SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/1180 E. 2023/1619 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1180

Karar No

2023/1619

Karar Tarihi

26 Ekim 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1180 Esas

KARAR NO: 2023/1619 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2016/993 Esas - 2020/497 Karar

TARİH: 22/10/2020

DAVA: Limited Şirketin Genel Kurul Kararı İptali

KARAR TARİHİ: 26/10/2023

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkillerinin davalı şirkette toplam %23,32 oranında pay sahibi olduklarını; kalan %70,82 hissenin ...'na ait olduğunu; bu nedenle dava dışı ortak ...'nun şirkette hakim ortak niteliğinde bulunduğunu ve şirketin tek temsilcisi olduğunu; durumunu kullanarak ana sözleşme, yasa ve dürüstlük kurallarını ihlal ederek azınlık pay sahibi olan müvekkillerinin haklarını ihlal ettiğini; şirkette hiç bir zaman kar payı dağıtmadığını, bu nedenle müvekkillerinin zarara uğradıklarını; şirket ana sözleşmesinin 15. Maddesinde düzenlenen 1/3 oy sınırlamasını yok etmek için eşi ...'na muvazaalı olarak 2720 pay devredip, ona 27.200 oy hakkı kazandırdığını; muvazaalı işlemin bu eşler arasında Üsküdar ... Noterliğinin 21/03/2014 tarihli ... yevmiye nolu mal ayrılığı sözleşmesi yapıp, akabinde aynı tarihte şirket hisselerini bila bedel karşılığında devretmek suretiyle gerçekleştirildiğini; bu davayla 28/06/2016 tarihli genel kurulda alınan kararların iptalini talep ettiklerini, zira hem alınan kararlarda oy kullanan ve muvazaalı olarak hissedar yapılan ...'nun kullanmış olduğu oyların geçersizliğinin iptal sebebi olduğunu, hem de bu genel kurulda 2013 - 2014 -2015 yılları ve geçmiş yıllara ait kar dağıtımının gündeme koyması gerekirken gündeme koymayıp, buna ilişkin taleplerininde yönetici - hakim ortak tarafından reddedildiğini; genel kurulda alınan kararlara müvekkillerinin muhalefet şerhi koyduklarını, buna rağmen kararların alındığını belirterek, alınan kararların şirket esas sözleşmesine ve TTK 589 - 418 - 436 - 619 - 620 ve 621. Maddelerine aykırı olduğunu, afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek, alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, 28/06/2016 tarihli genel kurulda alınan kararlarda hukuka aykırı bir tarafı bulunmadığını, davacıların iddialarının aksine ...'nun şirkette %34 oranında pay sahibi olduğunu, mal rejimi sözleşmesi gereğince payı iktisap ettiğinden, davacıların belirttiği gibi genel kurulu onayına gerek olmaksızın şirkette pay sahibi olduğunu; ayrıca 29/04/2014 tarihli genel kurulda ...'nun şirkete ortak olarak kabul edildiğini; pay defterine isminin yazıldığını; kar payı dağıtılmadığına ve azınlık pay sahiplerinin yönetime dahil edilmedikleri yönündeki davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu; mevcut şirketin sermaye artırımının yapıldığından dolayı kar dağıtamadığını, şirket ana sermayesinin 8.000.000,00 TL'den 20.000.000,00 TL'ye çıkarıldığını, bu durumda %23,32 pay sahibi olan davacıların mal varlıklarının sermaye artışıyla orantılı bir şekilde artmış olduğunu, bir de üstüne kar payı dağıtılmadığının iddia edilemeyeceğini; TTK'daki karar nisaplarına uygun olarak genel kurul kararlarının alındığını; ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılığın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/10/2020 tarih 2016/993 Esas 2020/497 Karar sayılı kararında; "Dava, yasa gereğince 3 aylık hak düşürücü süreye tabi olup, toplantı tarihinden itibaren 3 ay içinde açıldığından süresindedir. Davacıların, davalı şirkette toplam %23,32 oranında hissedar olduğu, iptalini talep ettikleri genel kurula katıldıkları, muhalefet şerhi kullandıkları hususları ihtilafsız olup; taraflar arasındaki ihtilaf, genel kurul kararlarının iptali gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, söz konusu genel kurul kararı getirtilmiş, bu genel kuruldaki hazurun cetveli getirtilmiş, davacıların muvazaalı pay devrine ilişkin olduğunu iddia ettikleri ve muvazaalı pay devrinin iptalini talep ettikleri İstanbul Anadolu 3. ATM'deki 2014/1261 Esas - 2015/966 Karar sayılı dosyasının yargılama aşaması takip edilmiş; verilen iptal kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi başkanlığının 2016/2390 Esas - 2017/6069 Karar sayılı hükmü ile onanarak kesinleşmesi beklenilmiş ve değerlendirilmiş; bilirkişi heyetinden rapor ve iki adet ek rapor alınmış; toplanan tüm deliller ve oluşan durum değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir. 28/06/2016 tarihinde yapılan ve 2015 yılına ait olağan genel kurul toplantısındaki tüm kararların iptali talep edilmiş olup; Gündemin 1. Maddesinde ( 1 nolu kararda ) toplantı başkanının seçimi ile ilişkin olduğu, toplantıya katılan tüm ortakların ( davacılarımızında ) oy birliğiyle toplantı başkanı olarak ...'nun seçildiği; Gündemin 2. Maddesinde ( 2 nolu kararda ) 2015 yılı faaliyet raporunun toplantı başkanı tarafından okunup, müzakere edildiği; müzakere sonunda oy çokluğuyla kabul edildiği ancak davacılarımızdan ...'nun ( 1.166 adet pay sahibi ) ve ...'nun ( 1.166 adet pay sahibi ) olarak muhalefet şerhi verdikleri; gündemin bu maddesinin yeterli müzakere edilmediğini, yönetilen sorulara açıklıkla cevap verilmediğini ve özellikle kar dağıtılmamasının nedeninin açıklanmadığını; kanunen ve sözleşme gereğince dağıtılması gereken %5 birinci temettünün dağıtılmasını istediklerini; neden dağıtılmadığını sorduklarında cevap alamadıklarını belirterek muhalefet şerhi verdikleri; Gündemin 3. Maddesinde ( 3 nolu kararda ) 2015 yılı bilanço ve kar / zarar hesaplarının müzakeresinin yapıldığı, yapılan müzakere sonunda 2015 yılı bilanço ve gelir tablosunun oy çokluğuyla tasdikine karar verildiği; bu karara davacı ...'nun kendi adına davacı ... yönünden de vekaleten muhalefet şerhi vererek gündemin 3. Maddesinin yeterli müzakere edilmediğini, yöneltilen sorulara açıklıkla cevap verilmediğini, özellikle şüpheli alacaklar, müşteri avansları ve müşteriden alacaklar hakkında yeterli bilgi verilmediğini muhalefet şerhine yazdırdığını; Gündemin 4. Maddesinde ( 4 nolu kararda ) şirket müdürünün 2015 yılıyla ilgili olarak ibrasının müzakere edildiği, müzakere sonunda oy birliğiyle şirket müdürünün ibrasına karar verildiği, bu karara da ... ve ...'nun muhalefet yazdırdıkları, muhalefet şerhinde ...'nun iktisap ettiği oylara ilişkin muvazaalı devir nedeniyle iptal davası açtıkları; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği; dosyanın Yargıtay'da olduğu, bu nedenle ...'nun ibra yönünde kullandığı oyun geçersiz olduğunu, yöneticinin eşi olması nedeniyle de ibrayı kullanamayacağını yazdırdıkları görülmüştür. Mahkememizce kabule şayan bulunan bilirkişi rapor ve ek raporlarının birlikte değerlendirilmesi sonunda ortaya çıkan duruma nazaran: Şirketin bizzat faaliyet raporlarından 2015 yılı içinde şirketin 16.000,00 TL tesis, 35.839,00 TL demirbaş 5.636,43 TL özel maliyet ve 9.462,00 TL haklara yatırım yaptığı, şirketin 2015 yılında toplam 66.937,43 TL maddi maddi olmayan duran varlıklara yatırım yaptığı; 2015 yılında net satışlarının bir önceki yıla göre %1 oranında arttığı; brüt karın bir önceki yıla göre %13,92 oranında arttığı; 2015 yılında net karın ise bir önceki yıla göre %34,38 oranında azaldığı; şirketin 2015 yılının 1.319.749,09 TL net karla kapadığı, aktif toplamının 37.334.552,49 TL olduğu ve şirketin 2015 yılı sonunda 30.059.605,41 TL öz kaynağının bulunduğu; şirketin 2.343.321,71 TL tutarında sabit kıymetlerinin bulunduğu ve bu kıymetler içinde 2.154.050,72 TL tutarında amortisman ayırdığı; şirketin faaliyetlerini sürdürmek için uygun arsa ve bina aradığı, şirketin net çalışma sermayesinin 2014 yılında 28.449.714,31 TL 2015 yılında ise 29.839.657,00 TL olduğu; 2015 yılında şirket karlarının sermaye artırımında kullanıldığı belirlenmiştir.Şirketin bu faaliyet ve ekonomik durumu çerçevesinde ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda, her bir madde için talep edilen iptal istemleri irdelendiğinde; Gündemin 1. Maddesinde yer alan toplantı başkanının seçilmesinin oy birliğiyle gerçekleştiği; davacılarımızın bu karara muhalif olmadıkları nedeniyle 1. Madde yönünden davacıların iptal talep edemeyecekleri; kendilerininde bu maddenin kabulünde olumlu oy kullandıkları sebebiyle bu maddeye yönelik taleplerinin reddi gerektiği; Gündemin 2. Maddesindeki şirketin kar dağıtmama kararının, şirketin sermaye artırımı yapıldığından dolayı kar dağıtımı yapılmadığını; şirketin gelirlerinin yüksek ölçüde gayrimenkulleri kiraya verip kira gelirlerini toplama şeklinde gerçekleştiğini, davalı şirketin bu şekilde faaliyet gösteren bir şirket olduğu; böyle bir şirketin neden bu ölçüde yüksek bir sermaye artışına ihtiyaç duyduğunun açıklanmadığı, genel kurulda da bu hususta bir açıklamanın bulunmadığı; yıl sonu faaliyet raporlarına göre de, bu miktar sermaye artışını gerektirecek bir faaliyet planlamasının bulunmadığı; hal böyle olunca davalı şirketin faaliyetleri ve mevcut mal varlığı dikkate alındığında şirketin kar dağıtmama kararının kötü niyetli bir karar olduğu; şirketin faaliyetleri risk barındıran ve değişen ekonomik şartlardan etkilenen bir özellik göstermemesine rağmen hiç kar dağıtılmamasının şirket tarafından ekonomik gerekçelerinin daha açık ve ikna edici şekilde ortaya konmasının gerektiği, konmadığı ve şirketin ekonomik durumu ve faaliyet planlamasınında bunu gerektirmediği kanaatine varılmış; bu nedenle TTK 445 maddesi gereğince kar dağıtılmamasına yönelik bu kararın iptaline karar verilmesi gerekmiş; Gündemin 3. Maddesinde 2015 yılının bilanço, kar ve zarar hesaplarının tasdikine ilişkin kararın; 2015 yılı bilanço ve kar zarar hesapları konusunda şirket ortaklarına yeterince bilgi verilmediği, bunun genel kurul tutanağına veya dosyaya yansımadığı, bu sebeple şirketin mali durumu hakkında şirket ortaklarının net bir bilgiye erişemedikleri; bu sebeple alınan bu kararın TTK 424'de ifade edilen şirketin gerçek durumunu ortaya koyan bir bilançoya dayanmaması sebebiyle davacıların iptal sebeplerinin yerinde olduğu kanaatine varılmış;Gündemin 4. Maddesinde alınan şirket yöneticisinin ibrasına ilişkin kararda şirket pay sahibinin eşi olan ...'nun devir aldığı paylara ilişkin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen iptal kararının Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği; payların genel kurulda oy nisabını sağlamak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığının tespit edildiği; muvazaadan dolayı iptalde işlem baştan hiç yapılmamı gibi hukuki sonuç doğuracağından ...'nun toplantı anında hiç hissedar kabul edilemeyeceği; dolayısıyla yönetici olan ...'nun da oy kullanamayacağı, durum böyle olunca yöneticinin ibrası için yeterli oy sağlanmasının da mümkün olmadığı sebebiyle bu kararında iptaline hükmetmek gerekmiş; Bu gerekçelerle aşağıdaki karar tesis olunmuştur..."gerekçesi ile, DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalı şirketin 28/06/2016 tarihli genel kurul toplantısında; Gündemin 2. Maddesindeki şirketin kar dağıtmama kararının kötü niyetli karar olması nedeniyle TTK 445. Maddesi gereğince, Gündemin 3. Maddesindeki 2015 yılının bilanço ve gelir tablosunun tastikine ilişkin kararın TTK 424. Madde gereğince şirketin gerçek durumunu ortaya koyan bir bilanço olmaması sebebiyle TTK 424 ve TTK 445 maddeleri gereğince, Gündemin 4. Maddesindeki şirket müdürünün ibrasıyla ilgili kararın TTK 436/1 maddesi gereğince şirket yöneticilerinin oy hakkı bulunmamasına rağmen oy kullanmış bulunması sebebiyle, İPTALLERİNE, Dava konusu olan aynı genel kurulda alınan 1 nolu gündem maddesinin iptaline ilişkin talebin ise REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme tarafından gerekçeli kararda; "Davalı şirketin 28/06/2016 tarihli genel kurul toplantısında; Gündemin 2. Maddesindeki şirketin kar dağıtmama kararının kötü niyetli karar olması nedeniyle TTK 445. Maddesi gereğince, Gündemin 3. Maddesindeki 2015 yılının bilanço ve gelir tablosunun tastikine ilişkin kararın TTK 424. Madde gereğince şirketin gerçek durumunu ortaya koyan bir bilanço olmaması sebebiyle TTK 424 ve TTK 445 maddeleri gereğince, Gündemin 4. Maddesindeki şirket müdürünün ibrasıyla ilgili kararın TTK 436/1 maddesi gereğince şirket yöneticilerinin oy hakkı bulunmamasına rağmen oy kullanmış bulunması sebebiyle, İPTALLERİNE," şeklinde hüküm kurulduğunu, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Dava açma şartı bulunmadığından davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, (YARGITAY 11. Hukuk Dairesi Esas 2017/3253 Karar 2017/7015 Tarihi: 07.12.2017) Yerel mahkeme tarafından gerekçeli kararda " Davalı şirketin 28/06/2016 tarihli genel kurul toplantısında; Gündemin 2. Maddesindeki şirketin kar dağıtmama kararının kötü niyetli karar olması nedeniyle TTK 445. Maddesi gereğince," iptaline karar verildiğini, genel kurulun devredilemez görev ve yetkilerini düzenleyen TTK m. 408/2'nin (d) bendinde finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil, bu konulara dair kararların alınması genel kurulun devredilemez yetkisi olarak belirlendiğini, böylece genel kurul kâr payının belirlenmesi ve dağıtımı konusunda tek yetkili organ olarak gösterildiğini, Müvekkili şirketin 07.05.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında ortaklar %100 oy oranıyla temsil edildiğini, yani tüm ortakların genel kurul toplantısına katıldıklarını, söz konusu toplantıda oy birliğiyle alınan (5) no'lu karar ile şirket ortaklarına 7.022,000,22 -TL para dağıtılması kararlaştırıldığını ve bu paranın tamamının dağıtıldığını, davacıların hisselerinin toplam miktarı şirket hisselerinin toplam miktarının yaklaşık %23 ne denk geldiğini, şirketin büyümesi, sermaye arttırımı ve kar elde etmesi davacıların da yararına olan bir durum olduğunu, ...'nun müvekkili şirket müdürü ve hakim ortağı sıfatıyla yer aldığı ve almaya da devam ettiği yöneticilik döneminde müvekkili şirketin; Vergi Dairelerine hiçbir vergi borcu ve SGK'ya karşı hiçbir borcu bulunmadığını, şirketin ekonomik durumu oldukça iyi olduğundan şirketin herhangi bir bankadan aldığı kredi ve kredi borcu ve 3. şahıslara karşı da bir borcu bulunmadığını, şirketin kendi bünyesindeki ve bünyesinden ayrılan işçileriyle herhangi bir hukuki ihtilafı bulunmadığını, müvekkili şirketin sürekli kar ediyor oluşu, borçsuz oluşu ve ortaklarına 7.022.000,22 -TL dağıtılmış olması bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacıların iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından 2. Maddeye ilişkin talebin reddi gerekirken kabul edilmesinin doğru olmadığını, Müvekkili şirket 5.000.000-TL. Olan sermayesini 2 kere sermaye artırmak sureti ile 20.000.000-TL.ye çıkardığını, Şirketin sermayesinin 20.000.000-TL olup her 500.000.TL bir oy hakkı verdiğinden toplam oy 40 yaptığını, %70,825 sermayeye sahip olan ortaklardan ... Ana sözleşmenin 15. Maddesi uyarınca en fazla 1/3 oranında oy hakkına sahip olduğundan 13,3 oyu her halukarda kullanma hakkına sahip olduğunu, davacıların toplam oyu ise 2,3 denk geldiğini, ...nun hiç hesaplanmaya dahil edilmediğini kabul ettiğimizde dahi ... 13,3 oy oranı ile TTK nın 620. Maddesindeki Müdür seçimi dahil tüm kararları alabileceğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, Davaya konu ortaklar kurulu kararı 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK m. 620. maddesi yürürlükteyken alındığını, Müvekkili şirket, Şirket Ana Sözleşmesi inceliğinde, sözleşmenin 17. maddesinde “ bu ana sözleşmede bulunmayan hususlar hakkında Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır” kuralını koyduğu görüldüğünü, diğer bir ifade ile müvekkili şirket, ana sözleşmesinde; ortaklar kurulunun toplantı ve karar yeter sayısını açıkça hüküm altına almadığını, bu konuda TTK hükümlerine yollamada bulunduğunu, İlk derece mahkemesi tarafından gündemin 2. maddesine ilişkin olarak verilen iptal kararının kaldırılması ve bu madde yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Gündemin 3. maddesinin iptalini gerektirecek hiç bir delilin dava dosyasında bulunmadığını, tam tersine tüm yasal düzenlemelerin 3 maddeye yönelik olarak açılan davanın red edilmesi gerektiği yönünde olduğunu, Dava ile ilgili 6102 sayılı TTK'nın ilgili madde ve fıkrası: '' Madde 437- (5) Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hallerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir. ' Madde 614– (1) Her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir. " şeklinde düzenleme içerdiğini, bu yasal düzenlemeler ışığında; Davacılar kanunun öngördüğü hiçbir bilginin pay sahiplerine verilmediği belgelerin gösterilemediğini iddia ettiğini ancak TTK uyarınca limited şirket ortaklarına geniş bilgi alma hakkı tanındığını, eğer şirket ortağının bilgi alma ve inceleme hakkı şirketin genel kurulu tarafından engellenir ise ilgili ortak mankemeye başvruma imkanına sahip olduğunu, bunun için ise ortağın öncelikle TTK’nın 614. maddesinde yer alınan usule uygun olarak hareket etmesi gerektiğini, bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak isteyen ortağın öncelikle şirket müdürler kuruluna başvurulması gerektiğini, işbu talebi müdürler kurulu tarafından kabul edilmediği takdirde ise genel kurula başvurulması gerektiğini genel kurul da işbu hakkın kullanılmasını engeller ise mahkemeye başvurulması gerektiğini, müdürler kurulu bilgi alma ve inceleme talebini reddettiği takdirde genel kurul re’sen toplanarak karar alamayacağından bu hakkı kullanmayı talep eden ortağın ayrıca genel kurulu başvurması gerektiğini, davacı ortakların bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak adına hareket etmediği ve bilgi alma ve inceleme hakkını kullanamadığından bahisle mahkemeye başvurmakızın genel kurul kararının hükümsüzlüğünün talep edildiğinin anlaşıldığını, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 2018 tarihli kararında da belirtildiği üzere bilgi almak inceleme hakkını kullanmak isteyen ortağın TTK’nın 614/3.maddesinde öngürülen usule göre şirket kayıtlarının incelenmesi talebinin reddine dair karara karşı mahkemeye başvurması yeterli olduğunu, Davacıların verilen oylara ilişkin iddiaları ele alındığında ...’nun gündemin 3. maddesi görüşülürken şirket müdür olarak oy kullanıp kullanmayacağı bakımından ise bilanço ve ibra gündemde ayrı maddelerde görüşüldüğü takdirde bilançosunun onaylanması tek başına ibra kararı alındığı anlamına gelemeyeceğinden böyle bir durumda bilançonun oylanması sırasında müdürler ve ibra oylamasında oydan yasaklı diğer kişiler oy kullanabileceğini, Nitekim Yargıtay’ın 1980 ve 2004 tarihli kararlarıda da bilirdiği üzere oydan yoksunluk sadece ibraya ilişkin olduğundan müdürlerin bilançonun oylamasına katılmasının mümkün olduğunu, buna göre genel kurul taplantısında ibraya ilişkin husus ayrıca görüşüldüğüden ...’nun kar zarar hesapları ve bilançoya ilişkin görüşmelere katılmasının mümkün olduğunu, Müvekkili şirket ana sözleşmesinin 15.maddesinde her 500,000 TL’nin bir oy hakkı verdiği düzenlediğini, ancak aynı madde uyarınca bir ortağın bütün ortakların sahip olduğu oy sayısının 1/3’ü kullanılabileceği durumda ise buda 13,3 olduğunu, ...’nun oy sayısı sınırlanmasının üstünde kaldığından oy sayısı ana sözleşmenin 15.maddesi uyarınca 13,3 olarak dikkate alınacağını, ..., ..., ..., ... ve ...’ndan her birinin yarı ayrı oy sayısı ise 2,3 olarak dikkate alınacağını, davacıların oy sayısı 2,3 x 4 = 9,2 olumsuz oy verildiğini, buna karşın olumlu oy ise 13,2 oy verdiği dikkate alınarak hesaplama yapıldığı takdirde genel kurulu gündeminin 3. maddesi için verilen olumsuz oy sayısının 9,2 olumlu oy sayısının ise 13,3 olduğu göz önüne alındığında gündemin 3. maddesine yönelik açılan davanın reddi yerine kabulü doğru olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Dava konu genel kurul kararı 6102 sayılı TTK’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 gününden sonra alınmış olup TTK’nun 620. Maddesindeki nisaplarla alındığından geçerli bir karar olması neden ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak isteyen ortaklar öncelikle şirkete bir başvuruda bulunması gerektiğini, işbu talepler kabul edilmediği takdirde ise bu haklarını kullanmak isteyen ortakların şirketin genel kuruluna başvuru yapmaları gerektiğini, genel kurulda da bu talepler reddedilirse artık dava yolu açılmış olduğunu, işte bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak isteyen şirket ortaklarının izlemesi gereken usul, ticaret kanununda bu şekilde düzenlendiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17.12.2018 tarihli ve 2017/1573 E., 2018/7989 K. sayılı kararı; ''...davacının, ...’nın 614/3. maddesinde öngörülen usule göre, şirket kayıtlarının incelenmesi talebinin reddine dair karara karşı mahkemeye başvurması yeterli olup, ayrıca bu husustaki genel kurul kararının iptalini istemekte ise hukuki yararı bulunmamaktadır. bu itibarla, davacının genel kurul kararının iptali istemekte hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu husustaki istinaf mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir...'' denildiğini, Genel kural toplanması 4. maddesi yönünden; Genel kurul toplantı tutanağının 4. maddesinde şirket müdürünün ibrasının ilişkin oylama yapıldığı şirket müdüründen ibra edildiği, şirket müdürünün işbu gündem maddesine ilişkin oy kullanmadığı davacıların konuya ilişkin muhalefet şerhi sundukları davacıların ana sözleşmesinin 15. maddesinde yer alan sınırlanmasının dikkate alınmadığı ...’nun şirket müdürü ...’nun eşi olduğu ve muvazaalı şekilde şerket ortağı olması nedeniyle oy kullanmak hakkımın olmadığı yönündeki iddiaları görüldüğünü, şirket genel kurul taplantı tutanağı ve matbu/önceden hazırlanmış muhalefet şerhi incelendiğinde müdür ...’nun ibra edilmesine ilişkin olumlu oy veren hissedarın ... olduğu anlaşıldığını,Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin yerleşmiş içtihatları uyrınca yönetim kurulu üyelerinin ibrası şahsi bir iş olarak değerlendirilmediğinden ...’unun eşinin ibra edilmesine ilişkin oy vermesinin oy hakkından yoksunluk hali olarak değerelendirilmesinin mümkün olmadığını, TTK ya ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yeni uygulamasına uygun muhalefet şerhi bulunmadığını İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine veya yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılıp karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davalı ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin 28/06/2016 tarihinde yapılan 2015 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tesbiti ve iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davanın, 07/09/2016 tarihinde süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveline göre davalı şirket sermayesinin 20.000.000,00 TL. Olduğu ve toplam hisse adedinin 20.000 adet olduğu, toplam itibari değeri 10.868.00,00 TL. Olan 10.868 adet hissenin asaleten, itibari değeri 7.966.000,00 TL. olan 7.966 adet payında vekaleten olmak üzere 18.834 adet payın toplantıda temsil edildiği görülmüştür. Genel kurul toplantısında alınan kararların iptal sebepleri ve iptal davası açabilecek kişiler TTK 445 ve 446 maddesinde düzenlenmiş olup davacılar, şirket ortağı olarak dava açma hakkına sahiptir. Dava açmanın diğer şartları ise ortak yönünden toplantıya katılıp karara olumsuz oy verip muhalefetini tutanağa geçirtmiş olmaktır. Somut olayda davacı tarafça 4 sayfadan ibaret muhalefet şerhinin ibraz edildiği ve toplantı tutanağının altına muhalefet şerhinin alınarak tutanak altına eklendiğinin belirtildiği, dava şartının mevcut olayda bulunduğu anlaşılmıştır. HMK 282 maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." yasal düzenlemesi yer almaktadır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesince davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler de gözetilerek kurulan hüküm gerekçesinde, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri detaylı şekilde tartışılıp değerlendirildiği, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 26/10/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülentaraflarınesastanİptaliözetiKararıkararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınıniptallerinesebeplerimahkemesininLimitedKurulŞirketinGenelkararınınkısmenyargıtayilerikabulüdosyaiddianumarasıhükümiptallerine"

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim