SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2022/2290 E. 2023/696 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2290

Karar No

2023/696

Karar Tarihi

27 Nisan 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/2290 Esas

KARAR NO: 2023/696 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2022/151 Esas - 2022/528 Karar

TARİHİ: 20/09/2022

DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 27/04/2023

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, sigortalı ... Anonim Şirketi'ne ait brezilya soya fasulyesi emtiasının müvekkili şirketin nezdinde 21.04.2020 tarihinde düzenlenen ... numaralı Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi ile nakliyat muhataralarına karşı sigortalı olduğunu, sigortalı şirketinin ... firmasından 14.05.2020 tarih ve ... numaralı fatura ile teslim şartı ile 5.034.960 kg. brezilya soya fasulyesi cinsi emtiayı satın aldığını, davaya konu fasulye emtiasının, Brezilya'da bulunan üretim sahasından Kocaeli/Yarımca'ya denizyolu ile nakliyesi için üst taşıyıcı davalı ... A.Ş. ve fili taşıyıcısı diğer davalı ... Gemi Acenteliğine bağlı ..." gemisine yüklendiğini, tahliye sırasında ... Hizmetleri Ltd. Şti. firmasınca gözetim yapıldığını, tahliye bitiminde Rota/Yarımca liman/gümrük kantarı ölçüm sonuçlarına göre gemiden toplam 4.990.020 Kg. dökme Brezilya fasulyesi emtiası tahliye edilerek sağlam ve hasarsız olarak alıcı emrine teslim edildiğini, tahliye bitiminde ise 44.940 Kg. eksiklik vuku bulunduğunu, bu hususun eksper raporu ile sabit olduğunu, meydana gelen zararın tazmini için sigortalı tarafından müvekkili şirkete yapılan müracaata istinaden müvekkili şirket tarafından 40102000130 sayılı hasar dosyası açıldığını ve uzman eksper tarafından hasarın niteliğinin ve miktarının tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, davaya konu tam ve sağlam olarak teslim alınan emtianın bir yere veya cisme çarpması sonucu uğranılan maddi zarardan davalının taşıyıcı olarak nakliye işini üstlenmiş olduğu iş görülürken sürücünün kusuru ile meydana geldiğini, davalıların sorumluluğunun olduğunu, yaptırılan eksper incelemesi neticesinde meydana gelen 21.905,47-TL tutarındaki hasar tazminatının müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, hasar tazminatının ödenmesi neticesinde müvekkili şirketin sigortalısının halefi durumuna geçerek davalıya kusuru oranında rücu talebinde bulunulduğunu, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalıya karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 21.905,47-TL asıl alacağın ödeme tarihinden itibaren işlemiş 1.261,82-TL yasal faizi ile toplam 23.167,29-TL için ilamsız icra takibinde bulunulduğunu, davalı tarafından itiraz edilmek suretiyle takibin durdurulduğunu beyanla; davalı yana ait bulunan ... plakalı motorlu araç ve mahkemece tespit edilecek davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malların 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla kaydına teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminatın yatırılması halinde ihtiyati tedbir konulmasını, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamını, kötüniyetli itiraz nedeni ile, müvekkili şirket lehine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... gemisi donatanına/işletenine izafeten ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusunu oluşturan taşıma ilişkisinden doğan zararların tazminine ilişkin takibin davacı tarafından hak düşürücü süre sona erdikten sonra başlatıldığını, dava konusu tazminat alacağının rücu edilmesi talebinin hak düşürücü süre geçtiği için talep edilemez hale geldiğini, davacı ... Sigorta'nın aktif husumet ehliyetine sahip olmadığını, dava dışı sigortalı ... San. Tic. ve A.Ş.'nin alacak hakkına haiz olmadığını, Davacı sigortacının sigortalıya 21.905,47 TL ödediğini ve bu nedenle de sigortalının rücu hakkına halef olduğunu iddia ettiğini, ancak mevzuat ve HMK ilgili hükümleri gereğince, dava hakkının kural olarak o hakkın sahibine ait olduğunu, o halde davacının aktif husumet ehliyetinin olması için başta sigortalının davalılara karşı bir alacak hakkına haiz olması gerektiğini, hukuken kabul anlamına gelmemek kaydıyla taşıma sırasında emtianın zayi olduğu iddia edildiğine göre; bu hasardan alıcı olduğu iddia edilen sigortalının zarar görmesi için hasara o firmanın katlanması gerektiğini, dosya kapsamından hasara dava dışı sigortalı ...'nın mı yoksa konşimentoda yer alan ... firmasının mı katlandığı hususunun şüpheye mahal olmayacak şekilde aydınlatılması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin dosyaya ibraz dahi edilmediğini, davacı sigortacının aktif husumet ehliyetine haiz olmadığından bahisle huzurdaki davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, ekspertiz raporunda; hasarın garanti kapsamında olduğu yolunda herhangi bir tespit yapılmamış olmasına rağmen davacı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış olması durumunun yapılan ödemenin lütuf ödemesi olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu, bu nedenle işbu ödemenin taraflarınca rücu edilemeyeceğini, tüm bu sebeplerden dolayı, davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin hukuken halef sıfatı vermeyeceğinin ortada olup yapılan ödemenin de lütuf ödemesi niteliğinde olması neticesinde müvekkili şirkete karşı ikame edilen işbu davanın aktif husumet ehliyeti eksikliğinden de reddi gerektiğini, huzurdaki dava konusu taşıma işinin müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, işbu durum dosyaya ibraz edilen konşimentoda müvekkili şirket unvanının hiçbir şekilde yer almaması ile de sabit olduğunu, dosyaya müvekkili şirketin taşıma işini yaptığını gösteren hiçbir delil, yazışma, e-mail ve belge sunulmadığını, davacı sigorta şirketinin, sigortalısı ile davalı müvekkili arasında herhangi bir taşıma sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı sigortalıya karşı bir taşıma taahhüdü de olmadığını, müvekkilinin dava konusu taşımada hukuken taşıyan sıfatının bulunmadığını, bu nedenle davacının, taşıma sözleşmesine dayanarak, müvekkili şirkete husumet yöneltmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirkete karşı açılan işbu davanın, davalının pasif husumeti bulunmadığından reddi gerektiğini, müvekkilinin anılan geminin ve donatanının/işleteninin yasal temsile yetkili acentesi olmadığını, taraflar arasında imzalanan yazılı bir acentelik sözleşmesi bulunmadığını, dava konusu icra takibinin ... gemisi veya donatanı/işleteni aleyhine başlatılmadığını, borçlu olarak direkt ... Ticaret A.Ş olarak gösterildiğini, davacının hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini ispatla mükellef olduğunu, hukuken kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu taşıma işi esnasında taşınan emtianın hasarlandığının tespiti için yapılan ekspertiz muayenesinin müvekkili şirkete ihbar edilmediğini, muayene sırasında müvekkili şirketten hiçbir temsilcinin hazır bulunmadığını beyanla; davanın usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/09/2022 tarih 2022/151 Esas - 2022/528 Karar sayılı kararında; "Dava; davacı sigortalısına ait emtiaların davalı sorumluluğunda deniz taşıması esnasında hasarlandığından bahisle sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili talepli başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın, davalı hakkında usule uygun bir icra takibi ile ödeme emri tebliğinin bulunup bulunmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı, hasarın davalı sorumluluğunda meydana gelip gelmediği, hasar bakımında davalının kusurununu bulunup bulunmadığı ve buna göre varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından, hakkında dava tefrik olunan ... ile ... Ticaret aleyhinde 18/01/2021 tarihinde ilamsız icra takibine başlandığı anlaşılmıştır. Eldeki davanın ise ... gemisi donatanına/işletenine izafeten ... Tic. A.Ş. Aleyhine açıldığı anlaşılmakla, ... gemisinin tek başına tüzel kişilik vasfı bulunmadığından davacı vekiline 12/05/2022 tarihli celse ara karır ile HMK 119/1-b maddesi gereği davalının açık unvan ve adresinin bildirilmesi için süre verilmiştir. Davacı vekili 28/06/2022 tarihli dilekçesi ile davalısının ... gemisi donatanı olduğunu kabul etmekle birlikte açık unvan ve adres bilgilerine ulaşamadıklarını açıklamıştır. Buna göre, dosyaya uyap sistemi üzerinden celp edilen (dosyanın fiziken tutulmadığına ilişkin icra müdürlüğü cevabı gereği fiziken dosya celp edilememiştir) icra dosyasının incelenmesinde davalı ... gemisi donatanına/işletenine izafeten ... Tic. A.Ş. Aleyhinde icra takibinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekilince 20/05/2022 tarihli dilekçe ekinde sunulan takip talebi örneğinde ... gemisi donatanına/işletenine izafeten ... Tic. A.Ş aleyhinde icra takibi başlatıldığı görülmüşse de, bu belgenin icra dosyası içerisinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan izafeten davalı olarak gösterilen ... Tic. A.Ş vekilince dosyaya ibraz edilen ve ... gemisi kaptanı tarafından düzenlendiği anlaşılan hususi vekaletnamede ... Tic. A.Ş nin davaya konu taşıma bakımından TTK 105 maddesi gereği dava ve takiplerde temsile yetkili kılınabileceği bir acentelik vasfının bulunmadığı anlaşılmaktadır. TTK 105.maddesine göre acentenin aracılık ettiği sözleşmeler nedeniyle müvekkiline izafeten kendisine karşı dava ya da takip yöneltilebileceği anlaşılmakla davalı ... Acenteliği ve Tic. A.Ş nin davalının acentesi olmadığı dosya kapsamı ile belirlidir. Bu kapsamda davalı ... gemisi donatanına/işleteni hakkında İİK hükümleri gereğince usule uygun olarak başlatılmış bir icra takibinin bulunmaması nedeni ile; bir an için davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen takip talebi esas alınsa dahi davalı ... gemisi donatanına/işleteni bakımından usule uygun bir ödeme emri tebliği ve davalı tarafından asaleten ya da yetkili acentesi aracılığıyla yapılmış bir borca itirazın bulunmaması nedeni ile davanın HMK 114 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, Davalı ... gemisi donatanına/işletenine izafeten ... A.Ş. Hakkındaki davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı ... Anomin Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Sigortalı ... Anonim Şirketi'ne ait brezilya soya fasulyesi emtiasının, müvekkili şirket nezdinde 21.04.2020 tarihinde düzenlenen ... numaralı Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi ile nakliyat muhataralarına karşı sigortalı olduğunu, Sigortalı ... Anonim Şirketi ... firmasından 14.05.2020 tarih ve ... numaralı fatura ile teslim şartı ile 5.034.960 Kg. Brezilya Soya Fasulyesi cinsi emtiayı satın aldığını; davaya konu fasulye emtiasının, Brezilya'da bulunan üretim sahasından Kocaeli/Yarımca'ya denizyolu ile nakliyesi için üst taşıyıcı davalı ... A.Ş. ve fili taşıyıcısı diğer davalı ... Acenteliğine bağlı "..." gemisine yüklendiğini; tahliye sırasında ... HİZMETLERİ LTD. ŞTİ. firmasınca gözetim yapıldığını; tahliye bitiminde Rota/Yarımca liman/gümrük kantarı ölçüm sonuçlarına göre gemiden toplam 4.990.020 Kg. dökme Brezilya fasulyesi emtiası tahliye edilerek sağlam ve hasarsız olarak alıcı emrine teslim edildiğini; tahliye bitiminde ise 44.940 Kg. Eksiklik vuku bulunduğunu; bu hususunda eksper raporu ile sabit olduğunu; meydana gelen zararın tazmini için sigortalı tarafından müvekkili şirkete yapılan müracaata istinaden müvekkili şirket tarafından ... sayılı Hasar dosyası açıldığını ve 5684 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca bağımsız ve uzman eksper tarafından hasarın niteliğinin ve miktarının tespiti için ekspertiz incelemesinin yaptırıldığını; hazırlanan Ekspertiz Raporunda; "..Tahliye bitiminde Rota/Yarımca liman/gümrük kantarı ölçüm sonuçlarına göre gemiden toplam 4.990.020 Kg. dökme Brezilya fasulyesi emtiası tahliye edilerek sağlam ve hasarsız olarak alıcı emrine teslim edilmiştir. Tahliye bitiminde ise 44.940 Kg. Eksiklik vuku bulunmuştur. Vuku bulan bu eksikliğin 29.835 Kg'lik kısmı ise muafiyet üzerinde kalmaktadır." ifadeleriyle, nakliyeye konu emtianın taşıyanın kusuru ile eksik teslim edildiğinin tespit edildiğini, Yaptırılan eksper incelemesi neticesinde işbu haksız fiil nedeniyle meydana gelen 21.905,47-TL tutarındaki hasar tazminatının, müvekkili şirket tarafından sigortalısına 12.07.2020 tarihinde ödendiğini; hasar tazminatının ödenmesi neticesinde, müvekkili şirket sigortalısının halefi durumuna geçerek kusurlu olan davalı ve dava dışı şirketten rücu talebinde bulunduğunu ancak şirketler tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine, davalı ve dava dışı şirketin borcuna karşılık İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip başlatılmış olup borçluların borca itiraz ettiğini; işbu takibin iptali talebiyle yerel mahkemede dava açıldığını, Yerel Mahkemece yapılan yargılama esnasında, ... A.Ş. yönünden tefrik kararı verilerek, dosyanın ayrı esasa kaydedildiğini ve sonrasında ise husumet yokluğundan ret kararı verildiğini; hukuki mesnetten yoksun şekilde müvekkili aleyhine tesis edilen karara karşı istinaf yoluna başvurma zaruretinin hasıl olduğundan, istinaf gerekçelerinin aşağıda dairemizin bilgi ve dikkatine sunulacağını, Yerel mahkeme tarafından hasar dosyası istenmeden, deliller tamamlanmadan, eksik delil incelemesi ile karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Delil listelerin de açıkça belirtmiş olmalarına rağmen yerel mahkeme tarafından ... sayılı hasar dosyasının celbi gerektiği halde hasar dosyasının celbi için müvekkili şirkete müzekkere yazılmadığını ve hasar dosyası tamamıyla temin edilmediğini; hasar dosyasının bahse konu hasarın tüm evraklarını yazışmalarını ve hasara ilişkin fotoğrafları içerdiğinden dava sürecine etkin rol oynayacağını ancak mahkeme tarafından bu eksiklik giderilmeden karar verilmiş olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu; sadece bu hususun bile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına yeterli bir istinaf sebebimi olduğunu; nitekim dava dosyasına sunulan evrakların ise incelenmediğini; bu bağlamda ... Tic. A.Ş'nin davalı olduğu, davalı vekilinin itiraz dilekçesinde ise bu hususun '' Müvekkil ... TİCARET A.Ş., acente konumundadır. Bu nedenle yapılan tebligata itiraz ederiz.'' ve ''... GEMİSİ DONATANINA/İŞLETENİN de dosyaya konu herhangibir borcu bulunmadığından acente olarak borçtan bir sorumluluk kabul etmemekle birlikte Donatan / işleten adına da borca itiraz ederiz.'' diyerek ikrar edildiğini ancak mahkemece bu beyanların hükme esas alınmadığı gibi bahsinin bile geçmediğini, Davalı tarafın acente olduğu hususu, davalı tarafın dahi kabulündeyken, yerel mahkemece husumet yokluğundan ret kararı verilmiş olmasının taraflarınca anlaşılamamakla birlikte, verilen kararın usul, hukuk ve yasaya da aykırı olduğunu; bu nedenle, yerel mahkemece verilen hükmün, eksik ve hatalı incelemeye dayanmakta olup, hükmün yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep ettiklerini, Her ne kadar yerel mahkeme tarafından usule uygun bir icra takibi başlatılmadığı beyan edilmişse de dosyaya sunulan belgeleri doğrultusunda icra takibinin usule uygun başlatıldığının görüleceğini, Yerel Mahkeme'nin gerekçesi davalı ... gemisi donatanına/işleteni hakkında İİK hükümleri gereğince usule uygun olarak başlatılmış bir icra takibinin bulunmaması nedeni ile; bir an için davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen takip talebi esas alınsa dahi davalı ... gemisi donatanına/işleteni bakımından usule uygun bir ödeme emri tebliği ve davalı tarafından asaleten ya da yetkili acentesi aracılığıyla yapılmış bir borca itirazın bulunmaması nedeni ile davanın HMK 114 ve 115 maddeleri gereğince dava şartının yokluğu olsa da bu görüşe katılmalarının mümkün olmadığını; dosyaya sunulan beyan ve belgelerinin ise bu hususu aydınlattığını; taraflarınca sunulan takip talebinde rücu muhataplarının, ... GEMİSİ DONATANINA/İŞLETENİNE İZAFETEN ... A.Ş. açıkça yazdığını; davalı tarafından sunulan itiraz dilekçesinde de ''Ödeme emri tebligatı müvekkil şirkete, "... GEMİSİ DONATANINA/İŞLETENİNE " izafeten gönderilmişse de, Müvekkil ... TİCARET A.Ş., acente konumundadır. Bu nedenle yapılan tebligata itiraz ederiz.'' ve ''... GEMİSİ DONATANINA/İŞLETENİN de dosyaya konu herhangibir borcu bulunmadığından acente olarak borçtan bir sorumluluk kabul etmemekle birlikte Donatan / işleten adına da borca itiraz ederiz. '' şeklindeki beyanlarıyla ödeme emrinin izafeten tebliğ edildiği kendilerinin kabulünde olduğunu; bununla beraber ekte sunulan tebliğ mazbatasında da izafeten açıkça yazıldığını; arabuluculuk tutanağında da davalı vekilinin "... GEMİSİ DONATANINA/İŞLETENİNE İZAFETEN ... A.Ş.'' adına tutanağı imzaladığını; işbu açıklamaları ışığında Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiğini, Yerel mahkeme tarafından yazılan gerekçeli kararın, salt davalıların beyanı esas alınarak, somut ve açık gerekçeler içermeksizin hazırlanmış olup, bu hali ile adil yargılanma hakkının ihlaline neden olduğundan bozulmasının gerektiğini;

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. Maddesinin, “Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” hükmüne havi olmakla bir hükmün kapsamında bulunması gereken hususları belirttiğini; buna göre yerel mahkemelerin hüküm tesis edilirken kararını açık, anlaşılır ve somut bir şekilde gerekçelendirerek yazmaları gerektiğinin hüküm altına alındığını; dava dosyaları kapsamında yerel mahkeme tarafından tesis edilen gerekçeli karar incelendiğinde bahsi geçen kararın, HMK’ da belirtilmiş olan hususları içermediğini, 9. HD., E. 2016/16428 K. 2016/12347 T. 24.5.2016 sayılı Yargıtay Kararında; "Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir." HMK’nın 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiğinin açıkça vurgulandığını; kararın gerekçesinde maddi olay saptanması gerektiğini, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kuralların belirlenmesi gerektiğini, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmesi gerektiğini, hukuk kuralları somut olaya uygulanması gerektiğini ve sonunda hüküm kurulması gerektiğini; maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantının da ancak bu şekilde kurulabileceğini, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesinin mümkün olacağını; gerekçe göstermeksizin yazılan kararın, adil yargılanma hakkının ihlali olduğu kabulü ile salt bu nedenle bozulmasına karar verildiğini, İleri sürerek, yukarıda arz olunan ve dairemizce re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 20.09.2022 T. 2022/151 E. 2022/528 K. sayılı ilamının yapılacak İstinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, davalarının kabulüne karar verilmesine, Yerel Mahkemece hükmolunan vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin öncelikli olarak reddine, aksi kanaatte olunması halinde ise yeniden hesaplanarak hatanın giderilmesine, tehir-i icra kararı verilmesine, Yerel Mahkeme ve İstinaf yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tade kaldırılarak, davalarının kabulüne karar verilmesine, Yerel Mahkemece hükmolunan vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin öncelikli olarak reddine, aksi kanaatte olunması halinde ise yeniden hesaplanarak hatanın giderilmesine, tehir-i icra kararı verilmesine, Yerel Mahkeme ve İstinaf yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Anomin Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkeme nezlinde görülen ve bilgileri yukarıda belirtilmiş olan dosyasında verilen 2022/151 E. - 2022/528 K. sayılı ve 20.09.2022 tarihli ilamında "Davalı ... gemisi donatanına/işletenine izafeten ... A.Ş. Hakkındaki davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE" denilerek sadece 1 numaralı davalı yönünden hüküm kurulduğunu; oysa, ilgili davanın Müvekkil Şirket yönünden de dava şartı yokluğundan reddedilmesinin gerektiğini; bu sebeple süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurma zaruriyetinin doğduğunu, İtirazın iptli davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğunu ve bu nedenle aynı icra takibine dayanılarak açılan işbu davanın müvekkili şirket yönünden de reddedilmesinin gerektiğini, İlk derece mahkemesinin 2022/528 K. sayılı ve 20.09.2022 tarihli ilamında;"İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından, hakkında dava tefrik olunan ... ile A....Ticaret aleyhinde 18/01/2021 tarihinde ilamsız icra takibine başlandığı anlaşılmıştır... Buna göre, dosyaya uyap sistemi üzerinden celp edilen (dosyanın fiziken tutulmadığına ilişkin icra müdürlüğü cevabı gereği fiziken dosya celp edilememiştir) icra dosyasının incelenmesinde davalı ... gemisi donatanına/işletenine izafeten ... Tic. A.Ş. Aleyhinde icra takibinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekilince 20/05/2022 tarihli dilekçe ekinde sunulan takip talebi örneğinde ... gemisi donatanına/işletenine izafeten ... Tic. A.Ş aleyhinde icra takibi başlatıldığı görülmüşse de, bu belgenin icra dosyası içerisinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.Öte yandan izafeten davalı olarak gösterilen ... Tic. A.Ş vekilince dosyaya ibraz edilen ve ... gemisi kaptanı tarafından düzenlendiği anlaşılan hususi vekaletnamede ... Tic. A.Ş nin davaya konu taşıma bakımından TTK 105 maddesi gereği dava ve takiplerde temsile yetkili kılınabileceği bir acentelik vasfının bulunmadığı anlaşılmaktadır. TTK 105.maddesine göre acentenin aracılık ettiği sözleşmeler nedeniyle müvekkiline izafeten kendisine karşı dava ya da takip yöneltilebileceği anlaşılmakla davalı ... Tic. A.Ş nin davalının acentesi olmadığı dosya kapsamı ile belirlidir.Bu kapsamda davalı ... gemisi donatanına/işleteni hakkında İİK hükümleri gereğince usule uygun olarak başlatılmış bir icra takibinin bulunmaması nedeni ile; bir an için davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen takip talebi esas alınsa dahi davalı ... gemisi donatanına/işleteni bakımından usule uygun bir ödeme emri tebliği ve davalı tarafındanasaleten ya da yetkili acentesi aracılığıyla yapılmış bir borca itirazın bulunmaması nedeni ile davanın HMK 114 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir." denilerek hüküm kurulduğunu, Her ne kadar 2 numaralı davalı aleyhine usulüne uygun bir icra takibi başlatılmamış olmasından dolayı davanın reddine karar verilmiş olsa da ilgili hükmün eksik kurulduğunu; itirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olup ilgili icra takibine dair açıldığı belirilen itirazın iptali davasının taraflarının takibin tarafları ile aynı olması gerektiğinin kesin olduğunu; bu kapsamda taraflar yönünden dosyanın tefrik edilmesinin mümkün olmadığını; bir itirazın iptali davasında takibin taraflarının tümünün davaya taraf olarak gösterilmesi lüzum geldiği için takibin tarafları konusunda hataya düşülerek davanın ikame ediliğinin göz önüne alınması gerektiğini, İtirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olup itiraz üzerine duran takibin devamını amaçlamakta olduğunu ancak görülen davada, takibin devamına yarar bir davanın ikame edilmediğini; ilamsız icra takibinin borçlularının (Müvekkili Şirketin Davacı şirkete herhangi bir borcu olduğu anlamına gelmemek kaydıyla) müteselsil olmakla ilgili borçtan sorumlu olduklarını; bu nedenle itirazın iptali davasının da iki borçluya birden yöneltilmesinin gerektiğini; iki ayrı borçluya aynı takipten ötürü 2 ayrı itirazın iptali davası açılmasının mümkün olamayacağı için görülen davanın tüm davalılar yönünden usulden reddedilmesi gerekliyken sadece 1 numaralı davalı yönünden reddedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, İşbu davanın bir itirazın iptali davası olduğu için taraf değişikliği talep edilmesi veya tarafın yanlış gösterilmesini kabul edilmesinin mümkün olmadığını; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/247 E. - 2021/692 K. sayılı ve 03.06.2021 tarihli ilamı uyarınca;"Bir davada taraf değişikliği ancak karşı tarafın açık rızası hâlinde mümkün ise de (HMK, m. 124/1); maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan (m.124/3), yine dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması hâlinde (m.124/4) taraf değişikliği talebi karşı tarafın rızasını aramaksızın mahkemece kabul edilebilir. Ne var ki eldeki dava, itirazın iptali davası olup takip de taraf ehliyeti bulunmayan aynı hasıma karşı yapıldığından, davadaki taraf değişikliği itirazla duran takip sürecine etki edemeyecek, takibi en başından geçerli hâle getiremeyecektir. Hâl böyle olunca taraf değişikliğine ilişkin hükümlerin somut olayda uygulanabilirliği bulunmamaktadır." şeklinde ifade edildiğini, Bu doğrultu da taraf değişikliği söz konusu olamayacağı ve tarafın yanlış yazılması halinde bu hususu düzelmenin davanın doğası gereği mümkün ol(a)mayacağı dikkate alındığında davanın tefrik edilmek suretiyle sadece 1 davalı yönünden de hüküm kurulmasının hukuka aykırı olacağını, Taraf ehliyetinin; davada taraf olabilme, usulî hukukî ilişkinin sujesi olabilme yeteneği olduğunu; Medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan istifade (hak) ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekil olan taraf ehliyetini haiz olup olunmadığı hususunun TMK'ya göre belirlendiğini; buna göre medeni haklardan istifade ehliyeti bulunan her gerçek (TMK, m. 8) ve tüzel (TMK, m. 46) kişinin davada taraf olabilme ehliyetine de sahip olduğunu, Hukuk davalarında olduğu gibi icra takibinin taraflarının da taraf ehliyetine sahip olmalarının gerektiğini; eldeki davanın ilamsız icra yoluyla gönderilen ödeme emrine vak'i itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu; İİK madde 67 vd. maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının müddeabihinin, takip konusu yapıldığını ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olduğunu; bir eda davası mahiyeti taşıyan bu davaların “itirazın hükümden düşürülmesi” ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olduğunu, Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; takip talebinin düzenleniş şeklinin, ayrı ayrı numaralandırılarak borçlu olarak birden fazla kişinin ve ayrı ayrı adreslerinin gösterilmiş olduğu göz önüne alındığından itirazın iptali davası açılırken bu iki borçlunun da itirazın iptali davasında "davalı" olarak belirtilmesinin şart olduğunun izahtan vareste olduğunu; çünkü takibe kim itiraz ettiyse itirazın iptali davasında davalı/hasım olarak gösterilecek kişinin de o olacağından eldeki davada taraf ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğu olduğunu, bu nedenle tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinin lüzumlu olduğu için istinaf kanun yoluna başvurularının kabul edilmesinin elzem olduğunu, Her halükarda müvekkili şirketin pasif husumetinin bulunmadığını; bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, Dosya kapsamındaki emtianın Brezilya'dan Türkiye'ye ... IMO numaralı ... gemisi ile taşındığını; bu noktada, müvekkil şirketin taşıyan sıfatına haiz olmayıp gemiye ilişkin ekte mahkemenin dikkatine sunulan ... kayıtlarından da görüleceğini, kayıtlı donatan (registered owner) ... olarak gözüken Çin'de mukim ... Ltd ile temsil edilen yabancı ülkede mukim bir şirket olduğunu; müvekkili şirketin hiçbir şekilde ilgili gemi ile doğrudan ilişkili olmadığını ve gemiye ilişkin açılacak davaların işbu taşımada taşıyan sıfatını haiz gemi donatanına veya onun Çin'de mukim temsilcisine açılmasının gerektiğini; bu husunun dosyada mübrez ... kayıtlarında açık bir şekilde görülebileceğini, Dosyaya ... Sigorta tarafından sunulan ekspertiz raporunda bile -aleyhe hususları kabul anlamına gelmemek üzere- rücunun kayıtlı donatan ... isimli yabancı şirkete ... Ltd eliyle ve ticari donatan ... Ltd isimli yabancı şirkete yöneltilebileceğinin açıkça belirtilmekte olduğunu, Dosyada mübrez konşimentodan da anlaşılacağını, donatan ... kendisine taşıtan ... tarafından iletilen ilgili emtiayı temiz konşimento ile yüklediğini; müvekkili ...'in ilgili emtianın ne alım-satımı ne de taşınması sırasında olaya dahil olmadığını; bu sebeple müvekkili şirketi taşıyan, donatan, donatan acentesi, komisyoncu veya forwarder olmayıp kendisine doğrudan veya izafeten husumet yöneltilmesinin söz konusu olmadığını; müvekkile -hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere- olsa olsa acente sıfatıyla izafeten husumetin yöneltebileceğini ve müvekkili şirketin acente de olmadığını fakat, her halükarda müvekkilinin taşıyan sıfatına haiz olmadığının açıkça ortada olup işbu davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini; 11.11.2021 tarihli dilekçelerinde de detaylandırdıkları üzere; davacı Sigorta Şirketi'nin işbu davayı hak düşürücü ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra, görevli ve yetkili olmayan bir mahkemede, aktif ve pasif husumet ehliyeyeti var olmaksızın açtığını, Yukarıda belirtilen nedenler "itirazın iptali" davasının icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olması ve yine Müvekkil Şirketin pasif husumetinin bulunmadığı gerekçeleri ile ilgili davanın her halükarda Müvekkil 2 numaralı Davalı yönünden de reddedilmesini talep etmelerinin gerektirdiğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile dairemizin re'sen gözeteceği diğer sebeplerle; İstinaf başvurularının kabulüne, müvekkili şirket yönünden de ilgili davanın reddine, davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, deniz yoluyla yapılan taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle davacının sigortalısına taptığı ödemenin davalıdan tahsili amacıyla başlattığı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı ... vekili tarafından; ilk derece mahkemesince haklarında hüküm kurulmadığı gerekçesi ile istinaf yoluna başvurulmuş ise de; ilk derece mahkemesinin bu davalı aleyhine açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verdiği, bu davalı aleyhine açılan ve tefrik edilen davanın mahkemenin 2022/387 esasına kaydedildiği, yargılamanın orada devam ettiği ve 2023/57 karar sayılı 06/03/2023 tarihli ilam ile davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiği, davalı ...'in istinaf önüne gelen iş bu dava dosyasında taraf olmadığı anlaşılmakla, yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-ç fıkrası uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketince nakliyat emtia abonman sigortası ile sigortalı olan dava dışı sigortasına ait soya fasülyesi emtiasının Brezilya'dan Kocaeli Yarımca'ya deniz yoluyla taşınması işinin forwarder sıfatıyla ... a.ş. Tarafından yapıldığını, fiili taşımanın ise davalı ..." gemisi donatanı tarafından gerçekleştirildiğini, donatanın acentesinin ... A.Ş. olduğunu, emtianın eksiklik bulunduğunun tahliye bitiminde tespit edildiğini, tespit edilen 21.905,47-TL hasartazminatının sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödendiğini, TTK 1472. maddesi gereğince sigortalıya halef olan davacının hasardan sorumlu olan davalılara rucü hakkının doğduğunu belirterek 21.905,47-TL asıl alacak 1.261,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.167,29-TL nin tahsili amacıyla başlatılan takibe davalılarca yapılan itirazın iptaline, davalıların inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davalı ..." gemisi donatanına izafeten davalı ... A.Ş.'ye karşı açılan davanın; takip talebi ve ödeme emrinde takibin gemi donatanına izafeten değil, doğrudan acente aleyhine başlatıldığı, öte yandan dosyaya mübrez hususi vekaletname kapsamından ... A.Ş.'nin donatanın acentesi sıfatını taşımadığının anlaşıldığı, davalı gemi donatanı aleyhine usulüne uygun takip yapılmamış olduğu gerekçesi ile HMK'nun 114/2 ve 115/2 fıkraları uyarınca özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf konusu uyuşmazlık; ... A.Ş.'nin davalı davalı ..." gemisi donatanının acentesi olup olmadığı, bu davalıya karşı yapılmış usulüne uygun bir takibin bulunup bulunmadığı hususundadır. Takip dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmiş, UYAP üzerinden düzenlenen davacı vekilinin e-imzası ile imzalanmış takip talebinde yine ödeme emrinde borçlu olarak yalnızca ... A.Ş.'nin göründüğü, davacı vekilinin fiziken düzenlediği takip talebinde takip borçlusunun ..." gemisi donatanına izafeten davalı ... A.Ş. Olarak göründüğü, ödeme emrinin davalıya ..." gemisi donatanına izafeten davalı ... A.Ş. Sıfatıyla çıkartıldığı, tebliğ edilen ödeme emrinin ise UYAP üzerinden düzenlenen takip borçlusu olarak yalnızca ... A.Ş.'nin göründüğü ödeme emri olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin fiziken düzenlediği takip talebini icra dosyasına 22/03/2022 tarihinde taratarak eklediği, bu belgede imza bulunmadığı, takibin açıldığı tarihte bu evrakın sistemde bulunmadığı görülmüştür. 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunun 5/1 fıkrası uyarınca güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukukî sonucu doğurur. İİK'nun 8/a maddesinde, icra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü icra ve iflas işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminin kullanılacağı, her türlü veri, bilgi, belge ve kararın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla işlenerek kaydedileceği hüküm altına alınmıştır. Aynı Düzenleme İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 16/1 maddesinde de yer almaktadır. Yine Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'nın 10/11/2011 tarihli 124/1 sayılı Genelgesi'nin 9/12 fıkrasında, UYAP kapsamında güvenli elektronik imzalı belge ile aynı konuda elle imza atılan belge arasında çelişki bulunması durumunda HMK'nun 205 maddesi uyarınca güvenli elektronik imza ile imzalanmış belgeye itibar edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda; davacı vekili tarafından UYAP üzerinden güvenli elektronik imza ile oluşturulmuş takip talebinde, davalı aleyhine doğrudan takip yapıldığı, asıl borçluya izafeten ve acente sıfatıyla takip yapıldığının belirtilmediği, bu takip talebine istinaden düzenlenen ödeme emrinde de takip borçlusunun doğrudan davalı ... A.Ş. Olduğu, sonradan sisteme eklenen fiziki olarak oluşturulmuş ıslak imza da içermeyen takip talebine yukarıdaki yasal düzenlemeler karşısında itibar edilemeyeceği, itirazın iptali davalarında usulüne uygun bir takip yapılmış olmasının özel dava şartı olduğu, eldeki dava ..." gemisi donatana izafeten açılmış ise de; donatana karşı acentesine izafeten dahi olsa usulüne uygun bir takip yapılmadığının anlaşıldığı, mahkemece bu gerekçe ile davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-ç bendi uyarınca usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Tefrik edilen davalı ... ANADONİM ŞİRKETİ'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-ç maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 179,90.TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20.TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince tefrik edilen davalı ... ŞİRKETİ'den alınması gereken 179,90 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20-TL'nin tefrik edilen davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/04/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenusuldenticarettaraflarınesastanYükgemisiKaynaklanan)İptaliözetiAlacaklılığındankararistinafizafetenreddinederecesebeplerininistanbulVedeğerlendirilmesi(Gemisavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesininanadonimkararınınreddine"donatanınaişletenineileridosyahizmeeriiddiadonatanınaişleteninnumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:10:26

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim