Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/2059
2024/991
27 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2059
KARAR NO: 2024/991
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/06/2021
NUMARASI: 2019/1006 Esas - 2021/528 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/06/2024
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, müvekkil banka ile dava dışı ... A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalının da sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, asıl borçlunun kredi borcunu ödememesi sebebiyle kredi hesabının kat edildiğini ve 11/09/2019 tarihli hesap kat ihtarıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillerin borcu 1 gün içinde ödenmesinin istenildiğini, davalının da süresinde borcunu ödememesi sebebiyle 3.915.047,48-TL asıl alacak, 272.748,31-TL işlemiş faiz, 13.637,42-TL bsmv ve 990,82-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 4.202.424,02-TL'nin tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını ve davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, asıl borçlu şirketin konkordato sürecine girdiğini ve bu süreç devam ederken kefil olan müvekkili aleyhine de takip yapılamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, konkordato süreci asıl kredi borçlu şirket hakkında olduğundan davalı müteselsil kefilin takip edilebileceği, TTK nın 586'maddeye göre de borçlunun ödeme güçlüğü içinde olduğu kabul edilerek alacaklının borçluya ihtar göndermeden müteselsil kefile başvurabileceği, ödeme emrinin tebliğiyle davalının temerrüde düştüğü, bilirkişi raporundaki hesaplamaların yerinde olduğu ve alacağın da likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 3.816.326,50-TL asıl alacak, 139.295,92-TL işlemiş faiz, 6.964,80-TL BSMV olmak üzere toplam 3.962.587,21-TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %39 oranında temerrüt faizi ve temerrüt faizine %5 gider vergisi işletilerek takip talebindeki diğer koşullarla birlikte devamına, fazla istemin reddine; asıl alacağın % 20'sine isabet eden 763.265,30-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili , davaya konu takipte 3.915.047,48-TL asıl alacak istenilmesine rağmen bilirkişilerin 3.816.326,50-TL asıl alacak hesapladığını, fakat hesaplamanın neden eksik yapıldığının açıklanmadığını, bunun sonucu olarak borçlunun temerrütte bulunduğu dönemlere ait işlemiş temerrüt faizi talep etmelerinin engellendiğini; 26/08/2019 tarihli taksidinin ödenmemesi üzerine temerrüdün oluştuğunu, bilirkişi raporunda bu tarihin 13/09/2019 olarak hatalı belirlendiğini; yine raporda 11/09/2019-07/11/2019 tarihleri arasındaki işlemiş %44 temerrüt faizinin de hatalı hesaplandığını, sözleşmeye göre temerrüt durumunda ticari kredili mevduat hesapları için uygulanan kredi faiz oranına 20 puan ilavesi ile bulunacak faiz oranının uygulanacağının kabul edildiğini ancak bilirkişilerce kredinin akdi faiz oranına 20 puan ilave edilerek faizin tespit edildiğini; bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmeyerek, ek rapor alınması taleplerinin kabul edilmediğini ve eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek, kararın davanın reddedilen kısmının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe davalı müteselsil kefil tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalının, dava dışı borçlu şirket ile banka arasında yapılan 21/05/2017 tarihli 5.500.000-TL bedelli 49 taksitli genel kredi sözleşmesine limit dahilinde müteselsil kefil olduğu, kefaletin geçerlilik koşullarını taşıdığı, 26/08/2019 tarihli taksidin ödenmemesi üzerine kredi borcu nedeniyle hesabın 10/09/2019 tarihinde kat edilip tebliğinden itibaren 1 günlük ödeme süresi içeren 11/09/2019 tarihli kat ihtarının e-tebligat yoluyla 7201 sayılı Kanunun 7/a maddesine göre 16/09/2021 tarihinde davalıya tebliğinin yapılmış sayılacağı; 1 günlük ödeme süresinden sonra davalının temerrüdünün 18/09/2021 tarihi itibariyle gerçekleştiği; asıl borçlu şirketin konkordato talebi üzerine hakkında 08/08/2019 tarihinde geçici ve 09/12/2019 tarihinde kesin mühlet verildiği, karardan sonra da 08/10/2021 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verildiği ve kararın Yargıtay 6. HD'nin 26/12/2022 tarihli ilamıyla kesinleştiği belirlenmektedir. Davacı banka, konkordatoya muvafakat etmemiştir. İİK'nın 303. maddesi uyarınca konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklının, borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza ettiğinden, dava dışı asıl borçlunun konkordato sürecinin davalıya bir etkisi bulunmamaktadır. Dosyada mevcut kredi ödeme tablosuna göre 26/08/2019 tarihli 16. taksit tarihi itibariyle kalan anapara borcunun 3.816.326,50-TL olduğu görülmektedir. Davacı da ihtarnamesinde söz konusu ana para miktarı üzerinden hesabı kat ettiği, 98.720,98-TL işlemiş faiz ve bsmv ile toplam 3.915.047,48-TL ödenmesini talep etmiştir. 07/11/2019 tarihli icra takibinde de, söz konusu kat ihtarına istinaden 3.915.047,48-TL asıl alacak, 272.748,31-TL işlemiş faiz, 13.637,42-TL bsmv ve 990,82-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 4.202.424,02-TL'nin tahsili istenilmiştir. Bilirkişilerce ise davacı bankanın sunduğu kredi ödeme taksit tablosuna göre, 16. taksidin ödendiği sonucu çıkartılarak, takip eden 24/09/2019 tarihli taksidin ödenmediği, bu nedenle de 10/09/2019 kat tarihinde vadesi geçmiş bir borcun bulunmadığı, hesabın katının asıl borçlunun konkordato başvurusuna dayandığı, hesaplamalarda da ana para miktarının 3.816.326,50-TL olarak alındığı, 27/08/2019-(ödeme emrinin e-tebligat kutusuna konulma tarihi)08/11/2019 arasındaki 73 gün için %18 akdi işlemiş faiz tutarı 139.295,92-TL, 6.964,80-TL bsmv ve 990,82-TL ihtar masrafıyla toplam 3.963.578,03-TL alacak hesabı yapılmış, temerrüt faizi oranının sözleşme 43.18. maddesine göre akdi %18 faizin 20 puan fazlası yani %38 olacağı, bankanın talebi olan %44'ün uygun olmadığı tespit edilmiş ve mahkemece belirtilen miktardaki alacağa ancak sebebi anlaşılmayan bir şekilde %39 temerrüt faiziyle takibin devamına hükmedilmiştir.Davacının dosyaya sunduğu 16/12/2018-16/12/2019 tarihleri arasındaki kredi hesap ekstresine göre de, en son kredi ödemesinin 15. taksit tarihi olan 24/07/2019 tarihinde yapıldığı; bilirkişinin tespitinden farklı olarak 26/08/2019 tarihli 16. taksidin ödenmediği ve o tarihte anapara borcunun 3.816.326,50-TL olduğu belirlenmektedir.Yukarıda belirtildiği gibi davalı da kat ihtarı sonucunda 18/09/2021 tarihinde temerrüde düşmüştür. Müteselsil kefile ihtar yapılmadan temerrüt gerçekleşmeyeceğinden davacı vekilinin temerrüdün 26/08/2019 tarihinde oluştuğu yönündeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Davacı banka açısından kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın hesabında, hesap kat tarihine kadar ve kat tarihinden temerrüt tarihine kadar anaparaya akdi faiz yürütülüp kapitalize edildikten sonra belirlenen asıl alacağa, temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi hesaplaması yapılması imkanı bulunmaktadır (Yargıtay 19. HD'nin 2017/1906 E., 2019/290 K. sayılı ve 21/01/2019 tarihli emsal ilamı). Davacı da, icra takibinde söz konusu kredinin 3.816.326,50-TL olan ana parasına 98.720,98-TL olan faiz ve bsmv'yle kapitalize ederek icra takibi başlatmıştır. Buradan hareketle, vade tarihinden temerrüt tarihine kadar geçen (26/08/2019-18/09/2019) 23 gün için ana para miktarı olan 3.816.326,50-TL'ye %18 akdi faiz uygulandığında, 43.286,55-TL faiz ve bu faize de 2.164,33-TL %5 bsmv hesaplanmaktadır. Buna göre davacı banka toplam (3.816.326,50-TL+43.286,55-TL+2.164,33-TL=) 3.861.777,38-TL'yi kapitalize edip takipte ana para alacağı olarak isteyebilecektir. Ödenmeyen taksit tarihinde temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek fazla hesaplanan miktarda asıl alacak talebi yerinde değildir. Genel kredi sözleşmesinin 43.18 maddesinde temerrüt tarihinde bankaca " ticari kredili mevduat hesapları için uygulanan kredi faiz oranına" 20 puan ilavesiyle bulunacak faiz oranı üzerinden temerrüt faizi uygulanacağı düzenlenmiştir. TCMB tarafından belirlenen ve fiilen uygulanan KMH faiz oranı hesap kat tarihi itibariyle yıllık %24 oranda olduğundan, bu orana 20 puan ilavesiyle alacaklı banka tarafından talep olunan %44 oranda temerrüt faizi sözleşme hükümlerine uygundur. Bilirkişi raporunda, icra takibine konu krediye uygulanan akdi faiz oranına 20 puan ilavesiyle bulunan oranda yapılan hesaplama da doğru olmamıştır.Davalının temerrüt tarihinin bir gün sonrasından, takip tarihine kadar geçen (19/09/2019-07/11/2019) 49 gün için kapitalize edilmiş ana para miktarı olan 3.861.777,38-TL'ye %44 temerrüt faizi uygulandığında, 228.109,37-TL işlemiş temerrüt faizi ve bu faize de 11.405,46-TL %5 bsmv olmak üzere takip tarihi itibariyle 4.101.292,21-TL alacak hesaplanmıştır.Davacı, alacaklı bankanın icra takibinde bu miktarı aşan 272.748,31-TL işlemiş faiz talebi haklı değildir .Öte yandan, mahkemece icra inkar tazminatının hükmedilen miktar üzerinden hesaplanması gerekirken asıl alacak üzerinden hesaplanması ve takipte alacak kalemi olarak istenilmiş ihtarname masrafının yargılama gideri olarak,ödenen harçların davanın kabulü oranında davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru değil ise de, bu hususlar açıkça istinaf sebebi yapılmadığından icra inkar tazminatı yine asıl alacak üzerinden hesaplanmış ve ihtarname masrafı yargılama giderleri içinde değerlendirilmiş, ödenen harç miktarının davanın kabulü oranında davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalının temerrüt tarihinin 18/09/2019 tarihi olduğu ve kredi taksit ödeme tarihinden bu tarihe kadar %18 akdi faiz, bu tarihin sonrasında takip tarihine kadar da kapitalize edilmiş alacak miktarına %44 temerrüt faizi uygulanarak, davalının itirazının 3.861.777,38-TL asıl alacak, 228.109,37-TL işlemiş faiz, 11.405,46-TL bsmv olmak üzere toplam 4.101.292,21-TL alacak bakımından iptaline, asıl alacak 3.861.777,38-TL'ye takip tarihinden itibaren %44 oranında temerrüt faizi, faize %5 bsmv uygulanarak takibin devamına, fazla istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından yeniden karar verilerek davalının itirazının kısmen iptaline, fazla istemin reddine, asıl alacak üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1006 Esas - 2021/528 Karar sayılı 23/06/2021 tarihli kararının, HMK 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, davalının (asıl borçlu ... A.Ş.nin konkordato sürecinde yaptığı ödemeler ile tahsilde tekerrür olmamak üzere) İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 4.101.292,21-TL alacak üzerinden kısmen iptaline, 3.861.777,38-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %44 oranında temerrüt faizi, %5 gider vergisi işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine,Asıl alacak üzerinden %20 oranda hesaplanan 772.355,48-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahlisiyle davacıya ödenmesine,"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;"Alınması gereken 280.159,27-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 50.754,78-TL, icra veznesine yatırılan 21.012,12-TL olmak üzere toplam 71.766,90-TL harcın mahsubu ile kalan 208.392,37-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 3.000-TL bilirkişi ücreti, 82,50-TL posta masrafı, 990,82-TL ihtarname gideri ve 71.766,90-TL harç olmak üzere, toplam 75.840,22-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 74.020,05-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine taktir olunan 325.038,77-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Hükümden sonra davacı taraf gider avansından karşılanan 81,10-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 79,14-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25