İstanbul BAM 13. HD 2021/1939 E. 2023/1861 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/1939
2023/1861
30 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1939 Esas
KARAR NO: 2023/1861 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2020/24 Esas - 2021/160 Karar
TARİH: 23/02/2021
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 30/11/2023
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin ülke çapında 350 bayisi bulunan ve LPG sektörünün muteber bir üyesi olduğunu, müvekkili ile davalı arasında Elektrik Toptan Satış Sözleşmesi akdedildiğini, davalı tarafın zamanla sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödememeye başladığını, bunun üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenle davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynı koşullarla devamına, borçlu aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, taraflarına gönderilen ödeme emrinde borcun açıklaması ve dökümünün olmadığını, firmalarının davacı şirkete 2019 yılı Mayıs ayı sonu itibari ile hiçbir borcu bulunmadığını, bu tarihe kadar olan fatura bedelleri ve gecikme bedellerinin ödendiğini, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 23/02/2021 tarih 2020/24 Esas 2021/160 Karar sayılı kararında; ".....Buna göre tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı borçlu tarafından takipten sonra ve davadan önce asıl borç ödenmiş ise de itiraz sonucu takip tamamen durmuş olmakla icra giderleri ve vekalet ücreti yönünden duran takibin devamı için itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar olduğu anlaşıldığından Yargıtay 19. HD'nin 12/02/2018 Tarih, 2016/15516 Esas, 2018/565 Karar sayılı ilamı doğrultusunda taleple bağlı kalınarak takibin icra vekalet ücreti ve icra giderleri olmak üzere 6.500,00 TL üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir. Ayrıca itirazın iptali davalarında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davacı borçlunun takibe itirazının haksız olması yanında alacağın likid (hesaplanabilir) olması zorunludur. Somut olayda, davalı borçlu ödeme emrinin tebliğinden önce borcu ödemiş olup, asıl alacağa itirazında haksız olduğu söylenemez. Bu nedenle davanın kabulüne, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, 1-Davanın kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin icra vekalet ücreti ve icra giderleri olmak üzere 6.500,00 TL üzerinden devamına, 2-Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu,Borcun ödeme emri tebliğ edilmeden ödendiğini, davacının vekalet ücreti, yargılama gideri talep hakkı olmadığını, İtirazın iptali davasında geçerli bir icra takibinin olması gerektiğini, borç ödendiği için geçerli bir icra takibi olmadığını, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan Elektrik Toptan Satış Sözleşmesi uyarınca cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulü ile takibin icra vekalet ücreti ve icra giderleri olmak üzere 6.500,00 TL üzerinden devamına, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf dava dilekçesi ile, iş bu takipten sonra ödeme emri tebliğinden önce borçlu tarafça müvekkili hesaplarına 33.188,14 TL. Ödeme yapıldığını, ödeme emrinin tebliğinden sonra davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi talep ile 6.500,00 TL. Alacak için takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraf cevap dilekçesi ile; Ödeme emrindeki borcun tamamının ödendiğini belirtip ödeme dekontlarını ibraz ettiği görülmüştür.Davacı vekili 29/09/2019 tarihli ön inceleme duruşmasındaki beyanında;'' Biz 7 Mayıs 2019 tarihli takip başlattıktan sonra davalı 10-22 Mayıs 2019 tarihlerinde 5 kalem halinde asıl alacak toplam :33.188,14 TL asıl alacak oranında ödeme yapmıştır, asıl alacak yönünden davamız konusuz kalmıştır, ancak son yaptırdığımız kapak hesabına göre yaklaşık 9 bin TL vekalet alacağı ve diğer alacaklarımız kalmıştır, bu yönden takibin vekalet ücreti ve icra masrafları yönünden yapılan kapak hesabı doğrultusunda devamına karar verilmesini talep ederiz, '' şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı şirket yetkilisi 29/09/2019 tarihli ön inceleme duruşmasındaki beyanında; '' Cevap dilekçesini tekrar ederiz, bize icra tebligatı 1 Temmuz 2019 tarihinde yapılmıştır, bizim bu tarih itibari ile hiçbir borcumuz yoktur, yaptığım ödeme tarihleri cevap dilekçemin ekinde mevcuttur, toplam 48.163,21 TL ödeme yaptık, ödeme yaptığımıza dair belgeler cevap dilekçesinde dosyada mevcuttur, davanın reddine karar verilsin,'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkemece ön inceleme duruşmasının ara kararı uyarınca; İcra müdürlüğüne müzekkere yazılarak, dava tarihi olan 10/01/2020 tarihi itibari ile ... esas sayılı takip dosyasına kapak hesabı yapılarak gönderilmesi istenilmiştir. İcra Müdürlüğünce kapak hesabı yapılarak gönderildiği, gönderilen kapak hesabı incelendiğinde davalı borçlu tarafından yapılan ödemeler dikkate alınmadan yapıldığı görülmüştür. TBK'nun 100. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Buna göre, borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Anılan maddenin uygulanması için takip talebinde bu yönde ayrıca talepte bulunulması gerekli olmayıp, istek olmasa da memurlukça bu husus re'sen dikkate alınmalıdır (Hukuk Genel Kurulu'nun 09/10/2002 tarih ve 2002/12-709 Esas - 2002/781 Karar sayılı kararı). Şu halde, TBK'nun 100. maddesi uyarınca, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmiş olması durumunda ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerekir.(Yargıtay 12 HD.nin 2018/7452 Esas,2019/9523 Karar sayılı içtihadı) Buna göre mahkemece öncelikle, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan ödemeler de incelenerek yapılan ödemelerin dava konusu cari hesaba ilişkin yapıldığı tesbit edildiği taktirde her bir ödeme tarihleri de gözetilerek TBK 100. Maddesine göre öncelikle faiz ve masraflara mahsubu ile bakiye kalması halinde asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanarak buna göre dava tarihi itibariyle kapak hesabının çıkartılarak denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2021 tarih ve 2020/24 Esas - 2021/160 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/11/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54