İstanbul BAM 13. HD 2021/962 E. 2023/1646 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/962
2023/1646
26 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/962 Esas
KARAR NO: 2023/1646 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2019/314 Esas - 2020/711 Karar
TARİHİ: 24/11/2020
DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 26/10/2023
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi gereğince davalıya çek taahhüt kredisi ve taksitli ticari kredi kredileri açılıp kullandırıldığını, davalı tarafça imzalanan kredi sözleşmeleri hükümlerinin ihlal edilmesi ve bakiye borcun ödenmemesi üzerine 04/06/2018 tarihi itibariyle hesap kat edildiğini, Kahramanmaraş ... Noterliği'nin 04/06/2018 tarihli, ... yevmiye numaralı borcun ödenmesi ihtarlarını ve kullanılan kredilere ilişkin hesap özetlerini içeren ihtarnamelerin keşide edilerek gönderildiğini, davalı tarafça ihtara rağmen borcun ödenmediğini bunun üzerine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borcun 21.900,38.-TL'lik kısmına, faiz ve ferilerine haksız şekilde itiraz ettiğini, müvekkili bankanın taraflar arasındaki sözleşme gereği kendi edimini yerine getirerek davalıya taksitli ticari kredi/krediler kullandırdığını, davalının ise kullandığı kredileri sözleşmeye aykırı bir şekilde zamanında geri ödemediğini, alacağın muaccel hale geldiğini, borçlunun temerrüdünün gerçekleştiğini, icra takibinin başlatılmasına sebebiyet veren davalının asıl alacağın yanı sıra faiz ve fer'ilerinden de sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkili banka kayıtlarının incelendiğinde gerçek durumun ortaya çıkacağını iddia ve beyan ederek kısmi itirazın iptali ile takibin 21.900,38.-TL yönünden devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, icra takibindeki banka şubesinin yerinin iş yerine yakın iken Hadımköy'e taşınması ve banka ATM'lerinden yapılacak ödeme konusunda teknik sıkıntılar yaşamasından dolayı ödeme yapmak istemesine rağmen yapamadığını, bu konuda beyanda bulunduğunu, alacak tutarının ve alacaklar kısmındaki İhtiyaç Kredileri faiz oranının fahiş olarak yazıldığını, yasal oranların çok üstünde bir oranın alacağın üzerine tatbik edildiğini, İhtiyaç Kredileri faiz oranının %20 olarak belirlenmesine itirazının olduğunu, ödemenin nakdi teminat olarak depo edilmeden tazmin edilmesi durumunda tazmin edilen tutarın tazmin tarihinden itibaren işleyecek %100 temerrüt faizine de itirazının olduğunu, bu oranın yasal sınırlar dışında fahiş olarak yüksek belirtildiğini, asıl borç olarak gösterilen asıl alacağın ise fazla belirlendiğini, borcunun o kadar olmadığını, davacı ile 2018 yılı başında yeni bir ödeme planı yapıldığını, davacı banka ile almış olduğu İhtiyaç Kredisine ilişkin Mart 2018 ayında yeniden yapılan yapılandırma sonucunda kalan anaparanın 37.500,00.-TL olarak belirlendiğini, bu miktarın 36 taksit ile ödeneceğinin belirlendiğini, o tarihten itibaren borç yapılandırmasından 7 taksit ödemede bulunduğunu, ödemiş olduğu 7 taksit içindeki ana para miktarının; Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim 2018 aylarına ilişkin toplamda; 681,22.-TL, 695,73.-TL, 782,59.-TL, 774,19.-TL, 743,66.-TL, 804,47.-TL ve 820,52.-TL olmak üzere 5.302,00.-TL olduğunu, bu miktarın asıl borç miktarından indirilmesi gerektiğini, icra takibindeki asıl borcun 30.774,00.-TL olduğunu, bu tutarın üzerindeki borca itirazının olduğunu, bu durumun gerekirse bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini iddia ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 24/11/2020 tarih 2019/314 Esas - 2020/711 Karar sayılı kararında;"Dava, İ.İ.K.'nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı bankanın davalı aleyhinde cari hesap alacağının tahsili amacı ile 52.674,38.-TL üzerinden icra takibi yaptığı, ödeme emrinin davalı borçluya 26/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 04/03/2019 havale tarihli itirazı ile takibin durduğu anlaşılmıştır.Tensip tutanağının (8) numaralı ara kararı gereğince davacı vekilince; 12/12/2013 tarih Sözleşme Öncesi Bilgi Formu, ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesi, Kahramanmaraş ... Noterliğinin 04/06/2018 tarih ... numaralı ihtarnamesi ve Noterlik Makbuzu asılları ile 2 adet tebliğ mazbatasının ibraz edildiği, ... kasa numarası ile Mahkememiz kasasına alındığı görülmüştür.Mahkememizin 12/12/2019 tarihli duruşmasında Mahkememizce resen seçilecek Bankacı bilirkişiden bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.19/02/2020 teslim tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacı banka ile davalı kredi borçlusu ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgelerin dosyada mevcut olması nedeniyle davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davacı bankanın takip tarihi itibariyle Nakdi Alacak yönünden; talep edilen alacağın 50.094,38.-TL olduğu, hesap edilen alacağın 44.739,24.-TL olduğu, davalının kabulünde olan alacağın 30.774,00.-TL olduğu, talep edilmesi gereken alacağın 13.978,24.-TL olduğu, raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 5.342,14.-TL'nin (19.320,38 - 13.978,24) reddi durumunda, takip tairhinden itibaren asıl alacak tutarı asıl alacak tutarı 1.436,62.-TL'nin tamamen ödeninceye kadar yıllık %50 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenebileceği, Gayrinakdi Çek Taahhüt Bedelinin DEPO Edilmesi talebi yönünden; dosya içeriğinde bulunan çek statü dökümü raporlarına göre, davacı bankaya halen ibraz ya da iade edilmeyen ya da karşılıksız çıkıp da hamilleri tarafından garanti tutarı talep edilmeyen 2 adet çek yaprağından dolayı toplam 2.580,00.-TL faiz getirmeyen bir hesapta davalı kredi lehtarı şahıs firması tarafından depo edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile davalı kredi borçlusu arasında 125.000,00-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, genel kredi sözleşmesine istinaden davalıya taksitli kredi ile gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisi kullandırıldığı, davacı banka tarafından cari hesabın 04.06.2018 tarihi itibariyle kesildiği ve kat edildiği, kat tarihi itibariyle istenilen e40.005,43-TL nakdi alacak ile 5941 sayılı çek kanununun 2 ve 3 maddesi hükmü uyarınca gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisinden doğan 3.870,00-TL alacağın depo edilmesi talebiyle 04.06.2018 tarihli ihtarname gönderdiği, ihtarnamenin davalıya 07.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamedeki 1 günlük mehil süresinin bitimi olan 09.06.2018 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü, mahkememizce alınan denetime açık ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporu ile davacının 1.436,62.-TL asıl alacak, 11.492,76.-TL işlemiş faiz, 574,64.-TL BSMV, 474,22.-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 13.978,24.-TL alacağı bulunduğunun, asıl alacak tutarına % 50 oranında yıllık faiz yürütülebileceği, davacı bankaya halen ibraz ya da iade edilmeyen ya da karşılıksız çıkıp da hamilleri tarafından garanti tutarı talep edilmeyen 2 adet çek yaprağından dolayı toplam 2.580,00-TL gayrı nakdi depo sorumluluğunun bulunduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının nakdi ve gayrınakdi alacak kalemlerinin her ikisi yönünden de sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Yukarıda izah edilen gerekçelerle; nakdi alacak talebi yönünden; davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 1.436,62.-TL asıl alacak, 11.492,76.-TL işlemiş faiz, 574,64.-TL BSMV, 474,22.-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 13.978,24.-TL alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacak olan 1.436,62.-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %50 oranında işletilecek temerrüt faizi ve bu faizin % 5 gider vergisi ile birlikte devamına, gayri nakdi alacak yönünden davanın kabulü ile takibin takipteki koşullarla devamına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Nakdi alacak yönünden davacının alacağı likit nitelikte olup, davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından İ.İ.K.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince takdiren kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması gerekmiştir."gerekçesi ile, Davanın KISMEN KABULÜNE,-Nakdi alacak yönünden; davalının İstanbul 19. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 1.436,62.-TL asıl alacak, 11.492,76.-TL işlemiş faiz, 574,64.-TL BSMV, 474,22.-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 13.978,24.-TL alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacak olan 1.436,62.-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %50 oranında işletilecek temerrüt faizi ve bu faizin % 5 gider vergisi ile birlikte DEVAMINA,-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,-Nakdi alacak yönünden hükmedilen 13.978,24-TL'nin %20'si oranında (2.795,65.-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Gayri nakdi alacak yönünden davanın kabulü ile 2.580,00.-TL'nin nakdi depo edilmesi yönünden takibin takip talebindeki koşullarla DEVAMINA, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ilk derece mahkemesi kararının eksik ve hatalı olduğunu,Müvekkili banka alacağının alınan bilirkişi raporu doğrultusunda eksik olarak hesaplandığını, müvekkili bankanın davalıdan alacaklı olduğu kalemlerin ihtiyaç kredisi, nakde dönen gayri nakdi alacak ve gayri nakdi alacak şeklinde olup bu hususun 04/06/2018 tarihli ihtarnameden açıkça anlaşılmakta olduğunu; bilirkişi incelemesinde, müvekkili banka tarafından sunulan belgelerin eksik incelendiğini ve hesabın eksik yapıldığını; ihtarname aracılığıyla davalıya ihtar edildiği üzere, müvekkili bankanın kredi sözleşmesi yönünden 40.005,43 TL, gayri nakdi alacak yönünden ise 3.870,00-TL alacaklı olduğunun açık bir şekilde görülmekte olduğunu; gayri nakdi alacak taleplerinin ödeme emrinde 2.580-TL olarak talep edilme nedeninin, bakiye 1.290-TL'nin nakde dönüşmesi olduğunu; bu nedenle; nakde dönen gayri nakdi alacağın, ihtiyaç kredisi kalemi altında talep edildiğini; bilirkişinin, banka defter ve kayıtlarından bu durumu kolaylıkla tespit etmesi gerektiğini; eksik ve hatalı inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun, yerel mahkeme tarafından hükme esas alındığını ve müvekkili bankanın hak kaybına uğradığını, Nakde dönen gayri nakdi alacak yönünden ek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu; aleyhe hususları kabul etmediklerini rapora karşı itiraz dilekçelerinde ifade ettiklerini; bu doğrultuda, yerel mahkeme tarafından aradaki farkın nedeninin ve eksik hesaplanan nakde dönen gayri nakdi alacak kaleminin de hesaplamaya dahil edilmesi için ek rapor alınması gerektiğini; Yerleşik Yargıtay içtihatlarının bu doğrultuda olduğunu, (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2019/3461 E. 2020/1157 K. Sayılı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2884 E. 2020/5805 K. sayılı ilamları)İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve dairemizce re'sen göz önünde bulundurulacak tüm nedenlerle, istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi sözleşmesinden doğan nakdi ve gayrınakdi kredi alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacının davalı aleyhine 2.580,00-TL gayrınakdi alacak, 474,22-TL ihtarname masrafı ile, faiz ve gider vergisi dahil 50.094,38-TL nakdi alacak toplamı 52.674,38-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalının yasal sürede sunduğu itiraz dilekçesi ile nakdi alacağın 30.774,00-TL lik asıl alacak kısmını kabul ettiği, bakiye nakdi alacak, işlemiş faiz, bsmv, gayrınakdi alacak ve ihtar masrafı tutarı 21.900,38-TL yönünden takibe itiraz ettiği, bu tutar üzerinden takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacı eldeki itirazın iptali davasını 2.580,00-TL gayrınakdi alacak ile 19.320,38-TL nakdi alacak toplamı 21.900,00-TL üzerinden ikame etmiş, ilk derece mahkemesince gayrınakdi depo bedeli yönünden talep kabul edilmiş, nakdi alacak yönünden ise davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının 1.436,62.-TL asıl alacak, 11.492,76.-TL işlemiş faiz, 574,64.-TL BSMV, 474,22.-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 13.978,24.-TL alacak yönünden iptaline karar verilmiştir. Davacı vekili, mahkemece kabul edilen nakdi alacak tutarının eksik hesaplandığı, davanın dava dilekçesindeki talepleri üzerinden kabulü gerektiği gerekçesi ile istinaf yoluna başvurulduğu, buna göre istinafa konu edilen miktarın (19.320,38-TL - 13.978,24-TL) 5.342,14-TL olduğu anlaşılmıştır.29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2020 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 5.390,00- TL olmuştur. Davacı tarafından istinafa konu edilen miktar 5.342,14-TL olduğundan, karar tarihi itibariyle 5.390,00-TL kesinlik sınırı altındaki ilk derece mahkemesi kararı da miktar itibariyle kesin niteliktedir.Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 341, 352/1 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince istinaf talep eden davacıdan alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 898,61-TL harcın mahsubu ile bakiye 628,76- TL.'nin talep halinde davacıya iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/10/2023 tarihinde HMK'nın 341. 352/1. maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56