SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2024/863 E. 2024/969 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/863

Karar No

2024/969

Karar Tarihi

24 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/863

KARAR NO: 2024/969

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 12/10/2021

NUMARASI: 2014/1228 Esas 2021/638 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/06/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; davalı tarafından, 07.04.2011 tarihinde 200.000-TL' bedelli banka kredisi kullanıldığını, müvekkilinin sözleşmeye müteselsil kefil olduğunu,davalı borcunu ödemediğinden müteselsil kefil sıfatıyla ödediği 36.363,18-TL'lık kısmının, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu, davalı borçlunun takibe iki adet çekle ödendiği belirtilerek takibe itiraz edildiğini,kredi borcunun 12.12.2011-28.6.2012 tarihleri arasında ödendiğini ,itirazda ise 30.9.2011 ye 31.10.2011 tarihli iki adet 40.000- TL çeklerden bahsedildiğini, çeklerin tarihinin, ilk ödeme tarihinden önceki bir tarih olduğunu, doğmayan borcun ödenmeyeceğini,kaldı ki çeklerin, ... tarafından müvekkiline ciro edildiğini,31.10.2011 keşide tarihli olan da ödenmediğini ve karşılıksız şerhi yazılarak ...'a iade edildiğini, itirazın kötüniyetli olduğunu,itirazın iptali ile , %40''tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; davalı şirketin yerleşim yeri itibariyle Çatalca olması sebebiyle mahkemenin yetkisiz olduğunu, takibin 2012 yılında başlatıldığını, hakdüşürücü süre içinde itirazın iptali davası açılmadığını,ticari hayatın gereği her para alışverişinde yazılı işlem yapılamadığını,borcun, müvekkili tarafından 20.000-TL'lik 30/09/2011 ve 31/10/2011 tarihli iki adet çeki ile davacının şirketine ödendiğini, davacıya yapılan bu ödemelerin kendisinin bankaya ödeme yapmasından önce yapılmasının sebebinin davacının, mali açıdan sıkıntıda olması nedeniyle kendisine verilen çeklere karşılık kredi taksitlerini ödemeyi üstlendiğini, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itiraz edildiğini, davacının aynı hukuki sebebe dayanarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyada yeniden takip başlattığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının asıl borçlu olduğu genel kredi sözleşmesini davacının müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, davalının borcunu ödemediğinden, davacı tarafından bankaya ödeme yapıldığı, davalının 30/09/2011 tarihli ... ve 31/10/2011 tarihli ... nolu çekler ile ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de, bankanın 05/10/2016 tarihli cevabi yazısı ile bu çeklerin karşılıksız olduğunun bildirildiği,çeklerin ödendiğinin kanıtlanamadığı,kefaletten kaynaklanan ödemeye ilişkin verildiğine dair delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının, 36.363,18-TL asıl alacağa yaptığı itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazla istemin reddine,% 20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı vekili, davanın açıldığı tarih itibariyle, davalı şirketin merkezi Çatalca olduğu, mahkemenin yetkisiz olduğu, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, davacının takip konusu yaptığı borç, müvekkil tarafından ... Bank A.Ş. İmsan Sanayi Sitesi Şubesi'nin her biri 20.000-TL'lik, 30.09.2011 ve 31.10.2011 tarihli iki adet çeki ile davacının şirketi olan ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne ödendiğini, kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava ; müteselsil kefilin yaptığı ödemenin asıl borçluya rücusu amacıyla başlatılan icra takibine yaptığı itirazın iptaline ilişkindir.Davacı tarafça davalı şirketin , ... Bank ... Sanayi şubesinden 09.05.2011 tarihli ticari kredi sözleşmesindeki kefaleti nedeniyle alacaklı bankaya 36.329,18- TL ödeme yapıldığı ileri sürülerek 06.07.2012 tarihli icra takibinde 36.363,18- TL alacağın davalıdan tahsili talep edilmiştir. Kefilin asıl borçluya rücu hakkının kaynağı TBK nın 596 maddesidir. Kefil, yaptığı ödeme oranında alacaklının haklarına halef olması sebebiyle rücu hakkı elde etmektedir. Böylece halefiyet ve rücu hakkı biri diğerinin sonucu olan iki farklı hukuki ilişki doğmaktadır. Kanuni halefiyet ilişkisi kefil ile alacaklı arasında, rücu ilişkisi ise kefil ile borçlu arasında söz konusu olup,kefil ödediği borç nispetinde alacaklı durumuna geçerek asıl borçluyu takip edebildiği gibi ödediği miktarı alacaklının yerine geçerek borçludan talep hakkını elde edecektir.Mahkemece bankadan getirtilen bilgilere göre davacının davalı şirketin kredi borcuna karşılık icra takibine konu miktarı ödediği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.Davalı şirket ,davacıya daha evvel çek ile yapılan ödemelerin karşılığı olarak kredi borcunun davacı tarafça ödendiği savunulmuştur.Bu hususun ödeme miktarı itibariyle yazılı ve kesin delil ile kanıtlanması gerekir.Çek ,bir borç ödeme vasıtasıdır.Daha sonra ödenmek üzere verildiğinin miktarına göre yazılı,kesin delil ile ispatı gerekir.Davalı bu savunmasını kanıtlayacak yazılı delil sunmadığı gibi,yemin teklif hakkını da kullanmamıştır. İcra dosyasında itirazın alacaklıya tebliğine ilişkin belge olmadığından davanın 1 yıllık hakdüşürücü süre içinde açılmadığı,akdin ifa yeri itibariyle mahkemenin yetkisine ilişkin istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle ;davacı müteselsil kefilin borcu ödediği nispette asıl borçluya rücu hakkı bulunduğundan ödenen miktar kadar alacağa itirazın iptaline ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.483,96-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 620,99‬‬-TL harcın mahsubu ile kalan 1.862,97‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sebebleriistinafSözleşmesinden(KefaletreddinedereceİptaliistanbulhükümgerekçeesastanmahkemenumarasıKaynaklanan)İtirazınkararıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim