İstanbul BAM 13. HD 2024/728 E. 2024/1051 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/728
2024/1051
10 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/728 Esas
KARAR NO: 2024/1051 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/698 Esas - 2024/106 Karar
TARİHİ: 14/02/2024
DAVA: Şirketin İhyası
KARAR TARİHİ: 10/06/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı ... San. A.Ş. hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak şirketin sicilden terkin edilmesi nedeniyle takip işlemlerine devam edilemediğinden bahisle dava dışı ... San A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu olaydada müvekkili kurumun 6102 Sayılı TTK'nın 32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34. madde hükmü çerçevesinde işlem yapıtığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici 7. maddesi İle ''Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketleri ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliği'' hükümleri çerçevesinde işlemin gerçekleştiğini, şirketin re'sen terkin edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, yasal hasım konumunda bulunan müvekkilini yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 29/09/2020 Tarih ve 2020/2213 E- 2020/3665 K. sayılı ilamı ) beyanla müvekkili yönünden açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 14/02/2024 tarih ve 2023/698 Esas - 2024/106 Karar sayılı kararında; "Dava, hukuki niteliği itibariyle, 6102 sayılı TTK. Geçici 7. Maddesinin 15. Fıkrasının son cümlesi uyarınca açılmış bir ihya davasıdır. 6102 sayılı Geçici 7. Maddesinin 15. Fıkrasının son cümlesi uyarınca, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. Celp edilen ticaret sicil kayıtlarına göre dava dışı şirket ... San. A.Ş.'nin TTK. Geçici 7. Maddesi uyarınca tasfiyesiz olarak 31/07/2013 tarihinde resen terkin edildiği, davanın süresinde açıldığı belirlenmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E Sayılı dosyası uyap üzerinden sureti çıkarılarak dosyamız arasına alınmış ve incelenmesinde ; alacaklı ... Bankası A.Ş. Ve ... A.Ş. tarafından borçlu ... San. A.Ş. ve diğer borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığı, ihyası istenilen borçlu ... Tic. ve San. A.Ş.'ye tebligat yapılamadığından alacaklıya ihya davası açmak üzere süre ve yetki verildiği, davacının davayı açmakta hukuki yararının olduğu anlaşılmakla; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı ... A.Ş'nin İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak ihyasına, Geçici 7. Maddeye göre ihya kararı verilen şirketin tasfiye haline gireceğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığından tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, ancak ihyanın sonuç doğurabilmesi için kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına, davacıya kararın tescil ve ilanı için yetki verilmesine, karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçesi ile, "1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı ... A.Ş'nin İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak ihyasına," karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesi hususunda takdir mahkemeye ait olmasıyla birlikte dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini, Yerel mahkemece müvekkili Müdürlüğün yasal hasım kabul edilerek aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, dava konusu şirketin "sınırlı olmak üzere ihyasına" karar verilmesine rağmen tasfiye memuru atanmamasının mevzuata aykırı olduğunu ve yalnız bu sebeple istinaf kanun yoluna müracaat edilmesi gerektiğini; Mahkemece dava konusu şirketin sınırlı olmak üzere ihyası yönünde hüküm kurulmuşken terkin sebebi itibariyle tasfiye memuru atanmamasının mevzuata aykırı olduğunu, Mahkemece dava konusu şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmesine karar verilmeksizin diğer bir ifadeyle, ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde olmaksızın sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verildiğini ancak terkin sebebi gerekçe gösterilerek tasfiye memuru atanmadığını, TTK m. 547/2 gereğince, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması kanunun bir gereği olduğu gibi zorunluluk da arz ettiğini, belirli bir işin görülmesi, bir dava veya icra takibi kapsamında ihyasına karar verilen şirketle ilgili işlemlerin yürütülebilmesi için tasfiye memuru atanmasının şart olduğunu, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmaması durumunda mahkemece verilen kararla ilgili olarak Mersis'te işlem yapılmasının da mümkün olmadığını, dava konusu şirket sermaye münfesih olup, kanun gereğince sermaye artırımı için öngörülen süre dolmuş olduğundan bahisle münfesihlik halinden kurtulamayacağından mahkemece tasfiye ile sınırlı olarak ihya kararı verilmesine rağmen tasfiye memuru atamamasının hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu; 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7/15. maddesi uyarınca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için ihyası istenen şirketin ortağı ve/veya yetkilisinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini; İlgili maddenin gerekçesinde de ifade edildiği üzere, ek tasfiyenin/sınırlı ihyanın sona ermesinden sonra kapanış bildirimi vb. işlemlerin yapılmasının da mümkün olmayacağını, TTK geçici 7. madde kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin, neredeyse tamamının gayrifaal olması karşısında da, ek tasfiyenin akabinde bu kapsamdaki şirketlerin ve huzurdaki davaya konu şirketin ticaret sicilinden tekrar terkin ettirilmesinin TTK Geçici 7. maddenin düzenlenme amacına uygun olacağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli, E. 2017/11-3184 K. 2021/1107 sayılı ilâmının huzurdaki dava konusu şirketle ilgili uyuşmazlığa benzer bir durum olduğunu, açıklanan gerekçeler ve ve emsal hukuk genel kurul kararı da gözetilerek, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmaması sebebiyle istinaf kanun yoluna başvurduklarını beyanla; Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re'sen terkin edilen şirketin, hakkında derdest takip bulunması sebebiyle tüzel kişiliğinin ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İhyası talep edilen ... Sanayi A.Ş.'nin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.07.2013 tarihinde davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından sicilden re'sen terkin edildiği, davacı tarafından adı geçen şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı ve takibin derdest olduğu, ilgili dosyada davacıya, adı geçen şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiği anlaşılmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinde "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." denilmek sureti ile kanun metninde sayılan halleri tespit edilen şirket ve kooperatiflerin tasfiyesinin TTK hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre yapılacağı belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla bu madde ile belirtilen sınırlı hallere münhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir. Mezkur maddenin 15. fıkrası ile "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." düzenlemesi getirilerek hukuki menfaatleri bulunanlar ile alacaklılara şirket ve kooperatifin ihyası için dava açma hakkı tanınmış olup, davacı tarafın yetkili temsilcisi olduğu ihyası talep edilen şirket tarafından terkin tarihinden sonra açılmış ve derdest takip dosyasının bulunduğu, böylece davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmış olmakla Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. TTK'nın geçici 7/1. maddesinde; "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde aşağıdaki halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır." denilmek suretiyle madde kapsamına giren şirketlerle ilgili yapılacak tasfiye işlemlerinde başka bir yasal düzenlemenin kıyasen uygulanamayacağı kabul edilmiş olduğundan sicilden re'sen terkin edilen şirketler hakkında verilen ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek yok ise de, TTK'nın geçici 7/15. maddesi uyarınca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesi nedeniyle re'sen terkin edilen şirketler bundan müstesnadır. Bu şirketler yönünden yapılacak tasfiye işlemleri için ihya kararı ile birlikte şirkete tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Somut dosyada ihyası talep edilen şirketin sicilden, sermaye artırımı yapmaması nedeniyle terkin edildiği anlaşıldığından Mahkemece şirketin son yetkili temsilcisi olan ...'ın tasfiye memuru olarak atanmaması hatalı olmuştur. Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/02/2024 tarih ve 2023/698 Esas - 2024/106 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 2-Davanın KABULÜ İLE, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Sanayi A.Ş'nin İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak İHYASINA, 3-İhya edilen şirkete ... T.C. kimlik numaralı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, 4- Şirketin ihyasına ilişkin karar kesinleştiğinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne TESCİLİNE ve Ticaret Sicil Gazetesinde İLANINA, karardan bir suretin kesinleştiğinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 5-Karar ve ilam harcı 427,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı var ise karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN: 9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 10-Davalı tarafından sarf edilen 160,00 TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 10/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25