SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1626

Karar No

2024/992

Karar Tarihi

27 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1626

KARAR NO: 2024/992

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/09/2020

NUMARASI: 2018/300 Esas - 2020/333 Karar

DAVA: Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

Birleşen İstanbul 2 Asliye Ticareet Mahkemesi

2019/180-343 Esas - Karar Sayılı Dosya;

DAVA: Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/06/2024

Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davalarda davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Asıl davada davacı vekili; 13.01.2017 tarihinde taraflar arasındaki anlaşma kapsamında 718.535-Euro bedelli ürünün davalıya satılmasının kararlaştırıldığını, satış konusu ürünlerin müvekkili şirket tarafından görevlendirilen ... Ltd Şti tarafından Kocaeli Derince limanı gümrük alanına sigortalı ve sağlam olarak 28.05.2017 tarihinde teslim edildiğini, davalı ... şirketi tarafından sözleşmenin imzalanmasından sonra ürünlerin "bir yıllık garanti dönemi" için sözleşme değerinin %10'u kadar 71.487,25-Euroluk teminat mektubu istendiğini ve satış hacmi dikkate alınarak talebin müvekkili tarafından kabul edildiğini, davalı şirkete satışa konu ürünlerin "bir yıllık garanti dönemi" için ... Bankası tarafından müvekkilinin talebi ile keşide edilen 71.487,25-Euro bedelli teminat mektubunun verildiğini, davalının müvekkiline ayıp ve arıza bildiriminde bulunmadığını, ancak bu mektubun davalı şirket tarafından haksız ve mesnetsiz olarak garantinin ihlal edildiğinden bahisle nakde çevrilmeye çalışıldığını, belirterek dava konusu teminat mektubu nedeni ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki 13/01/2017 tarihli sözleşme kapsamında "bir yıllık garanti dönemi" için sözleşme değerinin %10'u kadar 71.487,25-Euro tutarlı teminat mektubu ve yine gönderilecek olan ürünler için yapılan avans ödemesinin temini (ürünlerin teslim edilmemesi ihtimaline karşı) amacıyla davanın konusunu oluşturan teminat mektubu ile aynı bedel olan 71.487,25 Euro'luk çek istendiğini, satış hacmi dikkate alındığında bu taleplerin müvekkili tarafından makul bulunup kabul edildiğini, teminat mektubunun davalı şirket tarafından haksız ve mesnetsiz olarak sözde garantiyi ihlal ettikleri gerekçesi nakde çevrilmeye çalışıldığını, bunun için muhatap bankaya tazmin talebinde bulunulduğunu, ancak taraflarınca İstanbul 13. ATM'nin 2018/300 Esas sayılı dosyası üzerinden teminat mektubunun paraya çevrilmemesi ve borçlu olmadıklarının tespiti için tedbir talepli menfi tespit davası açıldığını, ilgili teminat mektubuna tedbir konulduğunu, teminat mektubuna ilişkin yargılamanın devam ettiğini, davalı şirkete çekin iadesi için ihtar gönderilmesine rağmen çekin hala müvekkiline iade edilmediğini belirterek ... Bankası Sultanbeyli Şubesi ... Seri Numaralı 13.07.2019 vade tarihli 71.487,25 Euro miktarındaki çek hakkında müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

CEVAP: Asıl davada davalı vekili; 13.01.2017 tarihli sözleşmeden bağımsız ve asıl olmak üzere Kuveyt'de ...'in projesinin taşeronu olarak projenin başında olan müvekkili ile davalı arasında ayrıca bahse konu projenin tamamlanmasını konu alan şifai bir anlaşma bulunduğunu, sözleşme çerçevesinde malların teminatı için ya da davacının iddia ettiği gibi 1 yıllık garanti süresi için herhangi bir teminat istenmediğini, zira malların zaten limana sigortalı olarak geldiğini, iddia olunan teminat mektubu ve çekin taraflar arasında var olan Kuveyt'deki proje için güven temini amacıyla verildiğini, adı geçen teminat mektubunun bahse konu sözleşmeye bağlanmasının nedeninin yalnızca banka için dayanak oluşturmak olduğunu, zira bankanın belirli bir sözleşmeye atfen teminat mektubu verebildiğini, bunun yanında zaten teminat mektubunun türüne bakıldığında tamamen sözleşmedeki edimlerin ifasından bağımsız olan koşulsuz teminat mektubunun seçilmesinin de aslında tarafların bahse konu teminat mektubunun sözleşmeyle alakası olmadığını baştan belirlemelerinden ileri geldiğini, müvekkilinin 2.650.000-Euro zarara uğratıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davalı vekili; taraflar arasında akdedilen sözleşmede çekle ilgili herhangi bir hüküm olmadığını, davacının bahse konu çeki sözleşmeye bağlamaya çalıştığını, ancak kabul olmamakla birlikte bir kez olsun çekin ürünlerin teslim edilmemesi ihtimaline karşı verildiği düşünülse bile, 13.01.2017 tarihinde akdedilmiş bir sözleşmeyle ilgili ürünlerin teslim edilmemesi, eksiksiz olarak teslim edilmemesi ya da avans ödemesinin temini için verildiği iddia olunan çekin vadesinin 13.07.2019 olmasının ne akla ne mantığa, ne de taraflar arasında gerçekleşen ticarette iddia olunan hususlara hizmet edebilme özelliğinin olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, malların teslim edilmemesi ya da eksik teslim edilmemesi ya da avans ödemesinin temini için müvekkil şirketin vade tarihi iki buçuk yıl sonra olan çeki kabul etmesinin mümkün olmadığını, çekin sözleşme ile ilgisi olduğuna dair iddia ile ilgili yazılı delil sunulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında 13.01.2017 tarihli, 718.535 Euro tutarında ürünün davalıya satımı için sözleşme düzenlendiği, sözleşmeye konu ürünlerin 12.04.2017 tanzim tarihli sevk irsaliyesi ile davalıya teslim edildiği, davaya konu 14.04.2017 tarih ve ... seri nolu banka teminat mektubunun incelenmesinde, 13.01.2017 tarihli sözleşmeye konu ürünlerin 10.05.2017 tarihinden itibaren 12 ay süreyle geçerli garanti dönemi için koşulsuz bir banka teminat mektubu olduğu, işverenin garantinin ihlal edildiğini bankaya ihbar eden yazılı müracaatı üzerine bu tutarın koşulsuz olarak işverene ödeneceğinin taahhüt edildiği, dava tarihi itibariyle 12 aylık garanti süresinin dolmadığı, kaldı ki teminat mektubunun koşulsuz olduğu, davacının işbu teminat mektubundan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik davasının yasal bir dayanağının bulunmadığı, birleşen davanın konusunu oluşturan çekin ön yüzünde "teminat" ibaresi yazılmış ise de, sözleşme metninde çeke atıfta bulunulmadığı gibi, çek üzerinde de sözleşmeye bir atıfta bulunulmadığı, bir kambiyo senedi olan çekin üzerinde yer alan teminat ifadesinin çekin mücerret bir ödeme aracı olma vasfını etkilemeyeceği, davacının davaya konu çekin değinilen sözleşmenin bir teminatı olarak verildiği iddiasını yasal deliller ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili; teminat mektubunun koşulsuz olmadığını, veriliş sebebinin teminat mektubunun metninde açıkça yazdığını, teminat mektubunun ürünlerin bozulması ve arızanın müvekkili tarafından giderilememesi veya ürünün değiştirilememesi nedeniyle ortaya çıkacak zararın tazmini için verildiğini, keyfi olarak bozdurulacak bir teminat mektubu olmadığını, teminat mektubunun bozdurulması halinde davalının sebepsiz yere zenginleşeceğini, teminat mektubunun koşulsuz olarak verildiğinin kabulü halinde bile teminat mektubunun iptali için her zaman dava açılabileceğini, müvekkilinin edimlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, müvekkiline dava tarihine kadar veya davadan sonra hiç bir şekilde garanti ihlali yapıldığına ve zararın giderilmesi gerektiğine dair ayıp ihbarı yapılmadığını, mahkemenin dava tarihi itibariyle teminat mektubunun süresinin dolmadığı gerekçesinin de doğru olmadığını, teminat mektubunun süresinin dolması halinde davalının mektubu bozdurma hakkının kendiliğinden sona ereceğini ve davalının istese dahi mektubu bozduramayacağını, kaldı ki davalının süre dolmadan önce tazmin talebinde bulunduğunu, davalının cevap dilekçesinde beyanları ile ispat külfetinin yer değiştirdiğini, davalının teminat mektubunun taraflar arasındaki şifahi anlaşma üzerine güven için verildiğini iddia ettiğini, ancak taraflar arasında 13/01/2017 tarihli ve eki sözleşme haricinde başkaca bir sözleşme bulunmadığını, davalının teminat mektubunun ve çekin ayni ya da nakdi bir borç için verilmediğini ikrar ettiğini, çek ve teminat mektubunun 2 yıllık ürün garantisi için verildiğini, müvekkilinin sadece mal sattığını, davalıdan bir ürün satın aşmadığı gibi davalıdan borç da almadığını, 12/07/2017 tarihli ek sözleşmenin 3. maddesinde teminat mektubunun bir senelik daha yenilenmemesi ihtimaline binaen iki yıllık garanti sürecindeki sorumluluğa karşı çekin davalıya verildiğinin belirtildiğini, çekin teminat mektubu ile aynı bedelde olmasının bu hususu ispatladığını, taraflar arasındaki yegane ilişkin belli olduğunu, başkaca bir ilişki bulunmadığını, davalı firmanın devam eden süreçte ürünlerin montajını tamamlamayarak davalının asıl işvereni ile ihtilaflı duruma düştüğünü, devam eden süreçte de Kuveyt'den sınırdışı edildiğini, hem teminat mektubunun hem de çekin ayıbın ortaya çıkması ve bu ayıbın talebe rağmen giderilmemesi halinde paraya çevrilebileceğini, ancak bu hususta yapılan herhangi bir bildirim bulunmadığını, çekin garanti süresinin ikinci yılı için verildiği hususunun sözleşmede açıkça belirtildiğini, kaldı ki çekin ve teminat mektubunun Kuveyt'deki proje için güven telkini amacıyla verildiği iddia edilerek davalı tarafından talil edildiğini, bu durumda ispat külfetinin tamamen yer değiştirdiğini, çekin vadesinin ana sözleşme tarihi olan 13/01/2017 tarihinden yaklaşık 2,5 yıl sonraya gelmesinin sebebinin 12/07/2017 tarihli ek sözleşme ile davalıya teslim edilmesi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Asıl ve birleşen davada davalı vekili; tazminat talebinde bulunmalarına rağmen mahkemece tazminata hükmedilmediğini, kanun gereği re'sen tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Asıl dava, teminat mektubu nedeniyle, birleşen dava ise çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 13/01/2017 tarihli sözleşme kapsamında davalıya teslim edilen ürünlerin ortaya çıkabilecek ayıp ve arızaların 12 ay süre ile garantisinin teminatını teşkil etmek üzere asıl davanın konusunu oluşturan teminat mektubunun düzenlendiğini, bu süre içerisinde ürünlerle ilgili herhangi bir ayıp ya da arıza bildiriminde bulunulmadığını belirterek teminat mektubu nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davacı, birleşen dava dilekçesi ve 29/07/2019 tarihli yazılı beyanında ise davalının müvekkiline yaptığı avans ödemeleri nedeniyle davalıya ürünlerin teslim edilmesinin ve teslim edilecek ürünletin 2 yıllık garantisinin teminatı olarak birleşen davanın konusu olan çekin davalıya verildiğini, malların davalıya teslim edildiğini, davalının ürünlerde herhangi bir ayıp bildiriminde bulunmadığını belirterek birleşen davanın konusunu oluşturan çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin sözleşme kapsamında teslim edilecek malların teminatı ya da garanti süresi için herhangi bir teminat istemediğini, bahsi geçen teminat mektubu ve çekin taraflar arasında var olan Kuveyt'deki proje için güven temini amacıyla verildiğini, teminat mektubunun banka için dayanak oluşturması amacıyla sözleşmeye bağlandığını belirterek asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasında 13.01.2017 tarihli, 718.535 Euro tutarında ürünün davalıya satımı için sözleşme düzenlendiği, sözleşmeye konu ürünlerin 12.04.2017 tanzim tarihli sevk irsaliyesi ile davalıya teslim edildiği hususları ihtilaf dışı olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu teminat mektubu ve çekin davalıya teslim edilen mallarda garanti süresinde ortaya çıkacak ayıp ve arıza nedeniyle doğacak arızaların teminatını teşkil etmek üzere düzenlenip düzenlenmediği, bahsi geçen çek ve teminat mektubunun taraflar arasındaki başka bir sözleşme kapsamında güven amacıyla verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır.Taraflar arasındaki 13.01.2017 tarihli, 718.535-Euro tutarlı asıl sözleşmede teslimi kararlaştırılan ürünlerde ortaya çıkabilecek arıza ve ayıplar nedeniyle davalının zararını tazmin edebilmesi amacıyla davalıya teminat mektubu ve çek verileceği hususunda herhangi bir düzenlenmeye yer verilmemiş ise de davalıya verilen dava konusu 14/04/2017 tarihli 71.487,25-Euro limitli, 15/04/2018 tarihine kadar geçerli teminat mektubunun metninde 13/01/2017 tarihli sözleşme kapsamındaki malların 12 aylık garanti dönemi için düzenlendiği, tazmin talebinin garantinin ihlal edilmesi haline münhasır olduğu belirtilmiştir.Bunun dışında taraflar arasındaki 13/01/2017 tarihli asıl sözleşmenin eki olarak düzenlenen 12/04/2017 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde 71.487,25-Euro bedelli teminat mektubunun yenilenmesi ve sona erme tarihinden önce geçerliliğinin uzatılmasının teminatı olarak birleşen davanın konusunu oluşturan aynı tutarlı çekin davalıya verilmesi kararlaştırılmıştır. Bahsi geçen çek 13/07/2019 tarihli ve 71.487,25-Euro tutarında olup ön yüzünde teminat çeki olduğu yazılıdır. Bahsi geçen 13/01/2017 tarihli sözleşme ile 12/04/2017 tarihli ek sözleşme ve teminat mektubu metnine göre teminat mektubunun davalıya teslim edilen ürünlerin garanti süresinde ortaya çıkacak ayıp ve arızalar nedeniyle oluşan zararın tazmini için düzenlendiği, yine birleşen davanın konusunu oluşturan çekin de teminat mektubunun süresinin uzatılmasının teminatı olarak davalıya verildiği sonucuna varılmaktadır. Mahkemece davanın açıldığı tarihte teminat mektubunun süresinin dolmadığı, bu nedenle davanın erken açıldığı kabul edilmiş ise de davalının teminat mektubunun tazmini talebinde bulunduğu dikkate alındığında davanın erken açıldığından söz edilmesi mümkün değildir. Yine kararın gerekçesinde teminat mektubunun koşulsuz olduğu belirtilmiş ise de teminat mektubunun koşulsuz olması, bankanın ödeme yükümlülüğüne ilişkin olup, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında birbirlerine karşı hak ileri sürmesine engel değildir. Davalı tarafından ürünlerle ilgili herhangi bir arıza veya ayıp bildiriminde bulunulmadığı gibi buna ilişkin dosyaya bir delil de ibraz etmemiştir. Diğer taraftan davalı, teminat mektubu ve çekin taraflar arasındaki başka bir ticari ilişkinin devamı noktasında güven amacıyla verildiğini iddia etmekte ise de bahsi geçen 13/01/2017 ve 12/04/2017 tarihli sözleşme karşısında davalının buna ilişkin iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerekirken bu hususta da yazılı bir delil ibraz edilmemiştir. Bu durumda mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken asıl ve birleşen davanın reddi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davacının asıl davada teminat mektubundan, birleşen davada ise çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/300 Esas - 2020/333 Karar sayılı 17/09/2020 tarihli asıl ve birleşen davaya ilişkin kararının HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "1-Asıl davanın kabulüne; ... Bankası Sultanbeyli İstanbul Girişimci Şubesi tarafından keşide edilen 14/04/2017 tarih ... nolu 71.487,25-Euro bedelli teminat mektubu nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Birleşen davanın kabulüne; ... Bankası Sultanbeyli Şubesi ... seri nolu 13/07/2019 tarihli 71.487,25-Euro bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Asıl dava yönünden; alınması gereken 24.100,52‬-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 5.823,43-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 18.277,09‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 5.859,33‬‬‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 171,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 53.150-TLnispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen dava yönünden; alınması gereken 30.820,42-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 7.248,02-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 23.572,40-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 7.292,42‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 56,70-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 65.418,66-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," Davacı tarafından yatırılan 118,6‬0-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde istek halinde kendisine iadesine, Asıl davada alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Birleşen davada alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından sarf edilen 76,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 27/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafTespitreddinedereceistanbulkaldırılmasınaMenfiesastangerekçemahkeme(BankacılıksebeplerinumarasıKaynaklanan)kararıcevapİşlemlerinden

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim