İstanbul BAM 12. HD 2024/489 E. 2024/906 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/489
2024/906
10 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/489
KARAR NO: 2024/906
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/01/2024
NUMARASI: 2023/338 Esas - 2024/9 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/06/2024
Davanın pasif husumet yokluğu ve milletlerarası yetkisizlik nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalısı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından Dubai'de yerleşik ... Firmasından 16.200 torba, 405.000 kg ... cinsi emtia satın alındığını, satın alınan bu emtiayı taşıyan tarafından temin edilen 15 adet frigorifik konteyner içinde deniz yolu ile Dubai'den Türkiye'ye nakliyesini davalının gerçekleştirdiğini, nakliyeyi gerçekleştiren geminin limana varışına müteakip konteynerler gemiden tahliye edilerek antrepoya sevk edildiğini, emtianın konteynerden tahliyesi esnasında bir kısım emtianın ambalajının patlayarak konteyner içerisinde döküldüğünün tespit edildiğini, yapılan ekspertiz çalışmaları sonucunda davalı tarafından taşıması yapılan toplam 405.000 kg emtianın 4.558 kg'nin zayi olduğunu, 5030 kg'nin ise gördüğü hasar nedeniyle değer kaybına uğradığının tespit edildiğini, sigortalıya ödenen tazminatın faizi ile birlikte rücuen tazmini için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili; ... AŞ yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, konşimentonun arka yüzünün 25. maddesinde, taraflar işbu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklar bakımından Hamburg Mahkemeleri’nin yetkili olacağını kararlaştırdıklarını, yetki itirazında bulunduklarını ,süresinde yapılmış hasar ihbarı bulunmadığı gibi müvekkili şirketin ekspertiz incelemesine de çağrılmadığını, konişmentodaki klozlar uyarınca emtiaların FCL olarak taşındığını, kloz uyarınca yükleme istifleme ve saymanın dava dışı yükleyici tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin dava konusu taşımanın yalnızca limandan limana deniz taşımasını üstlendiğini, konteyner muhteviyatı emtiaların taşımanın hangi ayağında hasarlandığının belli olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece;konişmentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının düzenlendiği 25. maddesinde sözleşmeden doğan taleplerde Hamburg Mahkemelerinin yetkili olacağının belirtildiği,konişmentonun ve navlun faturasının taşıyanın yabancı acentesi tarafından düzenlendiği, Türk acentenin taşıma sözleşmesini yaptığına ya da taşımayı üstlendiğine dair delil bulunmadığı, acentelik faaliyeti kapsamında tahliye limanında yapılan gümrük işlemlerinin taşıma sözleşmesine aracılık olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle münhasır yetkiden bahsedilemeyeceği, sigortalının yükü teslim aldığı,yetki şartının sigortalı gönderilen ve buna göre davacı açısından da bağlayıcı olduğunun kabul edildiği, yabancı taşıyan Hapag-Llyod yönünden milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, taşıyan acentesi davalı ... A.Şne de husumet yöneltildiği, TTK'nın 105. maddesinde "acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acente tarafından müvekkili adına dava açılabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava yöneltilebileceği" düzenlendiği,acenteye karşı doğrudan dava açılması mümkün olmadığı, davalının taşımayı bizzat üstlendiğine dair başkaca bir delil sunulmadığı, acentenin kişisel kusuruna da dayanılmadığı gerekçesiyle , ... Nak AŞ'ye karşı doğrudan açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılmasının mümkün olmadığını, TTK'nın 105/2 maddesi uyarınca acente müvekkiline izafeten onun nam ve hesabına dava açabileceği gibi, müvekkiline izafeten acente aleyhine de dava açılabileceğini, ... Nak AŞ'nin acente sıfatıyla hareket ettiğini kabul ettiğine göre ...'ye izafeten ... AŞ aleyhine açılan davada da Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikteki yetki şartının geçerli olmadığını, yetki şartı, genel işlem şartı niteliğinde olduğundan TBK'nın 25. maddesi uyarınca bu geçerliliği bulunmadığını 03.09.2021 tarihli ... ve ... numaralı faturalarda, davalı ...-... AŞ taşımaya konu yükün gümrük, tahliye, muhafaza işlemlerini yerine getirdiğini, ekspertiz raporunda taşımaya konu yük, davalıların hakimiyetinde bulunduğu süreçte maruz kaldığı ağır sarsıntı ve/veya yükleme aktarma, tahliye limanında maruz kaldığı sürtünme sonucunda hasarlandığını, yükün muhafaza, tahliye, aktarma işlemlerini gerçekleştiren davalı ...-... AŞ'nin yürüttüğü hizmetlerin ifası sırasında yükte meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, acentenin kusuruna dayanılmadığının ifade edilmiş ise de bu tesbitin hatalı olduğunu, yükün davalıların hakimiyetinde iken zarar gördüğünü, mahkemece bir inceleme yapılmadan, davalının pasif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davalı taşıyan tarafından yapılan deniz taşıması sırasında hasarlanan emtia nedeniyle TTK'nın 1472. maddesine göre davacı tarafından sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taşımaya konu konişmentoda, yükletenin ..., düzenleme yerinin ve tarihinin Dubai,11 ağustos 2021 olduğu; "taşıyıcı ... adına acenteler" tarafından imzalandığı görülmüştür. Konişmentonun "Yargı yetkisi" başlıklı 25. Maddesinde," Burada özellikle aksi belirtilmedikçe iş bu konşimento/veya taşıyıcı ile rezervasyon yapan taraf arasındaki sözleşmeden doğan herhangi bir talep, ihtilaf, işlem veya dava Alman yasalarına tabi olacak ve münhasıran Hamburg mahkemelerinde belirlenecektir. Taşıyıcı tacirin bulunduğu yerde dava açabilecektir."düzenlemesi bulunmaktadır. Taşıyan ile gönderilen arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK 1237/1). 1237/2 madde hükmünde ise taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin, navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı öngörülmüş olmakla birlikte ayrıca navlun sözleşmesi düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır. MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Yabancı uyruklu şirketin sözleşme serbestisi dahilinde tacirler ile yaptığı sözleşmelerde kararlaştırılan yetki kaydı, genel işlem koşullarına aykırı olarak değerlendirilemez. Davacı sigorta şirketinin sigortalısını bağlayan yetki şartı halefi sıfatıyla davacı sigorta şirketini de bağlayıcı niteliktedir. Türk hukukunda, yabancı unsurlu davalarda mahkemelerin milletlerarası yetkisi MÖHUK'un 40. maddesinde, kural olarak iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına atfen düzenlenmiştir. Buna göre HMK, TBK, TTK ve sair kanunlarda yer alan yetki kaideleri, aynı zamanda yabancılık unsuru içeren davalarda milletlerarası yetkisini de tesis etmektedir. Diğer bir ifade ile, yerel yetkinin tesisi için aranan irtibat noktaları, milletlerarası karakterli davalarda Türk mahkemelerinin yetkisi için de yeterli sayılmıştır. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni söz konusu değildir. HMK'nın 18/2 maddesi kapsamında ve MÖHUK'un 47/1 maddesine göre yetkili mahkemenin geçerli şekilde belirlendiği, HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartının genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı, bu nedenle yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi Türk Mahkemelerinde dava açılamayacaktır.Davacı vekili, emtianın sigortalıya davalı acente tarafından teslim edildiğini bu nedenle taşımaya aracılık ettiğini ileri sürmüştür. Konişmento, yabancı taşıyanın Dubai acentesi tarafından taşıyan adına imzalanmıştır. Yabancı taşıyan tarafından Liman'a getirilen emtianın özet beyanı gümrük mevzuatına göre ancak Türkiye'de mukim özel veya tüzel kişiler tarafından verilebildiğinden, donatanın gelen yük ile ilgili işlemleri tamamlaması taşıma akdini yapan veya akdin yapılmasına aracılık ettiğini kabule yeter olmadığından, TTK 105/2 hükmünün uygulama yeri olmadığından davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazı haklı bulunmuştur.Acentenin müvekkilini davada temsili için, dava konusu uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanması gerekir. Acentenin davada temsil yetkisini kullanabileceği sözleşmeden doğan ihtilâflarla kastedilen ise, acentenin aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelerdir. Dosyaya sunulan 11 ağustos 2021 tarihli ... nolu konşimentonun ... adına acentesi tarafından düzenlendiği, Davalı ... AŞ yabancı taşıyanın Türkiye acente olduğunu kabul ile birlikte fiili taşıyan müvekkili adına milletlerarası yetki itirazında, kendisi adına asaleten husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur. Davalı taşıyanların hakimiyeti alanında emtianın hasarlandığı ileri sürülmüş ise de hasarın tahliye sırasında acentenin şahsi kusuruyla hasarlandığı ileri sürülmemiştir.Navlun faturasının ... adına düzenlendiği açıkça navlun faturasında yazmaktadır. Taşıyana izafeten acenteye husumet yöneltilebilirse de, şahsi kusura dayanılmadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece yetkisizlik, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25