İstanbul BAM 12. HD 2022/1376 E. 2024/974 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2022/1376
2024/974
24 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1376
KARAR NO: 2024/974
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/03/2022
NUMARASI: 2021/729 Esas 2022/197 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/06/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; dava dışı ... tarafından yine dava dışı ... İnş. Turzm. Ltd. Şti'ne karşı açılan İstanbul 12. ATM nin 2016/1269 esas sayılı alacak davasında, müvekkilinin firması ... Gıda'nın muhasebe defterlerinde yapılan incelemede ...'a ait ... Nolu, 10.09.2014 vade tarihli, 49.335-TL bedelli, ... Bankası'na ait ... Nolu, 14.09.2014 vade tarihli, 10.000-TL bedelli, ...'a ait ... Nolu, 14.09.2014 vade tarihli 15.000-TL bedelli çeklerin 2014 yılında, ... Gıda'nın davalı şirkete verildiğini, ancak müvekkilinin alacağına kaydedilmediğini ve bu çeklerin davalı tarafından kendi cirosu ile bankada tahsil edildiğinin anlaşıldığını, çeklerin ...'ın hiç eli değmeden ... Gıda Ltd Şti tarafından bankalardan çekildiğini, ... bunun üzerine ... Gıda şirketi aleyhine Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesinin ... sayılı icra takibi yaptığını, icra dosyasındaki alacağını da ticari borcuna mahsuben dava dışı ...'a temlik ederek defterlerine işlediğini, ...'un aldığı bu devri ticari defterlerine kaydettiğininin belirlendiğini ileri sürerek 74.335-TL'nin ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafın taleplerinin, zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin yönetim kurulunun tek üyesinin 27.08.2013 tarihinden itibaren ... olduğunu, ... Gıda cirosu altında çeklerin arka yüzünde yer alan müvekkili ... San. ve Tic. A.Ş. kaşesi üzerinde yer alan imzanın ...'ya ait olmadığını, dolayısıyla her ne kadar şeklen bu çekler, müvekkili şirkete verilmek suretiyle bir ödeme yapılmış gibi görünse de şirketi temsile yetkili olmayan bir kişiye çek verilmesinin bir ödeme olmadığını, ...'ın, davacı tarafça bu davaya konu çekler de dahil olmak üzere ... Ltd tarafından çekler vasıtasıyla yapılan ödemeleri reddettiğini ve bu ödemelerin gerçek olmadığı iddiasıyla İstanbul 12. ATM'nin 2016/1269 sayılı dosyası üzerinden dava açtığını, çeklerin ... tarafından bankalardan kimliğini ibraz ederek tahsil ettiğini, davacının has adamı ...'a müvekkili şirketten uzun süre boyunca bedelsiz mal almasına imkan tanıdığını,ciro imzalarının anlaşıldığı kadarıyla şirket kaşesini yönetim kurulu başkanlığı görevi sona erdikten sonra haksız yere elinde bulundurmaya devam eden ...'a ait olduğunu, davacının ... vasıtasıyla ... Ltd banka hesaplarından 522.000-TL nakit para çektiğini ve bu çektiği parayı cebine attığını, bu hususun İstanbul 13. ATM'nin 2015/455 esas sayılı dosyasında verilen kararla subut bulduğunu ileri sürerek , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı vekilince davalının çek bedellerinin davacıya iadesi istemine gerekçe olarak davacının muhasebecisinin çeklerin davalıya verilmesine rağmen bu hususun ticari defterlerine işlenmediğini iddia ettiğini, dava konusu çeklerde davacı çekleri ...'dan alan ara ciranta, davalı ise davacıdan sonraki ciranta olduğu, çeklerin temlik cirosu ile dava dışı ...'a ve ...'a teslim edildiği, çek bedellerinin bu kişiler tarafından tahsil edildiği, her ne kadar dosyada davalı şirket tarafından ... ve ... için tanzim edilmiş vekaletname ve azilname bulunsa da dava konusu çekler yönünden çeklerde tahsil cirosu bulunmadığı, çek bedelinin davalı dışındaki hamiller tarafından tahsil edildiği, çek bir ödeme aracı olup kendinden sonraki cirantaya veya hamile ödeme için ifa yerine veya ifa uğruna verileceği, bu durumda ödeme yapması gereken taraf davacı olup davalıdan alacak isteme hakkı bulunmadığı, çeki veren kişi, dosyada davacı, bu çek ticari defterlerine kayıtlı olsun veya olmasın çek verilmesi ile borcundan kurtulur veya çek bedelince malvarlığında artma meydana geleceği, basiretli tacir gibi hareket etmesi gereken davacının davalıya verdiği çekler defterlerinde kayıtlı olmasa da davalıya çek ciro edebileceği, çeklerin sebepten soyut olarak tanzim edildikleri, çeklerin bedelsiz olduğu iddialarının senede karşı senetle veya kesin delille ispatlanması gerektiği, davacının bedelsizlik ve alacak iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ:Davacı vekili; çeklerde, müvekkil cirosuna müteakip davalı cirosunu taşıdığının ve davalı çalışanları/ vekilleri tarafından tahsil edildiğinin ortaya çıktığı, davalı ticari defter ve kayıtlarında yer almayan kambiyo senetlerinin davalının temlik yada tahsil cirosuna (ciro isim ve sıfatı her ne olursa olsun ) müteakip çalışanları/ vekilleri tarafından tahsil edilerek davalı kasasına girdiği, cironun temlik cirosu olduğu kabul edildiği halde ise tahsil eden hamillere karsı davalının borçtan kurtulduğu dolayısıyla haksız ve mesnetsiz iktisap ettiği çekler sebebiyle sebepsiz zenginleştiğini, çeklerin davacının defterlerinde kayıtlı olduğunu, bankadan tahsil eden ... ve ...’a verilen vekaletlerin ve sonrasında da azilnamelerin olması bu kişilerin davalı adına hareket etmeye yetkili olduklarının kanıtı olduğunu, çekler iki taraf arasındaki cari hesaba borç/alacak olarak kaydedilmeden, davalıya ciro edilip tahsil edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davacının davalı şirket tarafından tahsil edildiğini ileri sürdüğü çek bedellerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava dosyası davacı vekilinin istinafı üzerine Dairemizce inceleme sırasında iken Şarköy İcra Dairesi ... İflas sayılı 26/03/2024 tarihli yazısı ile davalı şirkete ait iflas bildirimi yapılmıştır. Yazıya göre; Şarköy Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)' nin 15/03/2024 tarih ve 2023/437 Esas sayılı dosyasından ve ... Vergi numaralı yukarıda ismi yazılı müflisin iflasına, iflasın 07/03/2024 tarih ve saat: 15:22'de açılmasına karar verilmiş ve tasfiyeye başlanıldığı bildirilmiştir. Kural olarak, İİK'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanunun 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK m.191), müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine aittir. Adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK 218.madde) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Dairesine aittir. İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davaları takip edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir (m.194).İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflasın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (m.237) on gün sonraya kadar devam eder ancak bundan sonra duran hukuk davalarına devam edilebilir (m.194/1). Davalı şirketin istinafa konu karardan sonra iflasının açıldığı anlaşılmakla, taraf ehliyeti re'sen incelenmesi gereken bir husus olduğundan davacı vekilinin istinaf nedenleri incelenmeden istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece İİK'nın 194. maddesi uyarınca gerekli işlemler yapılmak üzere kararın kaldırılmasına ,dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/729 Esas 2022/197 Karar sayılı 01/03/2022 tarihli kararının, HMK m.353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının davacı tarafa talep halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25