açıkça genel işlem niteliğinde olduğunu, yetkili mahkemenin taraflarca kararlaştırılmamış olduğunu bu hususta taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığını açıkça gösterdiğini,TBK.'nın 25. Maddesinde " Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz." düzenlenmesi bulunduğunu, dolayısıyla TBK.'nın 25. Maddesi uyarınca konişmentoda yer alan yetki şartının geçerliliği bulunmadığını, MÖHUK 6. Maddesinde, " yetkili yabancı hukukun uygulandığı durumlarda, düzenleme amacı ve uygulama alanı bakımından Türk hukukunun doğrudan uygulanan kurallarının kapsamına giren hallerde o kural uygulanır." düzenlemesi bulunduğunu, genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini ve açıkça TBK.'nın 25. maddesine aykırı olan bu yetki şartının geçersiz olduğunun kabulü gerekirken ilk derece mahkemesince davanın yetki yönünden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesinin 28.03.2024 tarihli kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı sigorta şirketine Nakliyat Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı emtianın davalının sorumluluğunda taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen hasar nedeniyle davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalıdan TTK nun 1472. maddesi gereğince rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK nun 67. maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı yanın milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.6102 sayılı TTK'nın 1228 maddesine göre; konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. TTK'nın 1237. maddesine göre; taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler ise navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır. Anılan bu düzenlemede taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı öngörülmüş olmakla birlikte, navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder.5718 Sayılı MÖHUK madde 24/1'e göre, sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir. Aynı Kanunun 29/1 maddesine göre de, eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler, tarafların seçtikleri hukuka tabidir. Aynı Kanun "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile; Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımından geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle, yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olmalıdır. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. Dava dışı sigortalı ... A.Ş. Tarfından yurt dışına ihracatı yapılan gıda emtiasının, Gebze Limanı'ndan Bremerhaven/Almanya limanına ... isimli gemi ile taşınması işinin 217116951 numaralı konişmento tahtında davalı tarafından gerçekleştirildiği, bu emtianın aynı zamanda davacı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı, 31/03/2021 başlangıç, 31/03/2022 bitiş tarihli nakliyat blok abonman sigorta poliçesi ile sigortalandığı, taşıma sözleşmesinin davacının sigortalısı ile davalı arasında bağıtlandığı, deniz navlunu faturasının davalı tarafından dava dışı sigortalıya kesildiği, konişmentonun arka sayfasında taşıma şartları bölümünde yer alan "Kanun ve Yargı Yetkisi" başlıklı 26 ıncı madde ile, Amerika Birleşik Devletleri'ne veya Amerika Birleşik Devletleri'nden yapılacak taşımalar haricindeki tüm taşımalarda konişmentonun İngiliz kanunlarına tabi olduğunun, konişmentodan doğacak tüm uyuşmazlıklarda münhasıran İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, anlaşılmaktadır. Davacı vekilince, müvekkilinin konişmentonun arka yüzünde imzasının bulunmadığı, konişmentonun her iki tarafça imza altına alınmamış olması nedeniyle yetki şartının geçersiz olduğu ileri sürülmüştür. Dava konusu taşıma, konşimentoya göre ifa edilerek yük alıcısına teslim edilmiştir. TTK'nın 1229. maddesine göre, konişmento yükletenin beyanına göre taşıyan tarafından düzenlenecektir. 1230. vd maddelerde konişmentonun kıymetli evrak olduğu, eşyayı temsil ettiği, taşıyanı, navlunu ve eşyayı ispat eden, meşru hamiline eşyayı teslim alma hakkı veren cirosu kabil kıymetli evrak olduğu düzenlenmiştir. Konişmento kıymetli evrak olması nedeniyle taşıyanın imzasını içermesi yeterlidir. Yükletenin imzası ise isteğe bağlıdır. Dolayısıyla konişmento geçerli olup, davacı vekilinin konişmentoda yazılı yetki şartının geçerli olmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.TTK.nın 1200. maddesine göre, navlun borçlusu taşıtandır. Deniz ticareti hukukunda navlun faturası kime kesilmişse, o kişi taşıtan sıfatını haizdir. Somut uyuşmazlıkta, navlun faturası davalı tarafından dava dışı sigortalıya kesilmiş olduğundan davacının sigortalısı dava konusu taşımada taşıtan sıfatına haiz olup, aynı zamanda konişmentoda yükleten (Shipper) sıfatı da bulunmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlık konusu taşımada, davacının sigortalısı taşıtan ve yükleten, davalı ...'nin fiili taşıyandır. Doktrindeki baskın görüşe göre, konteyner (kırkambar) taşıması niteliğindeki taşımada esas alınması gereken konişmento ve arkasındaki taşıma şartlarıdır ve bu şartlar taşıtan ve yükleten sıfatındaki sigortalı açısından geçerli ve bağlayıcı olan yetki kaydının, onun halefi olan sigortacıyı da bağlar.Somut uyuşmazlıkta; Davalı ...'nin, Danimarka da mukim yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olması ve emtiaların Türkiye-Almanya taşımasının ifa edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, konişmentonun arka sayfasında "Kanun ve Yargı Yetkisi" başlıklı 26 ıncı maddesinde yer alan yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Kanunlarının uygulanacağı, yetkili mahkemenin ise Londra Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun kararlaştırıldığı görülmektedir. Davacının sigortalısı ile davalı arasında yabancılık unsuru taşıyan taşıma sözleşmesi mevcut olup, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşması mümkündür. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni sözkonusu değildir. Yetkili kılınan mahkeme belirlidir. HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartı genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığından, Türk Mahkemesinde dava açılamayacaktır. Yetki sözleşmesinin tarafları tacir olduğundan, tacirler arasında TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, konişmentodaki yetki şartında TBK'nın 21/2. maddesi anlamında taşıma ilişkisinin niteliğine aykırı bir kayıt bulunmadığı, uluslararası yetki şartının aynı Kanun'un 25. maddesi anlamında dürüstlük kuralına aykırı genel işlem şartı niteliğinin olmadığı, buna göre yetki sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşıdığı ve taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin iddia ve dosyada delil bulunmadığına göre, acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı açılacak davalara ilişkin bir düzenleme olan TTK'nın 105. maddesinin eldeki davada uygulanma olanağının olmadığı, sigortalı açısından geçerli ve bağlayıcı olan yetki kaydının, onun halefi olan davacı sigortacıyı da bağlayacağı, davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine de aykırılık içermediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/06/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenusuldentaraflarınesastanözetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisebeplerisavunmasınınmahkemesininmöhukkararınınileridosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim