SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2023/915 E. 2023/1981 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/915

Karar No

2023/1981

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/915 Esas

KARAR NO: 2023/1981 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2022/658 Esas - 2022/738 Karar

TARİHİ:16/11/2022

DAVA: Şirketin İhyası

KARAR TARİHİ: 14/12/2023

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ihya edilmesi talep edilen Tasfiye Halinde ... Ticaret A.Ş. ile müvekkili şirketin ikame ettiği İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/945 Esas sayılı dosyasında haksız rekabetten kaynaklı dava ikame edildiği, yargılamanın seyri esnasında davalının ticaret sicilinden silinmiş olduğunun anlaşıldığı, mahkeme tarafından hazırlanan16/03/2022 tarihli celsesinin bir (1) nolu ara kararı ile taraflarına davalı şirketin ihyası davası açmak üzere üzere süre ve yetki verildiği, müvekkili şirket ile ihyası istenen şirket arasında derdest bir davanın mevcut olması sebebiyle işbu davayı açmada müvekkili şirketin hukuki menfaatinin bulunduğu, ...'nün ... sicilinde kayıtlı Tasfiye Halinde ... Ticaret A.Ş. Ünvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK. M. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığı, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceği, “..Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir. Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.m.32). Yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceği, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğu olduğu, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğu, (6762 Sayılı TTK m.224 ve 6102 sayılı TTK m.285) henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiği, (6762 Sayılı TTK m.445 ve 6102 sayılı TTK.m.541) tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığı, mahkemenin davanın esası ile ilgili vereceği karara müvekkili Sicili Müdürlüğü'nün uyacağını, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün sorumluluğu bulunmadığı, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığı ve bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, müvekkili Sicili Müdürlüğü'nün dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığı, müvekkili yönünden açılan davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 16/11/2022 tarih 2022/658 Esas - 2022/738 Karar sayılı kararında; "Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiye sebebiyle terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası istemidir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 16/09/2022 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 03.12.2021 tarihinde yaptırdığı, şirket yetkilisi ve tasfiye memurunun ... olduğu, şirketin 03.12.2021 tarihinde sicil kaydının tasfiyenin sona ermesi nedeni ile terkin olduğu bildirmiştir. Tasfiyesi istenen şirket aleyhinde davacı yan İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/945 Esas sayılı dosyasında haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemi ile dava açmışlar, söz konusu dava dosyası celp edilerek UYAP sistemi üzerinden incelenmiş, davanın 23.08.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlgili dava dosyası incelendiğinde ihyası istenen şirket ile bu şirketin yetkilisi ve tasfiye memuru olan ...'nun o dosyada davalı sıfatına haiz oldukları, kendilerini vekille temsil ettirdikleri görülmüştür. İhyası istenen şirketin ticaret sicilinden terkin olması nedeni ile bu mahkemece davacıya ihya davası açmak üzere 16.03.2022 tarihli duruşma tutanağının 1 nolu ara kararı ile davacı tarafa ihya davası açması için yetki verilmiş eldeki bu davanın bu nedenle açıldığı anlaşılmıştır. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Şirketin devam eden bir hukuki uyuşmazlığı nedeniyle şirketin ihyasına karar verildiğinde, yapılacak ek tasfiye işlemleri, tasfiye üstlenmiş olduğu görevin devamı niteliğindedir. ( Bkz. İst. BAM 14. HD. 2019/771 E, 2020/880 K. ) TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. ( Bkz. İst bam 13. HD. 2020/1769 Esas , 2020/1480 Karar sayılı ilamı ) Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında halen devam eden dava bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, derdest olan dava sonucuna göre şirket borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalı ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında devam eden dava olması sebebiyle, dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalı ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. İstanbul BAM 12. HD. 2018/970 E, 2018/698 K. Sayılı ilamı "....Tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmasından davalı tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan davada taraf sıfatı bulunduğu, davalı tasfiye memuru aleyhine davanın kabulü nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi HMK 326/1 gereği olduğu gözetilerek; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün davacı yargı gideri bakımından kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir." belirtmiştir. İstanbul BAM 13.HD. 2020/94 E, 2020/698 K. Sayılı ilamı "... Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/1277 E.)Davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiye eksik yapılmıştır. İlanlara başvurulmamış olması sonucu değiştirmez. İhya davası şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açılmıştır. Tasfiye işlemi eksik yapıldığı ve davacının dava açmasına sebebiyet verildiği için yargılama giderlerinin tasfiye memuru üzerinde bırakılmasında ve vekalet ücreti takdirinde bir usulsüzlük yoktur." gerekçeleri ile tasfiye memurunun vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu olduğu belirtilmiştir.Tasfiye memuru şirket hakkında devam eden alacak davası olmasına rağmen ve bu davanın derdest olduğu tarafından bilinmesine rağmen ( Nitekim bahsi geçen davada tasfiye memuru ihyası istenen şirketle birlikte davalı sıfatına haiz olup vekille temsil edilmektedir. ) şirketi ticaret sicilden terkin ettirmiştir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "gerekçesi ile, "1-DAVANIN KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosuna kayıtlı bulunup 03.12.2021 tarihinde 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE ... ANONİM ŞİRKETİ'nin 6102 Sayılı TTK’nın 547. maddesi gereğince İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/945 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere, terkin edilen şirket hakkında derdest olan davanın sonuçlanması ve infazı bakımından sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE, 2-Tasfiye Memuru olarak en son tasfiye memuru olan ... TC Kimlik Numaralı ...'nun atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine, 3-Kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken maktu harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 106,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 267,40 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru ...'ndan tahsiliyle davacıya verilmesine, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım olması sebebiyle davacının işbu davalıyla ilgili yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiliyle davacıya verilmesine," karar verilmiş ve karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/945 Esas sayılı dosyasında haksız rekabetten kaynaklı dava ikame edildiğini, yargılamanın seyri esnasında davalının ticaret sicilinden silinmiş olduğunun anlaşıldığı, mahkeme tarafından ara karar ile taraflarına davalı şirketin ihyası davası açmak üzere süre ve yetki verildiği, müvekkili şirket ile ihyası istenen şirket arasında derdest bir davanın mevcut olması sebebiyle işbu davayı açmada müvekkili şirketin hukuki menfaatinin bulunduğu iddiasında bulunduğunu, Yine davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. Maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiye sebebiyle terkin edilen ... Ticaret A.Ş ünvanlı şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası isteminde bulunarak yerel mahkemedeki davayı açtığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. Maddesi gereğince davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan tarafın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, Yerel mahkeme kararı aşağıdaki sebeplerle usul ve yasaya aykırı olduğunu, TTK m. 541'in “Alacaklı oldukları şirket defterlerinden veya diğer belgelerden anlaşılan ve yerleşim yerleri bilinen kişiler taahhüttü mektupla, diğer alacaktılar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve şirketin internet sitesinde ve aynı zamanda eşas sözleşmede öngörüldüğü şekilde, birer hafta arayla yapılacak üç itanla yirketin sona ermiş bulunduğu konusunda bilgilendirilirler ve alacaklarını fasfiye memurlarına bildirmeye çağrılırlar.” hükmü uyarınca Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve şirketin internet sitesinde ve aynı zamanda esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde, birer hafta arayla yapılacak üç ilanla şirketin sona ermiş bulunduğu konusundaki bilgilendirmenin 3. kişilere bildirim yapılmış bulunmakta olduğunu; yani alacaklı olduğunu iddia eden davacının bu konuda bir bilgisi olmadığının söylenemeyeceğini, Davacı şirket bilgisi bulunmasına rağmen TTK uyatınca herhangi bir bildirimde bulunmadığını; TTK m.541/2 ve 541/3 hükmünün ise "alacaklı olduğu bilinenlere" ve "bulunan borçlara" ilişkin olup davacı şirketin tasfiye memuru bulunduğu şirketten bir alacağının bulunmadığını; "haksız rekabet" sebebi ile ikame edilen tazminat davasının aşağıda açıklanan sebeplerle temelde bir alacak davası olmadığını, TTK m. 541/2-3: " Alacaklı oldukları bilinenler, bildirimde bulunmazlarsa alacaklarının tutarı Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca belirlenecek bir bankaya depo edilir. Şirketin, henüz Muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notore depo edilir; meğerki, bu gibi borçlar yeterli bir sekilde teminat altına alınmış veya şirket varlığının pay sahipleri arasında Paylaşımı bu borçların ödenmesi Şartına bağlanmış olsun." Yerel mahkemece yeterli inceleme ve araştırma da yapılmadığını; TTK m. 547'de düzenlenen ek tasfiyenin, tasfiyenin tamamlanıp bitirilmiş olmasına rağmen başkaca tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde başvurulan geçici bir tedbir olduğunu; ek tasfiye yeni bir tasfiye olmayıp önceki tasfiyeyi tamamlayan bir tasfiye niteliğinde olduğunu, Dava konusu firma faal olmadığı gibi yapılacak ek bir tasfiye işleminin de olmadığını; çünkü İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/945 Esas sayılı dosyasında haksız rekabetten kaynaklı ikame edilen davada firmanın aslında herhangi bir husumetinin olmadığını, Davacı haksız rekabet davasında tarafı ile diğer şirket ortağı ile bir kısım çalışanın dava konusu ... Şirketini kurarak ve öncesinde kendisi ile TTK uyarınca haksız rekabet sayılacak şekilde iş ve işlem yapıldığını ileri sürdüğünü; Yani ... Şirketinin davada husumetinin olmadığını, sadece davanın konusunu oluşturduğunu, Husumeti olmamasına karşın ... Şirketini haksız rekabet davasında taraf olarak gösteren, TTK M. 541 uyarınca ilanlara karşın şirketin tasfiyesine ilişkin ilana rağmen bildirimde bulunmayan davacının görülen davayı sırf ara karar uyarınca ikame etmekle haklı olmayacağını; hukuki yarar kavramının bir ara karardan ziyade mahkemece her türlü somut durum ve koşul doğrultusunda haksız rekabet davasındaki dava dilekçesinin, uyuşmazlık belirleme tutanağı gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini, ... Şirketinin sırf kurulması onu tazminat yükümlüsü veya borçlusu yapmayacak olup tasfiye memuru olarak TTK m. 541 ve fıkraları hükümlerinin tarafınca ve Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yerine getirildiğini; bu nedenle davanın açılmasında TTK M. 541 yarınca bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının kusurunun bulunduğunu, İleri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın usul şartlarını taşımaması sebebi ile usulden, aksi halde mesnetsiz davanın esastan reddine, aksi halde yeterli araştırma ve tahkikatın yapılması amacıyla dosyanın yerel mahkemeye iadesine, aksi halde ve her türlü durumda, dava konusu şirketin tasfiyesi sürecinde yahut ihyasını gerektiren sebeplerle yasal hiçbir kurumun bulunmaması sebebi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin öncelikle davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; 6102 sayılı TTK'nun 547 inci maddesine dayalı olarak açılmış olup, Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi'nin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı tasfiye memuru tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, ihyası talep edilen şirketin tasfiye işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı, ilanlara rağmen davacının tasfiye sürecinde herhangi bir başvuruda bulunmadığı, davacının ihyası istenen şirkete karşı açtığı davanın ise haksız rekabete dayalı olduğu ve o davada aslında ihyası istenen şirketin husumetinin bulunmadığı, ek tasfiye gerektirir bir durum olmadığından davacının ihya talep edemeyeceği, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği yönündedir. Dosyaya mübrez sicil kayıtları kapsamından; ihyası istenen Tasfiye ...Anonim Şirketi'nin, 01/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında tasfiye kararı aldığı, şirket yönetim kurulu üyesi davalı ...'nun tasfiye memuru olarak atandığı, tasfiye memurunun 28/10/2021 tarihli, şirketin aktif ve pasifinin bulunmadığına yönelik tasfiye sonu beyanı üzerine, 28/10/2021 tarihli ortaklar genel kurul kararı ile tasfiyenin sonlandırıldığı, tasfiyenin sona ermesi nedeniyle şirketin 03/12/2021 tarihinde sicilden terkin edildiği, bu hususun aynı tarihli sicil gazetesinde ilan edildiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/945 esas sayılı dava dosyası kapsamından, davacı tarafından ..., ..., ... ve ihyası istenen ... Anonim Şirketi aleyhine 23/08/2016 tarihinde; haksız rekabete dayalı tazminat talepli dava açıldığı, davanın derdest olduğu, mahkemece davacı tarafa sicilden terkin edilen şirketin ihyası için yetki ve kesin süre verildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547/1 maddesinde; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler." hükmü düzenlenmiştir. Celbedilen dava dosyası incelendiğinde, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan tazminat davasının, şirketin tasfiye nedeniyle terkin tarihi olan 03/12/2021 tarihinden önce açıldığı anlaşılmıştır. Davacının anılan dosyada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı mevcuttur. Davalı tasfiye memurunun aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Tasfiyenin tamamlanması nedeniyle tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında, tasfiyeden sonra açılan ve derdest bulunan davanın yürütülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası ve şirkete tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Mahkemece bu gerekçelerle davanın kabulüne ve terkin öncesi tasfiye memuru olan davalı ...'nun yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının, ihyası istenen şirketten haksız rekabete dayalı tazminat alacağı bulunup bulunmadığı, husumeti bu şirkete yöneltip yöneltemeyeceği hususu ihya davasının konusu teşkil etmediğinden, buna yönelik istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Davalı tasfiye memuru, ihyası istenen şirket aleyhine açılmış derdest tazminat davası devam ederken tasfiyeyi usulsüz sonlandırarak, ihya davasının açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmış olup, mahkemece tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır. Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95‬‬- TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 14/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenihyasınataraflarınesastanözetikararistinafkabulünereddinederecesebeplerininistanbultescilinedeğerlendirilmesisavunmasınınsebeplerimahkemesinin"davanınŞirketinkararınıntasfiyehalindeileriİhyasıdosyatarihianonimiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim