SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/1050 E. 2023/1707 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1050

Karar No

2023/1707

Karar Tarihi

2 Kasım 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1050

KARAR NO: 2023/1707

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARI VEREN

MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/01/2021

DOSYA NUMARASI: 2018/166 Esas - 2021/53 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 02/11/2023

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya inşaat malzemeleri sattığını, davacı yan sattığı malzemeleri nakliye firması aracılığıyla davalıya ait olan şantiyeye teslim ettiğini, taraflar arası uzun süreli ticari ilişkiye rağmen davalı yanın 01/12/2017 tarihinden itibaren davacı yanın gönderdiği malzemeleri almadığını iddia ettiğini, davacı yanca gönderilen malzemelere istinaden davalıya faturalar düzenlendiğini ve teslim edildiğini, davalının düzenlenen faturaları kasıtlı olarak olarak defterlere işlemediğini, alacağın tahsili amacı ile davalı yan aleyhine 116.008,69 TL tutarında takip başlattığını, davalı yan tarafından dosyaya 9.260,00 TL ödendiğini, kalan tutar yönünden davalı yanın kısmi itirazı ile takibin durdurulduğunu, tüm bu nedenlerle davalarının kabulü ile borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini mahkememizden talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı tarafından gönderilen ödeme emrinde belirtilen miktarın 9.260,84 TL lik kısmını (8.496,23 TL borç + 764,66 TL vekalet ücreti ) ödediğini kalan miktar için davacı yana borçlarının bulunmadığını, taraflar arası yapılan alışverişlerin her iki tarafın ticari defterleri ve cari hesap sözleşmelerinde yer aldığını davalı yanın davacı yana borcunun bulunmadığını hatta davacıdan alacaklı olduğunu, tüm bu ne denlerle davanın reddi ile alacağın % 20sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/01/2021 tarih ve 2018/166 Esas - 2021/53 Karar sayılı kararı ile; " :dava İİK 67 maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında var olduğu sabit olan ticari ilişkiye dayalı olarak davacının davalıya teslim ettiğini iddia ettiği, inşaat malzemeleri karşılığı takibe dayanak yaptığı faturalar ve cari hesap nedeniyle davalıdan dava konusu takip tutarı kadar alacaklı olup olmadığını, takip konusu fatura içeriği mal/hizmeti davalıya teslim edip etmediği, ve davalının takip tutarı kadar davacıya borçlu olup olmadığı hususunda olduğu anlaşıldı. Celp ve tetkik olunan İstanbul Anadolu .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 115.86,42 TL cari hesap alacağı ve 922,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 116.08,69 TL alacağın tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yaptığı, davalı borçlunun süresi içerisinde yapmış olduğu itirazında borcun 8.496,23TL dışında kalan miktarı ile icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği ve takip dosyasına 9.260,89 TL ödemede bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafından dosyaya sunulan ve cari hesabın dayanağına ilişkin olduğunu belirttiği, dava dışı ... San. Şirketi tarafından düzenlenen 13/11/2017 tarihli sevk irsaliyesinin incelenmesinde irsaliyenin müşteri adının davacı ... Şirketi olduğu, sevkiyat adresinin ... Mah. ... Cad no:... olduğu ve sevk irsaliyesi içeriğinin beyaz corex12,5mm-2,5m 1650 m2 11 palet ve 13.477,50 kg ürün ve Denizli Urfa 75 profili 0,50 972 mt, 27 bag ve 497,18 kg olduğu, taşıma işinin ... plakalı araç sürücü ... olduğu, yine dava dışı ... Şirketi tarafından düzenlenen 01/11/2017 tarihli sevk irsaliyesinde müşteri isminin davacı ..., sevkiyat adresinin ... Mah. ... Cad no:... olduğu, irsaliye içeriğinin svatec, 35 kg, 8,75 ton, 250 adet ve beyaz corex 900 m2 6 palet olduğu, yine dava dışı ... tarafından düzenlenen 07/11/2017 tarihli sevk irsaliyesinde müşteri adının davacı ... olduğu, sevkiyat adresinin ... Mah. ... Cad no:... olduğu, irsaliye içeriğinin beyaz corex ve 75 profil ürünler olduğu, irsaliye altında davalı çalışanı olduğu sabit olan ... isminin ve imzasının bulunduğu görülmüştür.Dava dışı knauf şirketi tarafından düzenlenen 11/12/2017 tarihli sevk irsaleyisinin incelenmesinde teslim adresinin davalı ... Mah. ... Cad no:... olduğu müşteri adının davacı ... olduğu ve sevk irsaliyesi altında ... Bey ... telefon numarası yazılı olduğu ve imzalı olduğu, eksiksiz teslim alan kısmında da imza bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafından dosyaya sunulan ve davalıya gönderilen ürünlerin nakliyesini yapan kişi olduğunu belirttiği, ... tarafından düzenlenen faturanın 07/12/2017 olduğu, faturanın davalı ... Şirketi adına düzenlendiği ve fatura içeriğinin ... Nakliye olduğu ve tutarının 613,60 TL olduğu 10/07/2017 tarihli nakliye faturasının ise açıklamasının Gebze Hadımköy Nakliye bedeli olduğu, fatura tutarının 590,00 TL olduğu ve davalı şirket adına düzenlendiği anlaşıldı. Davacı tarafından dosyaya sunulan whatsapp yazışmalarının davacı şirket yetkilisi ile davalı çalışanı olan ... arasında olduğu ve ... davacı şirketten bir takım ürünler sipariş ettiği, ( alçıpan, knauf 5/8 taşyünü, ses bandı,vb) anlaşılmıştır. Davacı tarafından dosyaya sunulan kargo gönderi belgelerinin incelenmesinde davacı tarafından 15/12/2017 tarihinde içeriği belli olmayan kargo gönderildiği, kargo alım kısmında davacı şirket kaşe ve imzasının olduğu görülmekle davacı iddiasının iş bu kargo ile davalıya alacağın dayanağı faturaların gönderildiği belirtilmiştir. Davacı tarafından davalı şirket hakkında güveni kötüye kullanma suçundan dolayı yapılan şikayet sonrası Büyükçekmece C. Başsavcılığının 2015/5685 sayılı soruşturma dosyasına ifade veren davalı şirket çalışanı ..., ifadesinde özetle; davalı şirkette saha sorumlusu olarak görev yaptığını, aldığım iddia edilen malzemeyi kesinlikle almadığını, şantiyede 25 kalem iş yaptığını, günde 5-6 defa değişik kalemlerde ürünler geldiğini, şantiyede bulunmadığı zamanlarda şantiyeden şirket çalışanlarından herhangi birinin ürünleri teslim aldığı yönünde ifade verdiği görülmüştür. Davalı şirkete nakliye hizmeti sunduğu dosyaya sunulan faturada sabit olan ..., soruşturma kapsamında vermiş olduğu ifadesinde; ben bu şirketin (davacının) mallarını götürüp karşı taraf olan ... Firmasına teslim ettim, faturamı kesip banka yoluyla paramı ... Firması gönderdi, benim kesmiş olduğum faturaya kaşe vurdular, malı teslim aldılar şeklinde ifade verdiği görülmüştür. Soruşturma kapsamında sevk irsaliyeleri altında bulunan ... nolu telefon numarasının kime ait olduğunun tespiti için cep telefonu bilgilerinin sorgulandığı ve soruşturma dosyasında bulunan 02/02/2018 tarihli belgede iş bu telefon numarasının davalı şirket çalışanı ...'a ait olduğu anlaşılmıştır. Celp ve tetkik olunan davalı SGK kayıtlarının incelenmesinde ... davalı şirket çalışanı olduğu görülmüştür. Davalı ve davacının BA/BS formları celp edilmiş olup, davalının davacıdan 2017/09 döneminde 9 adet belge ile 114.259 TL ( kdv hariç) tutarında mal-hizmet aldığını vergi dairesine bildirmiş olduğu görülmüştür. Celp ve tetkik olunan davacının BA/BS formlarının incelenmesinde davacının 2017/09 döneminde vergi dairesine 9 adet belge ile davalı ... şirketine sunmuş olduğu mal/hizmet karşılığında 114.259 TL ( kdv hariç) tutarında bildirimde bulunduğu görülmüştür. Tarafların tüm delilleri celp olunmuş ve mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına celp olunmuş olup bilirkişi dosyaya sunmuş olduğu 02/08/2019 tarihli raporunda özetle, davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğunu, davacı şirketin davalı şirkete 751.922,54 TL borç kaydettiği, karşılığında 642,616,94 TL alacak kaydetmek suretiyle 11/02/2018 takip tarihi itibariyle 109.350,60 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davalının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğunu, davalı şirketin davacı şirkete 642,616,94 TL borç kaydettiği, karşılığında 644.653,85 TL alacak kaydetmek suretiyle 11/01/2018 takip tarihi itibariyle 2036,91 TL borçlu gözüktüğü, taraflar arasındaki cari hesap farkının davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen 7 adet toplam 107.268,69 TL tutarlı faturaları davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, iş bu farka ilişkin faturaların incelenmesinde 3.218,43 TL tutarlı fatura muhteviyatındaki ürünlere ilişkin 30/11/2017 tarihli bir teklif formunun sunulduğu, teklif formunda ... isim ve imzasının bulunduğu, (ayrıca telefon numarasının da bulunduğu) 9.449,32 TL tutarlı fatura muhteviyatındaki ürünlerin davacı yan adına davalı yanın ... Mah. ... Yolu Cad. No:... adresine dava dışı ... tarafından düzenlenen 01/12/2017 tarihli sevk irsaliyesi ile sevk edildiği, ... tarafından düzenlenen sevk irsaliyesi ile davalı yanın adresine ürünlerin sevk edildiği, ayrıca sevk irsaliyesinde ... isim ve imzasının da bulunduğu anlaşıldı. 68.424,75 TL tutarlı fatura muhteviyatındaki ürünlerin davacı yan adına davalı yanın ... No:... adresine dava dışı ... tarafından düzenlenen 04/12/2017 tarihli irsaliye ile sevk edildiği, sevkiyatın ... tarafından yapıldığı, ayrıca irsaliye altında imza bulunduğu anlaşıldı. 955,80 TL tutarlı faturaya ilişkin 09/12/2017 tarihli teklif formu sunulduğu form üzerniden el yazısıyla ... aradı, ... gitti, imzayı unutmuş yazısını mevcut olduğu ( ayrıca ... ait olduğu sabit olan ... telefon numarasının yazılı olduğu) 24.541,89 TL tutarlı fatura muhteviyatındaki ürünlerin davacıya davalı yana ... Mah. ... Cad. No:... adresinde dava dışı knauf şirketi tarafından düzenlenen 11/11/2017 tarihli irsaliye ile sevkedildiği, sevk irsaliyesinin teslim alan kısmında imza bulunduğu (ayrıca ... Bey ibaresiyle ... nolu telefon numarasının yazılı olduğu görülmüştür) 354 TL tutarlı faturaya ilişkin 07/12/2017 tarihli teklif formunun sunulduğu, teklif formu üzerinde ... isim ve imzasının bulunduğu 324,50 TL tutarlı faturaya ilişkin 27/12/2017 tarihli teklif formu sunulduğu, teklif formu üzerinde ... isim ve imzasının bulunduğu, ayrıca faturaların teslimine ilişkin 15/12/2017 ve 08/12/2017 tarihli kargo teslim listesinde davalı yanın kaşe ve imzasının bulunduğu ancak kargo teslimatının fatura olup olmadığını, fatura ise hangi faturalar olup olmadığının tespit edilemediği yönünde rapor tanzim edilmiştir. Takibe konu fatura içeriği malların davacı tarafından davalıya teslim edilip edilmediğinin ispatı yönünden davacının tanık olarak bildirdiği ve ... ve ... şirketlerinden davalıya gönderilmek üzere malların nakliyesini yapan ..., mahkememizde tanık olarak dinlenmiş ve tanık beyanında özetle; nakliyeci olduğunu, davacıya ait malı ...'dan yüklediğini, aracına alçıpan demir ve ne olduğunu tam bilmediği koliler yüklediğini, yükleme tarihinin 2017 yılı 12. Ayı olduğunu, malı yüklediği akşam ... kendisini aradığını ve aracına yüklediğini sorduğunu, irsaliyenin fotoğrafını çekerek whatsapptan ... gönderdiğini, kendisinin sabah 8:30 da şantiyeye gelmesini söylediğini ve kendisinin de geldiğini, ... aracı açmasını söylediğini ve koli halindeki ürünlerin kendisinin uzattığını ... aşağıdan aldığını metal kısımları portlifle garaj olan kısıma aldıklarını, alçıpanları da 20metre sağ tarafa aldığını malın taşınması karşılığında 520 TL +KDV fatura kestiğini, faturaya ... kaşe ve imza attığını, ertesi gün ödemenin bankadan yapıldığını, sevk irsaliyesini ... imzalattığını, davalı tarafa toplamda 2 defa nakliye yaptığını ,ilk nakliye yaptığında malı ... teslim ettiğini ve ilk nakliye bedelinin 500 TL olduğunu, ikinci nakliye bedelinin 520 TL +KDV 613 TL olduğunu, nakliye bedelinin taşınan malın ağırlına göre değil, güzergaha göre belirlendiği şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı çalışanı ... mahkememizce tanık olarak dinlenmiş ve beyanında davalı şirkette Saha sorumlusu olarak çalıştığını, davacı ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu bildiğini, şantiyede 25 kalem iş yaptıklarını, davacı tarafından kendilerine alçıpan ve alçı benzeri ürünler geldiğini, genelde sahada olduklarını, şantiyeye gelen mallarda nakliyeci ya da getiren kimse kendilerini bulduklarını, ben olursam beni, ben olmazsam ... Beyi ya da şantiyede çalışan kim varsa mal onun imzasına teslim alınırdı. Ancak önce şantiyedeki güvenliğin kendilerine bilgi verdiğini, kendisi şantiyede olmadığından şantiyede bulunan işçilerden birinin kendisini arayıp mal geldiğini söylediğini, kendisinin de malı almalarını kabul etmelerini söylediğini, davacının bayiisi olduğu ... ve ... şirketinden direk fabrikadan şantiyeye mal geldiğini bu malları aynı şekilde teslim aldıklarını, ... şirketinden düzenlenen teslimat tarihi 07/12/2017 olan sevk irsaliyesi üzerinde yazılı telefonun kendisine ait olduğunu, ancak irsaliye altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, teklif formu üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu, aynı zamanda ... şirketi tarafından düzenlenen 01/12/2017 tarihli belge altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, diğer gösterilen imzaların kendisine ait olmadığı yönünde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... beyanında davalı şirkette Şantiye sorumlusu olarak ... Beyle beraber çalıştığını, davalı şirketin mal aldıktan sonra şu malı şantiyeye gelecek diye haber verdiklrini, mal şantiyeye geldiğinde aracı içeri aldıklarını, şoförün sevk irsaliyesini verdiğini, kontrol ettiklerini, malı teslim alıp tutanağı imzaladıklarını, ... bey ve kendisi dışında kimsenin mal teslim alma yetkisinin olmadığı yönünde beyanda bulunulmuştur. Mahkememizce dava dışı .... ve ... Şirketlerine müzekkere yazılarak, takibe konu faturalarla ilgili malın davalı şirkete teslim edilip edilmediğine ilişkin tüm belgelerin celbine karar verilmiş olup davacı ... şirketi tarafından 27/12/2019 tarihli cevapta 01/12/2017 tarihli ... nolu ve 04/12/2017 tarihli ... tarihli irsaliyelerde yer alan malların Gebze'de bulunan fabrikasında müvekkilin bayiisi olan ... teslim edilmiş olup, sevkiyat adresi ve teslimata ilişkin diğer bilgiler ve irsaliyelerin sunulduğunu beyan etmiş olup, ... tarafından düzenlenen 04/12/2017 tarihli sevk irsaliyesinin incelenmesinde irsaliyede müşteri isminin davacı ... olduğu, sevkiyat adresinin ... Mah. ... Cad. No:... olduğu, nakliye ücretinin 520 TL +KDV olduğu, nakliyecinin ... olduğu ve teslim alan kısmında imza olduğu, yine ... tarafından düzenlenen 01/12/2017 tarihli sevk irsaliyesinin de aynı şekilde düzenlendiği nakliye bedelinin 520 TL + KDV olduğu, nakliyecinin ise ... olduğu, teslim alan kısmında imza ve el yazısıyla okudum ibaresinin bulunduğu görülmüştür. Dava dışı ... şirketi müzekkereye istinaden vermiş olduğu cevabında, 11/11/2017 tarihli, ...nolu, sevk irsaliyesi ile sevkedilen malların ... İnşaat ... Mah. ... Cad. No:... adresinden "... bey (...) isimli kişiye teslim edildiği bildirilmiş olup sevk irsaliyesinin incelenmesinde müşteri adına ... teslim adresinin ... İnşaat olduğu ve sevk irsaliyesinin altında ... Bey ismi ile (...) nolu telefon numarasının yazılı olduğu ve imzalandığı görülmüştür. Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan deliller, icra dosyası takibe konu faturalar sevk irsaliyesi tanık beyanları dava dışı ... ve ... şirketi müzekkere cevapları BA/BS kayıtları bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar hep birlikte değerlendirildiğinde davacı ile davalı arasında davalı arasında ticari bir ilişkin bulunduğu, davacı tarafından davalının yapımını üstlendiği şantiyeye davacının inşaat malzemeleri gönderdiği, takibe konu faturaların tamamında ürünlerin davacının bayiisi olduğu anlaşılan ... ve ... şirketlerinin fabrikalarından direk davalının şantiyesine sevk edildiği, faturalar toplamının 107.268,69 TL olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde iş bu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı tarafından faturaların defterlerine kayıt edilmediği görülmüştür. Dava dışı ... davalı şirket çalışanı ve saha sorumlusu olduğu ve beyanına göre şantiyeye gelen ürünleri kendisinin teslim aldığı ve davalı şirket adına davacı şirketten ihtiyaç duyulan inşaat malzemelerinin siparişini genellikle ... yaptığı, buna ilişkin teklif formlarında isim imza ve telefon numarasının bulunduğu, whatsapp yazışmalarında da bu durumun anlaşıldığı, ayrıca tanık beyanında da teklif formundaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili her ne kadar takip konusu fatura içeriği malların kendilerine teslim edilmediğini iddia etmiş ise de dava dışı ... fabrikasından yüklenen ürünlerin davalı şirkete tanık olarak dinlenen nakliyeci ... tarafından nakliyesinin gerçekleştirildiği ve ... tarafından nakliye faturası düzenlendiği, iş bu faturada davalı şirket kaşe ve imzasının bulunduğu ve nakliye bedelinin de dava dışı Nakliyeci ... ödendiği gibi dava dışı ... Tarafından düzenlenen sevk irsaliyesi üzerinde ... isim ve imzasının bulunduğu, ... tarafından düzenlenen sevk irsaliyesinde ... Bey isminin ve ... ait olan ... nolu telefonun yazılı olduğu, davalı vekili her ne kadar faturalarda ... Bey ibaresinin bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, faturayı teslim alan kişinin isim soyisim ve imzasının bulunması yönünde beyanda bulunmuş ise de davalı çalışanı ..., tanık beyanında kendisinin şantiyede olmadığı zamanlarda şantiyede bulunan işçilerden birinin kendisini arayıp mal geldiğini söylediğini, kendisinin de malı almalarını kabul etmelerini söylediğini ayrıca, kendisinin şantiyede olmadığı zamanlarda şantiyede çalışan kim varsa mal onun imzasına teslim alınırdı şeklinde beyanda bulunduğu, bu beyana göre sevk irsaliyelerinde ... Bey yazmasının sebebinin ... şantiyede olmadığı dönemde malın çalışanlardan biri tarafından alındığı kanaatine varılmıştır. Yine dava dışı ... ve ... şirketlerden gelen müzekkere cevaplarında takip konusu fatura içeriği ürünlere ilişkin sevk irsaliyeleri incelenmesinde takip konusu fatura içeriği ürünlerin fabrikadan davalının şantiyesine sevk edildiği yönünde cevap verilmiş olup tüm dosya kapsamı bilirkişi raporu, tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından takibe fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin tanık beyanları ve dosyada mevcut nakliye faturaları sevk irsaliyeleri ve dava dışı ... ve ... şirketinden gelen müzekkere cevaplarıyla sabit olduğu, sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Gerekçeli kararda her ne kadar 107.512,46 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmiş ise de takibe konu faturalar toplamının 107.268,69 TL olduğu ancak maddi hesap hatası sonucu hükümde 107.512,46 TL olarak itirazın iptaline karar verilmiş ve HMK 298/2 maddesi uyarınca kısa kararda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1.Davanın KABULÜ ile; davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın 107.512,46 TL yönünden İPTALİNE, 2. Asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, 3. Hükmolunan alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tanık ... huzurda verdiği beyanların yanlış nitelendirildiğini ve tanık ... beyanlarının dikkate alınmadığını, Mezkur dosyada gerekçeli karar incelendiğinde 6. sayfanın 2. paragrafında tanık ...'ın mahkeme huzurundaki beyanının; ''kendisinin şantiyede olmadığı zamanlarda şantiyede bulunan işçilerden birinin kendisini arayıp mal geldiğini söylediğini, kendisinin de malı almalarını kabul etmelerini söylediği ayrıca, kendisinin şantiyede olmadığı zamanlarda şantiyede çalışan kim varsa mal onun imzasına teslim alınırdı'' şeklinde yazıldığını, bu şekilde yazılan beyan neticesinde birinci derece mahkemesi hakiminin ''... ŞANTİYEDE OLMADIĞI DÖNEMLERDE MALIN ÇALIŞANLARDAN BİRİ TARAFINDAN ALINDIĞI KANAATİNE VARILMIŞTIR'' şeklinde karar açıklamış olduğunu, Ancak mahkemenin gerekçeli kararında yazdığı bu hususun söz konusu tanığın mahkeme önünde verdiği beyanla eşleşmemekte olduğunu, nitekim tanık ... 6 nolu celsede ''mesela mal geldiğinde ben olmadığım zaman şantiyede bulunan işçilerden biri beni arayıp mal geldiğini söylerdi, ben malı almalarını kabul etmelerini söylerdim ama genelde ben şantiyede hazır bulunduğum için malı ben alırdım. Bana gösterdiğiniz sevk irsaliyesindeki imza bana ait değildir... Malların teslim alınması yönünden ben olmadığım zaman mutlaka ... Bey orada, ... Bey olmadığı zaman ben oradayım, malı getiren nakliyeciler mutlaka sevk irsaliyesine malı teslim alanın isim soy ismini yazarlar onu almadan gitmezler...'' demiş olduğunu, Sonuç olarak mahkemece gerekçeli kararda yazılan kendisinin şantiyede olmadığı zamanlarda şantiyede çalışan kim varsa mal onun imzasına teslim alınırdı hususunun nereden çıkarıldığını, nasıl tespit edildiğini bilmemekle işbu kararın esas dayanağını teşkil eden bu hususun aslen tanık tarafından hiç beyan edilmediğinin tespit edilmesi ve işbu kararın bozulması gerekmekte olduğunu, Ayrıca gerekçeli kararda, huzurdaki dosyada tanık olarak dinlenen ... beyanlarına yer verilmişse de aynı celsede dinlenen diğer tanık ... beyanlarının hiçbir şekilde nazara alınmadığını, nitekim bahsi geçen tanığın beyanında; ''... Bey ve benim dışımda kimsenin mal teslim almaya yetkisi yoktur, biz vardiyalı şekilde mutlaka gece gündüz orada oluruz. eğer bir mal gelecekse mutlaka birimizden birinin haberi olur'' demiş olduğunu, şayet işbu beyan dikkate alınsaydı dava konusu malın müvekkil tarafından teslim alınmadığı ve davacının davasının yersiz olduğu sonucuna varılacak olduğunu, Konu hakkında uzman bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmiş olduğunu, Mezkur dosyada davacı tarafın kendilerine teslim ettiği malların 1 kamyon ile taşınabilecek ebatta mallar olmadığını, nitekim davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu irsaliye faturasında bu hususu açıkça ikrar etmiş olduğunu, çünkü mezkur irsaliye faturasında taşınan malın ebatının metrekare cinsinden; hacminin de metreküp cinsinden belirtilmiş olup bu hacimde ve ebatta olan malın tek tırla taşınabilmesinin en hafif tabirle imkansız olduğunu, Nitekim ''...'' adlı firmanın düzenlediği ve ''... BEY'' yazılı sevk irsaliyesinde de belirtildiği üzere dava konusu malın 17 PALETTEN oluşmakta olduğunu ve net ağırlığının 4.709,952 KG, hacminin 63,648 metreküp şeklinde belirtilmiş olduğunu, sırf bu belge incelendiğinde bile dava konusu malın 1 tır ile taşınamayacağının tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca uzman kişiden bu konuda bilgi alınması gerektiğini, sevk irsaliyesinde belirtilen bu mallara ilişkin en az 14 tane daha irsaliyenin düzenlenmiş olması, bu malların yaklaşık 15 tane tır ile taşınması gerektiğini, ancak dava konusu birden çok tır ile taşınması lazım gelen bu mallar için sadece bir adet sevk irsaliyesi düzenlenmesinin ticari teamüle aykırı olduğunu, bu nedenle dava konusu malı teslim ettiğinde 613 TL ücret tahsil ettiğini beyan eden tanık ... gerçeğe aykırı beyan vermiş olduğunu, bu büyüklükte malın kaç tır ile taşınabileceği, malın metrekare cinsinden büyüklüğü ve metreküp cinsinden hacmi ile kilosu göz önüne alındığında 1 tek tır ile taşınamayacağı hususunun bilirkişilerce tespit edilmesi gerekirken bu hususta hiçbir inceleme yapılmadan eksik incelemeyle karar verilmesinin işbu kararın bozulmasını gerektirmekte olduğunu, Kararın gerekçesinin taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayandırılmış olduğunu, Ne müvekkili ne de kendilerince bildirilen tanıkların, müvekkil şirket ile davacı arasında ticari bir ilişkinin varlığını inkar ETMEmekte olduklarını, somut olayda ihtilafın dava konusu malların teslim edilip edilmediği hakkında olduğunu, ancak birinci derece mahkemesince sürekli olarak taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı üzerinde durulduğunu ve kararın da bu doğrultuda verilmiş olduğunu, ancak taraflar arasında bir ticari ilişkinin önceden beri mevcut olduğunu ve bu hususun da müvekkilinin ticari defterlerinde mevcut olduğunu, somut olayda çözümlenmesi gereken asıl meselenin bu ticari ilişkinin varlığı değil, davacının teslim ettiğini iddia ettiği ve fakat müvekkil tarafından teslim alınmayan malların gerçekten teslim edilip edilmediği olması gerekirken, sürekli olarak tarafların arasındaki ticari ilişkinin tespit edilmesi ve kararın da bu husus esas alınarak verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve işbu kararın kaldırılarak davanın reddine ilişkin karar verilmesi gerektiğini, nitekim taraflar arasındaki ticari ilişkinin zaten süregelmekte olduğunu ve fakat bu ilişki gereği satılan/ satın alınan mallar tarafların ticari defterleri ve cari hesap sözleşmelerinde yer alırken, dava konusu malın müvekkil şirketin ticari defterinde yer almaması hususu göz önünde bulundurulduğunda dava konusu malın müvekkil şirketçe satın alınmadığının anlaşılması gerektiğini, normal şartlarda müvekkil şirketçe alınan malların nakliye şirketleri aracılığı ile direkt müvekkil şirketin adresi olan şantiyeye indirilmekte olduğunu, bunun sonucunda müvekkil şirkete yapılan ürün teslimatlar, mai giriş-çıkış belgeleri, belgeli ve irsaliyeli olarak teslim alınmakta olduğunu, ancak dava konusu mal ile ilgili bu hususların hiçbiri olmayıp sadece ''... BEY'' yazılı bir teslim irsaliyesi bulunmakta olduğunu, bu nedenle davacı tarafın bu davayı açmaktaki kötü niyetinin anlaşılması gerektiğini, nitekim dava konusu malın müvekkil tarafından ne satın alındığını ne de teslim alındığını, Bu hususun, 02.08.2019 tanzim tarihli bilirkişi raporunda da tespit edilmiş olduğunu, işbu raporda da belirtildiği üzere ''davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen fatura muhteviyatlarındaki ürünlerin davacı yan tarafından davalı yana teslim edildiğinin ispata muhtaç olduğu...'' şeklinde bir tespit yapmış olduğunu, nitekim fatura muhteviyatında olan hiçbir ürünün müvekkil şirkete teslim edilmediğini, işbu nedenle ispata muhtaç olan bu husus ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Tanık .... un gerçeğe aykırı beyanlarının kararın esas dayanağını oluşturmakta olduğunu, Kararın bir diğer dayanağı olan Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/5685 E. sayılı dosyasının tanığı ...'un, mezkur dosyadaki beyanında ''Şirketin mallarını götürüp ... Firmasına teslim ettiğini, fatura kesilip banka yoluyla faturaya ilişkin tutarın ... Firması tarafından gönderildiğini ve kendi kestiği faturaya ... Kaşesi vurulduğunu, malın teslim alındığını'' beyan etmiş olduğunu, Yine aynı şahsın bu kez İstinaf incelemesiyle kaldırılmasını istediğimiz kararı verilen dosyanın 3. celsesinde bu kez de dava konusu malın taşınması konusunda müvekkil şirket çalışanı ... ile anlaştığını ve bu faaliyet karşılığında 613 TL ödeme aldığını iddia etmiş olduğunu, ancak tanığın birinci derece mahkemesinin celse numarası yukarıda verilmiş duruşmasında beyan etmiş olduğu hususların gerçek dışı olduğunu, ... isimli şahsın daha evvel de müvekkil şirkete fatura bedeli 5.743,65 TL mal tesliminde bulunmuş olduğunu, bu mal teslimine ilişkin kendisi tarafından müvekkil şirkete 590 - TL 'lik fatura kesildiğini ve bu ücretin de kendisine ödenmiş olduğunu, teslim ettiğini iddia ettiği 68.424,75 TL'lik mal için ise 613 TL ödendiğini iddia etmekte ise de 12 kat fazla mal teslim ettiği halde sadece 20 TL fazla ödeme yapılmasının, bu ödemenin de "taşınan mala göre değil gidilen güzergaha göre ödeme yapılıyordu'' şeklinde bir gerekçeye dayandırılmasının hem ticari teamüle hem de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu hususta da mahkemenin hiçbir araştırma yapmadan salt tanığın gerçeğe aykırı ifadelerine dayanarak davanın kabulüne karar verdiğini ve işbu kararın kaldırılmasını talep etmeleri gereği hasıl olduğunu, Sevk irsaliyesi üzerinde hiçbir inceleme yapılmadığını ve ticari teamül aykırı olarak düzenlenen sevk irsaliyesinin kararın esas dayanağını teşkil etmiş olduğunu, Davacı ile müvekkilinin, alışverişlerini ve teslim edilecek malları mailler üzerinden kararlaştırdıklarını, davaya konu malları ile ilgili ise mailde hiçbir bilgi, belge olmadığını, dolayısıyla müvekkil şirket tarafından dava konusu mallar ile ilgili sipariş verilmediğini, hem siparişi verilmeyen hem de bundan dolayı teslimi yapılmayan bir ürünün dava konusu edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, nitekim müvekkil şirket yetkilisi ... 21.02.2018 günü Orhanlı Polis Merkezi Amirliği'nde verdiği ifadede ''Firmamız çalışanlarından ... aldığını iddia ettikleri 116.008,69 TL tutarlı mal alış-verişi kesinlikle olmamıştır. Böyle bir alış-veriş olsa ellerinde belge olması gerekirdi. Hiç kimse bu kadar yüklü meblağdaki malı teslim belgesi olmadan teslim etmez. Bu tutardaki malzemenin inşaat sahasında çok büyük yer kaplaması gerekir. Benim böyle bir malzemeyi görmemem imkansız olurdu. Ben böyle bir malzeme görmedim. Ayrıca şirketimizce yapılmış malzeme siparişleri mail yolu ile iletilir. Maillerimizi inceledik, böyle bir siparişimiz bulunmamaktadır.'' demiş olduğunu, nitekim tüm siparişlerini mail yolu ile gerçekleştiren müvekkil şirketin dava konusu mal ile ilgili maillerinde hiçbir bilgi, belge veya hususun bulunmamasının, böyle bir siparişin ya da mal tesliminin yapılmadığına ilişkin karine teşkil etmesi gerektiğini, hem yerleşik Yargıtay İçtihatları hem de 213 SAYILI VUK'un 230. maddesi göz önünde bulundurulduğunda dava konusu malların teslim edildiği bilgisini içeren sevk irsaliyesinin isim-soyisim, imza, seri numarası, kaşe... İçermesi gerektiğini, karşı tarafın salt ''... BEY - ...'' yazan teslim tutanağı ile bu malların teslim edildiğini iddia etmesinin hukuka aykırı olduğunu, nitekim müvekkil şirket yetkilisi ... daha önce imzaladığı belgelerin dosyaya sunulmuş olduğunu ve bu belgelerden de tespit edileceği üzere şirket yetkilisinin irsaliye faturasına ''... BEY - ...'' yazıp imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve dava konusu malların teslim edildiğine ilişkin dayanak teşkil etmekte olduğnu, ayrıca birinci derece mahkemesinin 5 numaralı 02/07/2020 tarihli celsenin 3 no'lu kararında ... ait imzanın incelenmesini ileri bir tarihe bıraktığı halde bu hususta hiçbir inceleme yapmadan karar vermiş olduğunu, dava konusu belge üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığının özellikle incelenmesi gerekirken bu husus hiçbir şekilde değerlendirilmeden eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle işbu kararın kaldırılması gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/19-809, K. 2017/943, T. 10.5.2017 kararının; ''Davacı alacaklı bu hususta kabul edilmeyen her bir faturaya dair sevk irsaliyelerini dosyaya sunmuştur. Bu belgelerde teslim alan adıyla isimsiz imzalar mevcuttur. Davalı şirket yetkilisi isticvaben verdiği beyanında bu irsaliyeler altındaki imzaların şirketin hangi çalışanına ait olduğunu bilmediğini ifade etmiştir. Bu halde imzaların kime ait olduğunun açıklığa kavuşturulması gerekir. Mahkemece davalı şirket temsilcisinin beyanları dikkate alınarak malın teslim edildiğini ispata yarar bu belgelerdeki imzaların borçlu şirketteki mal teslimine yetkili olduğu belirtilen kişilerden kime ait olduğunun tespiti ile neticesine göre hüküm kurulması gerekirken imza incelemesi yapılmasının gerekli olmadığı gerekçesi ile verilen direnme kararı yerinde değildir.'' şeklinde olduğunu, Bu nedenle işbu sevk irsaliyesindeki imzanın kime ait olduğu incelenmeden, müvekkil şirket çalışanı ... imzanın kendine ait olmadığı yönündeki iddiaları değerlendirilmeden sevk irsaliyesine dayanılarak karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu ve işbu kararın kaldırılması gerektiğini, Hakimin mevcut delilleri değerlendirmeden salt vicdani kanaatle karar vermiş olduğunu, Birinci derece mahkemesi tarafından verilen kararda ''bu beyana göre sevk irsaliyelerinde ... Bey yazmasının sebebinin ... şantiyede olmadığı dönemde malın çalışanlardan biri tarafından alındığı KANAATİNE VARILMIŞTIR'' şeklinde açıklama yapıldığını, Gerekli araştırma yapılmadan, bir kısım tanık beyanları dikkate alınmadan, sundukları emsal sevk irsaliyelerindeki imzalar bakımından inceleme de yapılmadan salt kanaatle bu kararı vermenin hukuka aykırı olduğunu ve kararın kaldırılması gerektiğini, bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 1986/39 K., 1986/871, T. 15.10.1986 kararının; " Medeni Kanun'un 150/4. maddesi hükmünce hakim delilleri serbestçe takdir eder. Hakimin bu serbest takdir hakkı kuşkusuz sınırsız olmayıp objektif esaslara dayanması gerekir. Hakimin takdirinde serbest oluşu Yargıtay'ın bu konudaki denetimi önlemez. Objektif esaslarla bağdaşmaz, maddi vakıalarla çelişir biçimde, takdirde fahiş hataya düşülmesi halinde, Yargıtay'n müdahale etmesi doğaldır " şeklinde olduğunu, Dava dosyasına da bu hususa ilişkin ... önceden imzaladığı belgelerin de sunulduğunu ancak bu hususların birinci derece mahkemesi tarafından karar verilirken dikkate alınmadığını, nitekim dava dosyasına sundukları belgeler de incelendiğinde dava konusu yapılan malların teslimine ilişkin sevk irsaliyesindeki imzanın ... ait olmadığının tespit edileceğini, ancak birinci derece mahkemesinin bu hususları da inceleyerek davanın reddine karar vermesi gerekirken eksik inceleme ile ve deliller değerlendirilmeden başvurulan vicdani kanaat ile davanın kabulüne karar vermesi sebebiyle işbu karar hakkında istinaf kanun yoluna başvurma gereği hasıl olduğunu beyanla; Açıklanan sebeplerle; - İstinaf başvurularının kabulüne, - İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 21/01/2021 tarih ve 2018/166 E- 2021/53 K sayılı kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, - Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddeine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında inşaat malzemeleri satım sözleşmesi kapsamında satım sözleşmesi ve cari hesap ilişkisi olduğunu, davacının cari hesapta yer alan faturalara konu ürünleri davalıya satıp teslim etmesine rağmen davalının bakiye cari hesap alacağını ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, haksız itirazın iptaline ve davcı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından satılıp davalıya teslim edilen ürün bedellerinin ödendiğini, davacının alacak talebinin dayanağı olarak gösterilen faturalardaki ürünlerin davalıya teslim edilmediğini, davalının davacıya borçlarının olmadığını ve davacıdan alacaklı olduğunu, davanın reddinde ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında inşaat malzemeleri satım sözleşmesi kapsamında satım sözleşmesi ve cari hesap ilişkisi olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf tarafların defter ve kayıtları arasındaki farka sebep olan ve alacağın dayanağı olarak gösterilen davacı tarafından düzenlenen faturalardaki ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise davalı tarafından bedellerinin ödenip ödenmediği hususlarındadır. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, tarafların ihtilafa konu 2017-2018 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının usul ve yasaya uygun olarak tutulduğunu ve sahipleri lehine delil olarak kabul edilebileceği tespit edilmiştir. Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 109.305,60 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya 2.036,91 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları arasındaki bu farkın davacı tarafından düzenlenen, ancak davalı tarafından defter ve kayıtlarına alınmayan ve ba formlarında beyan edilmeyen 02/12/2017 tarihli ... nolu, 04/12/2017 tarihli ... nolu, 07/12/2017 tarihli ... nolu, 11/12/2017 tarihli ... nolu, 11/12/2017 tarihli ... nolu, 30/12/2017 tarihli ... nolu, 30/12/2017 tarihli ... nolu faturalardan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan; 30/12/2017 tarihli ... nolu faturanın açık fatura olduğu, söz konusu faturaya ilişkin sevk irsaliyesi sunulmadığı ve fatura ekinde teklif formu sunulduğu, teklif formunda ... ismi ve imzanın bulunduğu görülmüştür. 30/12/2017 tarihli ... nolu faturanın açık fatura olduğu, söz konusu faturaya ilişkin sevk irsaliyesinin sunulmadığı ve fatura ekinde teklif formu sunulduğu, teklif formunda ... ismi ve imzanın bulunduğu görülmüştür. 11/12/2017 tarihli ... nolu faturanın açık fatura olduğu, söz konusu faturaya ilişkin sevk irsaliyesi sunulmadığı ve fatura ekinde teklif formu sunulduğu, teklif formunda " ... arandı ... gitti imzayı unutmuş" ibarelerinin yazdığı ve imzanın bulunmadığı, 02/12/2017 tarihli ... nolu faturanın açık fatura olduğu, söz konusu faturaya ilişkin sevk irsaliyesi sunulmadığı ve fatura ekinde teklif formu sunulduğu, teklif formunda ... ismi ve imzanın ve ... nolu telefon numarasının bulunduğu görülmüştür. Teklif formlarında adı ... olarak geçen ... Mahkemece tanık olarak dinlenmiş, imza bulunan teklif formlarındaki imzaların kendisine ait olduğu beyan edilmiş ve Mahkemece söz konusu faturalar davacı alacağı olarak kabul edilmiştir. Ancak söz konusu faturalara ilişkin sevk irsaliyeleri sunulmamasına ve davalı tarafından teslim olgusu kabul edilmemesine ve faturalardaki ürünlerin davalıya teslimi ispat edilmemesine rağmen Mahkemece sevk irsaliyesi niteliğinde olmayan teklif formlarına göre söz konusu faturalardaki ürünlerin davalıya teslim edildiği kabul edilerek söz konusu faturaların davacı alacağı olarak kabulü yerinde olmamıştır. Bu sebeple bu faturalar yönünden davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Davacı vekili tarafından sunulan; 11/12/2017 tarihli ... nolu faturanın açık fatura olduğu, fatura ekinde sunulan 07/12/2017 tarihli sevk irsaliyesinin ...San. Ve Tic. A.Ş. Tarafından davacı şirket adına düzenlendiği, teslim adresi olarak davalı şirketin gösterildiği, sevk irsaliyesi üzerinde "... bey ..." ibarelerinin yazıldığı ve teslim alan kısmında imzanın bulunduğu ve nakliyeyi yapan şirket tarafından söz konusu faturaya ilişkin malların davalıya teslim edildiğinin bildirildiği anlaşılmakla Mahkemece söz konusu faturanın davacı alacağı olarak kabul edilmesi yerinde olmuştur. 07/12/2017 tarihli ... nolu faturanın açık fatura olduğu, fatura ekinde sunulan 04/12/2017 tarihli sevk irsaliyesinin ... A.Ş. tarafından davacı şirkete hitaben düzenlendiği, teslim adresi olarak davalı şirketin gösterildiği, sevk irsaliyesi üzerinde teslim alan isminin bulunmadığı, teslim alan kısmında imzanın bulunduğu, nakliyeyi yapan şirket tarafından söz konusu faturaya ilişkin malların teslim edildiğinin bildirildiği anlaşılmakla Mahkemece söz konusu faturanın davacı alacağı olarak kabul edilmesi de yerinde olmuştur. Davacı vekili tarafından sunulan; 04/12/2017 tarihli ... nolu faturanın açık fatura olduğu, fatura ekinde sunulan 01/12/2017 tarihli sevk irsaliyesinin ...A.Ş. tarafından davacı şirkete hitaben düzenlendiği, teslim adresi olarak davalı şirketin gösterildiği, sevk irsaliyesi üzerinde teslim alan isminin ... olduğu ve teslim alan kısmında imzanın ve okudum ibaresinin bulunduğu, davalı çalışanı olan ... beyanında bu sevk irsaliyesindeki imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmiştir ve nakliyeyi yapan şirket tarafından malların teslim edildiğinin bildirildiği anlaşılmakla Mahkemenin söz konusu faturalardaki ürünlerin davalıya teslim edildiğini kabul ederek söz konusu faturaları davacı alacağı olarak kabulü yerinde olmuştur. Bu sebeple bu faturalar yönünden davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilerek, yukarıda belirtilen ve malların teslim edildiği ispat edilmeyen faturalar davacı cari hesabından mahsup edilerek davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 104.452,87 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9,75 oranında ticari faizi ile birlikte kaldığı yerden aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak faturalar ile likit olduğundan hüküm altına alınan asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, red edilen kısım yönünden davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden ve kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2021 tarih ve 2018/166 Esas - 2021/53 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 104.452,87TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9,75 oranında ticari faiz ile birlikte kaldığı yerden aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Red edilen kısım yönünden davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden ve kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:3-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 7.135,18TL nispi karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.256,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.879,13‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL başvuru harcı ile 1.256,05-TL peşin harcı olmak üzere; toplam 1.291,95 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 750,00-TL Bilirkişi ücreti ile 186,30-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere; toplam 936,30 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre (dava % 97 kabul) 908,25TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla; bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 3.059,59 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran tarafa iadesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 11-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 44,8 TL tebligat/ posta gideri olmak üzere; toplam 206,9‬0TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 12-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine, 13-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 14-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/11/2023 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

iptalinesürülençalışanlardanbey''SatımdankaldırılmasınatarafındantaraflarınKaynaklanan)İptaliözetikanaatinesayılıistinafderecemalınsebeplerininistanbuldeğerlendirilmesiyönündensavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesinin(Ticariolmadığıkararınınvarılmıştır''kısmendönemlerdepalettenilerişantiyedekabulüdosyaalındığıiddianumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim