İstanbul BAM 13. HD 2023/1687 E. 2023/1842 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2023/1687
2023/1842
23 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1687
KARAR NO: 2023/1842
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARI VEREN
MAHKEME: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/06/2023
DOSYA NUMARASI: 2022/833 Esas - 2023/623 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
KARAR TARİHİ: 23/11/2023
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kurumun sigortalılarından ... ihyası istenen ... Limited Şirketi 'ne ait iş yerinde 04.12.2003 geçirdiği iş kazası-maluliyeti sonucu maluliyeti nedeniyle kazalı işçiye bağlanan gelir neticesinde oluşan, kurum zararının tahsili için, Bakırköy 19.İş Mahkemesi’nin 2013/1171 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan rücuen alacak davası 09.01.2015 tarihinde kesinleşmiş olup karar ilamı Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas (Eski icra dosya no: ... Esas) sayılı dosyası ile icraya konduğunu, ancak davalı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiği belirlendiğinden, taraf teşkilinin sağlanması ve ilgili şirketin yeniden ihyası ve tasfiye memuru tayini için iş bu davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğunu, ihyasını istedikleri şirketin sicil kaydı 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğinden yani tasfiyesi olmadığından husumetin sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltildiğini, davacı kurumun alacağının terkinden önce doğduğunu, bu sebeple de sicilden silinmenin kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğunu, davacı kurumun terkinden önce doğmuş bir alacağı bulunduğundan bu aşamada yapılan terkinin usulsüz olduğunu, davacı kurumun alacağının Bakırköy 19. İş Mahkemesi'nin 2013/1171 Esas sayılı dosyasının 12.11.2014 tarihinde karara çıktığını ve 09.01.2015 tarihinde kararın kesinleştiğini, bunun da resen terkin tarihi olan 18.02.2015 tarihinden önce doğduğunu beyanla ... Limited Şirketi'nin yeniden ihyasına ve tasfiye memuru tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; işlemin mevzuata ve hukuka uygun yapıldığını, şirketin resen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18/02/2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiği, davacı vekilince resen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediğini beyanla davanın açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur. İhyası talep olunan şirket ortak ve yetkilisi, ihbar olunan ... davetiye tebliğine rağmen dosyaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/06/2023 tarih ve 2022/833 Esas - 2023/623 Karar sayılı kararı ile; " Dava, ... Limited Şirketi'nin ihyası ile tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir. Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7. Maddesi ile 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5.maddesi (1-b)bendi uyarınca 18/02/2015 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmıştır.Şirket ihyası davalarında yetkili Mahkeme limited şirketler açısından TTK.nın 643. maddesinin göndermesiyle TTK.nın 547/1. maddesinde belirtildiği üzere şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/04/2018 tarih ve 2018/1409 E., 2018/2580 K. sayılı ilamı, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 27/06/2019 tarih ve 2018/1577 E., 2019/898 K. sayılı ilamı.) HMK.nın 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartlarından olup aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususu davanın her aşamasında Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir.İhyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu yerin Beylikdüzü ilçesinde olduğu, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu şirketin 18/02/2015 tarihi itibariyle sicilden resen terkin edildiği, ticaret sicil gazetesi yazı cevabına göre terkine ilişkin tebliğ evraklarının ve ilanın incelenmesinden, resen terk işleminin usulune uygun olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine Bakırköy 19. İş Mahkemesi'nin 2013/1171 Esas sayılı dosyası ile kurum zararının tahsili için rücuen açılan davanın 09/01/2015 tarihinde kesinleştiği, dosyanın kesinleşme tarihinin şirketin terkin tarihinden önce olduğu, bu bağlamda davacı tarafından dava konusu şirketin ihyasını istemek de hukuki menfaati bulunduğu, dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ticaret sicil müdürlüğünün davadan haberdar olmaması nedeniyle sorumlu tutulamayacağı nazara alınarakaleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. " gerekçeleri ile; " 1-Davanın kabulü ile 6102 sayılı yasanın geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nolu ... Limited Şirketi'nin, 547.maddesi gereğince Bakırköy 19. İş Mahkemesi'nin 2013/1171 Esas sayılı dosyası ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına özgü olarak tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından İHYASINA, kararın bir örneğinin İstabul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tevdiine, 2-Tasfiye memuru olarak ... T.C kimlik nolu ...'ın görevlendirilmesine, kendisinin şirket ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın Bakırköy 6. İş Mahkemesi'nin 2013/1171 Esas sayılı ilamına konu, müvekkil kurumun rücu alacağı nedeniyle Bakırköy ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyasından ihyası istenen ... Limited Şirketi aleyhine açmış oldukları icra dosyasında takibin devamı ve taraf teşkili sağlanmak üzere davalı şirketin ihyası nedeniyle açılmış olduğunu, Yerel Mahkeme davanın kabulüne karar vermesine karşın usul ve yasaya aykırı olarak müvekkil kurul lehine vekalet ücretine hükmetmemiş olduğundan, söz konusu kararın kaldırılması gerektiğini, Gerek kanuni düzenlemelerde gerekse de Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere davanın kabulüne karar verilmesi ve davacının da kendisini bir vekille temsil etmesi halinde davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" kenar başlıklı 326 maddesinde; "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. (3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir." 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" kenar başlıklı 323 maddesinde; "(1) Yargılama giderleri şunlardır: a) Celse, karar ve ilam harçları. b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri. c) Dosya ve sair evrak giderleri. ç) Geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler. d) Keşif giderleri. e) Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler. f) Resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler. g) Vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu hâlde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri. ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti. h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler." Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 25.11.2015 tarihli ve 2015/5572 E., 2015/12571 K. sayılı ilamında;"....Mahkemece, şirketin ihyasına, ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi bakımından davalı şirket ortağı ...'in tasfiye memuru olarak tayin edilmesine karar verilmiştir. Kararı davalı ... temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaa aykırı bir yön bulunmamasına ve ihya davasında husumetin ticaret sicil memurluğu ile ihyası istenilen şirketin tasfiye memuruna yöneltilmesinin gerekmesine ve bu nedenle vekalet ücretine hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ...'in tüm temyiz itirazları yerinde değildir." Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2018/4965 E., 2018/7120 K. sayılı ilamında;"...İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı şirketin tasfiye edilmeksizin terkin edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına, şirketin son müdürü ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir. İstinaf mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; ilk derece mahkemesince, davalı ... Müdürlüğünün şirketin terkini işleminin hukuka uygun olmadığı, davanın açılmasına Ticaret Sicil Müdürlüğünün sebebiyet verdiği, kendisini davada vekil ile temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti taktir edilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün vekalet ücreti yönünden kaldırılarak davacı yararına 2.180,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15/11/2018 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi." Tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılması gerektiğini ve talep olunduğunu, Ayrıca yine müvekkil kurum dosyalarından Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2021/423 Esas sayılı dosyasında da aynı şekilde vekalet ücretine yerel mahkeme tarafından hükmedilmemiş olmasına rağmen istinaf yargılamasında hükmedilmesine karar verdiğini ve anılan istinaf kararının Yargıtay tarafından onanmış olduğunu, istinaf dilekçesi ekinde ilgili istinaf ve Yargıtay karar örneğinin sunulmuş olduğunu, bu kararlar doğrultusunda da müvekkil kurum lehine vekalet ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla; Açıklanan sebeplerle; Vekalet ücreti yönünden istinaf başvurularının kabulü ile yapılacak yargılama sonucunda müvekkil kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesini ve yargılama giderlerinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re'sen terkin edilen şirketin, hakkında icra takibi bulunması sebebiyle tüzel kişiliğinin ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi sebebiyle istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta ihyası talep edilen ... Ticaret Limited Şirketi'nin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 18/02/2015 tarihinde adresin tespit edilememesi sebebiyle Kanunun yürürlük tarihinden önce münfesih olması veya sayılması gerekçesi ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından sicilden re'sen terkin edildiği, davacı tarafından kurum zararının tahsili için ihyası talep edilen şirket aleyhine Bakırköy 19. İş Mahkemesi'nin 2013/1171 esas ve 2014/415 karar sayılı dosyası ile dava açıldığı, davanın 12/11/2014 tarihinde davacı lehine sonuçlanarak 09/01/2015 tarihinde kesinleştiği ve davacı tarafından ihyası talep edilen şirket aleyhine 13/04/2015 tarihinde Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında icra takibine konulduğu görülmüştür. Davacı tarafından ihyası talep edilen şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi sebebiyle icra takip dosyasında taraf teşkilinin sağlanarak alacağın tahsil edilmesi için iş bu davayı açtığı ve bu sebeple şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının mevcut olduğu anlaşılmıştır. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirket veya kooperatifin sicil kaydı re'sen terkin edilmekle birlikte, bu işlemden önce TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine, sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ve ilan edilmek üzere aynı gün Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne ihtar gönderilmesi gerekmektedir. İhyası talep edilen şirketin, TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce 18/02/2015 tarihinde sicilden terkin edildiği, Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yapıldığı, ancak şirket yetkilisine çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade döndüğü ve yapılan terkin işleminin TTK'nun Geçici 7/4 fıkrasındaki usule uygun olmadığı, bunun yanında adresin tespit edilememesi halinin TTK'nın geçici 7 maddesinde sayılan münfesih olma veya münfesih sayılma sebepleri arasında yer almadığı, şirketin terkininden önce ihyası talep edilen şirket hakkında derdest dava dosyasının bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde şirketin resen terkininin usulüne uygun olmadığı ve davacı tarafından icra takip dosyasında taraf teşkilinin sağlanarak alacağın tahsili için gerekli işlemlerin yapılması için iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla Mahkemece dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesi isabetlidir. Ancak "....Sonuç olarak yukarıda değinilen tüm bu düzenlemeler ışığında; geçici 7. madde kapsamında ticaret sicil müdürlüğünce münfesih sayılarak re’sen terkin edilen bir şirketin aynı maddenin 15. fıkrası kapsamında ihyasına yönelik olarak açılan davada, gerçekleştirilen re’sen terkin işleminin hukuka aykırılığının tespiti hâlinde verilecek ihya kararı, niteliği gereği terkin işleminin iptaline ilişkin olması nedeniyle TTK’nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye kapsamına girmeyeceğinden, ihya kararı yanında şirkete tasfiye memuru atanması gerekmez. Ancak geçici 7. madde kapsamında hukuka uygun şekilde gerçekleştirilen re’sen terkin işlemi sonrasında ortaya çıkan hukukî ihtilafların çözümü ve sonlandırılması amacıyla şirketin ihyasının gerektiği bir durumda geçici 7. maddenin 15. fıkrasına dayalı olarak açılan ihya davasında, terkin edilen şirketle ilgili oluşan ihtilafın çözümüyle sınırlı olarak verilecek olan ihya kararı, niteliği itibariyle ek tasfiye kapsamında verilen bir karar olduğundan TTK’nın 547/2. maddesi uyarınca ihya kararıyla birlikte ek tasfiye işlemlerini yürütmesi için tasfiye memuru atanması zorunludur...." ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/09/2021 tarih, 2017/11-3184 esas ve 2021/1107 karar sayılı ilamı) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun anılan ilamı dikkate alındığında ihyası talep edilen şirket sicilden tasfiye neticesinde terkin edilmediği, yukarıda belirtilen gerekçeler ile usulsüz olarak ticaret sicil müdürlüğü tarafından resen terkin edildiği ve bu sebeple ihya kararının niteliği gereği terkin işleminin iptaline ilişkin olması nedeniyle TTK'nın 547. maddesi kapsamında ek tasfiyesi söz konusu olmayacağından tasfiye memuru atanmasına gerek bulunmamaktadır. Mahkemece ihyası talep edilen şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca usulsüz olarak sicilden resen terkin edildiği kabul edilmesine rağmen TTK'nın 547. maddesine göre ihya kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması, ayrıca talep olmamasına ve terkin işleminden önce kesinleşmesine rağmen Bakırköy 19. İş Mahkemesi'nin 2013/1171 esas sayılı dosyası için de ihya kararı verilmesi isabetli olmamıştır.Mahkemece ve Dairemizce davalı Sicil Müdürlüğü tarafından, TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında yapılan terkin işleminin aynı maddede düzenlenen usule uygun olmadığı, terkin sebebinin dayanağının yasal olmadığı ve terkin işleminden önce dava konusu ihyası talep edilen şirket aleyhine açılmış ve derdest dava dosyası bulunmasına rağmen şirketin usule aykırı olarak terkin edildiği tespit olunduğundan, usulsüz işlem nedeniyle dava açılmasına sebebiyet veren davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken Mahkemece davada taraf olmayan, husumeti bulunmayan ( TTK’nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasına dayalı olarak açılan ihya davalarında hasım olarak ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi gerekli ve yeterlidir.) ve ihbar olunan olarak kendisine tebligat yapılan tasfiye memuru atanan temsilci aleyhine harç ve yargılama giderine hükmedilmesi ve davadan haberdar olmadığı gerekçesi ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması isabetli olmamıştır. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, yapılacak başkaca tahkikat işlemi kalmadığından, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/06/2023 tarih ve 2022/833 Esas - 2023/623 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak sureti ile; Davanın KABULÜ İLE, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen ...Limited Şirketi'nin taraf teşkilinin sağlanması, kararın infazının temini, alacağın tahsili ve müteakip işlemlerin yapılması amacıyla Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, Kararın kesinleşmesi halinde ticaret siciline TESCİL VE İLANINA,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 2-Davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına, 3-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 75,00 TL yargılama giderinin davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan 2023/ 2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN: 6-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan istinaf harçlarının tahsiline yer olmadığına, 7-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 179,00 TL posta giderinin davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK' nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 23/11/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:12