SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/1372 E. 2023/1969 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1372

Karar No

2023/1969

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1372 Esas

KARAR NO : 2023/1969 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2018/344 Esas - 2020/413 Karar

TARİHİ : 07/10/2020

DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 14/12/2023

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin lojistik ve taşımacılık sektöründe çalışan bir firma olduğunu, davalı şirketin 8 yılı aşkın bir süredir lojistik taşımacılığını yaptığını, davalı şirketin ürünlerinin dağıtımı ve müşterilere ulaştırılması için lojistik firmaları ile çalıştığını, müvekkili şirketin de bu firmalardan biri olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketin taşımacılık işlerini yaparken olası hasar durumları ve dorseler içinde yer alan gazlara zarar gelme ihtimaline karşı davalı şirkete dönem dönem teminat mektupları verdiğini, en son ... A.Ş. Körfez Şubesinden verilmiş olan 40.000,00 TL değerinde kesin teminat mektubu, ... Bankası A.Ş. İzmit Şubesinden verilmiş olan 40.000,00 TL değerinde kesin teminat mektubu ve ... A.Ş. İzmit Şubesinden verilmiş olan 70.000,00 TL değerindeki kesin teminat mektuplarının davalıya verildiğini, bazı nedenlerden ötürü teminat mektuplarının sürelerinin uzatılamadığını ve müvekkilinin onayıyla paraya çevrildiklerini, davalının toplamda 150.000,00 TL'yi nakit teminat olarak elinde bulundurmaya devam ettiğini, müvekkili şirket ile davalının iş ilişkisinin Kasım 2014 tarihinde son bulduğunu, müvekkilinin davalıya ait dorseleri iade ettiğini, taraflar arasındaki iş ilişkisinin bitmesinden dolayı müvekkilinin davalıya vermiş olduğu 150.000,00 TL teminatın iadesini talep ettiğini ancak davalı tarafça teminatın iade edilmediğini, şifahi olarak müvekkiline şirkete karşı açılma ihtimali olan işçilik alacak davalarına karşı üst işveren sıfatıyla müdahil olacaklarından ötürü bu paraya 5 yıl boyunca el koyacaklarını bildirdiklerini, hiçbir hukuki dayanağa dayanmayan bu hareketin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin bu durumdan dolayı bankalara borçlandığını, müvekkiline ait evin banka tarafından satıldığını, bakıma muhtaç özürlü çocuğu olduğunu, bu nedenle çokça borca girdiğini beyanla 150.000,00 TL'lik nakit teminatın işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete iadesine, manevi sıkıntılar dolayısıyla 20.000,00 TL manevi tazminatın ve şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalı şirketten tahsili ile müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını,16/01/2009 tarihinde imzalanan sözleşmenin 13/03/2015 tarihinde Kartal 2. Noterliğinden gönderilen fesih ihtarnamesi ile haklı olarak feshedildiğini, bu nedenle davacı tarafın her türlü dava açma süresinin dolmuş olduğunu, davacı ... müvekkili ile imzalanan sözleşmenin tarafı olmadığından davada taraf ehliyeti olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin devamı sırasında davacı şirketin fiilen iş yapamayacak duruma gelmesi ve işi bırakması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, davacıların müvekkili şirkete vermiş olduğu taahhütlerin halen geçerliliğini koruduğunu, sözleşmenin feshedilmesinin davacının yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığını, davacı şirketten alınan teminatların sadece dorselerle taşınan gazlara zarar gelme ihtimaline karşı alınmadığını, müvekkilinin İş Kanunu anlamında çalıştırdığı işçilere karşı ücret ve tazminat sorumluluğuna ait zamanaşımı sürelerinin dolmadığını, davacı firmaya kiralanan 7 adet dorsede hasarlar tespit edildiğini, bu hasarlar yetkili servis tarafından tamir edildikten sonra davacıya izafeten müvekkili tarafından muhtelif ödemeler yapıldığını, davacı şirketin sözleşmenin feshi nedeniyle müvekkiline iade ettiği ekipmanın tesliminden sonra araçların yapılan ilk fenni muayenesinde toplamda 15.610,22 TL eksik ve hasarlı parça tespit edildiğini ve söz konusu hasar bedelinin davacının teminatından mahsup edildiğini, yine davacının kullanımı esnasında araçlar hakkında müvekkiline gelen 490,00 TL'lik 2 adet fatura bedelinin de müvekkili tarafından ödenerek davacının teminatından mahsup edildiğini, davacı şirket yetkilisinin sözleşme nedeniyle sözde içine düştüğü maddi ve manevi sıkıntıya dayalı taleplerinin müvekkiline izafe edilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 07/10/2020 tarih 2018/344 Esas - 2020/413 Karar sayılı kararında;" Dava, hizmet sözleşmesi nedeniyle verilen teminat bedelinin iadesi ile söz konusu teminatın iade edilmemesi nedeniyle oluştuğu iddia edilen maddi ve manevi zararların tazmini talebine ilişkindir.Mahkememizce, tarafların delilleri toplanmış, davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi tarafından inceleme yapılarak davalı tarafından yapılan ödemelerin ticari defterlerde kayıtlı olup olmadıkları, alacaktan mahsup edilip edilmedikleri, davalının, davacıdan alacaklı olup olmadığı ve teminatın iade koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda rapor tanzim edilmek üzere Kocaeli Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmıştır. Talimat Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında 2009-2014 yılları arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu yıllar arasında davacı tarafından davalıya verilen hizmet karşılığı faturalar düzenlendiğini ve bir kısım tahsilatlar yapıldığını, faturaların ve tahsilatlatın bir kısmının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduklarını, davalı şirkete verilen hizmet karşılığı düzenlenen faturalarının defterlerde kayıtlı olduğunu ancak yapılan tahsilatların tamamının kayıtlı olmadığını, bu nedenle 31/10/2014 tarihi itibariyle davalı şirketin davacıya 675.714,50 TL borçlu göründüğünü, davacının davalı şirketten fatura alacağının bulunmadığını beyan ettiğini, bu nedenle gerçekte davalının borçlu olmadığını, davacının defterlerini usulüne uygun tutmadığını ve defterlerinin delil niteliği taşımadığını tespit ve beyan etmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekiline davalı ile yapılmış sözleşme uyarınca açılan SGK nezdinde açılan işçi dosyalarını ve varsa hukuk davalarını bildirmek üzere süre verilmiş ve bu kez davalının ticari defterleri ile dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya mahkememizce oluşturulan bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. Bilirkişi heyeti raporunda özetle; taraflar arasında 16/01/2009 tarihli karayolu ile sıvı doğalgaz taşıma sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmenin iki yıl süreli olduğunu ancak sürenin sona ermesinden önce taraflarca fesih bildiriminde bulunulmadığı için 16/01/2016 tarihine kadar uzadığını ve 13/03/2015 tarihinde davalı tarafından feshedildiğini, davacı tarafından gönderilen 30/12/2015 tarihli ihtarname ile teminat mektubu bedellerinin iadesinin talep edildiğini, davalı tarafça verilen cevap ile henüz mali, idari ve adli riskler tasfiye edilmemiş olduğundan sözleşme hükümleri gereğince teminatın iade edilemeyeceğinin beyan edildiğini, sözleşme uyarınca davacı sigorta teftişi yaptırıp ilişiksiz kağıdını getirmediği sürece teminatın iade edilemeyeceğini, davacı tarafından böyle bir kağıdın sunulmadığını ve tarafların ibralaşmadığını, davalının davacıya ait teminat mektubu tutarlarından 16.590,22 TL'lik kısmı tahsil etmeye hak kazandığını, dolayısıyla davacının iadesini talep edebileceği teminat mektubu tutarının 133.409,78 TL olduğunu tespit ve beyan etmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, Mahkememizce denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür. Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasında Karayolu İle Sıvı Doğalgaz Taşıma Sözleşmesi'nin akdedildiği, sözleşme ile davacı şirketin, davalının sıvı doğalgazını BOTAŞ'ın Marmara Ereğlisi doğalgaz tesisinden alarak bildirdiği adrese taşımayı üstlendiği, sözleşmenin süresinin 16/01/2011 tarihinden itibaren 2 yıl olduğu ancak taraflarca sözleşme bitim tarihinden 3 ay önce fesih talebinde bulunulmaması halinde 1 yıl süre ile uzayacağı, tarafların süresinde fesih beyanında bulunmamaları nedeniyle uzadığı, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca davacının, taahhütlerinin garantisi olarak kendisine tevdii olunan ekipmanlarda her ne sebeple olursa olsun doğması muhtemel zarar ve ziyanlara, haksız fiil, akde aykırılık, sebepsiz zenginleşme vs. nedenlerle davalıya karşı doğabilecek her türlü borcuna teminat olmak üzere teminat vereceğinin, söz konusu teminatın sözleşmenin sona ermesi ve tarafların ibralaşması sonrasında iade edileceğinin, davacı tarafından kendisine teslim edilen ekipmanların aynı şekilde davalıya iade edileceğinin ve herhangi bir tamirat olması halinde bedelin davacı tarafından davalıya ödeneceğinin, aksi halde davacının teminattan kesinti yapacağının; 12. maddesinde davacının işle ilgili olarak işyeri dosyası açtıracağının ve işçilerin sigorta primlerini yatıracağının, eksik prim ödemesi veya ölçümleme sonucu çıkacak prim borçlarından dolayı SGK'nın davalıya rücu etmesi halinde rücu edilen bedelin davacının teminatından ödeneceğinin aksi halde davacının sigorta teftişi yaptırarak ilişiksiz kağıdını davalıya ibraz edeceği ve bu şartla teminatın iade edileceğinin kabul edildiği, davalı tarafından gönderilen 13/03/2015 tarihli Noter ihtarnamesi ile davacıya, fiilen işi yapamayacak hale gelmesi ve işi bırakması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğinin, fesih nedeniyle kendisine karşı yöneltilecek tüm sorumluluk ve yükümlülükler ile devam eden davalar nedeniyle tüm sorumluluk ve yükümlülüklerin yerine getirildiğinin belgelenmesi halinde teminatların iade edileceğinin, aksi halde teminatların zararlara mahsup edileceğinin bildirildiği, davacı tarafından davalıya gönderilen 30/12/2015 tarihli ihtarname ile, sözleşme gereği verilen ve nakit olarak devam eden teminatların 7 gün içerisinde iadesinin talep edildiği, davalının 12/01/2016 tarihli cevabi ihtarname ile, henüz mali, idari ve adli riskler tasfiye edilmemiş olduğundan teminatların iade edilemeyeceğini bildirdiği, iş bu dava ile, davacı şirket yönünden teminat bedellerinin iadesinin, davacı ... yönünden ise teminat bedellerinin iade edilmemesi sebebiyle oluştuğu iddia olunan maddi ve manevi zararların tazmininin talep edildiği, açıklanan sözleşme hükümleri uyarınca davacı şirket tarafından dosyaya sunulmuş SGK ilişiksiz belgesinin bulunmadığı, tarafların sözleşmenin feshi sonrasında ibralaşmadıkları, bu nedenle sözleşme sona ermiş olsa da bu aşamada davacı şirketin teminatın iadesini talep edemeyeceği, davacı şirket yönünden davanın zamansız (erken) açıldığı anlaşıldığından usulden reddine karar verilmiştir. Davacı... yönünden yapılan değerlendirmede; davacı her ne kadar teminatlar iade edilmediği için maddi ve manevi yönden zarara uğradığını iddia etmiş ise de, davacının Karayolu İle Sıvı Doğalgaz Taşıma Sözleşmesi'nin tarafı olmadığı, bu sözleşme uyarınca davacı şirket tarafından verilen teminat bedelinin iade edilmemesi ile doğduğu iddia edilen zararlar arasında illiyet bağının bulunmadığı, davacının aktif husumetinin olmadığı, kaldı ki böyle bir zararın varlığı halinde dahi, henüz davalının teminatın iadesini sağlama yükümlülüğü bulunmadığından davalıdan talep edilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, Davanın Reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel Mahkemenin dava dilekçesinde belirttiğimiz hususlarda araştırma yapmaksızın eksik inceleme sonucu davanın usulden reddine karar verdiğini, şirketin, davalı tarafın taşımacılık işlerini yaparken, olası hasar durumları ve dorseler içerisinde yer alan gazlara zarar gelme ihtimaline karşı davalı şirkete 150.000,00-TL tutarında nakit teminat verdiğini ve taraflar arasındaki iş ilişkisinin bitmesinin sonucunda bu tutarın iade edileceği şeklinde bir anlaşmaya varıldığını, Ancak davalı tarafın işbu davanın görülmesi esnasında delil olarak taraflar arasında ikame olunduğunu iddia ettiği bir anlaşmayı mahkeme dosyasına sunduğunu; müvekkili şirketin davalı tarafla imzalamış olduğu antlaşmanın işbu davaya delil olarak sunulmuş olan anlaşma olmayıp, müvekkili ile davalı tarafça imzalanmış olan anlaşmada dorseler içerisinde yer alan gazlara zarar gelme ihtimaline ilişkin nakit teminat verilmesi hususunun kabul edildiği ve sözleşmenin sona ermesinden sonra ise iade edileceği hususunun beyan edildiği bir anlaşma olduğunu; davalı tarafın sunmuş olduğu anlaşmada yer alan imzanın müvekkili şirkete veyahut yetkilisine ait bir imza olmadığını; bu beyanlarını mahkeme huzurununda da beyan etmiş olmalarına rağmen hiçbir inceleme yapılmadan sözleşmenin kabulü ile hüküm sonucuna varıldığını, Kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için bahsi geçen sözleşmede ki imzanın müvekkile ait olduğu varsayımında dahi yerel mahkemenin davanın erken açıldığından bahisle işbu görülen davanın usulden reddine karar verdiğini; davalı tarafın işbu davaya sunmuş olduğu sözleşmenin 12. Maddesinde; ".... taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkil şirketin işçilerinin sigorta primlerinin yatıracağının eksik çıkan veya çıkacak olan prim borçlarından dolayı SGK'nın davalıya rücu etmesi halinde rücu edilen bedelin müvekkilin nakit teminatından ödeneceğinden dolayı iadesinin ancak ilişiksiz kağdı getirdiğinde iade edileceği " yer almakta olduğunu, Taraflar arasındaki iş ilişkisinin müvekkili şirketin davalı tarafa yollamış olduğu 13.03.2015 ihtarname ile sona erdiğini; müvekkili şirkete açılmış olan herhangi bir dava söz konusu olmamakla birlikte davalı tarafa da yöneltilmiş olan bir davanın mevcut olmadığını; işçilik alacaklarına ilişkin davaların ise zamanaşımı süresinin ise 13.03.2020 tarihinde dolduğunu, Dolayısıyla bir an için böyle bir sözleşmenin varlığı kabul edilse dahi işbu dava sırasında dolmuş olan zamanaşımı süreleri ile açılan herhangi bir davanın yer almadığı hususu tespit edilebilecekken eksik inceleme yapılarak işbu davanın esastan reddine ilişkin kararı usul ve yasaya aykırı bulmakta ve itiraz etmekte olduklarını,İleri sürerek, istinaf taleplerinin kabulü ile davadaki delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı şirket ile davalı arasındaki Karayolu İle Sıvı Doğalgaz Taşıma Sözleşmesi'ne istinaden davalı taraf uhdesinde tutulan nakdi teminatın, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle iadesi, teminatın zamanında iade edilmemesi nedeniyle davacı şirket yetkilisi ve diğer davacı ...ın uğradığı iddia olunan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece yukarıdaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleri, dosyaya sunulan sözleşme ile davacıların imzaladığı sözleşmenin aynı olmadığı, dosyaya sunulan sözleşme altındaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, aksi kabul edilse dahi sözleşmenin 7.maddesine göre teminatın iadesi koşullarının oluştuğu, zira davacı şirket veya davalı aleyhine açılmış bir işçilik alacağı davası olmadığı, olsa bile işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığı, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğu yönündedir. Dosyaya mübrez 16/01/2011 başlangıç tarihli ve yenilenmesi nedeniyle bitiş tarihi 16/01/2016 tarihine uzayan, davalının 13/03/2015 tarihli fesih ihtarı ile süresnden önce sona erdiği çekişme konusu olmayan sözleşmenin cevap dilekçesi ile dosyaya ibraz edildiği, sözleşme altında davacı şirketin kaşe ve imzasının bulunduğu, diğer davacı ve şirket yetkilisi Kemal'in ise müşterek borçlu/müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, istinaf dilekçesinde ileri sürüldüğünün aksine, ilk derece mahkemesindeki yargılaması sırasında sunulan cevaba cevap, beyan ve rapora karşı beyan dilekçelerinin hiçbirinde imza inkarında bulunulmadığı gibi, duruşma tutanaklarına yansımış bir imza inkarının da mevcut olmadığı, aksine cevaba cevap dilekçesinin üçüncü paragrafında sözleşmenin teminat başlıklı 7.maddesinin, davalı aleyhine açılacak iş davalarını kapsamadığının belirtilmesi suretiyle, sözleşmenin kabul edildiği, HMK'nun 357/1 fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince re'sen nazara alınacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında dinlenemeyecekleri, davacılar vekilinin dosyaya mübrez sözleşme altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı savunmasının ilk derece mahkemesince dinlenilmediğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesi tarafından taraf delilleri toplanmış, 16/01/2011 tarihli iki yıl süreli Karayolu İle Sıvı Doğalgaz Taşıma Sözleşmesi dosya arasına alınmış, davacı şirketin defterleri talimat yolu incelenmiş, talimat yolu ile alınan raporda davacı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, uyuşmazlığın çözümü için davalı defterlerinin incelenmesi gerektiği kanaati bildirilmiş, akabinde mahkemece davalı defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, davalı tarafından defter sunulmaması nedeniyle bir hukukçu ve bir mali bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmış olup, raporda taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı şirketin teminatın iadesi alacağının muaccel olmadığı, alacak muaccel olduğunda sözleşmeye istinaden davacı şirkete teslim edilip sözleşmenin feshi sonrası iade alınan dorselerde meydana gelen arızalar nedeniyle, davalı tarafından karşılanan tamirat bedelinin mahsubu sonucu talep edilebilecek tutarın 133.409,78-TL olduğu, diğer davacı ...'ın sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle davalı şirketten maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği kanaati bildirilmiştir. İlk derece mahkemesi, taraflar arasındaki sözleşmenin 7 ve 12 maddeleri uyarınca, SGK'dan ilişiksizdir belgesi ibraz etmemiş olan davacı şirketin, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi sonucu nakit olarak davalı uhdesinde tutulan teminatın iadesini dava tarihi itibariyle talep edemeyeceği, iade koşullarının oluşmadığı, diğer davacı ...'ın sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle akde aykırılığa dayalı tazminat talep edemeyeceği, aksi varsayımda dahi iddia olunan zarar ile teminatın iade edilmemesi arasındaki illiyetin ispatlanamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda, sözleşmenin 12.1 maddesi ile davacı şirketin işle ilgili olarak SGK'ya başvurup işyeri dosyası açtırmakla ve işçilerin sigorta primlerini yatırmakla yükümlü olduğunun, sözleşmenin 12.2 fıkrası ile davacı şirketin eksik prim ödemesi veya ölçümleme sonucu çıkacak prim borçlarından dolayı SGK'nın davalıya rücu etmesi halinde Kurum'a yapılacak ödemelerin teminattan karşılanacağının, aksi halde davacı şirketin sigorta teftişi yaptırarak ilişiksiz kağıdını davalıya ibraz etmekle yükümlü olduğunun, sözleşmenin 12.3 maddesi ile sözleşmenin sona ermesi halinde davacı şirketin sigorta teftişi yaptırarak ilişiksiz kağıdını davalıya ibraz etmediği sürece teminatın iade edilmeyeceğinin kararlaştırılmış bulunması, mahkemece davacılar vekiline yukarıda anılan maddeler uyarınca sözleşme konusu işte çalıştıracağı işçiler için açtırdığı iş yeri dosyasını ve işçileri bildirmesi için ihtaralı kesin süre verilmesine, beyanda bulunulması halinde halinde SGK'ya prim borcu bulunup bulunmadığının sorulmasına karar verilmiş olması, davacılar vekilinin kesin süre içerisinde beyanda bulunmadığı gibi, sözleşme uyarınca teminat iadesi için yaptırması gereken sigorta teftişinin yaptırıldığına ve ilişiksizdir belgesi alındığına dair delil sunulmaması, dava tarihi itibariyle, dava konusu 150.000,00-TL nakdi teminatın davacı şirkete iadesi koşullarının oluştuğunun ispatlanamamış olması, mahkemece SGK primlerine ilişkin hüküm gerekçe gösterilerek hüküm tesis edilmiş olması, davacı ... tarafı olmadığı sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat talep edemeyecek olması, talep ettiği tazminatın haksız fiile dayalı olduğunun düşünülmesi halinde dahi, ortada haksız bir eylem bulunmaması karşısında, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından, davacılar vekilinin, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğuna, işçilik alacaklarının sözleşmenin 7.maddesi kapsamında olmadığına, aksi kabulde dahi davalı şirkete açılmış herhangi bir işçilik alacağı davası mevcut olmadığına, olsa dahi bu alacakların zamanaşımına uğradığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Yukarıda izah edilen gerekçelerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddeleri gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından, istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55‬-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/12/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenTazminattaraflarınesastanKaynaklanan)özetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebeplerimahkemesinin(Sözleşmedenkararınınileridosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim