İstanbul BAM 13. HD 2023/1846 E. 2023/1633 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2023/1846
2023/1633
26 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1846 Esas
KARAR NO: 2023/1633 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2021/476 Esas - 2023/78 Karar
TARİH: 31/01/2023
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
KARAR TARİHİ: 26/10/2023
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkil banka ile davalı borçlu ... Tic. A.Ş. Arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi gereği bu şirkete nakit kullandırım yapıldığını, davalı tarafların ise bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilmiş asıl borçlu ve müteselsil kefile Beyoğlu ... Noterliğinin 19/02/2020 tarihli ... nolu ihtarnamesi ile borcun ödenmesi ihtarı edildiğini, ihtara rağmen ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluların itiraz ettiklerini, davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, takibin devamını %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 31/01/2023 tarih 2021/476 Esas 2023/78 Karar sayılı kararında; "...Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası ve belgeler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere;Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşme de davalı şirketin asıl borçlu, diğer davalıların müteselsil kefil olduğu, müteselsil kefillerin yukarıda ayrıntılı anlatılan kefalet sözleşmesi şekil şartlarını sağladıkları, davacı tarafından hesabın kat edildiği, kat ihtarnamesinin davalılara tebliğ edildiği, mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişi ek raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek bilirkişi ek raporunda belirtildiği gibi toplam 169.815,66 TL alacak yönünden davanın kabulüne, temmerüt faizinin Yargıtay HGK'nun 2017/19-1650 Esas 2019/507 Karar nolu ilamı esas alınmak üzere davacının davalının kullandığı krediye uyguladığı akdi faiz oranın sözleşmenin E maddesi hükmü gereğince %20 fazlası esas alınnmak suretiyle (akdi faiz %18) temerrüt faizinin %38 olacağı, takip talibinde %36,80 olarak belirlendiği anlaşıldığından taleple bağlı kalınarak %36,80 temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; Dava konusu kredi borcu alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir...."gerekçesi ile, 1-Davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yöneltilen davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 165.920,03 TL asıl alacak, 2.193,83 TL işlemiş faiz, 109,69 TL BMSV ve 1.592,11 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 169.815,66 üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa %36,80 sözleşmede belirlenen temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine, 2-Alacak niteliği itibariyle likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 33.963,13 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş ve karara karşı Davalılardan ... ve ... Vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN EK KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/06/2023 Tarih 2021/476 Esas - 2023/78 Karar sayılı ek kararı ile; '' Mahkememizin 2021/476 Esas, 2023/78 Karar sayılı ilamının, davacı vekili ve davalılar vekillerine 20/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar ... ve ... vekili Mahkememiz kararını 12/06/2023 tarihinde istinaf ettiği anlaşılmakla dosya ve ekleri incelendi. Mahkememiz kararının davalılar ... ve ... vekiline 20/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, ilgili davalılar vekili tarafından istinaf başvuru dilekçesinin 12/06/2023 tarihinde verildiği ve harcın yatırıldığı anlaşılmıştır. HMK.nun 345/1 maddesinde; " İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır" şeklindedir. Davalılar ... ve ... vekili mahkeme kararını 20/03/2023 tarihinde tebliğ aldığı, istinaf başvuru dilekçesinin 12/06/2023 tarihinde sunulduğu ve istinaf başvurma süresinin dolduğu anlaşılmakla, süre yönünden yerinde görülmeyen İstinaf Başvuru talebinin reddine karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, Davalılar ... ve ... vekilinin İstinaf Başvuru talebinin, HMK.nun 345/1 maddesi gereğince, süre yönünden REDDİNE, karar vermiş ek karara karşı da Davalılardan ... ve ... Vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılardan ... ve ... vekili 12/06/2023 tarihli istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, Yerel mahkemenin kararlarının gerekçeli olmak zorunda olduğunu, gerekçesinde; hükme esas aldığı delilleri, almadığı delilleri, dayandığı tanık anlatımlarını ne gerekçeyle kabul edip etmediğini gerekçeleriyle açıklaması gerektiğini, bu durumun olmaması gerek Anayasa'nın amir hükmüne gerekse HMK hükümlerine aykırı olduğunu, Anayasanın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gerektiğini, gerekçenin önemi anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerektiğini, Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunmasının zorunlu olduğunu, Hukuk Genel Kurulunun 22.06.2011 tarihli ve 2011/11-344 E., 2011/436 K. ile 29.02.2012 tarihli ve 2011/9-754 E., 2012/102 K. sayılı kararlarında da bu hususların benimsendiğini, 07.06.1976 tarihli ve 1976/3-4 E., 1976/3 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan "Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir." şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapıldığını, Yerel mahkeme gerekçeli kararı yukarıda belirtilen özellikleri taşımadığını bozulması gerektiğini, Esas yönünden davaya bakıldığında da somut uyuşmazlığa aykırı bir karar verildiğini, dava 18.11.2014 tarihli 750.000,00 TL bedelli ... Anonim Şirketi'ne kullandırılmış genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, müvekkilleri ... ve ... da bu sözleşmede kefil sıfatı ile yer aldığını, Müvekkilleri ... ve ...'ın sözleşmedeki kefaletleri geçerli bir kefalet olmadığını, bu hususun mahkemece resen göz önünden bulundurulması ve incelenmesi gerekirken göz ardı edildiğini ve tüm davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, Bilirkişi raporunda hesaplamaların müvekkilleri aleyhine yapıldığını, ve alınan ek raporla da bu yanlışlıklar düzeltilmediğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... ve ... vekili ek karara yönelik 14/06/2023 tarihli istinaf dilekçesi ile, 12/06/2023 tarihli dilekçesini aynen tekrarla; 14.06.2023 tarihinde verilen ek kararla süre yönünden reddedildiğini, yerel mahkemenin bu kararının hukuka aykırı olduğunu, Gerekçeli kararın ek kararda 20.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ise de bu tebligat incelendiğinde; tebligatın davalılardan ... Anonim Şirketi'ne yapıldığını, diğer davalılar ... ve ...'a yapılmadığını, bu davalılar yönünden istinaf başvuru süresi başlamadığını, bu haliyle yapılmış olan istinaf başvurusu süresi içerisindeyken yerel mahkemece istinaf başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin vermiş olduğu ek kararın hukuka aykırı olduğunu, Beyan ederek ek kararın kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, GKS.'den kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalılardan ..., ... Vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesi 14/06/2023 Tarih 2021/476 Esas - 2023/78 Karar sayılı ek kararı ile;Davalılar ... ve ... vekilinin İstinaf Başvuru talebinin, HMK.nun 345/1 maddesi gereğince süre yönünden reddine, karar vermiş ek karara karşı da davalılardan ..., ...Vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Uyuşmazlık, İDM. Tarafından verilen ek kararın dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasındadır. Davalılar vekili tarafından ek karara karşı verilen istinaf dilekçesinde, gerekçeli kararın 20.03.2023 tarihinde davalılardan ... Anonim Şirketi'ne yapıldığını, diğer davalılar ... ve ...'a yapılmadığını, bu davalılar yönünden istinaf başvuru süresinin başlamadığını ileri sürmüştür. Dosyada bulunan vekaletnameler incelendiğinde, davalılar ... A.Ş., ... ve ...'ın vekili Av. ... olup aynı vekille temsil edildikleri anlaşılmıştır. Mahkemece verilen 31/01/2023 tarih ve 2021/476 Esas - 2023/78 Karar sayılı gerekçeli kararın Davalı ... ANONİM ŞİRKETİ ve DİĞERLERİ Vekili" olarak Av. ...'a tebliğe çıkartıldığı ve 20.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, çıkartılan tebligatta '' ve diğerleri ibaresi '' bulunduğu, bu ibarenin davalı ... A.Ş. Dışındaki diğer davalılar ... ve ...'ı kapsadığı, bu durumda davalılar ... A.Ş., ... ve ... adına gerekçeli kararın ortak vekilleri Av. ...'a 20.03.2023 tarihinde tebliğ yapıldığının kabulü gerektiği, Davalılar vekili Av. ... tarafından Davalılardan ... ve Alev ... adına istinaf başvuru dilekçesinin 12/06/2023 tarihinde verildiği ve aynı tarihte harcın yatırıldığı, bu durumda HMK.nun 345/1 maddesinde belirtilen iki haftalık süre içerisinde istinaf başvuru dilekçesinin verilmediği anlaşılmıştır. Bu tesbitler doğrultusunda ilk derece mahkemesince 14/06/2023 tarihinde verilen İstinaf Başvuru talebinin, HMK.nun 345/1 maddesi gereğince süre yönünden reddine ilişkin ek karar ve gerekçesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davalılardan ... ve ... vekilinin ek karara yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalılardan ... ve ... vekilinin ek karara yönelik istinaf sebebi yerinde görülmediğinden ve İDM.'ce verilen ek karar dairemizce kaldırılmadığından asıl karara yönelik istinaf sebepleri dairemizce değerlendirilmemiştir.Sonuç itibariyle, davalılardan ... ve ... vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılardan ... ve ... vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85'er.TL istinaf karar harcından, davalılardan ... ve ... tarafından ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95'er TL harcın davalılardan ... ve ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/10/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-A maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56