SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/2015 E. 2024/962 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2015

Karar No

2024/962

Karar Tarihi

13 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2015

KARAR NO: 2024/962

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/07/2021 (Gerekçeli Karar) - 27/09/2021 (Ek Karar)

NUMARASI: 2019/7 Esas 2021/331 Karar

DAVA: İtirazın İptali

BİRLEŞEN İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN

2019/164 ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA: İtirazın İptali

Asıl davanın kısmen kabulüne , birleşen davanın reddine ilişkin kararın davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı ... vekili; müvekkili şirket ile davalı .. Ltd. Şti. arasında taşıma işi ile ilgili olarak bir dönem ticari ilişki kurulduğunu, müvekkilinin İngiltere’ye nakli yapılacak ürünler için her şey dahil 1.700-GBP teklifinin kabul edildiğini ve 11.03.2016 tarihinde ilk ürün naklinin yapıldığını, geçmiş faturalar ve cari hesap kayıtları incelendiğinde, davalının hizmet karşılığı 1.700 GBP fatura kestiği, tüm faturaların günü gelmeden ödendiğini, 2017 Nisan ayında hesapların incelenmesinde, her hizmet karşılığı her şey dahil fiyat olan 1.700-GBP fiyatından fatura kesildiği, ancak ayrıca her hizmette ekstra USD ve TL para birimli fazladan fatura kesildiğinin görüldüğünü, 2017 yılı Nisan ayı sonunda 1.700-GBP fiyatını aşacak başkaca bir hizmet vermediği halde davalı tarafından fazla kesilen fatura toplamlarının 33.015-TL ve 9.230-USD şeklinde tespit edildiğini, davalı ile iletişime geçilip yazılı olarak bu durumdan bahsedildiğini, firma temsilcisi ...'dan da hatalarını kabul eden bir yazılı özür metni alındığını, yazılı özürlerinden sonra ... ve genel müdür ... ile toplantı yapılmasına rağmen sorunun çözülmediğini, yapılan hatanın ve fazlaca kesilen faturalar sonucu cari hesabın düzeltilmesi adına 27.04.2017 tarihinde bir adet TL iade faturası ve bir adet USD iade faturası kesilerek davalıya gönderildiğini, bu faturaların davalının ticari defterlerine kaydedildiğini, ancak davalının 21.07.2017 tarihinde içeriği aynı faturaların tekrar gönderildiğini,müvekkilince 27.07.2017 tarihinde aynı miktarlı iade faturaları gönderildiğini, daha sonra Beykoz ... Noterliği’nin 04.08.2017 tarihli ihtarnamesi ile kötü niyetli ve gerçeğe aykırı fatura kesimine son vermesinin davalıya ihtar edildiğini, 26.12.2017 tarihinde davalının 36.425,53-TL ve 33.015-TL bedelli iki adet fatura keserek gönderdiğini, müvekkili şirketin ise yine hizmet almadığı ve borcu olmadığı için 26.12.2017 tarihli iade faturalarını düzenlediğini, davalı şirketin 03.01.2018 ve 05.02.2018 tarihlerinde yine aynı tutarlı iki fatura düzenlediğini ve müvekkilince de aynı tarihli iade faturalarının düzenlendiğini, bu aşamada müvekkili çalışanının müvekkilinin ticari ilişkide olduğu ... şirketine ödenmesi gereken 2800-GBP parayı ... firması yerine hata ile davalı şirkete gönderdiğini, havale açıklamasının aynen "... Uluslararası ... ve 65 ödemesi" şeklinde olup, hem alıcının ... firması olduğunun açık ve net, hem de açıklamaya ... ve ... şeklinde fatura numaralarının yazıldığını, müvekkilinin ticari ilişkisini bir yıl önce kestiği borçlu firmaya sehven gönderdiği parayı alamadığını, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığı için uhdesinde kalan paranın davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açtığını, borçluya en son Beykoz ... Noterliği’nin 11.05.2018 tarihli ihtarname keşide edildiğini, ancak sonuç alınamadığını belirterek, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı ... vekili; müvekkili tarafından gerçekleştirilen hizmetler sonucu oluşan alacaklara ilişkin geçmiş fatura ve cari hesap kayıtlarının kesinleştiğini, dava konusu faturalara karşı davacı tarafından itiraz olmaksızın ödeme yapıldığını, ilgili faturalara süresinde itiraz edilmediğinden alacakların kesinleştiğini, ticari defter kayıtları incelendiğinde davacının müvekkiline 10.984,34-GBP ve 8.129-USD borcu olduğunun görüleceğini, davacı firmaya 18.05.2018 tarihinde ihtarname gönderilerek borcun ödenmesinin istenildiğini, ancak müvekkiline ödeme yapılmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA: Davacı ... vekili; müvekkili tarafından davalıya verilen taşıma hizmetleri sonucu oluşan alacaklara ilişkin geçmiş fatura ve cari hesap kayıtlarının kesinleştiğini, 8.129-USD ve 10.984,31-GBP tutarında cari hesap borcu tahsil edilemediğinden, davalı aleyhine Beykoz İcra Dairesinin ... ve ... esas sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı nedeniyle takiplerin durduğunu, dava konusu faturalara karşı davalı tarafından itiraz edilmeksizin ödemeler yapıldığını, faturalara süresinde itiraz edilmediğinden cari hesaba işlenen faturalar bakımından alacaklarının kesinleştiğini belirterek, davalının her iki icra takibine itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalı ... vekili; müvekkilinin İngiltere’ye nakli yapılacak ürünler için her şey dahil 1.700-GBP teklifinin davacı tarafından kabul edildiğini, geçmiş faturalar incelendiğinde, davalının hizmet karşılığı 1.700 GBP fatura kestiğinin sabit olduğunu, tüm faturaların ödendiğini, 2017 Nisan ayında hesapların incelenmesinde, her hizmet karşılığı her şey dahil fiyat olan 1.700-GBP fiyatından fatura kesildiğinin, ancak ayrıca her hizmette ekstra USD ve TL para birimli fazladan fatura kesildiğinin görüldüğünü, 2017 yılı Nisan ayı sonunda 1.700-GBP fiyatını aşacak başkaca bir hizmet vermediği halde, davalı tarafından fazla kesilen fatura toplamlarının 33.015-TL ve 9.230-USD şeklinde tespit edildiğini, davalı ile iletişime geçilip yazılı olarak bu durumdan bahsedildiğini, davacı şirket temsilcisinden yazılı özür metni alındığını,daha sonra pek çok kez karşılıklı fatura ve iade faturaları gönderildiğini ,asıl dava dilekçesindeki beyanlarını aynen tekrar ederek müvekkilinin davalıya borcu bulunmayıp, aksine alacaklı olduğunu belirterek, davanın reddi ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflara ait ticari defterler üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 31/12/2018 tarihi itibarıyla sehven gönderildiği beyan edilen 2.800-GBP karşılığı 15.928,64-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarında ise, davacıdan 31/12/2018 iarihi itibarıyla, 05/02/2018 tarihli 38.957,70-TL bedelli vc 36.425,53-TL bedelli fatura bedellerinden bakiye 61.201.45-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, ayrıca asıl davaya konu, davacı tarafından sehven gönderildiği beyan edilen 2.800 GBP'nin ise davalı ticari defter kayıtlarında davacının muavin hesabına 08/05/2018 tarihinde 16.101,12-TL alacak kaydı yapılmak suretiyle 77.302,57-TL'den mahsup edildiğinin tespit edildiği, bu kapsamda esas dava dosyasına konu alacak talebinin davalının ticari kayıtları ile de doğrulandığının anlaşıldığı, ayrıca dosyaya ibraz edilen e-posta yazışmaları incelendiğinde; davalı tarafça alacağa konu bedellerin fazla kesildiği hususunun kabul edildiği, iadenin şekli ve süresi hususunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığının görüldüğü, asıl davada davalı vekili tarafından, şirket yetkilisince yapılmayan e-posta yazışma içeriğini kabul etmedikleri beyan edilmişse de, müvekkiline ait ticari defter kayıtları ile de davacı talepleri doğrulanmış bulunduğundan, bu itirazlarının yerinde görülmediği, bu kapsamda davacı alacağının sabit olduğu, taraflar arasındaki cari hesap farkının, davalı tarafından davacı adına tanzim edilen 05/02/2018 tarihli 38.957,70-TL bedelli ve 36.425,53-TL bedelli faturalar ile 2017 yılından devreden kur farklarından kaynaklandığının tespit edildiği, birleşen dosya davacı vekili tarafından, icra takibine konu edilen 11.999,56-GBP ile 8.129-USD bedelli faturalar ile bu alacağa konu verilen hizmetlere ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacı vekilince dosyaya dava dışı ... tarafından adlarına düzenlenmiş 49,56-USD bedelli iki adet fatura ile 250-USD bedelli bir adet fatura ve TL bazında düzenlenmiş bir kısım faturalar ibraz edildiği, bunun dışında excel formatında bir sayfadan ibaret sistem çıktısı sunulmuş olup, bu belgede alacağa konu edilen faturalar ile taşıma bilgilerinin bulunmadığı, birleşen dosya davacısı şirketin ticari defter kayıtlarında alacağı bulunduğu tespit olunmuşsa da, alacağa konu hizmetlere ilişkin taşıma belgeleri ve sair deliller verilen kesin sürelere karşın dosyaya ibraz edilmediğinden, birleşen davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile asıl davada davalının takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 2.800-0GBP alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, alacağın %20'si oranında 3.365TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın reddi ile koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

EK KARAR: Davalı-karşı davacı vekilinin asıl dava konusu icra takibinde alacaklının 16.917,19-TL alacak talep ettiği, oysa mahkemece 2.800-GBP üzerinden hüküm kurulduğu, bu durumun taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu ileri sürülerek hükmün tashihi talep edilmiş olup, mahkemece verilen 27.09.2021 tarihli ek karar ile, tavzih koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı-birleşen davada davacı ... vekili; müvekkili tarafından davacı-birleşen davada davalıya verilen taşıma hizmetleri sonucu oluşan alacaklara ilişkin geçmiş fatura ve cari hesap kayıtlarının kesinleştiğini, davacı-birleşen davada davalının faturalara itiraz etmeden ödemeler yaptığını ve müvekkiline 8.129-USD ve 10.984,31-GBP tutarında cari hesap borcu bulunduğunun cari hesap ekstresi, konşimentolar ve faturalar ile sabit olduğunu, asıl davada alacaklının icra takibindeki talebi 16.917,19-TL olmasına rağmen mahkemece 2.800-GBP üzerinden hüküm verildiğini, davacı-birleşen davada davalının dava dilekçesindeki talebi TL cinsinden olup, bu konuda ıslah dilekçesi de sunulmadığını, bilirkişi raporlarında müvekkilinin 77.302,57-TL alacaklı olduğu ve faturaların davacı-birleşen davada davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiğini, davalının iddialarının aksine müvekkilinin alacağının cari hesap kayıtlarıyla sabit olduğunu, müvekkilince düzenlenen faturalar iade faturası olup taşıma için düzenlenmediğini, bu faturaların davacı-birleşen davada davalının müvekkiline usulsüz olarak düzenlediği faturaların iadesine ilişkin olduğunu, ancak mahkemece faturaların iade sürecinin dikkate alınmadığını, konşimento ve fatura detaylarını sundukları taşımalara yönelik olarak müvekkiline ödeme yapılmadığını, bu nedenle davacı-birleşen davada davalının müvekkiline borçlu olduğunu, ... müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığından mail yazışmalarını kabul etmediklerini, bu yazışmaların müvekkilini bağlamadığını, mahkemece hükme esas alınan 09.04.2021 tarihli bilirkişi raporu mesnetsiz olup, olaya ilişkin hatalı hukuki değerlendirme içerdiğini, bu nedenle söz konusu raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-birleşen davada davacı ... vekili ek karara yönelik olarak; asıl davada davacının icra takibindeki talebinin 16.917,19-TL olduğunu,karşı tarafça ıslah dilekçesi de sunulmadığını, bu nedenle mahkemece yabancı para cinsinden hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, buna ilişkin tashih taleplerinin mahkemece gerekçesiz olarak reddedildiğini belirterek, asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Asıl dava, davalıya banka yoluyla sehven gönderildiği ileri sürülen paranın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali; birleşen dava ise, açık hesaba dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı-birleşen davada davalı ... çalışanı ... ile davalı-birleşen davada davacı ... satış müdürü ... arasında Şubat 2016 tarihinde yapılan e-posta yazışmaları ile taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin başladığı, ... tarafından verilen her şey dahil 1.700-GBP fiyat teklifinin kabulü ile taşımaların yapılmaya başlanıldığı, davacı çalışanı ... tarafından davalı satış müdürü ...'a gönderilen 11.04.2017 tarihli e-postada "1.700-GBP üzerine 1.200-TL+400-USD mi geldi, yanlış kesilmiş faturalar, başından beri böyle" denildiği, bu konuda yapılan yazışmalar sonrasında ... tarafından ...'e gönderilen 12.04.2017 tarihli e-postada ise "telefon görüşmemizde de belirttiğim gibi firmanızla bu günden itibaren 1.500-GBP üzerinden devam edilecektir (ardiye, demuraj hariç), bu sayede konteyner başı 200-GBP'lik düşüm yapılacaktır, faturaların yanlış kesilmesinden ötürü yaşattığımız durum için özür diler, bunun en kısa sürede temizleneceğini bildirmek isterim" şeklinde cevap verildiği, dolayısıyla davalı-karşı davacı tarafından anlaşmaya aykırı olarak bir kısım masrafların karşı tarafa fatura edildiği, ...'ın bu kabulüne rağmen geçmişte fazla düzenlenen ve bedeli ödenmiş olan faturalara ilişkin olarak herhangi bir işlem yapılmadığı, bunun üzerine ... tarafından 1.700-GBP'lik bedel dışında ...'e fazladan ödenmiş tutarların tahsili bakımından 27.04.2017 tarihinde fiyat farkı açıklamasıyla 33.015-TL ve 9.230-USD karşılığı 30.869,09-TL tutarlı faturaların düzenlendiği, söz konusu iki faturanın 05.02.2018 tarihine kadar taraflar arasında defalarca iade faturasına konu edilerek karşılıklı iade faturalarının düzenlendiği, mahkemece tarafların ticari defter kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucunda, davacı tarafça asıl dava konusu edilen 2.800-GBP ödemenin davalı defterlerinde davacının alacağı olarak kayıtlı olduğu, buna göre davacının ticari defterlerinde sehven gönderildiği iddia edilen 2.800-GBP karşılığı 15.928,64-TL alacaklı, davalının ticari defterlerine göre ise davacının 2.800-GBP ödemesinin mahsubu sonucunda iade faturalarından kaynaklanan bakiye 61.201,45-TL alacaklı olduğunun, taraf ticari defterleri arasındaki farkın ise ... tarafından 27.04.2017 tarihinde düzenlenen fiyat farkı açıklamalı iki fatura karşısında ... tarafından düzenlenen iade faturalarının ... ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından ve ayrıca 2017 yılından devreden cüzi kur farkından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Asıl dava konusu 04.05.2018 tarihli 2.800-GBP'lik Polifilm ödemesine ilişkin dekontta "... Uluslararası ... ve ..." şeklinde açıklama yer almaktadır. ... tarafından ...'e hitaben düzenlenen 07.03.2018 tarihli her biri 1.400-GBP tutarlı faturaların numarası da ... ve ... olup, dekonttaki numaraları doğrulamaktadır. Davalı-birleşen davacı ...'in birleşen dava konusu ettiği alacak, ...'in fiyat farkı faturasının iadesine ilişkin iade faturalarından kaynaklanmakta olup, başkaca bir taşıma bedeli alacağı ileri sürülmediği gibi ticari defterlerinde de iade faturalarından kaynaklanan dışında bir alacak kaydı bulunmamaktadır. Bu durumda ... tarafından sehven gönderildiği anlaşılan ve sebepsiz zenginleşme kuralları gereği ... tarafından iadesi gereken bu tutar bakımından asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davalı-birleşen davada davacı ... vekilince, asıl davada davacının icra takibindeki ve dava dilekçesindeki talebinin TL cinsinden para alacağı olmasına rağmen, mahkemece yabancı para birimi üzerinden hüküm verilmesinin usule aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Dayanak İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; 22.05.2018 tarihli takip talebi ve buna uygun düzenlenen aynı tarihli ödeme emrinde yabancı para cinsi alacak talep edildiği, borçluya da bu ödeme emrinin tebliğ edildiği, daha sonra Türk Lirası para cinsi üzerinden düzenlenen 01.08.2018 tarihli bir ödeme emri istinaf dilekçesi ekinde sunulmuşsa da, icra müdürlüğünce borçluya tebliğ edilen ilk ödeme emri takip talebine uygun olarak düzenlenmiş olup, bu ödeme emrinin iptal edildiği yönünde taraflarca bir iddia ileri sürülmediği gibi herhangi bir icra hukuk mahkemesi kararı da ibraz edilmemiştir. Bu nedenle davalı-birleşen davacı vekilinin asıl davada verilen hükme ve tashih talebinin reddine dair ek karara yönelik istinaf nedenleri yerinde değildir. Birleşen davanın konusu ise, yukarıda izah edildiği üzere ...'in tarafların mutabık kaldığı taşıma bedeli haricinde ilave bedellerle düzenlemiş olduğu faturaların ... tarafından ödenmesi ve sonrasında ...'in fazla fatura düzenlediğinin tespiti üzerine ... tarafından düzenlenen fiyat farkı faturaların iadesine ilişkin faturalardan kaynaklanan alacağa ilişkindir. ... tarafından düzenlenen fiyat farkı faturaları ... tarafından ticari defterlerine kaydedilmiş olup, taraflarca aynı konuda defalarca karşılıklı iade faturaları düzenlendikten sonra en son ... tarafından düzenlenen iade faturalarının yabancı para karşılığının birleşen davaya dayanak iki adet icra takibine konu edildiği anlaşılmaktadır. Davalı-birleşen davacı ...'in satış müdürü olan ... tarafından ... çalışanı ...'e gönderilen 12.04.2017 tarihli e-postada, açıkça faturaların yanlış kesildiği kabul edilerek durumun en kısa sürede temizleneceği taahhüt edilmiştir. Davalı-birleşen davada davacı vekilince bu kişinin temsil yetkisinin bulunmaması nedeniyle beyanlarının müvekkili şirketi bağlamayacağı ileri sürülmüştür. Ticari şirketlerde şirket adına sözleşme yapma yetkisi, şirketi temsil ve ilzama yetkili temsilciye aittir. 6098 sayılı TBK'nın 40. maddesi uyarınca yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar. Aynı yasanın 46. maddesine göre, "Bir kimse yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar". Aynı yasanın 47. maddesine göre ise "Temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden istenebilir". Buna göre somut olayda ... şirketinin satış müdürü ...'ın şirketi temsile yetkili olmadığı, ancak taşıma ilişkisinin en başından itibaren ... ile yapılan çoğu yazışmanın ... tarafından gerçekleştirildiği, fiyat teklifinin bu kişi tarafından verilerek taşıma ilişkisinin de ... adına bu kişi tarafından kurulduğu, bu kişinin şirketi temsile yetkili olmamasına rağmen, şirketçe taşıma sözleşmesi benimsenerek karşı tarafa taşıma hizmetlerinin verildiği anlaşılmaktadır. O halde ... satış müdürünün ...'e hitaben düzenlenen faturaların yanlış kesildiği ve durumun düzeltileceğine dair kabul ve taahhüdünün şirketi bağlayıcı olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda ise birleşen dava bakımından davacı ...'in iade faturalarından kaynaklanan bir alacağı bulunmamaktadır. Birleşen davacı vekilince dosyaya delil olarak sunulan dava dışı ... Acenteliği tarafından kendilerine hitaben düzenlenen faturaların dayanağı bulunmadığı gibi, kendi ticari defterlerinde de iade faturaları dışında ... aleyhine bir alacak kaydı yer almamaktadır. Bu nedenle mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı-birleşen davada davacı vekilinin asıl ve birleşen davada verilen hükme ve ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı/birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl dava yönünden alınması gereken 1.149,52-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan ‬309,30-TL harcın mahsubu ile kalan 840,22‬-TL harcın davalı/birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan ‬59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0‬-TL harcın davalı/birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı/birleşen davada davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Davacı/birleşen davada davalı tarafından yapılan 44-TL istinaf yargı giderinin davalı/birleşen davada davacıdan alınarak davacı/birleşen davada davalıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararnedenleriistinafreddinedereceİptaliistanbultarihigerekçeesastandavayamahkemenumarasıkararıİtirazınbirleşencevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim