İstanbul BAM 12. HD 2021/2000 E. 2024/896 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/2000
2024/896
5 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2000
KARAR NO: 2024/896
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/03/2021
NUMARASI: 2020/279 Esas - 2021/291 Karar
DAVA: Genel Kurul Kararının İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/06/2024
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacılar vekili; Bakırköy 1. ATM'nin 11.07.2019 tarihli, 2016/854 esas 2019/793 karar sayılı kararıyla davalı şirketin 12.07.2016 tarihli genel kurulunda alınan faaliyet raporuna ilişkin (2), Finansal tabloların onaylanmasına ilişkin (3), sermaye artırımına ilişkin (7) numaralı karar ile bu kararla bağlantılı olarak iştirak taahhüdüne ilişkin (8) numaralı kararın ayrı ayrı iptallerine karar verildiğini, davalı şirketin sermaye artışına ilişkin kararının iptali nedeniyle ortaklık yapısı değişmediği halde davalı şirketin kesinleşen mahkeme kararını dikkate almadan 30.12.2019 tarihli genel kurul toplantısını yaptığını, davalı şirketin, sermayesinin üçte ikisinden fazlasını kaybettiğini,genel kurul toplantı tutanağında TTKnın 376 madde hükmü ile Uygulama Tebliği'ne atıf yapılarak borca batıklık riski nedeniyle ara bilanço çıkarıldığının belirtildiğini, şirket sermayesinin 2/3'ünden çoğu kaybedilmesine rağmen TTK m.376/2 hükmünde yer alan hususların gündeme alınmadığını, bu hususta bir karar verilmeden alınan diğer kararların açıkça yasanın emredici hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca çağrının usule uygun bir şekilde yapılmadığını, çağrı usulüne uyulmadan alınan kararların yok hükmünde olduğunu iptali gerektiğini, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmayan ve gerçeklere aykırı faaliyet raporunun onaylanmasına dair 2, 2016-2017-2018 yıllarına ait bilançolar ile kar ve zarar hesaplarının ve 31.12.2018 tarihli ara bilançonun onaylanmasına ilişkin 3 nolu kararın alındığını, Bakırköy 1. ATM'nin 11.07.2019 tarihli, 2016/854 esas 2019/793 karar sayılı kararıyla davalı şirketin finansal tabloları ve faaliyet raporlarının gerçekleri yansıtmadığının, fiktif kayıtların olduğunun tespit edildiğini, gerçeğe aykırı düzenlenen eski finansal tablolar esas alınarak düzenlenen yeni tarihli tabloların da öncekilerin devamı niteliğinde olup, aynı hataların sürdürüldüğünü, özellikle finansal tablolardaki ortaklara borçlar ve sipariş avansları kalemlerinin özenle incelenmesi gerektiğini, davalı şirketin, sipariş avansı adı altında hakim hissedarların başka şirketlerine para aktardığını, ayrıca davalı şirketin müvekkil haricindeki tüm ortaklarının şirkete para verdiğine ilişkin fıktif kayıtlar oluşturulduğunu, gerçeğe aykırı düzenlenen bilanço onayına ilişkin 3 no'lu kararın iptali gerektiğini, ayrıca şirketi sürekli zarar ettiren kişilerin ibrasının doğru olmadığını, ibraya ilişkin 4 nolu kararın iptali gerektiğini, 5 nolu kararla, eski yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçildiğini, yönetim kurulunun sermayenin 2/3'ünden fazlasının kaybına yol açtığını ve ayrıca gereken önlemeleri almadıklarını, genel kurulları zamanında yapmadıklarını, şirketi kendilerine borçlandırdıklarını ve son noktada şirketi fesih ve iflasın eşiğine getirdiklerini, bu kişilere şirketle işlem yapma ve aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette görev alma imkânı tanınmasının, zaten zor durumda olan ve gerekli özen göstermedikleri şirketi çok daha zayıf hale getireceğini, ortaklar cari hesabında kaydı işlemlerle şirketi borçlandırıp kendilerine alacak yaratan kişilere şirketle işlem yapma imkânı tanınmasının, bu tür muvazaalı işlemleri daha rahat yapma imkânı vereceğini, bu yüzden 8 nolu kararın objektif iyi niyet kurallarına aykırı olup iptali gerektiğini belirterek davalı şirketin 30.12.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, aksi halde 2, 3, 4, 5 ve 8 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacılara usulüne uygun tebligat yapıldığını, buna rağmen toplantıya katılmadıklarını, TTK'nın 381. maddesi gereğince davacıların dava açma hakları bulunmadığını, 30.12.2019 tarihli genel kurulun 2 no'lu kararında, 2016-2017-2018 yıllarına ait yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun okunarak müzakere edildiğini, faaliyet raporlarının 28.08.2012 tarihli Yönetmeliğe uygun hazırlandığını, şirketin ilgili yıllara ait fınansal tablolarının, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun genel kurul toplantısından 15 gün önce şirket merkezinde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulacağının Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, pay sahiplerinin şirkette mevcut adreslerine iadeli taahhütlü mektup ile bildirim yapıldığını, ana sözleşme gereği mahalli gazetede de yayınlandığını, davacıların herhangi bir inceleme yapmadan ve genel kurula katılmadan faaliyet raporunun yetersiz olduğunu ileri sürdüğünü, sunulan mali tablo, bilanço kanunun aradığı şartları ihtiva ettiğini, eksiklik bulunmadığını, davacıların hangi konuda eksiklik olduğunu belirtmediklerini, 3 nolu kararla ilgili, dava dilekçesinde müvekkili şirketin 12.07.2016 tarihinde gerçekleştirilen genel kuruluna ilişkin, Bakırköy 1.ATM'nin 2016/854 E. sayılı dosyası üzerinden açılan davaya atıf yapıldığını,kararın henüz kesinleşmediğini, genel kurulda alınan 3 nolu kararın şirketin ve ortakların menfaatlerine uygun bir şekilde alındığını,dava dilekçesinde ileri sürülen para aktarımlarının ticari hayatın olağan akışına uygun olduğunu, sıradan çekilme sözleşmesinin ise, şirket bilançosundaki açık ve borca batıklıklık risklerine karşı yapıldığını, tamamen şirket menfaati düşünülerek objektif ve iyi niyet kuralları çerçevesinde alındığını, 4 no'lu ibra kararının dürüstlük kuralına aykırılığı sonucuna varılabilmesi için bu kararın amacına aykırı olarak ve çoğunluğun azınlıkta bulunan pay sahiplerini kayba uğratmak üzere kullanılmış olması gerektiğini,bu yolda delil olmadığını,5 no'lu kararın yönetim kurulu seçimine ilişkin olup oy çokluğuna sahip olanların,istedikleri kişileri yönetim kuruluna seçebileceğini,TTK'nda yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin gerekliliklerin düzenlendiğini, 8 nolu TTK'nın 395.ve 396 maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin kararda da hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı şirket tarafından toplantı günü bildirimine ilişkin iadeli taahhütlü mektupların muhatabına tebliğ edilemediği, davacı ... bir önceki genel kurulda Eyüp adresini bildirmesine rağmen tebligatın Sultangazi adresine çıkartıldığı, tebligatların yapılmış sayıldığı ihtimalinde dahi toplantı günü ile tebliğ tarihi arasında 2 haftadan az süre bulunduğu, çağrının usulsüz olduğu, ancak çağrının usulsüz olmasının tek başına genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olmasına yol açmayacağı, iptal edilebilirlik açısından davacıların taleplerinin tartışılması gerektiği, bilirkişi raporuna göre, 2016, 2017 ve 2018 yılındaki finansal tablolardaki bilgiler ile faaliyet raporundaki bilgilerin uyumlu olduğu, hatalı bilgi içermediği, yine faaliyet raporlarında şirketin borca batıklık durumunun değerlendirildiği, SPK lisanslı ... A.Ş’ye şirketin yapılmakta olan yatırımının rayiç değerinin tespit ettirildiği, davalı şirketin faaliyet raporlarının taşıması gereken asgari bilgileri taşıdığı, şirketin faaliyetleri ile ilgili detaylı ve açıklayıcı bilgileri verildiği, bu nedenle ilgili maddenin iptal koşulları oluşmadığı, gündemin 3 nolu kararı yönünden;ortaklar cari hesabında ortakların 2016 yılı öncesinden gelen yüklü miktarlarda alacakları olduğu,3 yıllık dönemde, SMMM raporu ile alacakların bir kısmının sermaye artırımında kullanıldığı, bir kısım alacakların ise davalı şirket banka hesaplarından ödendiğinin görüldüğü, yapılan tüm işlemlerin ticari defter kayıtlarında yer aldığı, finansal tabloların gerçeği yansıtmadığı gibi bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı, ancak ortakların 2016 yılı öncesinde gelen cari hesap alacaklarının gerçek olup olmadığı hususunun gerek 2016 yılı öncesinin dava konusu genel kurulların dışında kalması, gerekse ortak alacaklarının gerçek olmadığı yönünde kesin bir kanı bildirmenin ancak yapılacak bağımsız denetim ile söylenebilmesi mümkün olduğundan, incelenen yıllarla sınırlı olmak üzere, ortaklar cari hesaplarında bir çelişki görülmediğinin bildirildiği, bu durumda kâr zarar hesaplarının ve ara bilançonun onaylanmasına ilişkin alınan kararın kanuna, ana sözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı, gündemin 4 nolu kararı yönünden; yönetim kurulu üyesi olan ..., ... ve ...'ın kendi ibralarında oy kullanmadıkları, buna göre hesaplama yapıldığında davacıların red oyuna karşılık (40.000) yönetim kurulu üyesi olmayan diğer ortakların olumlu oyu (1.680.000) ile yönetim kurulunun ibra edildiği, davacı vekilinin iddia ettiği gibi alınan sermaye artırımı kararı dikkate alınmadan yapılan hesaplamada da davacıların red oyunun 40.000 olumlu oy kullananların oyunun 840.000 olduğu gözönüne alındığında yeterli çoğunlukla ibra kararı alınacağı, bu nedenle alınan sermaye artırımı kararının iptali davasının beklenilmesinin sonucu değiştirmeyeceği, gündemin 5 nolu kararı ile yeni yönetim kurulunun yeterli oy ile seçildiği, eski yönetim kurulunun yeniden seçilmesinin kanuna, esas sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı, gündemin 8 nolu kararı yönünden; yönetim kurulu üyelerinin 8. gündem maddesinin oylanmasında oy kullanamayacakları, ayrıca TTK'nın 436/1. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağının kaldırılmasına dair oylamaya ilgili yönetim kurulu üyesi, eşi ve alt-üst soyu ( usul ve füruu) katılamayacağı, bu çerçevede yapılan hesaplamada yönetim kurulu üyesi ... ve ...'a TTK'nın 395 ve 396. maddesinde belirtilen izinlerin, davacıların 40.000 red (sermaye artırımından önce 40.000) oyuna karşılık 1.680.000 (sermaye artırımından önce 840.000) olumlu oy, yönetim kurulu üyesi ...'a TTK'nın 395 ve 396 ncı maddesinde belirtilen izinlerin, davacıların 40.000 red (sermaye artırımından önce 40.000) oyuna karşılık 3.160.000 (sermaye artırımından önce 1.560.000) olumlu oyu ile kabul edildiği oydan yoksunluk ilkesi gözetilerek yapılan hesaplamada yeterli oyun sağlandığı,alınan kararların iptali gerektiği ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili; çağrı usulüne uyulmadan genel kurul toplantısı yapılmasının kanunun emredici hükümlerine aykırı,alınan kararların yok hükmünde olduğunu,Bakırköy 1. ATM'nin 2016/854 esas sayılı davasında şirketin sermayesinin % 93'ünü kaybettiği, borca batıklık riski bulunduğu, sipariş avansı adı altında hakim ortaklara para aktarıldığı, fiktif işlemlerle şirketin borçlandırıldığının, bilançonun gerçek durumu yansıtmadığının tespit edilerek alınan kararların iptaline karar verildiğini, sermaye artışı kararının iptali ile ortaklık yapısı değişmesine rağmen 30/12/2019 tarihli genel kurulun iptal kararını dikkate almadan yapıldığını ,gerçeğe aykırı olduğu tespit edilen finansal tablolara dayalı düzenlenen faaliyet raporları ve bilançoların gerçeği yansıtmadığını, şirket sermayesinin 2/3'ünün kaybedilmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını, davacı şirketin mülkiyetinde olan bir taşınmazı yeniden değerleyerek bunu bilançoya sokup borca batıklıktan çıktığını, şirketin sermayesinin 2/3'ünü kaybına rağmen TTKnın376/2'maddedeki hususların gündeme alınmadığını, gündemde yönetim kurulunun iyileştirme tedbirlerinin görüşülmesine ilişkin bir madde bulunmadığını, buna rağmen şirketin 3 nolu kararı aldığını, bu kapsamda sıradan çekilme sözleşmesinin TTKnın376 madde kapsamında yerindeliğinin ve gerçekliğinin irdelenmediğini, şirketin ortaklara olan borcunun % 95'inden fazlasının yönetim kurulu üyesi olan 3 kişiye ait olduğunu, yönetim kurulunun şirketi fiktif olarak kendilerine borçlandırdıklarını, yine grup şirketleri üzerinden de fiktif işlemler yaptıklarını,ibraya ilişkin kararın da iptali gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, anonim şirket genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti/iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 445 ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir.Aynı yasanın 447. maddesine göre ise, genel kurulun, pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır.TTK'nın 414/1. maddesinde; Genel kurulun toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılacağı, bu çağrının, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılacağı, pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirileceği düzenlenmiştir. Davacılar, genel kurul toplantısı için çağrı yapılmadığını, bu nedenle alınan kararların yok hükmünde olduğunu ileri sürmektedirler. Toplantı gününün bildirildiği iadeli taahhütlü mektupların muhatabına tebliğ edilemediği, davacılardan ... bir önceki genel kurulda Eyüp adresini bildirmesine rağmen tebligat Sultangazi adresine tebliğe çıkartıldığı, dolayısıyla çağrının usulüne uygun olmadığı anlaşılmakta ise de çağrı usulüne uyulmaması genel kurulda alınan kararları tek başına sakatlayan bir hal olarak düzenlenmemiştir. TTK'nın 446. maddesinde davet usulüne aykırılığın, toplantıda alınan kararları etkilemiş olması şartına bağlanmıştır. Davacılar vekilinin usulsüz çağrı nedeniyle alınan kararları tek başına geçersiz kıldığına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Toplantıda alınan 2 no'lu karar yıllık faaliyet raporunun onaylanmasına, 3 no'lu karar ise kâr zarar hesaplarının ve ara bilançonun onaylanmasına ilişkin olup kararlar katılanların oybirliğiyle alınmıştır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde 2016, 2017 ve 2018 yılındaki finansal tablolardaki bilgiler ile faaliyet raporundaki bilgilerin uyumlu olduğu, hatalı bilgi içermediği, yine faaliyet raporlarında şirketin borca batıklık durumu değerlendirildiği, davalı şirketin faaliyet raporlarının taşıması gereken asgari bilgileri taşıdığı, şirketin faaliyetleri ile ilgili detaylı ve açıklayıcı bilgileri verdiğine kanaat edinildiği belirtilmiştir. Davalı şirketin dava dışı ortaklarının cari hesaplarının incelenmesinde, ortakların 2016 yılı öncesinden gelen yüklü miktarlarda alacakları olduğu, yapılan tüm işlemlerin ticari defter kayıtlarında yer aldığı, bu nedenle finansal tabloların gerçeği yansıtmadığı gibi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, incelenen yıllarla ilgili ortaklar cari hesaplarında bir çelişki görülmediği, ortaklar ile şirket arasındaki ilişkinin ticari defterlerde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda faaliyet raporunun yanlış bilgi içermeyip finansal tablolardaki bilgiler ile faaliyet raporunun uyumlu olduğu, yapılan işlemlerin ticari defterlerde kayıtlı olduğu, incelenen yıllar itibariyle cari hesaplarda bir çelişki tespit edilmediği dikkate alındığında finansal tabloların onaylanmasına ilişkin 2 nolu karar ile bilançonun tasdikine ilişkin 3 nolu kararın iptali koşulları bulunmamaktadır.4 no'lu karar yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olup toplantıya katılanların oy birliği ile alınmıştır. TTK'nın 436/2 maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri, kendilerinin ve birbirlerinin ibrasına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan, bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olduğundan, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizdir. Somut olayda yönetim kurulu üyesi olan ... dışındaki diğer ortakların (1.680.000) olumlu oyuna karşılık davacıların (40.000) hissesi dikkate alındığında ibra kararı için yeterli çoğunluk sağlanmıştır. Önceki genel kurul toplantısında alınan sermaye artırım kararı Bakırköy 1. ATM'nin 2016/854 esas sayılı kararı ile iptal edilmiş ise de karar henüz kesinleşmemiştir. Ancak sermaye artış kararı dikkate alınmadan dahi davacıların oyuna (40.000) karşılık yönetim kurulu üyesi olmayan ve olumlu oy kullananların oyu (840.000) dikkate alındığında ibra için yeterli çoğunluk sağlanacağından yeterli oy ile alınan ibra kararının reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.5 no'lu karar mevcut yönetim kurulu üyelerinin yeniden yönetim kurulu üyesi seçilmesine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, yeni yönetim kurulu, oy çokluğu ile seçilmiş olup eski yönetim kurulunun yeniden seçilmesi kanuna, esas sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı kabul edilemeyeceğinden davacıların bu maddenin iptaline ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. 8 no'lu karar yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddelerinde belirtilen izinlerin verilmesine ilişkin olup karar katılanların oybirliğiyle alınmıştır. Yönetim kurulu üyesi olan paydaşlar ... genel kurul tarafından TTK m.395 ve 396 uyarınca verilen izin ve icazetler yönünden TTK nın 436/1 madde hükmü gereğince oy yasağına tabidir. TTK. 436/1. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağının kaldırılmasına dair oylamaya ilgili yönetim kurulu üyesi, eşi ve alt-üst soyu ( usul ve füruu) katılamaz. Bir yönetim kurulu üyesi kendisiyle ilgili oylamaya katılamaz ise de diğer yönetim kurulu üyesiyle ilgili oylamaya katılabilir. Yapılan oylamada her ne kadar oybirliğiyle karar alınmış ise de, yönetim kurulu üyelerinin kendi oylamalarında ve bunların kardeşi olan ortakların oylamada oy kullanmaları yasak olduğundan bu oyların düşülerek hesaplama yapılması gerekmektedir.Yönetim kurulu üyesi ... ve ... için yapılan oylamada davacıların 40.000 oyuna karşılık 1.680.000 (sermaye artırımından önce 840.000) olumlu oy; yönetim kurulu üyesi ... ile ilgili yapılan oylamada davacıların 40.000 oyuna karşılık 3.160.000 (sermaye artırımından önce 1.560.000 ) olumlu oy kullanıldığı dikkate alındığında yönetim kuruluna TTK'nın 395 ve 396. maddelerinde sayılan işlemler için yetki verilmesine ilişkin oylamada yeterli çoğunluğun sağlandığı anlaşılmaktadır. Alınan kararın kararın kanuna, esas sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğu da kanıtlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45