İstanbul BAM 13. HD 2024/442 E. 2024/1024 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/442
2024/1024
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/442 Esas
KARAR NO: 2024/1024 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/347 Esas - 2023/819 Karar
TARİHİ: 14/12/2023
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 06/06/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin yurtdışından hammadde ithal ettiğini ve yurt içinde üretim yapan sanayi kuruluşlarına ve fabrikalara ithal edilen sipariş konusu malları sattığını, şirketin sipariş ile çalıştığını ve sipariş üzerine ithalata giriştiğini, sipariş olmadan satışa hazır ürün bulundurmadığını, bu kapsamda davalı tarafından verilen ürünlerin sipariş edilmesi üzerine yurtdışından ithal edildiğini, davalı tarafından söz konusu ürünlerin satın alınmadığı durumda davacı şirketin ürünlerin güncel tarihli fiyatlarında oynaklık nedeniyle zarara uğradığını ve 3. kişilere ürünleri satamadığını, huzurdaki davaya konu ürünlerin davalı tarafından satın alımının tamamlanması ve ürün bedellerinin davacı şirkete ödenmesi gerektiğini, aksi halde davalının siparişi konu olan ürünlerin davacının depolarında çürümeye terk edileceğini ve davacı şirketin sipariş tutarı kadar zarara uğrayacağını, bu kapsamda davalı ile 23.01.2023 tarihli uzlaşma protokolü imzalandığını, davaya konu olan ve taraflarca imzalanan ... sipariş formu ile 17.01.2022 tarihinde ... Numaralı 99.000 KG tutarında ürün davacıdan sipariş verildiğini, bu siparişin 49500 KG kısmı için bedeli ödenerek ürünün davacıdan teslim alındığını, kalan 49500 KG için ise 16755 USD önden davacıya ödendiğini ancak bakiye tutar olan 84.452,45-USD ödenerek davacıdan kalan 49500 KG teslimde alınmadığını, davalıya edimlerin karşılıklı ifası için Beşiktaş ... Noterliği 01.07.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar çekildiğini, davalı ile davacının yurt dışında kurduğu iştiraki ... ve davacı firma tarafından ortak protokol yapıldığını ve ... SA tarafı için verdiği siparişlerin ise söz konusu protokol kapsamında ödemesini yaptığını ve malları protokol uyarınca teslim aldığını ancak davacı ... Kimyevi Maddeler olan borç için protokol kapsamında bir ödeme yapılmadığını, borçlu ile yapılan protokol kapsamında ürünün teslim alınması ve ödemenin yapılması için 15.03.2023 tarihi kararlaştırıldığını, borçlunun peşin ödeme yapması kaydı şartıyla 84.452-USD yerine 69.850-USD tahsil edilerek ibralaşılacağı ve ürünün teslim edileceği kararlaştırıldığını, protokolün 3.6 maddesinde ise alıcının temerrüdü halinde indirimin geçersiz olacağı ve sipariş konusu borç için alacak talebinde bulunulacağı belirtildiğini, bu kapsamda huzurdaki davadaki taleplerinin KDV dahil ana para tutarı 84.452-USD olduğunu, borçlu vekili ile davacı arasında Avukatlık Kanunu 35. Madde uyarınca protokol imzalandığını, iş bu protokolde taraf vekilleri tarafından imzalar atıldığını ancak davalı asilin imzalamadığını, bu nedenle Avukatlık Kanunu 35. maddenin tüm koşulları yerine getirilmese de karşı tarafın vekili tarafından imzalanması nedeniyle iş bu protokol hükümleri borç ikrarı niteliğinde olduğunu, taraflar arasında zorunlu ticari Dava Arabuluculuk Başvurusu ile görüşmeler yapıldığını ancak anlaşmazlıkla sonuçlandığını, dava konusu ürünlerin, Mersin’deki ... Lojistik Depolama firmasına ait depoda ücret mukabili tutulduğunu, tamamı faturalandırılmış depolama masraflarının bugüne kadarki toplamının, ürünlerin İndirme + Depolama + Kantar ücretleri dahil 4.946,25- USD ( KDV dahil ) olduğunu, bu tutara Haziran ayı masrafının dahil olmadığını, ay sonunda ve takip eden aylarda ay başına 300 USD civarında bir masraf daha eklenmesi gerektiğini beyan ederek davaya konu davacı şirketin teslime hazır olduğu 49500 KG olan ürünler için 16.775 USD ödemenin düşülmesinden sonra bakiye kalan 84.452-USD bedeli ile bu bedele ilaveten işlemiş depolama ücreti 4.646,25- USD ( KDV dahil) ile toplamda 89.398,70-USD ve bu tutara dava tarihinden dava sonuna kadar geçen sürede her bir ay başına 300-USD tutarındaki depolama ücretinin alacak rakamına ilave edilmesine ve bu bedellere işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar kamu bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıllık mevduat hesabına ödediği fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı ile alacağın davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin davalı şirketin yerleşim yeri olan Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, taraflar arasında yazılı bir satış sözleşmesi bulunmadığını, 305731 nolu sipariş formundan da anlaşılacağı üzere satış şeklinin fabrika teslim olarak belirlendiğini, davacı yanın iddiasını kabul etmemekle birlikte; bir an varlığı kabul edilse dahi davacı tarafından davalı şirkete teslim edilmiş bir mal olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir sözleşmenin varlığı halinde dahi davacı taraf sözleşmede kendisine yüklenen edimi yerine getirmemiş olup usulune uygun bir şekilde teslim edilmeyen ürün bedeline hak kazanmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın, malların teslime hazır olmasına karşın davalının alacaklının temerrüde düştüğü beyanının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında bir ticari satım ilişkisi olmadığını, davacının, davalı tarafından usulüne uygun olarak peşinat bedeli ödenen ürünleri teslim etmediğini, teslim edilmeyen malların ödemesinin talep edildiğini, davalı şirketin, ilgili malların usulüne uygun olarak kendisine tevdi edilmemesi sebebiyle yapmış olduğu anlaşmalarda temerrüde uğradığını ve zarar sebebiyle tazmin borcuna katlanmak zorunda kaldığını, davacı yanın kendi eylem ve kusurlarından kaynaklanan zararların davalı şirketçe tazmin edilmesini istemesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edip kötü niyetli bir davranış olduğunu beyan ederek öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/12/2023 tarih 2023/347 Esas - 2023/819 Karar sayılı kararında; "Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde Beşiktaş ... Noterliği'nin 01/07/2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin fotokopisini, 23/01/2023 tarihli 1136 Sayılı Kanunun 35/A Maddesi uyarınca Düzenlenen Uzlaşma Tutanağının fotokopisini, 17/01/2022 tarihli Teklif Formunun fotokopisini sunmuş olduğu görüldü.Taraflar arasındaki ihtilafın; ... sayılı sipariş formu ile sipariş edildiği ve teslime hazır edildiği iddia olunan ürünlerin, davalı tarafça teslim alınması zorunluluğu bulunup bulunmadığı, davacı tarafça alacak talep etme koşulları oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı, 23/01/2023 tarihli uzlaşma protokolünün hukuki niteliği, mahkememizin uyuşmazlığı çözmeye yetkili olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar, sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Somut olayda taraflar arasında düzenlenen dava dilekçesi ekinde fotokopisi sunulan 23/01/2023 tarihli 1136 Sayılı Kanunun 35/A Maddesi Uyarınca Düzenlenen Uzlaşma Tutanağı'nın 4.2 maddesinde "İşbu Uzlaşma Protokolünün uygulanmasından ve/veya yorumundan doğabilecek her türlü ihtilaf Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına tabi olup bu Protokol'ün yorumu veya uygulanmasından doğacak her türlü uyuşmazlıklarda İstanbul Anadolu İcra Daireleri ve Mahkemeleri münhasıran yetkilidir." ifadesine yer verilmiş olup, davalı vekilince de cevap dilekçesinde her ne kadar yetki itirazında bulunularak yetkili mahkemenin Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiş ise de taraflar arasındaki Uzlaşma Tutanağı ve H.M.K.'nun 17.maddesi uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılmış aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."gerekçesi ile, "Mahkememizin yetkisizliği sebebiyle davanın usulden reddine, -Yetkili mahkemenin İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğuna, " karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacı tarafından müvekkili aleyhine haksız ve mesnetsiz olarak açılmış olan ticari satımdan kaynaklı alacak davasında; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2023 tarih 2023/347 Esas 2023/819 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilerek İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verildiğini; bu kararın eksik ve hatalı olup süresi içerisinde İstinaf Kanun yoluna başvurumuzun kabulüne karar verilerek dosyanın Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, Davacı tarafın dava dilekçesinde her ne kadar müvekkili şirket ile aralarında ... sayılı sipariş formu ile sipariş edilen ve teslime hazır olan malları alıp 84.452,45 USD ürün bedeli ödemesi gerektiğini, müvekkilin edimini yerine getirmediğini beyan etmiş ise de müvekkili ile davacı arasında yazılı bir satış sözleşmesi bulunmadığını; bu nedenle davacı ile müvekkili şirket arasında bir akit ilişkisi mevcut olmadığını, Geçersiz bir sözleşme kapsamında belirlenen yetkili mahkeme HMK 17 kapsamında yetki sözleşmesi olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından davanın HMK 6 kapsamında müvekkili şirket adresi olan ... Mah. Osb 2. Bölge ... Nolu Cad. No:... Şehitkamil/Gaziantep adresinin yargı sınırları çerçevesinde kalan Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, Davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yapılan yargılamada taraflarınca sunulan cevap dilekçesinde bu husus belirterek yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi taleplerinin İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2023 tarih 2023/347 Esas 2023/819 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilerek İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verildiğini, Müvekkili şirket aleyhine açılmış olan davada geçerli bir yetki sözleşmesinin bulunmadığı dikkate alındığında HMK Madde 19/3 kapsamında davanın HMK Madde 6 uyarınca '' Genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.'' amir hükmü gereği; ... Mah. ... Bölge ... Nolu Cad. No:... Şehitkamil/Gaziantep adresinde ikamet eden müvekkili şirket aleyhine açılan davanın Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekirken İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna dair verilen hükmün hatalı olup kaldırılmasını talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, İleri sürerek, yukarıda izah edilen ve resen gözetilecek nedenler ile süresi içerisinde sunulan istinaf başvurumuzun kabulü ile; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2023 tarih 2023/347 ESas 2023/819 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın yetkili Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; 17/01/2022 tarihli sipariş teklif formu ve 23/01/2023 tarihli uzlaşma protokolü kapsamında, davacının davalıdan bakiye satış bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosyaya mübrez 17/01/2022 sipariş tarihli teklif formu altında taraf şirketlerin kaşe ve imzalarının bulunduğu, formun 18 maddesinde, bu teklif formu veya ona bağlı ortaya çıkacak her türlü uyuşmazlıkta İstanbul Merkez mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olacağı kaydının yer aldığı, taraf şirketlerin avukatları arasında 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 35/a maddesi uyarınca düzenlendiği belirtilen 23/01/2023 tarihli uzlaşma tutanağının dosyaya sunulduğu, bu uzlaşma protokolünün 4.2 maddesinde, 4.2 maddesinde protokolden doğan uyuşmazlıklarda İstanbul Anadolu mahkeme ve icra dairelerinin münhasıran yetkili oldukları kaydının yer aldığı anlaşılmıştır. Davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu, taraflar arasında bir satış sözleşmesi olmadığını, teklif formunun yazılı satış sözleşmesi kurulduğu anlamına gelmeyeceğini, yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri olan Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu savunduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından, dosyaya sunulan 23/01/2023 tarihli uzlaşma protokolünün 4.2 maddesi ile protokolden doğacak uyuşmazlıklarda yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu mahkeme ve icra daireleri olacağının kararlaştırıldığı, HMK'nun 17 maddesi uyarınca tacirler arasındaki bu yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde dava açılacağı, davalının her ne kadar Gaziantep mahkemelerinin yetkili olacağını belirtmiş ise de süresinde yetki itirazında bulunduğu, HMK'nun 17 maddesi uyarınca İstanbul Anadolu mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 35/A maddesi; "Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu tutanaklar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesi anlamında ilâm niteliğindedir. "hükmü yer almaktadır. Davacı yanın da kabulünde olduğu üzere, 23/01/2023 tarihli uzlaşma protokolü, müvekkil şirketler tarafından imzalanmamıştır. Davalı taraf, 17/01/2022 sipariş tarihli teklif formunun bir satış sözleşmesi olmadığını, dolayısıyla bu formun 18 maddesinde yer alan yetki anlaşmasının geçerli olmadığını savunmaktadır. Davacı yan anılan teklif formundaki yetki kaydı uyarınca İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu iddia etmektedir. Şu halde mahkemece; 23/01/2023 tarihli uzlaşma protokolünün 1136 sayılı kanunun 35/A maddesi uyarınca ilam nitleiğinde olup olmadığı, ilam niteliğinde değil ise bu protokol kapsamındaki yetki sözleşmesinin, müvekkilleri adına işlem yapan vekillerin vekaletnamelerinin kapsamına göre tarafları bağlayıp bağlamayacağı, 17/01/2022 tarihli davacı icabı niteliğindeki teklif formunun davalı tarafça kabul edilip edilmediği, buna göre taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davalının HMK'nun 19 maddesi uyarınca, yetki itirazında doğru yetkili mahkemenin gösterilmesi zorunluluğu bulunması karşısında, davalının yetki itirazının geçerli olup olmadığı; taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmuyor ise davalının yetki itirazının HMK'da yer alan diğer genel ve özel yetki kuralları çerçevesinde yerinde olup olmadığı tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve 23/01/2023 tarihli uzlaşma protokolüne dayalı olarak yetkisizlik kararı verilmesi yerinde olmamış, davalı yanın istinaf başvurusu yerinde bulunmuştur.Sonuç itibariyle; davalı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2023 tarih ve 2023/347 Esas - 2023/819 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/06/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45