Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/2283
2024/993
27 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2283
KARAR NO: 2024/993
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/06/2021
NUMARASI: 2020/117 Esas - 2021/512 Karar
DAVA: Genel Kurul Kararının İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/06/2024
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2018/429-678 sayılı ilamı ile ... ve ... olağan genel kurul yapılmak üzere yetki verildiğini,15.08.2018 tarihinde yapılan toplantıda alınan 2 no'lu karar uyarınca gündemin 2, 3, 4, 5 ve 6. maddelerinin 02.10.2018 tarihli toplantıda görüşülmesine karar verildiğini, bu iki toplantıda alınan kararların iptaline ilişkin İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2018/1056 esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, işbu davayı da İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2018/1056 E. sayılı dosyası ile birleştirme talepli açtıklarını, işbu davadaki taleplerinin 07.01.2020 tarihli genel kurul kararlarının iptali olduğunu,çağrı yetkisinin ... ve ... verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin kayyım ataması gerektiği halde atamadığını, bu nedenle temelde hatalı olan genel kurul kararlarının iptali gerektiğini, davacının ibra edilmediği dönem için denetçi raporunun hazırlanmadığını, bu nedenle genel kurulun hukuka uygun icra edilmediğini, müvekkili hakkında açılan sorumluluk davasının temelsiz ve kötü niyetli olduğunu, toplantıda hazır bulundurulması gereken belgelerin hazır bulundurulmadığını, denetçinin genel kurula gelmemesinin, denetçi raporunun hazırlanmamasının hukuka aykırı olduğunu, davacının "TTK'nın 420. Maddesi uyarınca finansal tabloların ve buna bağlı konuların müzakeresinin ertelenmesi" talebinin görüşülmediğini, tüm hissedarların onayı olmadan genel kurulun kendisi hakkında sorumluluk davası açılması kararı aldığını, yönetim kuruluna TTK'nın 395 ve 396. maddesindeki yetkilerin verilmesine karar verildiğini,çağrı yetkisine sahip olanların kötü niyetli olduğunu belirterek 2 ve 3 no'lu kararların iptaline veya geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2018/429-678 sayılı kararı ile pay sahiplerine çağrı yapmak üzere yetki verildiği, yetki alan pay sahiplerinin çağrı yaparak 15.08.2018 tarihinde genel kurulun toplandığı, azlık oylarının talebi ile toplantının bir ay süreyle ertelenmesi üzerine 02.10.2018 tarihinde yapılan genel kurulda üç yıl süre ile yeni yönetim kurulu seçildiği, 03.04.2019 tarihinde yapılan 2017-2018 yılları genel kurul toplantısında yönetim kurulunun seçildiği, 07.01.2020 tarihli genel kurul çağrısının 03.04.2019 tarihinde yapılan 2017-2018 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında seçilen yönetim kurulu tarafından yapıldığı, kanuna aykırılık olmadığı, toplantıya ilişkin ilan ve tebligatların yapıldığı,gündemde finansal raporlarının görüşülmesi ve oylanması maddesi olmadığı,gündemin 2. maddesinin 02/10/2018 tarihli toplantıda şirket içi denetimin henüz sonuçlanmaması nedeniyle açıkça karar alınamaması nedeniyle şirketin önceki yönetim kurulu başkanı ...'ın görev yaptığı süre zarfında şirketi zarara uğrattığı iddiası ile ilgili olarak sorumluluk davası açmak, açılmış bulunan davalara icazet vermek, davaların takibini yapmak olduğu, 03.04.2019 tarihinde yapılan 2017-2018 yılları genel kurul toplantısında 2, 3, 4, 5, 6, 9, 10 ve11. maddeleri görüşülmeden toplantının en az bir ay sonra yapılmasına karar verildiği, bir ay sonra yapılmasına karar verilen 03.04.2019 tarihli genel kurulun devamı niteliğinde olan faaliyet raporlarının da sunulup görüşüleceği genel kurul toplantısı ile ilgili herhangi bir delil sunulmadığı, buna göre iptali istenen genel kurul toplantısı dönemine ilişkin yönetim kurulu tarafından hazırlanan bir faaliyet raporu bulunup bulunmadığı, bulunmuyorsa bu hususun toplantıda alınan tüm kararların iptalini gerektirip gerektirmediği konusunun 03.04.2019 tarihli genel kurulun devamı niteliğinde olan 03.04.2019 tarihinden bir ay sonra yapılması planlanan genel kurul toplantısı ile ilgili olduğu, işbu dava konusu genel kurul toplantısı ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, 07.01.2020 tarihli genel kurulda genel kurul çağrısı ile ilgili belgelerin okunduğu, hazır bulunanlar listesinin mevcut olduğu, gündemde esas sözleşme değişikliği olmadığı, yönetim kurulunca hazırlanan yıllık faaliyet raporu, denetçi raporu, finansal tablolar dışında kalan belgelerin hazır bulundurulması gerektiği, toplantının bakanlık komiseri gözetiminde yapıldığı, toplantı tutanağında muhalefet şerhi olmadığı, dolayısı ile iptali istenen genel kurul toplantısında yönetmeliğin 15. maddesine göre hazır bulundurulması gereken belgelerin toplantıda bulunduğu kanaatine varıldığı, genel kurul toplantısına denetçinin gelip gelmediği, denetçi raporunun oluşturulup oluşturulmadığı, denetçi raporu toplantıda okunmadıysa bu hususun toplantıda alınan tüm kararların iptalini gerektirip gerektirmediği, davacının finansal tabloların ve buna bağlı konuların konuşulmasının ertelenmesine ilişkin talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olup olmadığı, buna bağlı olarak 2 numaralı kararın iptali gerekip gerekmediği hususunun 03.04.2019 tarihli genel kurulun devamı niteliğinde olan 03.04.2019 tarihinden bir ay sonra yapılması planlanan genel kurul toplantısı ile ilgili olduğu, işbu dava konusu genel kurul toplantısı ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, bu nedenle bu hususun toplantıda alınan kararların iptalini gerektirmediği, yönetim kurulu üyelerine TTK'nin 395 ve 396. maddelerinde belirtilen gerekli iznin verilmesine dair 3 numaralı kararların iptali gerekip gerekmediği hususunda yönetim kurulu üyelerine TTK'nin 395 ve 396. maddelerinde belirtilen gerekli iznin verilmesine dair 3 numaralı kararı, oy hakkından yoksunluk durumu da dikkate alındığına yeterli nisap ile alındığından iptali gerekmediğindan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; dava konusu toplantının gündem maddesinde doğrudan 02/10/2018 tarihli genel kurula atıf yapıldığını, sorumluluk kararı ile ibra kararının birbirinden ayrılamayacağını, yöneticinin ibra edilmesi halinde sorumluluk davası açılamayacağını, müvekkilinin 02/10/2018 tarihli toplantıda kötüniyetli paydaşlar tarafından ibra edilmediğini, ancak sorumluluk davası açılmasına dair karar alınmadığını, müvekkilinin ibra etmeme kararına karşı İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2018/1056 esas sayılı davasını açtığını, müvekkilinin haksız olarak ibra edilmediği dönem için hazırlanan denetçi raporu bulunmadığını, dava konusu 07/01/2020 tarihli genel kurulun ise müvekkili hakkında açılan sorumluluk davasına icazet alınabilmesi amacıyla yapıldığını, toplantıda müvekkili hakkında hangi mali verilere göre şirkete zarar verdiği ve sorumluluk davası açılacağına dair uyarılarına, bu hususta toplantının ertelenmesinin talep edilmesine rağmen karar alındığını, ibra ve sorumluluk davasına dair kararların birbirinden ayrı olduğunun ve bu süreçlerinin birbirlerini etkilemediğinin kabul edilerek bu davalar birleştirilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin azınlık paya sahip olduğunu, TTK'nın 420. maddesi gereğince toplantının ertelenmesini talep etme hakkı bulunduğunu, ancak müvekkilinin bu talebinin toplantıda reddedildiğini, mahkemece bu husus atlanarak hiç bir bilanço, faaliyet raporu olmasa dahi ibra etmeme ve sorumluluk davası açılmasına dair genel kurul kararı alınabileceğine onay verildiğini, önceki toplantıda müvekkili hakkında ibra etmeme kararı verilmesine rağmen sorumluluk davası açılmasının uygun görülmediğini, bunun üzerine aradan geçen süreye rağmen İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2019/72 esas sayılı sorumluluk davası açıldığını ve mahkemenin talebi üzerine bu davanın açıldığını, daha önce görüşülmüş olan bir hususta daha önceki karar iptal edilmeden yeniden karar alınmasının mümkün olmadığını, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396 maddeleri kapsamında izin ve yetki verilmesine dair kararın, şirket menfaatlerine zarar verici nitelikte olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirketin 07/01/2020 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların butlanını veya iptalini talep etmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 445 ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir.Aynı yasanın 447. maddesine göre ise; genel kurulun, pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır.İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2018/429 esas, 2018/678 karar sayılı ilâmı uyarınca 15.08.2018 tarihinde yapılan şirketin 2017 yılı Olağan Genel Kurul toplantısı ve erteleme sonrasında 02.10.2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında bilanço ve gelir tablolarının müzakeresinde pay sahipleri ... ve ... muhalefeti ile bilanço ve gelir tablosunun oy çokluğu ile kabul edilmediği, ayrıca ibra oylamasında yönetim kurulu başkanı ...'ın, yönetim Kurulu başkan yardımcısı ... yönetim kurulu üyesi ... oy çokluğu ile ibra edilmediği, yönetim kurulu üyesi ... , yönetim kurulu üyesi ... oy çokluğu ile ibra edildiği, bu konuda pay sahipleri ... ve ... muhalefet ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. 15/08/2018 ve 02/10/2018 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların iptaline ilişkin İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2018/1056 esas sayılı dava devam etmekte iken, İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2019/72 esas sayılı dosyasında davalı şirket tarafından davacı hakkında 04/03/2019 tarihinde yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat davası açıldığı, mahkemece tarafların ortağı olduğu şirkete 08/11/2019 tarihli ara kararla sorumluluk davası açılması için verilen süre üzerine eldeki davanın konusunu oluşturan 07/01/2020 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığı, gündemin ikinci maddesi ile "önceki yönetim kurulu başkanı ...'ın görev yaptığı süre zarfında eylemleri sebebiyle şirketi zarara uğrattığı" iddiasıyla ilgili olarak sorumluluk davası açmak, açılmış bulunan davalara icazet vermek, davaların takibini yapmak hususunun görüşülmesi ve bu konuda karar alınması hususunda ... vekili ve ... 11746 ret oyuna karşılık 3.996 kabul oylarıyla oy çokluğuyla kabul edildiği, gündemin üçüncü maddesi ile yönetim kurulu üyelerine TTK'nin 395. ve 396. maddelerindeki yetkilerin verilmesine dair ... vekili ve ...'ın 11746 red oyuna karşılık 3.996 kabul oylarıyla oy çokluğuyla karar alınmıştır. Davacı vekili, dava konusu 07/01/2020 tarihli genel kurulun gündem maddesinde doğrudan 02/10/2018 tarihli genel kurula atıf yapıldığını, sorumluluk davası açılması için alınan karar ile ibra etmeme kararının birbirinden ayrılamayacağını, yöneticinin ibra edilmesi halinde sorumluluk davası açılamayacağını, müvekkilinin 02/10/2018 tarihli toplantıda kötüniyetli paydaşlar tarafından ibra edilmediğini, ancak bu toplantıda sorumluluk davası açılmasına dair karar alınmadığını, müvekkilinin ibra edilmediği toplantıda müvekkilinin hangi mali verilere göre şirkete zarar verdiği ve sorumluluk davası açılacağının tartışılmadığını, bu hususta herhangi mali rapor ya da denetçi raporu ibraz edilmediği, ibra ve sorumluluk davasına dair kararların birbirinden ayrı olarak değerlendirilemeyeceğini, bu nedenle de eldeki dava ile ibra edilmeme kararı ile ilgili 7 ATM'de açılan davanın birleştirilerek görülmesi gerektiğini ileri sürmektedir. İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2019/72 esas sayılı dosyasında davalı şirket tarafından davacı eski yönetici hakkında 04/03/2019 tarihinde yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat davası açılmıştır. Davacının 02/10/2018 tarihli genel kurulda ibra edilmemesine karar verilmiş ise de sorumluluk davası açılmasına ilişkin bir karar alınmamıştır.Dava konusu 07/01/2020 tarihli genel kurulda davacı hakkında sorumluluk davası açılmasına,açılan davaya devam edilmesine karar alınmıştır.Davacı, dava konusu toplantıda sorumluluk davası açılmasına dair alınan karar ile ibra etmeme kararının iptali yönünden birlikte incelenmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de sorumluluk davası açılmasına dair alınan karar, devam etmekte olan sorumluluk davasını gören mahkemece verilen süre üzerine çoğunluğun kararı ile alınmıştır. Davacı 02/10/2018 tarihli toplantıda sorumluluk davası açılmasının uygun bulunmadığını ileri sürmekte ise de genel kurul toplantı tutanağında bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar alınmamıştır.Derdest bir sorumluluk davasının olduğu durumlarda, iptal davasına konu hususun, sorumluluk davasında tartışılıp değerlendirileceği, bu durumda da ayrı açılan ibra edilmeme ve sorumluluk davası açılması hakkında alınan kararların iptalinin talep edilmesinde hukuki yararın bulunmadığı yönünde Yargıtay 11. HD nin 13/03/2013 tarih ve 2013/1578 E-2013/4933 K sayılı kararı bu konudaki uygulamaya emsal gösterilebilir.İbra edilmeme kararının iptalinin istendiği davanın sonucunun beklenmesine ve eldeki davanın bu dava ile birleştirilmesine gerek bulunmamaktadır.Davacı finansal tabloların ve buna bağlı konuların konuşulmasının ertelenmesine ilişkin talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de dava konusu olağanüstü genel kurulda finansal tabloların oylanmadığı dikkate alındığında davacının aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Yönetim Kurulu üyelerine TTK'nin 395 ve 396. maddelerinde belirtilen gerekli iznin verilmesine dair 3 numaralı kararların iptali istemi bakımından ise yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddelerinde belirtilen gerekli iznin verilmesine dair kararın, oy hakkından yoksunluk durumu da dikkate alındığına yeterli nisap ile alındığı, kararın iptaline ilişkin somut bir gerekçe ileri sürülmediği dikkate alındığında bu kararın da iptali şartları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 27/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25