SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/1331 E. 2023/2027 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1331

Karar No

2023/2027

Karar Tarihi

21 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1331

KARAR NO : 2023/2027

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARI VEREN

MAHKEME : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/04/2021

DOSYA NUMARASI : 2018/298 Esas - 2021/298 Karar

DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 21/12/2023

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı/karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkili şirket ile davalı arasında 31.10.2011 tarihli" Satın Alma Sözleşmesi Ek Protokol"(kısaca) sözleşme gereğince, davalının, müvekkilİ şirketten muhtelif ürünler satın aldığını, Müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 2015 yılında sona erdiğini, müvekkilİ şirketin sattığı ürünler nedeniyle davalıdan 32.764,76.-TL alacaklı olduğunu, hesap mutabakatı ve alacağının ödenmesi taleplerine davalının cevap vermediğini, Mutabakata varılamadığından iş bu davanın açıldığını, müvekkili şirketin, davalıdan, alacaklı olduğunun İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.07.2017 tarih ve 2014/1532 E, 2017/633 K.sayılı ilamı ile sabit olduğunu, zira davalı müvekkili şirketten alacaklı olduğu iddiası ile, müvekkili şirket hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile icra takibini başlattığını, bu takibe yapılan itiraz üzerine, davalı icra takibine yaptığımız itirazın iptali için, İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1532 E.sayılı dosyasıyla dava açtığını, davalının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim edilen 27.07.2016 tarihli rapor ile ek rapor sonucunda; dava konusu 5 adet fatura ile ilgili, fatura; 31.12.2013 tarih ... nolu 14.582,38.-TL'lik ciro prim faturasının (278.554,42*%3) 8.356,63.-TL+KDV olması gerektiğini,2.fatura ; 01.03.2014 tarih ... nolu 379,00.-TL'lik Teminat mektubu masrafı faturasının satıcının (davalı) ödemesi gerektiğini,3, 4. ve 5. fatura; 21.03.2014 tarih ... nolu 9.721,59.-TL, 21.03.2014 tarih ... nolu 18.021,66.-TL, 21.03.2014 tarih ... nolu 4.058,13,-TL'lik fiyat farkı açıklamalı faturaların hangi şartlarda ve sözleşmenin hangi hükümlerine göre tanzim edildiğinin ispata muhtaç olduğu şeklinde düzenlendiğini, fiyat farkı ile ciro prim faturalarının nitelik ve içerik olarak birbirinden farklı olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, davamızı ikame ettiğimiz tarih itibariyle talep ettiğimiz miktarın değerini tam ve kesin belirleyebilmemiz mümkün olmadığından, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00.-TL alacağımızın dava tarihinden itibaren T.C.Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi oranında faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili karşı dava dilekçesi ve davaya cevap dilekçesinde özetle; Esas dava açısından, İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1532 E. 2017/633 K.Sayılı dosyası ile itilaflı faturaların müvekkili şirket kayıtlarında olduğu halde takip tarihi itibariyle cari hesap ekstresinde alacaklı olmadığımız için ret edildiğini, bu sebeple faturaların hakli ya da haksız olduğuna ilişkin davacı iddialarını doğrulayan bir karar olmadığını, Aksine kök ve ek bilirkişi heyet raporunda takipten sonra iadeler sebebiyle davacıdan ispatlanan 9.404,16.-TL alacaklı olunduğunun açık bir şekilde belirtildiğini, davacının, 21.03.2014 tarih ... nolu 9.721,59.-TL, 102566 nolu 18.021,66.-TL ve ... nolu 4.058,13.-TL fiyat farkı faturalarının açıklanması gerektiğini öncelikle bu faturaların 8 günlük itiraz süresinde itiraz edilmediğini, zira davacının 21.03.2014 tarihli faturalara Gebze ... l.Noterliği'nin 09.04.2014 tarih ... Yev.Nolu ihtarname ile itiraz edildiğini bunun yasal ve usulüne uygun olmadığını, tarafların 31.10.2011 tarihli sözleşme ile çalıştıklarını yenilenmek suretiyle 2015 yılına kadar devam ettiğini, Sözleşmede her yıl %3 ciro primi kesileceği bu priminde ...firmalarının cirosu üzerinden düzenleneceğinin açıkça belirtildiği, 21.03.2014 tarihli 4.058,13.-TL bedelli fatura 2011 yılı ciro primi için düzenlendiği, faturanın sol tarafında 2011 yılının açıkça belirtildiği, 21.03.2014 tarihli 18.021,66.-TL bedelli fatura 2012 yılı ciro primi için düzenlendiği, faturanın sol tarafında 2012 yılının açıkça belirtildiği, 21.03.2014 tarihli 9.721,59.-TL bedelli fatura, Sözleşmenin diğer özel hususlar başlığında belirtilen toplam 400.000.-TL üzeri ciro için %2+KDV primi için düzenlendiği ve faturanın sol tarafında 2013 yılına ilişkin olduğunun belirtildiğini, müvekkili şirketin davacıya borcu olmadığı gibi alacağının olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiş, Karşı dava açısından İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1532 E.-2017/633 K.Sayılı dosya ile sunulan ek ve kök bilirkişi heyet raporunda icra takibinden sonra yapılan iadeler sebebiyle sözleşme şartlarına göre ispatlanan 8.356,63+KDV olmak üzere 9.404,16.-TL alacaklı olduklarının tespit edildiğini, müvekkil şirketin davacıdan 14.298,41.-TL alacağının olduğunu, bu nedenlerle davacı tarafın ikame ettiği davanın reddi ile masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak üzere 9.404,16.-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsilini talep etmişlerdir. Davacı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2014/1532 Esas sayılı dosyasındaki 27.02.2016 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, davalının alacaklı olduğunu iddia ettiği 9.404,16-TL alacağın, taraflar arasındaki cari hesaba göre değil, sadece davalı tarafından müvekkili şirkete düzenlenen ve müvekkili şirket tarafından itiraz edilen 5 adet faturaya dayalı olarak hesap edildiğini. Taraflar arasındaki cari hesaba göre 31.12.2014 tarihi itibariyle müvekkili şirketin davalıdan 47.347,63-Tl alacaklı olduğunu, dava tarihi itibariyle müvekkili şirketi davalıya borçlu olmadığını, alacaklı olduğunu, haksız ve yasal dayanaktan yoksun karşı davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 06/04/2021 tarih ve 2018/298 Esas - 2021/298 Karar sayılı kararı ile; " Yanların tüm delilleri toplandıktan sonra dosya iddia, savunma ve yanların tüm delilleri ile ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak temerrüt tarihi itibarıyla davacının davalıdan, veya karşı davacının karşı davalıdan alacağı varsa saptanması için bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişinin düzenlediği 09.09.2019 tarihli 9 sayfadan ibaret raporunda özetle; “Davacının 2011-2012-2013 yılları yasal defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, davacının 2014 yılına ait defterlerin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı ancak; 2014 yılına ait kapanış tasdikine tabi olan Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal süresinde yapılmadığından, sahibi lehine delil kudretine haiz olmadığı, 2015-2016-2017 -2018 yılları yasal defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, Davacı ...Gıda A.Ş. nin yasal defter kayıtlarına göre, son işlem tarihi 16.04.2018 itibarı ile 32.698,89.-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, daha önce açılmış ve karara çıkmış davada yapılan bilirkişi incelemesinde davalı ...Gıda A.Ş. den talep edebileceği tutarın 9.404,16TL.- olduğunun tespit edilmesinden dolayı davacının tespit edilen alacağı 32.698,89TL.- den 9.404,16 TL.-nin mahsup edilmesinden sonra 23.294,73.-TL alacaklı olacağı” kanaati ile raporunu sunmuştur.

Bu rapora itiraz edilmesi üzerine itirazların değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi için dosya yeniden bilirkişi kuruluna verilmiştir. Bilirkişinin düzenlediği 26.11.2020 tarihli 4 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; “Davacı/k.davalının bilirkişi raporuna itirazında:"...davalı/k.davacı tarafından düzenlenen ciro prim faturalarına ilişkin ciro rakamlarının ve oranlarının davalı/k.davacı ticari defterler ve kayıtlarını inceleyip doğruluğunu teyit etmeden kabul ettiği..." şeklinde olup, ancak kök raporumuzun 9. maddesine bakıldığında 21/03/2014 tarihli olmak üzere sırası ile 102620 numaralı ve 9.721,59.-TL'lİk, 102565 numaralı ve 4.058,13.-TL'lik, 102566 numaralı ve 18.021,66-TL'lik Fiyat Farkı açıklamalı faturaların ciro prim faturası olduğunun kabul edilmesi durumunda buna İlişkin hesaplama yapıldığı ve davalı/k.davaci ticari defterleri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. 31/12/2013 tarihli 14.582,38.-TL bedelli ciro pirimi faturası için ise kök raporumuzun 7. maddesinde açıklandığı şekilde fazla tutar üzerinden düzenlendiğinin açıklandığı ve bu tutarın davalı/k.davacının itirazları olmaması nedeniyle görünen alacağından düşüldüğü. Raporumuzun 6. maddesindeki 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1532 E. 2017/633 K. dosyasının davalı/karşı davacı tarafından davacı/karşı davalıya düzenlenen ve her biri 21.03.2014 tarihli olmak üzere sırası ile 102620 numaralı ve 9.721,59,-TLTik, 102565 numaralı ve 4.058,13.-TL'lik, 102566 numaralı ve 18.021,66.- TL'lik Fiyat Farkı açıklamalı faturalar üe 31.12.2013 tarihli 14.582,38.-TL bedelli ciro pirimi, 01.03.2014 tarihli 379,00.-TL bedelli teminat mektubu masraflarının davalı/k.davacı alacağı olarak kabul edilmediği. Bu nedenle Mahkemece İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının kabul edilmesi halinde davacı/davalının ticari defterlerine göre davalı/k.davacıdan 32.698.89 TL ALACAKLI durumda olduğu, ancak davacı talebi 10.000.-TL olduğundan TALEPLE BAĞLILIK İLKESİ bu tutarın dikkate alınması gerektiği. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1532 E. 2017/633 K. dosyası kararının ve davacı/k.davalı itirazlarının Mahkemece kabul edilmemesi halinde Kök Raporumuzdaki kanaatimizde herhangi bir değişikliğe gidilmediği” kanaati ile ek raporunu sunmuştur. Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor, ek rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; Huzurdaki davada davacı şirket ile davalı arasında 31.10.2011 tarihli "Satın Alma Sözleşmesi Ek Protokol" sözleşme gereğince, davalının, davacı şirketten muhtelif ürünler satın aldığı anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 2015 yılında sona erdiği beyan edilmiştir. Davacı şirketin sattığı ürünler nedeniyle davalıdan 32.764,76-TL alacaklı olduğu iddiasındadır. Davacı şirketin, davalıdan, alacaklı olduğunun İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.07.2017 tarih ve 2014/1532 E, 2017/633 K.sayılı ilamı ile saptanmıştır. Davalının davacı şirketten alacaklı olduğu iddiası ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile icra takibini başlatmıştır. Ancak bu takibe yapılan itiraz üzerine, davalı itirazın iptali için, İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1532 E.sayılı dosyasıyla dava açtığı anlaşılmaktadır. Bu dosyada davalının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim edilen 27.07.2016 tarihli rapor ile ek rapor sonucunda; dava konusu 5 adet faturanın değerlendirildiği görüldü. Davacının (... A.Ş.) yasal ticari defterlerinde davalı (... A.Ş.) 1201000003 ve 26.03.2014 tarihinden sonrada ... muhasebe hesap kodunda, takip edildiği daha sonrada alacağın şüpheli duruma düştüğünden 1281000001 (Şüpheli Ticari Alacaklar) hesabına alınarak bu hesapta takip edildiği görülmüştür. Davacının (... A.Ş.) yasal ticari defterlerinde davalı ( ... A.Ş.)' ye ait muavin dökümü incelendiğinde dava tarihi 04.04.2018 itibariyle davacının davalıdan (... A.Ş.) 32.764,76.-TL alacaklı olduğu. Dava konusunu teşkil eden 5 adet faturanın kayıtlarda yer almadığı, 16.04.2018 tarihinde davalı tarafından davacıya 65,87.-TL bir faturanın kesilerek alacak tutarının 32.698,89.-TL düştüğü bu tutarında daha sonra davacı tarafından 128 Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına alınarak orada takip edilmeye başlandığı tespit edilmiştir. Davacı (... A.Ş.) nin Davalıya gönderdiği ihtarname bilgileri aşağıdaki gibidir. 09.04.2014 tarihli Gebze ... Noterliği'nden ... Yev. No'su ile ihtarnamede; "Ciro primi, Fiyat Farkı ve Teminat Mektubu Masrafı" açıklaması ile gönderilen 5 adet faturaya ve içeriklerine itiraz ettiklerini ve fatura asıllarını ekte gönderdiklerini bildirmişlerdir. İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1532 Esas 2017/ 633 Karar sayılı 10.07.2017 tarihli kararında özetle; 26.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı (....A.Ş.)'nin 2014 yılı defterlerinin usulune uygun tutulmadığı, 31.12.2014 tarihi itibariyle davalı (...A.Ş.)'nin Davacı (.....A.Ş.)'den 47.347,63.-TL olduğu, 07.04.2015 tarihi itibariyle davalı (....A.Ş.)'nin alacağının 32.764,76.-TL olarak belirlendiği, takibe esas 5 adet faturanın davalı defter kayıtlarında olmadığı, davalı tarafından ihtarname ile davacı (...A.Ş.)'ye iade edildiği,Davacı (....A.Ş.)'nin ticari defter incelemesi sonucu düzenlenen 27.07.2016 tarihli raporda ise; Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takip konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu 31.12.2014 tarihi itibariyle davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre davalı (....A.Ş.)'den 422.40.-TL alacaklı olduğunu, davalı defterlerinde ise 47.347,63.-TL borçlu olduğunun belirlendiğini, taraf defterleri arasındaki farkın takip konusu faturaların davalı (... Gıda..A.Ş.) defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığını, dava ve takip konusu olan 31.12.2013 tarihli 14.582,38.-TL'lik faturanın ciro primi, 21.03.2014 tarihli 9.721,59.-TL bedelli,18.021,66.-TL bedelli ve 4.058,13.-TL bedelli 3 faturanın fiyat farkına ilişkin olduğu, 01.03.2014 tarihli 379,00.-TL'lik faturanın teminat mektubu masrafı adı altına düzenlendiği, davacı (.. Marketçilik ,...A.Ş.)'nin fiyat farkı faturalarının dayanağının olmadığı zira fiyat farkının ödeneceğine dair sözleşme hükmünün olmadığı, 31.12.2013 tarihli 14.582,38.-TL 'lik ciro prim faturasının sözleşmeye göre istenebilir olduğu ancak; fatura bedelinin sözleşme hükümlerine aykırı bulunup 2012 yılından sonra sözleşmeye göre satışlar üzerinden ciro priminin %3 oranı olması gerektiği ve net satış tutarının 278.554,42.-TL olup bu bedelin %3'ünün 8.356,63.-TL olarak belirlendiği KDV'si ile birlikte bu bedelin ayrıca sözleşmede teminat mektubu masrafının davalı ( ...A.Ş.) tarafından karşılanacağı belirtildiğinden 01.03.2014 tarihli 379,00.-TL bedelli fatura bedelinin de istenebilir olduğu, taraflar arasında sözleşmede fiyat farkına ilişkin bir düzenlemenin olmadığı dolayısıyla bu fatura bedellerinin istenebilir olmadığı her ne kadar davacı (...A.Ş.) tarafından ciro primi faturalarının sehven fiyat farkı adı altında düzenlendiği, esasında fiyat farkına ilişkin 21.03.2014 tarihli 3 ayrı faturanın ciro prim faturası olduğu ileri sürülmüşse de faturalarda açıkça fiyat farkı ibaresinin bulunması ve ciro prim faturası olarak düzenlenmemesi karşısında davacının (...A.Ş.)'nin bu yöndeki iddiasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, Davacı ( ...A.Ş.)'nin ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen 27.07.2016 tarihli raporda, takip ve dava konusu 5 adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davacının kendi defterlerine göre 31.12.2014 tarihi itibariyle davalı şirketten (....A.Ş.) 422,40.-TL alacaklı olduğunun tespit edilmesi karşısında takip ve dava konusu faturalar kendi defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen 31.12.2014 tarihi itibariyle 422,40.-TL alacaklı olduğunun anlaşılması karşısında davacının davalı (...A.Ş.)'den herhangi bir alacağının olmadığının anlaşıldığı, taraf defterleri arasındaki farkın takip konusu faturaların davalı (... A.Ş.)'nın defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığının açıklandığı, aksine davalının (.. A.Ş.)'nin davacıdan (... A.Ş.) 47.347,63.-TL alacaklı olduğunun anlaşılması nedeniyle icra takibinin ve bu davanın haksız bulunduğu kanaatine varılmış ve davanın reddi gerektiği kabul edilerek karar verildiği görülmüştür. Bu davanın davalısı ... A.Ş.'nin davacı ...A.Ş. hakkında İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/298 E sayılı dosyasında ... A.Ş. hakkında 9.404,16 TL.- alacak üzerinden dava açtığı, davanın devam ettiği anlaşılmıştır. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1532 K. 2017/633 K. sayılı dosyasının davacısının davalı/k.davacı ... Tic. A.Ş. olduğu, davalısının ise davacı/k.davalı ... Tic. A.Ş. olduğu anlaşılmaktadır.Dava konusunun 31/12/2013 tarihli 14.582,38.-TL bedelli ciro pirimi, 01/03/2014 tarihli 379,00.-TL bedelli teminat mektubu masrafı, 21/03/2014 tarihli 9.721,59.-TL, 18.021,66.-TL ve 4.058,13.TL bedelli üç adet fiyat farkı içerikli faturalar olduğu anlaşılmaktadır. Davacı/ karşı davalının bilirkişi raporuna itirazında:"...davalı/k.davacı tarafından düzenlenen ciro prim faturalarına ilişkin ciro rakamlarının ve oranlarının davalı/k.davacı ticari defterler ve kayıtlarını inceleyip doğruluğunu teyit etmeden kabul ettiği..." şeklinde olup, ancak kök raporumuzun 9. maddesine bakıldığında 21/03/2014 tarihli olmak üzere sırası ile ... numaralı ve 9.721,59.-TL'lİk, 102565 numaralı ve 4.058,13.-TL'lik, .... numaralı ve 18.021,66.-TL'lik Fiyat Farkı açıklamalı faturaların ciro prim faturası olduğunun kabul edilmesi durumunda buna İlişkin hesaplama yapıldığı ve davalı/k.davaci ticari defterleri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. 31.12.2013 tarihli 14.582,38.-TL bedelli ciro pirimi faturası için fazla tutar üzerinden düzenlendiğinin açıklandığı ve bu tutarın davalı/k.davacının itirazları olmaması nedeniyle görünen alacağından düşüldüğü. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1532 E. 2017/633 K. dosyasının davalı/karşı davacı tarafından davacı/karşı davalıya düzenlenen ve her biri 21.03.2014 tarihli olmak üzere sırası ile 102620 numaralı ve 9.721,59,-TLTik, ... numaralı ve 4.058,13.-TL'lik, 102566 numaralı ve 18.021,66.- TL'lik Fiyat Farkı açıklamalı faturalar ile 31.12.2013 tarihli 14.582,38.-TL bedelli ciro pirimi, 01.03.2014 tarihli 379,00.-TL bedelli teminat mektubu masraflarının davalı/k.davacı alacağı olarak kabul edilmediği. Bu nedenle İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının kabul edilmesi halinde davacı/davalının ticari defterlerine göre davalı/davacıdan 32.698.89 TL ALACAKLI durumda olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin davasının 15.12.2020 tarihinde tamamlama harcı yatırmak suretiyle ıslah ederek 32.698.89 TL ye çıkarttığı anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalardan belirlendiği üzere asıl ve ıslahla açılan davanın kabulü ile 32.698,89 Tl nin dava tarihinden itibaren Avans faizi ile birlikte alınarak davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine. Karşı davanın ise kanıtlanamadığından reddine, karar vermek gerekmiştir. " gerekçeleri ile; " 1-İş bu asıl ve ıslahla açılan davanın kabulü ile 32.698,89 Tl nin dava tarihinden itibaren Avans faizi ile birlikte alınarak davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, Karşı davanın ise kanıtlanamadığından reddine, ... " karar verilmiş olup verilen karara karşı, davalı/ karşı davacı ... Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı/ karşı davacı ... Anonim Şirketi (... Tic. A.Ş.) vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafın ıslah ile artırdığı miktar açısından zamanaşımı def'ilerinin yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, 31/10/2011 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde, .... tarafların cari hesap ilişkisi içinde çalışacakları ve 3'er aylık dönemler kapsar şekilde hesap mutabakatı yapacağı hususlarının açıkça düzenlenmiş olduğunu, TTK 101. maddesine göre cari hesaba ilişkin alacak taleplerine ilişkin olarak 5 yıllık zamanaşımı süresinin mevcut olduğunu, taraflar arasındaki son işlemin 28/01/2015 tarihinde olduğunu, davacı belirsiz alacak davası açtığını iddia etse de alacak talebi defter ve kayıtlarına dayalı olduğundan bu davanın kısmi alacak davası olduğunu, bu sebeple davacının 15/12/2020 tarihli ıslah talebinin zamanaşımına uğradığını, yerel mahkemenin zamanışımı itirazlarını değerlendirmemesi nedeniyle hükmün bozulmasını talep ettiklerini, Tarafların basiretli tacirler olarak müvekkil şirket defter ve kayıtlarının kesin olduğunu kabul etmelerine rağmen Yerel mahkemenin bu konudaki savunma ve iddialarını dikkate almadığını,

Taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde tarafların 3'er aylık dönemlerde hesap mutabakatı yapacaklarını aksi halde müvekkil şirketin defter ve kayıtlarının kesinlik kazanacağını basiretli bir tacir olarak düzenlediklerini, dosyaya sunulan herhangi bir hesap mutabakatı olmadığını, müvekkil şirket kayıtlarında davacıya herhangi bir borçları olmadığı gibi 9.406,16 TL. alacaklı olduğu hususunun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, müvekkil şirket kayıtları dikkate alınmadan hüküm tesisinin hatalı olduğunu, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki 2014/1532 E. - 2017/633 K. sayılı dosyasının kesin delil gibi kabul edilerek işbu davanın doğrudan ispat aracı olarak değerlendirilmesi sebebiyle hatalı hüküm tesis edildiğini, İşbu dosyanın bilirkişi heyetinin de tespit ettiği gibi İstanbul 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki 2014/1532 E. - 2017/633 K. sayılı dosyasının, müvekkil şirket tarafından düzenlenen 5 adet fatura takibine ilişkin olduğunu, (Müvekkil şirketin cari hesap alacağını icraya konu etmek yerine hataen 5 adet faturayı takibe konu ettiğini ) Bu faturaların miktar açısından kayda değer olanlarının; 21/03/2014 tarihli ... numaralı 9.721,59 TL., 102565 numaralı 4.058,13 TL ve 102566 numaralı 18.021,66 TL. bedelli faturalar olduğunu, huzurdaki davanın ise tarafların tüm çalışma dönemini kapsayan ve karşılıklı düzenlenen yüzlerce faturanın bulunduğu cariye ilişkin olduğunu, İstanbul 1 Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1532 E. - 2017/633 K. sayılı dosyası ile talep edilen 5 adet faturaya ilişkin alacak taleplerinin hangi sebeple reddedildiği hususunun dosya içeriğindeki bilirkişi raporlarının incelenmesi ile tespit edileceğini,

İstanbul 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki 2014/1532 E. - 2017/633 K. sayılı dosyasınında 2 adet rapor mevcut olduğunu, 27/07/2016 tarihi kök raporun sonuç kısmında müvekkil şirketin 9.406,16TL. alacaklı olduğunun belirtilmiş olduğunu (Ek. 1) 18.10.2016 tarihinde dosyaya alınan ek raporda da, kök raporda değişiklik olmadığını müvekkil şirketin 9.406,16 TL. alacaklı olduğunun belirtildiğini (EK:2) Bu raporların icra takip tarihi itibariyle alındığını, ancak icra takibinden sonra yapılan iade dikkate alınarak müvekkil şirketin icra takibi tarihinde alacağı olmadığı ancak takipten sonra iade sebebiyle 9.406,16 TL. alacağı olduğu tespit edildiği için davanın reddedildiğini, önceki mahkemenin de " Dosyada mevcut bulunan ve mahkememizce kısmen itibar edilen ve davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen 27/07/2016 tarihli raporda, takip ve dava konusu 5 adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davacının kendi deftelerine göre 31/12/2014 tarihi itibarıyla davalı şirketten 422,40 TL alacaklı olduğunun tespit edilmesi karşısında takip ve dava konusu faturalar kendi defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen 31/12/2014 tarihi itibarıyla davalıdan sadece 422,40 TL alacaklı olduğunun anlaşılması karşısında davacının davalıdan herhangi bir alacağının olmadığının anlaşıldığını " gerekçe göstermek suretiyle davayı reddettiğini,

Bu nedenle İstanbul 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki 2014/1532 E. - 2017/633 K. sayılı dosyasına konu raporlar dikkate alındığında savunma iddialarını doğruladığından davanın reddi ve karşı davanın kabulü yerine davacı lehine hüküm tesisinin hatalı olduğunu, İstanbul 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki 2014/1532 E. - 2017/633 K. sayılı dosyasında icra takibinden sonra iade edilen 9.406,16 TL'nin de davacının alacak kaleminden düşülmeden hüküm tesisinin hatalı olduğunu, Önceki kararda ve özellikle işbu mahkeme vasıtasıyla alınan raporlarda icra takibinden sonra 9.406,16 TL. bedelli ürünün iade edildiği hususu sabit olmasına rağmen işbu fatura davacının carisinden düşürülmeden verilen hükmün hatalı olduğunu, Taraflar arasındaki ihtilaflı faturalar incelenmek yerine önceki karara dayanılarak fatura içeriklerinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Taraflar arasında ihtilafa konu faturaların içerikleri ile haklı veya haksız düzenlendiği hususu incelenmeden hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu beyanla; Açıklanan ve müvekkil lehine tespit edilecek sair sebeplerle; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/298 E- 2021/298 K sayılı dosyasına ilişkin hükmün iptal edilerek davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl dava ve karşı dava; taraflar arasında akdedilen 31/10/2011 tarihli Satınalma Sözleşmesi ve Satınalma Sözleşmesi Ek Protokolü kapsamında işleyen cari hesap alacağının karşı taraftan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, her iki davada verilen karara karşı davalı/karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı/karşı davalı vekili, taraflar arasında akdedilen 31/10/2011 tarihli Satınalma Sözleşmesi ve Satınalma Sözleşmesi Ek Protokolü kapsamında davacı/karşı davalı tarafından davalı/karşı davacıya ürün satışı ve teslimi yapıldığını, davacı/karşı davalının cari hesabında karşı taraftan alacaklı göründüğünü, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2017 tarih, 2014/1532 esas ve 2017/633 karar sayılı ilamı ile bu dosyada alınan bilirkişi raporu ile alacağının kesinleştiğini, alacağının hüküm altına alınmasını, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 31/10/2011 tarihli Satınalma Sözleşmesi ve Satınalma Sözleşmesi Ek Protokolü kapsamında davacı/karşı davalıdan cari hesap alacağının bulunduğunu, alacağının İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1532 esas ve 2017/633 karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, alacağının hüküm altına alınmasını, asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1532 esas ve 2017/633 karar sayılı dosyasında; davacı ... A.Ş. tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine 31/12/2013 tarihli 14.582,38 TL bedelli ciro primi faturası, 21/03/2014 tarihli 9.721,59 TL, 18.021,66 TL ve 4.058,13 TL bedelli fiyat farkı faturaları, 01/03/2014 tarihli 379,00 TL bedelli teminat mektubu faturasına dayalı olarak toplam 46.719,76 TL alacağın tahsili için İstanbul 21. İcra Dairesi'nin 2011/16622 esas sayılı icra takip dosyasında başlattığı icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açıldığı, yapılan yargılamada alınan bilirkişi kök ve ek raporunda; davacı tarafından davalıya düzenlenen 21/03/2014 tarihli 9.721,59 TL, 18.021,66 TL ve 4.058,13 TL bedelli fiyat farkı faturalarının taraflar arasında akdedilen sözleşmede fiyat farkı faturası düzenlenebileceğine ilişkin bir madde bulunmadığından talep edilemeyeceği, 31/12/2013 tarihli 14.582,38 TL bedelli ciro primi faturasının ise taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının talep edebileceği ciro primi bedelinin 8.356,63 TL+KDV olarak talep edilebileceği, davacı tarafından düzenlenen 01/03/2014 tarihli 379,00 TL bedelli teminat mektubu faturasının ise taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı tarafından talep edilebileceği, söz konusu faturaların davalının ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olmadığı, davacının defter ve kayıtlarına göre 31/12/2014 tarihi itibariyle davacının davalıdan 422,40 TL alacaklı, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davalının davacıdan 47.347,63 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, Mahkemece icra takip tarihi olan 18/06/2014 tarihi itibariyle takip konusus faturaların davacının defter ve kayıtlarında kayıtlı olmasına rağmen davacının davalıdan alacaklı olmadığı tespit edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, faturaya konu alacağın dayanağının ve iade faturası düzenlenmesi halinde iade faturası dayanağının düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. Davacının tek taraflı düzenlediği ve kendi defterine kaydettiği faturalar davasını ispatlaması için yeterli değildir. Fatura sözleşmenin ifası aşamasına ilikin olmakla fatura düzenlenmesine dayanak mal veya hizmet teslimi ile somut uyuşmazlıkta olduğu gibi ciro primi, fiyat farkı, teminat mektubu gibi temel dayanaklarının da faturayı düzenleyen tarafından geçerli ve yazılı deliller ile ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı/karşı davalı vekili, taraflar arasında akdedilen 31/10/2011 tarihli Satınalma Sözleşmesi ve Satınalma Sözleşmesi Ek Protokolü kapsamında davacı/karşı davalı tarafından davalı/karşı davacıya ürün satışı ve teslimi yapıldığını, davacı/karşı davalının cari hesabında karşı taraftan 32.764,76 TL alacaklı olduklarını iddia ederek dava dilekçesi ile alacağın şimdilik 10.000,00 TL sini, bilirkişi raporu ile alacağın 32.698,89 TL olduğunun tespit edilmesi üzerine ıslah dilekçesi sunarak 32.698,89 TL alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Mahkemece tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve davacı/karşı davalının karşı taraftan 32.698,89 TL alacaklı olduğu, davalı/karşı davacının ise karşı taraftan 14.364,27 TL alacaklı olduğu, tarafların defter ve kayıtları arasındaki bu farkın İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1532 esas ve 2017/633 karar sayılı dosyasına da konu 31/12/2013 tarihli 14.582,38 TL bedelli ciro primi faturası, 21/03/2014 tarihli 9.721,59 TL, 18.021,66 TL ve 4.058,13 TL bedelli fiyat farkı faturaları, 01/03/2014 tarihli 379,00 TL bedelli teminat mektubu faturalarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davalı/karşı davacı tarafından 21/03/2014 tarihli 9.721,59 TL, 18.021,66 TL ve 4.058,13 TL bedelli fiyat farkı faturalarının dayanağı geçerli ve kesin deliller ile ispat edilememiş ve taraflar arasında akdedilen sözleşmede de fiyat farkı faturası düzenleneceğine ilişkin bir madde bulunmadığından söz konusu faturaların davalı/karşı davacının alacağı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Yine davalı/karşı davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşmeye göre 8.356,63 TL+KDV ciro primi talep edebilecekken 31/12/2013 tarihli 14.582,38 TL bedelli ciro primi faturası düzenlemesi de yerinde olmadığından söz konusu faturada alacak miktarına dahil edilmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalı/karşı davacı 01/03/2014 tarihli 379,00 TL bedelli teminat mektubu faturasına dayalı olarak alacak talebinde bulunabilecektir. İş bu davada davalı/karşı davacı İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1532 esas ve 2017/633 karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda tespit edilen ve talep edeileceği 8.356,63 TL+KDV ciro primi ve 379,00 TL teminat mektubu masrafı olmak üzere toplam 9.404,16 TL cari hesap alacağın hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Ancak söz konusu faturalar zaten davalı/karşı davacının defter ve kayıtlarında kayıtlı olmasına rağmen davalı/karşı davacı karşı taraftan 31/12/2014 tarihi itibariyle 422,40TL alacaklı gözükmektedir. Davalı/karşı davacının talep edemeyeceği ve fazla bedelle talep ettiği yukarıda belirtilen faturaların defter ve kayıtlarından çıkarılarak gerekli düzeltmenin yapılması halinde davalı/karşı davacının karşı taraftan herhangi bir cari hesap alacağının olmadığı açıktır. Bu hususlar dikkate alınarak Mahkemece karşı davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davalı/karşı davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen söz konusu faturalar dışında tarafların defter ve kayıtları birbiri ile uyumlu olup, davacı/karşı davalı tarafından düzenlenen tüm faturalar davalı/karşı davacının defter ve kayıtlarına alınmıştır. Davacı/karşı davalı tarafından düzenlenen faturaların karşı tarafın defter ve kayıtlarına kaydedilmesi faturalara konu ürünlerin teslim edildiğine karine teşkil eder. Zaten taraflar arasında ürün teslimine ilişkin bir ihtilaf da bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacı/karşı davalının defter ve kayıtlarına göre karşı taraftan 32.698,89 TL alacaklı olduğu sabit olup, Mahkemece tespit edilen bu miktar üzerinden asıl davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.Davacı/karşı davalı vekili tarafından her ne kadar davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmiş ise de; dava konusu alacak davacının kendi ticari defter ve kayıtlarına göre belirlenebilir nitelikte ve belirli olup, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar yoktur. İş bu davanın kısmi dava olarak açıldığının kabulü gerekmekte olup, davacı/karşı davalı vekili tarafından talep arttırım dilekçesi adı altında sunulan 15/12/2020 tarihli dilekçe ıslah dilekçesidir. Davalı/karşı davacı vekili tarafından ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesine göre tarafların cari hesap ilişkisi içerisinde çalışacakları hüküm altına alınmıştır. Davalı/karşı davacı vekili tarafından taraflar arasındaki son işlem tarihi 28/01/2015 tarihi olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 101/1 maddesine göre cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan ve iş bu maddede belirtilen davaların cari hesap sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmiştir. TBK'nın 154/1-2 maddesine göre alacaklının dava açması halinde zamanaşımının kesileceğini, aynı Kanunun 156/1 maddesine göre zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir sürenin işlemeye başlayacağını hüküm altına almıştır. Somut uyuşmazlıkta da 04/04/2018 tarihinde iş bu davanın açılması ile 5 yıllık zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlamış ve 15/12/2020 ıslah tarihi itibariyle de 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu sebeple davalı/karşı davacı vekilinin ıslah edilen kısma ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğu yönündeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı/karşı davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı- karşı davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından asıl ve karşı davaya yönelik istinaf başvurusu yönünden yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden davalı- karşı davacıdan alınması gereken 2.233,66 TL istinaf karar harcından, istinaf aşamasında peşin olarak yatırılan 790,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.442,83‬ TL harcın davalı- karşı davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince karşı dava yönünden davalı- karşı davacıdan alınması gereken 269,85 TL harcın davalı- karşı davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

  1. Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 7. Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/12/2023 tarihinde HMK'nın 362/1. a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenalacaklıtaraflarınesastan(SatımKaynaklanan)özetiistinafreddinederecesebeplerininbağlılıkistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebeplerimahkemesinintalepleilkesikararının%+kdvSözleşmesindenileriAlacakdosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim