İstanbul BAM 13. HD 2024/844 E. 2024/1053 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/844
2024/1053
10 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/844 Esas
KARAR NO: 2024/1053 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/21 Esas - 2024/407 Karar
TARİHİ: 17/04/2024
DAVA: Şirketin İhyası
KARAR TARİHİ: 10/06/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili bankanın alacağından dolayı borçlu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, haciz işlemleri sırasında borçlu şirket yetkililerinin muvazaalı hareket ederek şirketin malvarlığını eksiltmeye çalıştığının tespit edildiğini, yapılan haciz sırasında üçüncü kişilerce istihkak iddiasında bulunulduğunu, bu nedenle Bakırköy 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/199 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, Mahkemece adı geçen şirket hakkında ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, müvekkilinin anılan şirketten alacağı olmasına rağmen şirketin sici kaydının usulsüz olarak terkin edildiğini beyanla şirketin ihyasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin TTK'nın 32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34. maddesi kapsamında işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusuru nedeniyle müvekkili müdürlüğün sorumluluğunun bulunmadığını, şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi halinde tasfiye memuru da atanması gerektiğini, müvekkili dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tasfiye memuru vekili cevap dilekçesi ile; TTK'nın 32. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, müvekkilinin şirketin tasfiyesi için gerekli şartları sağlayarak terkin talebinde bulunduğunu, müdürlük tarafından herhangi bir eksiklik görülmediğinden talebin kabul edildiğini, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davacının muvazaa iddiasının doğru olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 17/04/2024 tarih ve 2024/21 Esas - 2024/407 Karar sayılı kararında; "Davalı şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde şirketin tasfiye sonucunda 20/10/2022 tarihinde sicilden terkin edilmiş olduğu; Bakırköy 6.İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/199 esas sayılı dosyasında verilen ara karar kapsamında ihya davası açılması için davacı tarafa yetki verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı banka tarafından dava konusu şirket aleyhine yapılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile bağlantılı Bakırköy 6.İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/199 esas sayılı dosyası yönünden ihya kararı verilmesinin talep edildiği, taraf teşkili açısından tasfiye sonucunda sicilden terkin edilen şirketin ihyasını istemekte davacı tarafın hukuki yararı bulunduğu, bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, dava konusu şirket aleyhine icra takibi yapıldığı halde takip ve dava sonucunu beklemeden şirketi tasfiye eden davalı ...in kusurlu olması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, "1-Sabit görülen davacının davasının KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin Bakırköy 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/199 esas sayılı dosyasına münhasır olmak üzere İHYASINA, 2-Tasfiye memuru olarak ...'in görevlendirilmesine," karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkeme kararı eksik inceleme ile hatalı şekilde tesis edilmiş olup kaldırılması gerektiğini, TTK'nın 32. maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, müvekkilinin, şirketin tasfiyesi için gerekli kanuni şartları sağladığını ve terkin için başvuruda bulunduğunu, Müdürlük tarafından herhangi bir eksiklik olmadığı için terkin talebinin kabul edildiğini, terkin başvurusu sırasında herhangi bir kanuni eksikliğin olması durumunda bu durumun Müdürlük tarafından bildirilmesi ve buna göre işlem yapılması gerektiğinin açık olduğunu, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davacı şirket tarafından her ne kadar müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin muvazaalı şekilde şirketin mal varlıklarını eksilttiği ve bu sebeple dava açıldığı belirtilmişse de muvazaa iddiasının doğru olmadığını, davacı tarafından haksız ve kötü niyetli iddialarla istihkak davası açıldığını, işbu dava yönünden davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığından bahisle davanın reddi gerekmekteyken usul ve yasaya aykırı şekilde şirketin ihyasına karar verildiğini, şirketin ihyası davasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığını, şirketin ihyası davasının, yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, Yerel Mahkemenin huzurdaki ihya davasını basit yargılama usullerine göre neticelendirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2013/426 K. 2013/2561 T. 14.2.2013 sayılı kararın somut olaya örnek olarak verilebileceğini beyanla Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri nedeniyle ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinde "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veyan birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." denilmek suretiyle ek tasfiye düzenlenmiştir. Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin sicil kaydı 20.10.2022 tarihinde tasfiye neticesinde davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce terkin edilmiştir. İhyasına karar verilen şirket aleyhine, davacı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve bu dosyadaki istihkak iddiası nedeniyle Bakırköy 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/199 Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olup, dava dosyasının derdest olduğu ve Mahkemece davacı vekiline şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiği anlaşılmıştır. Şirketin tasfiyesinin, hakkında davacı tarafından açılmış ve derdest takip dosyası olması nedeniyle tamamlanmadığı, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden sicile tescil edilmesi ve tasfiye işlemleri eksik bırakıldığından ek tasfiye işlemleri yönünden tasfiye memurunun görevinin devamına karar verilmesi gerekir. Bu nedenle Mahkemece, davacının şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gibi, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından tasfiyesi talep edilen şirkete tebligatlar yapıldığı, adı geçen şirket tarafından icra takip dosyasına dilekçe sunulduğu, davalı tasfiye memurunun alacak iddiasından haberdar olmasına rağmen tasfiye işlemlerini tamamlayarak ek tasfiyeye ve bu davanın açılmasına sebep olduğu anlaşılmakla, davalı aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli olmuştur. Davacı tarafın muvazaa iddiasının doğru olmadığına yönelik istinaf sebebi, ihya davasında incelenebilecek bir husus değildir. Bu minvalde davalı tasfiye memuru vekilinin ileri sürdüğü tüm istinaf sebepleri haksızdır. Açıklanan nedenlerle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tasfiye memurundan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı tasfiye memuru tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 10/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25