SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2022/1692 E. 2023/416 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1692

Karar No

2023/416

Karar Tarihi

9 Mart 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1692 Esas

KARAR NO: 2023/416 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2021/78 Esas - 2022/62 Karar

TARİHİ: 17/02/2022

DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 09/03/2023

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin sigortalısı ... San. A.Ş. tarafından "purified Terephthalic Acit" emtialarını Kore'de mukim ... firmasında satın aldığının ve ... gemisine Busan limanından Volos/Yunanistan Limanına taşımak üzere yüklendiğini, emtiaların Volos Limanına gönderildiğini, Volos Limanında boşaltma esnasında emtiaların tamamının hasarlandığının tespit edildiğini, sigortalısının başvurusu üzerine 8.971,90EURO sigorta ödemesi yapıldığını, ... Nın Türkiye temsilcisi görevini ifa eden ... Acenteliği A.Ş. Nin halef olunan borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini beyanla davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere irca inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin konşimentonun tarafı olmadığını, konşimentonun ... limited tarafından tanzim edildiğini bu nedenle pasif husumet itirazlarının da bulunduğunu, Mahkemenin yetkisiz olduğunu yetkili mahkemelerin Londa Mahkemeleri olduğunu, süresinde ve usulüne uygun bir hasar ihbarının bulunmadığını, Volos Limanında tutulan ... ile konteynerin geminden sağlam tahliye edildiğinin tespit edildiğini ve ekspertiz raporunda da konteyner içine sızan suyun deniz suyu olduğunun tespit edilmediğini beyanla öncelikle davanın aktif ve pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, mahkemenin yetkisizliği nedeni ile davanın reddine, işin esasına girilmesi halinde de davanın reddine karar verilerek %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/02/2022 tarih 2021/78 Esas - 2022/62 Karar sayılı kararında; "Dava, Uyuşmazlığın konusunun; Tarafların husumet ehliyetinin olup olmadığı, geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunup bulunmadığı , geçerli bir sözleşme uyarınca ödeme yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın olup olmadığı , hasarın deniz taşıması sırasında meydana gelip gelmediği, hasardan davalının sorumlu olup olmadığı, hasar miktarının tespiti ile davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, milletler arası yetki itirazının yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı ... Sigorta A.Ş. olduğu, borçlunun davalı "..." GEMİSİ DONATANI/İŞLETENİ ...'YA İZAFETEN ... A.Ş olduğu, 9.279,91USD (63.567,38.TL)'nin tahsili için 02/03/2020 tarihinde takibe geçildiği, ödeme emrinin borçlulara 03/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 09/03/2020 tarihinde itirazın edildiği, davanın 09/03/2021 tarihinde İİK nun 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilince davaya konu taşımanın icra edildiği konşimentoda bulunan yetki kaydı nedeniyle mahkememizin Milletlerarası yetkisizliği itirazında bulunulmuş olmakla; MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilir. MÖHUK 47. madde hükmüne göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekir.Dosya kapsamından, davadışı sigortalı ... San. A.Ş. tarafından yurtdışından ithal ettiği "purified Terephthalic Acit" emtialarını davacı sigorta şirketi nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığı, taşımanın Busan Limanından Volos/Yunanistan Limanına taşımasının davalı ... ya ait ... numaralı konşimento tahtında ... isimli gemi ile yapıldığı, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun ... adına Kore Acentesi tarafından imzalandığı, ...'nın Cenevre- İsviçre 'de kurulu yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olması ve emtiaların Çin - Türkiye taşımasının ifa edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, konişmentonun 10. maddesindeki yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Hukukunun uygulanacağı, yetkili mahkemenin ise Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemeleri olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı sigortalısı konşimentoda taraf olmasa da, davaya konu emtiaların yetki itirazına konu konşimento tahtında teslim alındığı anlaşılmakla, dava dışı sigortalının ve davacının yetki kaydından haberdar olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Yabancı unsur taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde yetkili kanunun tayininden önce çözümü gereken sorun açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğundan (Aysel Çeliker/Bahadır Erdem, Milletlerarası Özel Hukuk, Sayfa 19) uygulanacak hukuktan önce yetki konusunun karara bağlanması gerekmektedir. MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir. Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve 2020/3051 Karar sayılı ilamına karşılık taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından) deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentonun 10. maddesinde düzenlenen yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı sigorta şirketini bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, Davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesi nezdinde ikame edilmiş olan işbu davada özetle; Müvekkilleri ... Anonim Şirketi nezdinde Sigortalı ... Ürt. Tic. Ve San. A.Ş. tarafından ‘’Purified Terephthalic Acit’’ emtelarının yurtdışı Kore’de mukim ... firmasından satın alındığını ve ... isimli gemiye; ... numaralı konişmento ile 20 adet 20’lik konteyner içerisinde, ... numaralı konişmento ile 20 adet 20’lik konteyner içerisinde, Busan/Güney Kore Limanından Volos/Yunanistan Limanına taşınmak üzere yüklendiğini; Alıcı ... Volos/Yunanistan’a gönderildiğini, Söz konusu taşımanın, müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından nakliyat muhataralarına karşı ... numaralı Nakliyat Sigorta Poliçesi tahtında sigorta teminatına alındığını, Söz konusu emtiaların, Busan/Güney Kore Limanından Volos/Yunanistan Limanına taşınmak üzere ... numaralı konişmento tahtında ... isimli gemiye yüklendiğini ve donatan davalı ... sorumluluğunda taşımanın gerçekleştirildiğini, İşbu davada izafeten davalı olarak gösterilen ... Anonim Şirketi'nin de donatan şirketin İstanbul temsilciliği görevini ifa etmekte olduğunu ve Türkiye’de tüm iş ve davalarda Donatan Şirkete izafeten ve temsilen hareket etmekte olduğunu, Davalı Donatan ... sorumluluğunda gerçekleştirilen taşımada, geminin varış limanına varmasını müteakip; Volos Limanında 07/03/2019 tarihinde ... yetkilileri tarafından ... numaralı konişmento muhteviyatı 20 adet 20’lik konteynerden ... numaralı konteynerin boşaltılması esnasında konteyner içerisinden su aktığının tespit edildiğini, konteyner içerisinde bulunan liner üzerinde su oluştuğunu ve liner içerisindeki ‘’Purified Terephthalic Acit’’ emtiasının tamamen ıslanarak kekleşmiş durumda olduğunun tespit edildiğini, Böylece, vuku bulan ıslanma hasarı nedeniyle konteyner içerisinde bulunan net 25.000 kg ‘’Purified Terephthalic Acit’’ emtiasının tamamının %100 hasarlı ve kullanılamaz hale geldiğini, Söz konusu hasar neticesinde yapılan incelemelerde, ... numaralı konteynerin tavanında yırtık olduğunun tespit edildiğini ve konteyner içerisine suyun davalı sorumluluğunda deniz taşıması anında bu yırtıktan girdiğinin ve hasara sebebiyet verdiğinin belirtildiğini, Yapılan değerlendirmeler neticesinde, gerçekleşen hasar ile ilgili tutanak düzenlendiğini; işbu taşımadan ve gerçekleşen zarardan sorumlu bulunan Donatan Şirketin Yunanistan temsilciliği ... Şirketi'nin protesto edilerek ve 25.000 kg ağırlığındaki %100 hasarlı emtiaların imha edildiğini, Söz konusu somut uyuşmazlıkta, taşımaya konu olan emtiaların ıslanmaya bağlı tam ziya nedeniyle kullanılamaz hale gelmesi neticesinde Sigortalı Şirket ve Sigorta Poliçesi kapsamında müvekkilinin Sigorta Şirketine zararın tazmini amacıyla başvurduğunu ve yapılan incelemeler neticesinde, tam ziya nedeniyle uğranılan zarar kapsamında müvekkilinin Sigorta Şirketinin toplam sigorta bedeli içinde %45 orana isabet eden 8.971,90 Euro sigorta tazminat tutarı Sigortalıya ödendiğini ve böylece müvekkili Sigorta Şirketi sigortalısının haklarına halef ve temellük eden olduğunu, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca işbu somut olayda taşıyan sıfatını haiz davalı tarafın gerçekleşen hasardan sorumlu olmasından hareketle müvekkilinin Davacı ... Sigorta A.Ş. Sigortalısının haklarına halef olarak borçlu aleyhinde icra takibi tarihindeki faizi ile birlikte toplam 9.279,91 EURO tutarında İstanbul ... İcra Müdürlüğü nezdinde ... esas sayısı ile icra takibi başlattığını ve fakat söz konusu takibe karşı borçlu davalı şirket tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ve böylece takibin durdurulduğunu, Takiben arabuluculuk tahtında gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde herhangi bir anlaşmanın sağlanamadığını ve bu nedenle işbu itirazın iptali ve alacaklarının tahsili davasının ikamesi zorunluluğunun hasıl olduğunu, Davalı tarafın yetki itirazı ile İlk Derece Mahkemesinin somut uyuşmazlıkta Londra Mahkemelerinin yetkili olduğu hususundaki kararına karşı yasal düzenlemeler ve yargı içtihatları incelendiğinde; çok güncel olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi tarafından verilen 03/12/2020 tarihli 2020/566 Esas ve 2020/1402 Karar numaralı dosyada ''Nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı yükün deniz yolu ile taşınması sırasında, yükte meydana gelen hasar nedeniyle, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği tazminatın, zarar sorumlusu olan taşıyıcıdan rücuen tahsili talep edilmiş ve istinaf açısından uyuşmazlık konusu, davada davalı Maersk firmasının yaptığı milletlerarası yetki ilk itirazının geçerli olup olmadığı, bu bağlamda mahkemece verilen kararın dosyaya, usul ve yasaya uygun olup olmadığı''nın incelendiğini ve konişmento da yetki şartı bulunsa dahi Türk mahkemelerinin münhasır yetkisinin kabul edildiğini ve yetki itirazının reddedilmesi gerektiğine karar verildiğini, (EK - İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi tarafından verilen 03/12/2020 tarihli 2020/566 Esas ve 2020/1402 Karar) Aynı şekilde, milletlerarası özel hukuk anlamında yetki alanlarının belirlenmesinde 2014 yılında İzmir 6. ATM tarafından verilen kararda, konişmentoda yer alan yetki kaydının TBK’nın 20. ve devam maddelerinde düzenlenen genel işlem koşulları çerçevesinde geçersiz kabul edildiğini ve mahkeme tarafından genel işlem koşuluna ilişkin TBK hükümlerinin tacirler arasında da uygulama alanı bulacağını açıkladıktan sonra ve yabancılık unsuru içeren uyuşmazlıklar söz konusu olduğunda Türk Hukuku’nun genel işlem koşuluna ilişkin hükümlerinin MÖHUK madde 6 tahtında doğrudan uygulanan kurallar kapsamında olduğunun sonucuna varıldığını, Genel işlem koşulları ile ilgili olarak, Türk Borçlar Kanunu’nun “içerik denetimi” kenar başlığını taşıyan 25. maddesinde genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamayacağı hükme bağlanarak sözleşme adaletini sağlayabilmek adına içerik denetiminin tüm sözleşmeler ve yetki şartları için düzenlemeye kavuşturulduğunu; şu hâlde, TBK uyarınca yetki şartı genel işlem koşulu niteliğinde ise, yürürlük denetimi yanında, içerik denetimine de tâbi olacağını, Yasal düzenleme gereğince yapılan değerlendirme neticesinde yetki şartının karşı tarafın aleyhine olup olmadığının veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte olup olmadığının ve ayrıca dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığının incelenmekte olduğunu; kanunen yetkili olmayan bir mahkemenin yetkili kabul edilmesinden ve karşı tarafın yerleşim yerinden başka bir yer mahkemesinde dava açmak zorunda bırakılmasından ötürü aleyhe olmasının veya durumu ağırlaştırmasının dahi tek başına yetki şartının içerik denetimine takılmasına yol açmakta olduğunu, Bu durumda, yasal düzenlemeler ve mahkeme kararları incelendiğinde görüleceğini, konişmentoda yer alan kaydın davacı taraf için ağırlaştırıcı ve aleyhe bir kayıt olması nedeni ile geçersiz kılınması ve Türk mahkemelerinin yetkisinin kabul edilmesi gerekirken; İlk Derece Mahkemesinin bu kayda dayanarak yetkisizlik kararı vermesinin yerinde olmadığının düşüncesinde olduklarını, İşbu istinaf konusu İlk derece Mahkemesi kararında her ne kadar ''dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı,'' şeklinde bir değerlendirme yapılmış ise de; esasen somut olayda delillerinin arasında yer alan mevcut konişmentonun ... anteti altında işbu davada davalı olarak gösterilen, Donatan ... tarafından imza edildiğinin sabit olduğundan; TTK madde 105/2 uyarınca Türkiye'deki yetkili Acenteye karşı davanın ikame edilmiş olduğundan bahisle mevcut istinaf kararlarının da dikkate alındığında davalının yetki itirazları ile İlk Derece Mahkemesinin yetkisizlik kararının reddinin gerektiğini; aksi yöndeki bir kanaatin Türkiye'de uyuşmazlıkların çözümü bakımından hak kaybına yol açacak ve adil yargılanma ilkesi ile bağdaşmayacak bir uygulama olacağını, Diğer taraftan, Konişmentoda yer alan yetki şartına ilişkin madde ve içeriği uyarınca usule uygun bir yetki şartının varlığının dahi kabul edilemeyeceğini, İşbu yetki maddesinin gönderileni bağlayıcı niteliği ve usule uygun olmaması sebebiyle reddi gerekirken kabul edilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, Diğer yandan, yetkili acentenin hali hazırda varma limanında konişmentonun arkasına teslim/tesellüm imzalayarak kaşelediğini; dolayısıyla konişmentonun hocaları Prof. Dr. ...'nın deyimi ile esasen temsilen "alıp-verme sözleşmesinin" (Çağa/Kender, Navlun Sözleşmesi, sh.87) tarafı olduğunu; bu şekli ile dahi, Türk Mahkemelerinin yetkisinin doğduğunu, İşbu davaya bizatihi taşıma akdine aykırılık olarak bakılmak yerine, TTK madde 1150'de yer alan geminin değiştirilmesi yasağı sebebiyle TBK'da yer alan Eser Sözleşmesine de muhalefet olarak dikkate alınmasının ve sözleşmenin diğer tarafı olan davalının bu sebeple de sorumluluğunun tespitine karar verilmesinin gerekeceğini, Anılan tüm bu nedenlerle ve Üst Mahkemenin de re’sen dikkate alacağı sair gerekçeler ile yasal düzenlemeler ve Yüksek Mahkeme kararları uyarınca kanun koyucu tarafından, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister izafeten acente aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı sabit olduğundan; Davalı tarafın iddiaları karşısında verilen davanın yetkisizlik nedeniyle reddi kararının Yüksek Mahkeme tarafından inceleme konusu edilmesi ve yasa ve içtihatlara aykırı şekilde verildiğini düşündükleri ilk derece mahkemesinin yetkisizlik kararının kaldırılması ve böylece işbu yanlı ve dayanaksız mahkeme kararının düzeltilmesi ve böylece hukuki düzen ve güvenliğin yeniden tesisi ile davanın reddinin gerektiğini, İleri sürerek, istinaf taleplerinin kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddi kararının kaldırılarak dosyanın esası üzerinde incelemeye geçilmesine, işbu yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, deniz yoluyla yapılan taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle davacının sigortalısına yaptığı ödemenin davalılardan tahsili amacıyla başlattığı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketince nakliyat emtia abonman sigortası ile sigortalı olan dava dışı sigortasına ait emtianın Busan-Volvo Yunanistan arası deniz yoluyla taşınmasının davalının donatanı olduğu ... gemisi ile gerçekleştirildiğini, ... nolu konişmento muhteviyasını oluşturan konteynırlardan ... nolu konteyner içerisindeki emtianın taşıma sırasında hasarlandığının varma yerinde tespit edildiğini tespit edilen hasarın sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödendiğini, TTK 1472. maddesi gereğince sigortalıya halef olan davacının hasardan sorumlu olan davalıya rucü hakkının doğduğunu belirterek, 9.279,91-Euro'nun tahsili amacıyla başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, davalının inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi tarafından davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf konusu uyuşmazlık; davalı ..'ya izafeten ... A.Ş.'nin ileri sürdüğü milletlerarası yetki ilk itirazının yerinde olup olmadığı hususundadır. 5718 Sayılı MÖHUK madde 24/1'e göre, sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir. Aynı Kanunun 29/1 maddesine göre de, eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler, tarafların seçtikleri hukuka tabidir. Aynı Kanun "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile; Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımından geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle, yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olmalıdır. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. Uyuşmazlık konusu taşıma bakımından düzenlenen konişmentonun kaza dairesi başlıklı 10.3 maddesinde; "Tüccarın açtığı herhangi bir davanın ve aşağıda belirtilen koşullar saklı kalmak kaydıyla taşıyıcının açtığı herhangi bir davanın Londra Yüksek Mahkemesi'nin inhisari yetkisinde olduğu ve İngiliz Kanunlarına tabi olduğu kabul edilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri'ne veya Amerika Birleşik Devletleri'nden yapılacak taşımalara ilişkin dava münhasıran New York Güney Bölgesi'nden sorumlu Birleşik Devletler Bölge Mahkemesi'nde açılacak ve ABD kanunları münhasıran geçerli olacaktır. Tüccar herhangi bir diğer mahkemede açılan davanın sona erdirilmesinde oluşacak taşıyıcının makul yasal giderlerini ve masraflarını karşılamayı kabul eder. Tüccar yukarıda belirtilen esasa ilişkin tüccar aleyhine verilmiş herhangi bir karara itiraz hakkından feragat eder. Navlun veya tüccarın taşıyıcıya ödemesi gereken herhangi bir tutar ile ilgili herhangi bir anlaşmazlık durumunda, taşıyıcı seçim hakkı kendisinde olmak üzere, yukarıda belirtilen ülkelerde ya da yükleme limanı, boşaltma limanı, teslim yerinin bulunduğu ülkede veya tüccarın tüccarın ticari faaliyetinin bulunduğu herhangi bir yerde tüccar aleyhine dava açabilir. " şartının yer aldığı görülmüştür. ... nolu konişmentonun davalı ... adına ... Limited tarafından imzalandığı, yükleme limanının Busan/Seul Tahliye Limanı'nın Volos/Yunanistan olduğu, taşıma sözleşmesinin ... A.Ş aracılığı ile yapılmadığı, davacının sigortalısı ile davalı ... arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğu, milletlerarası yetki sözleşmesi ile yabancı ülke mahkemelerinin yetkili kılındığı, yetki sözleşmesinin yazılı olarak yapıldığı sabittir. Uyuşmazlık, dava konusunun, Türk Mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre belirlenen konulardan olup olmadığı hususundadır. 6100 Sayılı TTK'nun 105/2 fıkrası uarınca; aracılık yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanan son dönem kararlarında; yabancı tacirlerin Türkiye'deki acentelerinin aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden acentenin, müvekkiline izafeten onun nam ve hesabına dava açabileceği gibi, müvekkiline izafeten acente aleyhine de dava açılabileceği, kanunda açıkça, sözleşmelerde, bu hükme aykırı sonuç doğuracak şartların geçersiz olduğunun hükme bağlandığı kabul edilmiştir. Buna göre milletlerarası yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi nedeniyle geçersiz sayılabilmesi için, sözleşmenin yabancı tacirin Türkiye'deki acentesi aracılığıyla yapılmış olması zorunludur. Somut olayda, taşıma sözleşmesi, yabancı davalı şirketin Türkiye'deki acentesi aracılığı ile yapılmadığından, milletlerarası yetki kaydı geçerlidir. İlk derece mahkemesince süresinde ileri sürülen milletlerarası yetki itirazının kabulünde isabetsizlik bulunmayıp, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; ilk derece mahkemesi kararı ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,2 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/03/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenusuldentaraflarınesastanYükgemisiKaynaklanan)İptaliözetiAlacaklılığındankararistinafizafetenreddinederecesebeplerininistanbulVedeğerlendirilmesi(Gemisavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesininmöhukkararınınileridosyadonatanıişleteniiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:12:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim