İstanbul BAM 13. HD 2023/1885 E. 2023/1660 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2023/1885
2023/1660
26 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1885 Esas
KARAR NO: 2023/1660 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/710 Esas - 2023/845 Karar
TARİHİ: 06/09/2023
DAVA: Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali)
KARAR TARİHİ: 26/10/2023
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Halihazırda şirketin %62'sini oluşturan pay grubu (...) ile özellikle yönetim yetkisini haiz olan ... ve ... adeta şirketi batıracak hamleler yaptığını ve bu konuda tamamen çoğunluk gücünü kötüye kullanarak azınlık pay grubunda olan %38'lik grubun hiçbir sorusuna cevap vermediklerini, esasında %38'lik pay grubunun %62'lik pay grubuna karşı çıkmasının nedeni, şirketin yeni bir yatırım sürecisine girmesi olduğunu, nitekim söz konusu yatırım olumlu sonuçlanmaması durumunda, bir diğer ifadeyle yatırımdaki rakamların ödenememesi durumunda, şirket batacak ve 1984 yılından beri faaliyet göstermekte olan ve Türkiye'nin öncü şirketlerinden biri olan işbu şirketin iflas edeceğini, nitekim bu husus müvekkili tarafından defalarca söylendiğini, ihtarnameler gönderildiğini, önceki genel kurullar için dava açıldığını, yatırım bir önceki faaliyet raporlarında 110.000.000,00 Euro olarak kararlaştırılan yatırım, faaliyet raporunda 178.219.519,00 Euro olarak kararlaştırıldığını, şirketten sürekli olarak uzaklaştırılmaları nedeniyle herhangi bir defter, belge de tarafıyla paylaşılmadığını beyanla; davanın kabulüne, bilgi alma hakkı açısından dava dilekçesinin içerisinde açıklanan toplam 22 adet soru hakkında bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına, belirtilen sorular hakkında şirket merkezine gidilerek, sorulara cevap teşkil edecek bilgi ve belgelerin şirkette hazır bulundurulmasına ve incelemeye sunulmasına, bu kapsamda yine dilekçe içerisinde talep edilen belgelerin tarafına verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin olağan genel kurulu toplantısını 25.05.2023 tarihinde yapılmaya başlandığını, bu tarihte gündem görüşülmeye başlandığını ve açılış yapıldığını, toplantı başkanlığı oluşturulduğunu, toplantı tutanağının imzalanması için yetki verildiğini, ancak gündemin 3. maddesine geçildiğinde davacının da içinde bulunduğu bir kısım paydaşlar finansal tabloların incelenmesine yönelik erteleme talepleri olduğunu, erteleme talepleri anonim şirketlerin genel kurul toplantılarının usul ve esasları ile bu toplantılarda bulunacak bakanlık temsilcileri hakkında yönetmeliğin 28. Maddesinin 3. Fıkrası gereği ertelendiğini, bu ertelemeyi talep edenlerin finansal tablolar hakkında ileri sürülecek tüm itirazlarını ilk toplantıda yapması ve bunları tutanağa yazdırması zorunlu olduğunu, davacı taraf bilgi almak isteğini ve hangi konularda bilgi almak istediğini, finansal tablolar hakkında nelere itiraz ettiğini zorunlu olmasına rağmen toplantı tutanağına yazdırmadığını, şirket yetkilileri ya da denetçiler de davacının hangi konularda bilgi almak istediğini 25.05.2023 tarihi itibariyle bilmediklerini, davacının da bu tarihte herhangi bir bilgi alma talebi olmadığını, diğer bir anlatımla davacının iş bu davayı açmak hakkı olmadığını, dava dilekçesinde her ne kadar %38'lik bir gruptan bahsedilmişse de dava % 12 hisse sahibi ... tarafından açıldığını, diğer bir ifadeyle %12 hisse sahibi davacı bilgi alma hakkını kullanamadığı için dava açmışken % 88 hisse sahibi böyle bir dava açmadığını, yani % 88 hisse sahibi paydaşlar bilgi almakta sorun yaşamadıklarını, davacının kasten yaptığı %38'lik grup ayrımı da doğru olmadığını, nitekim 11.07.2023 tarihli ertelenen genel kurul toplantısı sırasında ortak ... gündemin 9. Maddesinin 4. Madde olarak görüşülmesi teklifi oy birliği ile kabul edildiğini beyanla; davacının haksız ve dayanaksız davasının reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesinin 06/09/2023 tarih 2023/710 Esas - 2023/845 Karar sayılı kararı ile; "Davanın TTK m.437/5 gereğince bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. TTK'nun 437/1 maddesi "Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisi, genel kurulu toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir."Aynı maddenin 5.fıkrası "Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hallerde de makul süreden sonra şirket merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabilir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir" şeklindedir. Somut olayda, davacı, davalı şirkette pay sahibi olup TTK m.437 kapsamındaki bilgi alma ve inceleme hakkının kullanamadığı, TTK m.437/5'de düzenlenmiş şartların oluştuğu anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile TTK'nun 437. Maddesine göre davacının bilgi alma ve inceleme çerçevesinde davalı şirkete ait finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu ve denetleme raporlarının şirket merkezinde davacının incelemesine açık tutulmasına, gelir tablosu ve bilançonun bir suretinin gideri şirkete ait olmak üzere davacıya verilmesine, davacı tarafça ticari defterlerin uzman mali müşavir tarafından incelenmesi talep edilmiş ise de anılan talebin TTK m.437 kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, "Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 1-TTK'nun 437. Maddesine göre davacıların bilgi alma ve inceleme çerçevesinde davalı şirkete ait finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu ve denetleme raporlarının şirket merkezinde davacının incelemesine açık tutulmasına, gelir tablosu ve bilançonun bir suretinin gideri şirkete ait olmak üzere davacı tarafa, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 21/09/2023 tarih 2023/710 Esas - 2023/845 Karar sayılı İstinaf Başvurusu Değerlendirme kararında;"Mahkememizce verilen 06/09/2023 tarih ve 2023/845 Karar sayılı kesin ilamı, davacı vekili tarafından 20/09/2023 tarihinde istinaf edilmiş olmakla, Mahkememizin 2023/287 istinaf sırasına kaydı yapılmış ise de, Mahkememizce verilen 06/09/2023 tarih ve 2023/845 Karar sayılı ilamı, TTK nun 437/5 maddesine göre kesin olarak verilmiş olması sebebiyle, Dava konusunun; TTK m.437/5 gereğince bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması istemine ilişkin olduğu ve Mahkememiz kararının kesin olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir."gerekçesi ile,Davacı vekilinin istinaf isteminin reddine, karar verilmiş ve bu ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, TTK'nun 437/5 maddesi kapsamında talep ettikleri bilgilerin mahkemece yanlış değerlendirildiğini, TTK'nun 437/1 maddesinde sayılan belgeler yönünden davanın kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkeme her ne kadar davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermiş ise de dava dilekçesinde taleplerinin neredeyse hiçbirinin kabul edilmediğini ve talepleriyle bağlantısız olarak kabul kararı verildiğini; mahkemenin hatalı bir şekilde TTK 437/1'de sayılan bilgi ve belgelerin, bilgi alma ve inceleme kapsamında kaldığını belirterek davanın kabulüne karar verdiğini; ancak bu hususun yerinde olmadığını; 437/1'de sayılan belgelerin, genel kurul öncesinde şirket merkezinde hazır bulundurulacak belgeler ile ilgili olup, taleplerinin bu belgelerin hazır bulundurulup bulundurulmadığı ile ilgili olmadığını; görülen uyuşmazlıkta taleplerinin söz konusu bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde 11/07/2023 tarihli genel kurulda müvekkili tarafından sorulan 22 adet soru kapsamında bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına ilişkin olduğunu, TTK'nun 437/5 fıkrası uyarınca; bilgi alma talebi reddedilen veya yeterli bilgi alamayan pay sahibinin, mahkemeye başvurarak Genel Kurulda sorduğu sorulara şirket tarafından cevap verilmesini ve bu yolla bilgilendirilmesini veya reddedilen ya da ertenenen inceleme talebinin kabul edilerek kendisine inceleme yetkisi verilmesini talep edebileceğini, mahkemece davanın kabulü durumunda verilecek olan kararın ise davalının bir şey yapmasını emreden bir eda hükmü niteliğini taşıması gerektiğini; istemin ve mahkeme kararının sınırlarının belli, kesin ve somut olmasının, ayrıca olgulara dayanması gerektiğini; kararın da olgularının kendisini konu almasının, bilgi verilecek hususlarda incelenecek sorunu açık bir şekilde belirtilmesinin gerektiğini; yoksa kararın genel veya kısmi denetlemeye zemin açamayacağının ortada olduğunu; mesela alınan hammadde ile bununla üretilen ürünün satış fiyatı, anonim ortaklığın hakim pay sahibi ile yaptığı sözleşmeler ya da murahhas üyeye ödenen ayrılma tazminatının tutarının yönetimde sorulabileceğini ve bunların inceleme konusu olabileceğini, Bu kapsamda tekrara düşmemek adına dava dilekçelerinde belirtmiş oldukları 22 soru hakkında bilgi alma ve inceleme taleplerinin kabul edilerek, şirket merkezine gidilerek söz konusu sorular hakkında müvekkilinin bilgi alması yönünde bir hüküm kurulması gerektiğini; söz konusu davanın bir eda davası olup, mahkemece bu yönde bir hüküm verilmesinin herhangi bir sakıncası bulunmadığını; bu yönüyle kararı istinaf ettiklerini; aksi durumda Mahkemenin vermiş olduğu kabul kararının çok genel ifadeler içermekte olup, belirli bir konu hakkında hüküm ifade etmemekte olduğunu, Yerel mahkemece eksik inceleme yapılmış olup, deliller tamamlanmadan hüküm tesis edildiğini; bu yönüyle de adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, görülen uyuşmazlıkta, gerek ertelenmeden önceki 25.05.2023 tarihli genel kurul gerekse bilgi alma ve inceleme talebine konu 11.07.2023 tarihli genel kurulda müvekkilinin izni ve bilgisi olmaksızın kamera kaydı alındığını; bu kamera kaydının Mahkemece celbi için 26.07.2023 tarihinde müzekkere yazıldığını, bu kayda davalı şirket tarafından herhangi bir cevap verilmemesi nedeniyle, mahkeme tarafından tekrardan tekit müzekkeresi yazıldığını ve kayıtların celp edilmesinin istendiğini, kamera kayıtları gelmeden, 06.09.2023 tarihli duruşmada karar çıktığını; söz konusu kamera kayıtlarının hukuki anlamda bilgi alma ve inceleme haklarının ihlal edildiğini kanıtlar nitelikte olduğunu; kayıtların celbi için de iki tane müzekkere yazıldığını ancak davalı şirket tarafından bilinçli olarak müzekkereye cevap verilmediğini,, mahkemenin, davalı şirketin ekmeğine yağ sürer mahiyette davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vererek, müvekkilinin bilgi almak istediği hususların önüne geçtiğini; bu hususun adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geldiğini, Mahkemece ticari defterlerin uzman mali müşavir tarafından incelenmesi yönündeki red talebinin de herhangi bir yasal dayanağının olmadığını; davacı müvekkili asil ticari defterleri kendi inceleyebilmekte ise neden mahkemelerin mali her konuda bilirkişi atamakta olduklarını ve rapor almakta olduklarını anlayamadıklarını, Dava dilekçesinde, incelemenin muhasebeci ve yasal danışmanı ile yapılmasına hükmedilmesinin talep edildiğini ancak Mahkemece anılan talebin TTK 437 kapsamında bulunmadığı belirtilerek reddedildiğini; bu konuda da mahkemenin eksik bilgiye sahip olduğunu söylemenin hiç de yanlış olmayacağını; emsal kararlarda, mahkemece uzmanın da hazır bulundurulmasına karar verildiğinin ortada olduğunu; aksinin kabulü halinde şirket ortağı olan bir kişinin tüm mali defterleri bilebilmesi, inceleyebilmesi mümkün olmadığından, hükümde verilen defterleri asil müvekkilin nasıl inceleyeceğini; bu konuda bir uzmanın olması gerekeceğini; aksi halde Mahkemelerin neden her dosyada mali müşavir atayarak rapor aldıklarını anlayamadıklarını, kanunda belirtilen "mahkemenin kararının bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içereceği" ifadesinden hükmün niteliğinin açıkça anlaşılmakta olduğunu; emsal nitelikteki bir çok karardan da görüleceğini, mahkemece uzmanın davalı şirkete bildirilmesi yönünde de yerel mahkemece hüküm kurulduğunu; Aksi takdirde uzman olmayan asilin evrakları nasıl inceleyeceğini bilemediklerini, (Ek - 3, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/716 E. 2020/126 K. Sayılı Gerekçeli Karar).Dava dilekçesinde bilgi alma ve inceleme haklarının ihlal edildiğine yönelik açıklamalarının mevcut olduğunu, bilgi alma ve inceleme haklarının kullanılmasını talep ettikleri ve genel kurulda sordukları soruların; "Faaliyet raporunun 13. Sayfasında ve 4/t maddesinde 2022 yılı sabit kıymet alımları ve tamamlanan yatırımlar başlığı altında 311.592.764 TL miktara havi açıklamalar vardır. Bu miktar 2022 yılında yapılan harcamalara mı aittir ve mali tablolara nasıl yansıtılmıştır? Yönetim kurulu faaliyet raporunun 26. Sayfasında planlanan yatırım olarak yeni ürerim bantları için öngörülen yatırım tutarı 178.219.519 Euro'dur. Bu hususta yatırım tutarının daha önce yapılan fizibilite raporlarına göre yaklaşık %60-70 oranında arttığı görülmektedir. Bu artışın sebebi nedir? Proje tamamlandığında nihai maliyet ne olacaktır? Bu yatırımlar nasıl finanse edilecektir? Ve tamamlandıktan sonra gerekli işletme sermayesinin temini için yönetim kurulu tarafından alınacak tedbir ve yöntemler nedir?Yeni yatırım fiyat listesinde satın alınmış olan genel kağıt makinesi fiyatı 9.337.000 Euro yazmaktadır. Biz bu makineyi 11.000.000 dolara aldık ve ödemeyi dolar olarak yaptık. Bunun yanında makineyi satın aldığımız firmaya 500.000 dolar daha ödeme yapmış bulunmaktasınız. Firmamız uzun yıllardır yapmış olduğu harcamaları dolar karşılığı olarak tutmaktadır. An itibariyle 11.500.000 Dolar ödeme yapılan bir makinenin euro karşılığı 10.600.000 Euro yapmaktadır. Bazı maddelerde bu husus mevcut olup, %16 daha ucuz olarak hesaplanmaktadır. Bunun nedir nedir? Çok yetersiz çalışmalardan dolayı her gün ilave prosesler daha listeye eklenmektedir. Ve daha önce itiraz etmeme rağmen makinede hiçbir motor kullanımı öngörülmemiştir ve listede yoktur. Tespitim başlangıçtan beri tüm çalışmaların yetersiz olduğu şeklinde olup, izahata muhtaçtır.Faaliyet raporunun 15. Sayfasında ve 4/y maddesinde biyolojik arıtma tesislerine ilişkin olarak 28.073.524 TL harcama görünmektedir. Biraz önce sözünü ettiğimiz 19.969.624 TL harcama kaydı mevcut olup aradaki 8.103.900 TL fark nereden kaynaklanmaktadır. Bunun izahını talep ediyoruz. Arıtma, sistem dışına atılan su ve kağıt üretimine kullanılan suyun kapasitesini artırma ile ilgili rapor hazırlanmıştır. Burada maliyet 300 000 TL olarak hesaplanmıştır. Geldiğimiz durumda faaliyet raporu 4 - y şıkkında 1. Faz: 6.822.392 TL; 2. Faz 15.030.869 TL; ince ızgara 229.719 TL; belt press 2.458.967 TL; işçilik ve diğerleri 3.531.577 TL olmak üzere toplam 28 milyon harcama yapıldığı, t) şıkkında ise 2022 yılı sabit kıymet alımları ve tamamlanan yatırımlar gibi bir başlıkta tanımlanmış bir tablonun altında arıtma havuzları 19.969.624 TL yazmaktadır. Mevcut durumda sistem dışına atılan su arıtılmakta, fakat proseste kullanacağımız şu ( kalite ve verimliliği arttırmak için) arıtılmamaktadır. Bu durumda profesörler ölçecek-biçecek IC - reaktör ihtiyacı olup olmadığına karar verecek şekilde ifade edilmektedir. Burada projede 3-4 kez değişiklik yapılmasına rağmen hedefe ulaşılmadığı ve yatırımların devam edeceği anlaşılmaktadır. Durumun net anlaşılması açısından şirket organizasyon şemasında proje ve yatırımlar müdürlüğü departmanındaki konu ile ilgili olarak raporlar tarih ve sayı numarasına göre alınıp incelenmelidir. Yine faaliyet raporunda 2022 yılı üretiminin 144.232 ton olarak gerçekleştiği yazılı olup bir önceki yıla göre 19.000 tonluk azalma söz konusudur. Raporda üretimdeki azalmanın nedeni olarak 2022 yılında gerçekleşen doğalgaz kısıtlamaları, bayram tatillerinde uzunluğu ve kağıt arzının yüksek olduğu görülmekte ise de doğalgaz kısıtlamalarının 2022 yılının ilk çeyreğinde söz konusu olduğu, bu dönemde kömür kazanından elde edilen buhar ve şebekedan elde edilen elektrik kullanımı ile eksiklik telafi edildiği halde yaklaşık 20.000 tonluk üretim kaydının gerçek sebebini izahını talep ediyoruz. Bu bağlamda doğalgaz kısıtlamasının olduğu aylardaki üretim detayının kayıtlara uygun olarak verilmesi talep ediyoruz.Yönetim kurulu faaliyet raporunda şirket ortakları arasında bir hisse devri olduğunun belirtildiği, bu hisse devri hakkında bilgi paylaşılması (nedir, kaç paraya satılmıştır, nasıl alınmıştır, diğer ortaklara bilgi verilmiş midir? Faaliyet raporunun ikinci sayfasının 2 numaralı başlığı altında yönetim organı üyelerine sağlanan huzur hakkı, ücret, prim, ikramiye, kar payı gibi mali menfaatlerin toplamı 7.006.310,00 TL gözükmektedir. Ancak genel kurulda yönetim kurulu üyelerine 60.000 TL net ve 16 aylık ücret ödenmesi ile aylık 20.000 TL huzur hakkı ödenmesi kararlaştırılmıştır. Bu rakamların toplamı (60.000x3x16 = 2.880.000 + 20.000x3x12= 720.000 olmak üzere toplam 3.600.000 TL) yapmaktadır. Bu aradaki fark nereden kaynaklanmaktadır? Ekstra başka nerelere ödeme yapılmıştır? Faaliyet raporunun dördüncü sayfasının 4-c başlığı altında sıkıntı süreçler yaşandığı ve bu sıkıntılı süreçlerin maliyet çıkarabileceği belirtilmiştir. Bu sıkıntılı süreçler nelerdir?Faaliyet raporu içerisinde yer alan Tablo 1’deki gider kalemlerinin dayanağı olan belgelerin sunulması, tarafıma teslim edilmesi ve açıklanması"Kırklareli OSB ile yapılan anlaşmanın maliyetleri nelerdir?""Bilecik’te makinaların bulunduğu arsanın kira sözleşmesinin tarafıma sunulmasını talep ederim""Bilecik’te yer alan bu makinelerin taşınmış̧ ise, taşınmasına ve montaj-demontajına ilişkin maliyetin ne olduğu, taşımadan dolayı makinelerin herhangi bir zarar görüp görmediği ve/veya çalışabilir durumda olup olmadığı; taşınmadılar ise, bu devasa makinelerin ne zaman/nasıl/ne şartlarda taşınılacağı hususunda davalı şirketin plan ve projeleri, anlaşma var ise bu anlaşmada taşıma bedellerinin ne olduğu; bu makinaların teşvik koşullarının güncel durumda ne olduğu, toplamda kaç bin ton makine bulunduğu, makinelerin ne zaman taşınacağı konusunda tarafıma bilgi verilmesini talep ederim" şeklinde olduğunu,27.12.2022 tarihli genel kurulda taraflarına verilen Yıllık Faaliyet Raporu’nun 2 numaralı kısmında huzur hakkı, ücret, prim, ikramiye, kar payı gibi mali menfaatlerin toplam tutarının 418.547,78 TL olduğunun belirtildiğini; bu rakamların açıklanması gerektiğini; ayrıca Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik’te yer alan 9 -1 / b uyarınca yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yöneticilere verilen ödeneklerin, yolculuk, konaklama ve temsil giderleri ile ayni ve nakdi imkanlar, sigortalar ve benzeri teminatların toplam tutarına ilişkin bilgilerin yer alması gerektiğini; bu bilgilerin açıklanmasını talep ettiklerini, "Amerika’daki makineler rayiç bedelden mi alınmıştır? Bu makinelerin üretim kapasitesi/performansı nedir? Bu anlamda geçmiş verilerin bulunup bulunmadığı noktasında tarafıma bilgi verilmesini talep ederim" şeklinde soru sorulduğunu ve bu sorunun da cevapsız bırakıldığını, "Amerika’dan alınmış olan iki adet ikinci el dev üretim hattının bulunduğu karşı tarafa ait Amerika’daki fabrikasından bu makinelerin nasıl çıkarıldığı, içeriden çıkarabilmek için davalı şirketin neler yaptığı, bu fabrikanın asansörünü tamir edip etmediği, vincinin çalışıp çalışmadığı, fabrikanın vinci taşıyan kolonlarının çürümüş olması nedeniyle değişiminin yapılıp yapılmadığı, bütün bu süreçte davalı şirketin bu hususta ek herhangi bir bedel ödeyip ödemediği, ödediyse bedelleri; fabrikadan çıkarılamayan makineler nedeniyle gecikmeden doğan bedele katlanıp katlanmadığı, katlandıysa bedelleri, bütün bu hususlarda davalı şirketin satın alım yaptığı Amerikalı şirket ve ilgili üçüncü kişilerle sözleşmeler hakkında tarafımın bilgilendirilmesini talep ederim. Özetle, alım satım sözleşmesine göre şirketin yükümlülüklerinin neler olduğu, şirketin nelere katlanmak zorunda olduğu nelere katlanmak zorunda olmadığı hakkında tarafıma bilgi verilmesini talep ederim" şeklinde söz alınarak bilgi talep edinildiğini, "Yatırım harcamalarına ilişkin yapılan muhasebe kayıtlarının, defter kayıtlarının, yazışmalar hakkında tarafıma bilgi verilmesini talep ederim" şeklinde olup, verilen cevapta bütün belgeleri şirket bünyesinde muhafaza edildiğinin belirtildiğini; bu sebeple şirketin hayati derecede önemli olan faaliyeti kapsamında olan muhasebe kayıtlarının verilmemesi bilgi alma haklarının ihlali şeklinde olup, talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, "Şirketin yatırımı için 340 dönüm bir arsayı satın almasına rağmen bunun üzerine tekrardan 34 milyon TL bedelle başka bir arsa ve binayı satın alması ve buna gerek olarak kurulacak makinelerin bakımının yapılmasını göstermesi yanlıştır. Zira ...’ın mevcut çalışmakta olduğu 49 dönümlük arazi içinde bu bakımı yapabilecek makine tesisat vinç bina büyük atölye ismi ile bulunmaktadır. 49 dönüm içine sığdırılabilmiş ve elde olan makine teçhizatın 340 dönüm arazi içinde kurulmaması bir başka yerde olması tamamile anlamsız yapılmış israf edilmiş bir yatırımdır. Sorum şu ki neden eldeki makine teçhizat kullanılmayıp, çok daha uygun olan makinaların kullanılacağı müsait arazi içinde elde olan ekipmanlar taşınmamıştır? "Üretim artıklarını uzaklaştırılması ile alakalı ... firması ile anlaşıldı söylenmektedir. Bu anlaşma gereği uzaklaştırdığımız atıklar için bir bedel ödüyor muyuz anlaşma koşulları nedir başka bir taahhüt var mıdır ilgili anlaşmanın tarafıma verilmesini talep ediyorum, "Faaliyet raporunda şehir içinde bulunan ... fabrikamızda işçi çalıştırmanın bir ayrı zorlaştı emekli edilen 43 personelin devamı ile üretimin devam ettirildi ve bu konudaki ciddi sıkıntılardan bahsedilmektedir. Yeni kurulacak tesis Kırklareli’nde olup İstanbul içi ile kıyaslandığında işçi babanın kat ve kat daha fazla olacağı aşikardır yönetim bu problemi nasıl aşmayı planlamaktadır?" şeklinde sorulan soruya da Kırklarelinin göç aldığı bu sebeple işçi bulmanın avantaj olacağının belirtildiğini; bu noktada daha somut adımların atılması gerektiğini; (örneğin Kırklarelinin göç alamadığı durumda ne yapılacaktır?)"Bütçe de ciro hedefinin %22-23 düşük kar hedefinin %100 düştü değerler elde etmiştir. Yatırıma konu kök fizibilitede 2020-2021 yıllarında yapılan daha önce hiç görülmemiş piyasa koşullarının anormal değişimi sonucu(pandemi vs) edinilmiş anormal yüksek durumda kardalıkların böyle devam etmedi şartların normale doğru bir hayli geriledi görülmektedir. Şimdi ana konumuz olan yatırıma baktığımızda 113 milyon Euro olan bütçenin 178 milyon Euro olarak revize edildiğini görmekteyiz. Yatırım maliyetinin değişmiş olduğu bildirilmekte beraber esas konu olan yatırımın gerçekleştirip gerçekleştirlemeyeceği ve bunu en sade şekilde ifade eden nakit akım verilmemiştir(şirketin gelirleri, finansmanın maliyetleri) nakit akımın göstergesi olan yatırımın yapılıp yapılmayacağı firmanın gücünün buna yetip yetmeyeceğini bakılmaksızın birtakım yatırım rakamlarından bahsedilmektedir. Ödeyemeyeceğimiz bir yatırım bizim yatırımımız değildir, zira yönetim bir taraftan yabancı şirketlere firmayı satmaktan, almak isteyenlerin %51 istediklerinden bahsettiklerine yaptıklarından haberdar olmadıkları, hayal dünyasında yaşadıkları, nakit akımını bile genel kurula sunmadıkları, hatta konuyla ilgili hiçbir soruya ihtara maksada uygun cevap vermedikleri noter ihtarlarıyla dava dilekçeleri ile %38’i temsil eden üç adet asıl şirket ortağının ihtar ve uyarılarıyla karşı karşıya cevap vermeden yapılan ihtarları her geçen gün gerçekleştiği(%65 bütçe sapması,%100 kar düşüşü gibi) bir sürecin içindedirler. Finansmanı nasıl sağlayacaklar? Teknik olarak düne kadar ...ın neredeyse yatırımlarının götürme yakınız yapmış içinde bulunmuş birisi olarak daha önceki haftalarda da varolan mevcut fizibilite de belirtilen üretim hattının ilgili üretimini yapmak için gerekli olan(vakum roll’leri eksik stabilazer’leri olmayan sizer sonrasında havalı geçiş sisteminin olmadı vs) ekipmanların bulunmadı bir makineyi kuracağınızı söylüyorsunuz. Yıllardır proje çalışmaları yapmakta olduğumuz ...'ın üretim hatlarının oluşturulması sürecimizde bilip öğrendiklerimiz, bu ekipmanlar (bunlarla sınırlı kalmamak kaydıyla) olmadan %100 hurda kağıtdan imal edilen fluting, testlineer kağıtlarının özellikle de düşük gramajlı İmalatların imal edilmedikleri tecrübesine sahibim. Siz ise yıllardır sorup hatırlatmama rağmen üretim hattını aynen kuracağınızı, 1000 metre /dakika sürat ile imalat yapacağınızı söylemektesiniz buna göre de fizibilite yapmaktasınız. Bahsettiğim eksikleri ile bunu nasıl yapacağınızı imalatı nasıl yapacaksınız?" şeklinde yatırımın tamamen içinde ve ilgilendiren bir soru sorulduğunu, 150.000.000 Euro daha artı yatırım yapacak olan bunun için bankaların kredi vermeye hazır olduğunu söyleyen yöneticiler şahsi paralarını şirkette kullanmak zorunda olduklarını söylemektedir. Kullanmakta olduğu paralar ne kadardır? Ne şartlarda şirkete verilmiştir? şeklinde soru sorulmuşsa da bu soruya herhangi bir cevap verilmediğini, "... firması ile mahkemelik olunduğu, hukuki durumu, kaç paralık bir konu olduğu, dava dilekçesini, hukuk müşavirliği sözleşmesinin koşullarının ne olduğu konusunda" bilgi talep edilmişse de bununla alakalı bir bilgi verilmediğini, Görüldüğü üzere sorulan soruların hiçbirinin cevabının, mahkemece kabul edilen belgelerde bulunmadığını, uzman vasıtasıyla şirket merkezinde inceleme yapılması gerektiğini; bu kapsamda müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiğini, davalarının kabulü gerektiğini, İleri sürerek, istinaf başvurularının kabulüne, her ne kadar karar kesin verilmiş ise de, doktrindeki baskın görüşler ve Yargıtay üyelerinin görüşleri kapsamında, kararın kesin olmadığına ve üst mahkemeye itiraz haklarının olduğuna, bu konuda Mahkeme aksi kanaatte ise Ek Karar ile istinaf başvuruları hakkında değerlendirme yapmasına, hukuka aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, bilgi alma hakkı açısından dava dilekçesinin içerisinde açıklanan toplam 22 adet soru hakkında bilgi alma ve inceleme haklarının kullanılmasına, belirtilen sorular hakkında şirket merkezine gidilerek, sorulara cevap teşkil edecek bilgi ve belgelerin şirkette hazır bulundurulmasına ve incelemeye sunulmasına, bu kapsamda yine dilekçe içerisinde talep edilen belgelerin taraflarına verilmesine, incelemenin müvekkili ile birlikte bir uzman muhasebeci ve bir yasal danışmanın (avukatın) hazır bulundurularak yapılmasına, inceleme hakkı açısından mizanların taraflarına verilmediğinden, bilgi alma ve inceleme haklarının kullanılmasına, genel kurul dönemine ilişkin mizanların taraflarına verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise, şirket merkezine gitme yetkisi verilerek, mizanların şirket merkezinde incelenmesine karar verilmesine, yine dilekçe içerisinde talep ettikleri belgelerin bu incelemede bulundurulmasına, müvekkili ile birlikte bir uzman muhasebeci ve bir yasal danışmanın (avukatın) hazır bulundurulma yetkisinin verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin İstinaf Başvurusu Değerlendirme Kararına yönelik istinaf dilekçesinde özetle, uyuşmazlığın, 11/07/2023 tarihli genel kurulda müvekkili tarafından sorulan sorulara ve inceleme taleplerine ilişkin cevap verilmemesi akabinde Bilgi Alma ve İnceleme Hakkının ihlal edilip edilmediği noktasında toplanmakta olduğunu, mahkemenin 06/09/2023 tarihli kararında, davayı kısmen kabul kısmen reddiettiğini, her ne kadar işbu karar kesin olarak verilmişse de, 20/09/2023 tarihli dilekçelerinde belirtilen hususlar kapsamında kararın kabul kısmının kesin olduğu, reddine yönelik kısmına ise itiraz edilebileceği ortada olmakla birlikte, mahkemenin 21/09/2023 tarihli kararıyla istinaf isteminin reddine karar verdiğini, İşbu karara karşı bir hafta içinde kanun yoluna başvurulabileceğinin belirtildiğini ve işbu kararın 22/09/2023 tarihinde taraflarına elektronik olarak tebliğ edildiğini; işbu sebeple Mahkemenin gerek bu kararını gerekse 06/09/2023 tarihinde vermiş olduğu kararı istinaf ettiklerini, HMK 346/2 kapsamında istinaf mahkemesi bu kararı yerinde görmez ise, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapacağının belirtildiğini; bu sebeple, tekrara düşmemek adına 20/09/2023 tarihinde sunmuş oldukları istinaf dilekçesini tekrar ettiklerini, söz konusu dilekçe ve tüm dosya münderecatında belirtmiş oldukları sebepler ile birlikte davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; TTK'nun 437/5 fıkrasına dayalı açılmış olup, bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması istemine ilişkindir. Mahkemece talep kısmen kabul, kısmen reddedilmiş, karara karşı yapılan istinaf başvurusu, kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile 21/09/2023 tarihli ek karar ile reddedilmiştir. Davacı vekili tarafından asıl ve ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. Anonim şirketlerde pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkını düzenleyen TTK'nun 437. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca; bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hallerde de makul süreden sonra şirket merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabilir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir.İlk derece mahkemesince bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak verilen 06/09/2023 tarih 2023/710 Esas - 2023/845 Karar sayılı karar, TTK 437/5 fıkrası uyarınca kesin nitelikte olduğundan, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin 21/09/2023 tarihli ek kararı da usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85. TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/10/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56