İstanbul BAM 12. HD 2021/1970 E. 2024/893 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1970
2024/893
5 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1970
KARAR NO: 2024/893
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/06/2021
NUMARASI: 2019/283 Esas - 2021/462 Karar
DAVA: Haksız Rekabetin Tespiti
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/06/2024
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin 2016 yılı Şubat ayından beri ... adlı kutulu oyunu ürettiğini, ayrıca bu ürün için Türk Patent Enstitüsüne 26.11.2018 tarihinde patent başvurusu yapıldığını, davalının da ... adıyla kutulu bir oyun ürettiğini, oyun kutusunun, oyunla ilgisi bulunmayan ve davacıya ait ... isimli oyun piyasaya sürülene kadar içinde yer almayan ... adı altında 72 adet oyun kartını da ihtiva ettiğini, ... oyun kartlannın, davacının patent başvurusu yaptığı ... oyun kartlarının kopyası olduğu ve oynama şeklinin birebir aynı olduğunun tespit edildiğini, ... kartlarında da orijinal ... oyununda olduğu gibi yine renk, sembol ve sayı unsurlarının bulunduğunu, bazı kartların üzerinde ...'daki bomba yerine boom ifadesinin yer aldığını ve ... özgü oynanış şekli açısından tamamen aynı fonksiyonları kullandığını, davalıya haksız rekabet fiiline son vermesi için keşide edilen ihtara davalı tarafça olumsuz yanıt verildiğini, davacının tasarlayarak özgün bir şekilde ortaya çıkardığı oyunun kendine özgü oynama biçiminin, davalı tarafından aynen benimsenmesinin hem haksız rekabet oluşturduğunu hem de MK'nın 2. maddesinde belirtilen iyiniyet kuralına aykırılık oluşturduğunu, kanun koyucunun başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmayı haksız rekabet kapsamında kabul ederek, emek ilkesinin uygulamasına yer verdiğini, davacının çalışarak, emek, zaman verip ve dahi masraf yaparak vücuda getirdiği bir ürünün, hiçbir karşılık ödenmeden, bir çaba sarf edilmeden önemsiz birkaç renk ve isim değişikliği ile aynen ticarileştirildiğini, bu davranışın hukuka uygun, saf ve bozulmamış rekabet ilkelerine aykırı olduğunu, davacının tasarladığı ... oyununun kartlarla oynandığını, bu kartların üstünde sayı, renk ve sembol olmak üzere 3 unsur bulunduğunu, oyunun amacının bu 3 unsur arasında aynılık yakalamak olduğunu, davalının hediye olarak verdiği ... oyununun da kartlarla oynandığını, bu kartların da üstünde sayı, renk ve sembol olmak üzere 3 unsur olduğunu, oyunun amacının, bu 3 unsur arasında aynılık yakalamak olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin oyunu piyasaya sunulduktan sonra neredeyse aynı şekil ve özelliklerle aynı oynanış şekli bulunan oyunla davalının, emeksiz ve masrafsız olarak hem oyundan hem davacının piyasa gücünden faydalanarak haksız rekabet ettiğini, davalının dava konusu oyunu başlı başına bir ürün olarak satmadığını, ... adlı bir başka oyunun içinde hediye ederek ana ürünün satışını artırmaya çalıştığını, dava konusu oyunun doğrudan satışa sunulmayarak bir çeşit hile yapıldığını, patent başvurularında hiç bir itiraz kaydı bulunmadığını, ne ... ne de başka bir oyun sahipleri tarafından hiçbir itirazın ileri sürülmediğini, davalı tarafça cevabi ihtarnamede belirtilen ... oyununun ögelerinin, oynanış şekli, kuralları ve amacı yönünden davacıya ait ... oyununa hiçbir yönden benzerlik göstermediğini belirterek, davalının halihazırda devam eden fiilinin haksız rekabet olarak tespitine, davalının haksız rekabet oluşturan fiiline son verilmesi için ... adlı oyunun üretim ve satışının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davalının üretimi olan oyunun hiçbir unsuru ile davacının üretimi olan oyun arasında benzerlik bulunmadığını, tarafların ürettikleri ve satışını yaptıklan dava konusu ürünün kıyaslanmasından haksız rekabet olarak değerlendirilebilecek hiçbir benzerliğin bulunmadığının görüldüğünü, haksız fiili ile haksız rekabete sebebiyet verenin davalı değil, davacının bizzat kendisi olduğunu, itiraz konusu oyun ile daha önce piyasaya sürülmüş olan ... isimli oyunun birbirinin aynısı olduğu gibi, davacının kendi üretimi olmayan bir oyunun tescilini sağlamaya çalışarak piyasada hakim olma çabası içinde olduğunu, davacının iddiaları doğrultusunda bu hususların haksız rekabet için yeterli olduğu düşünülse ve kabul görecek olursa, piyasada kart ile oynanan tüm oyunların benzer kabul edilmesi ve üretiminin yasaklanması gerekeceğini, ürünler kıyaslandığında isim, marka, renk, malzeme, ebat vs. gibi ilk anda tüketicinin tüketim davranışlarını belirleyen unsurlarının birbirinden tamamen farklı olduğunun açık biçimde görüldüğünü, dava konusu oyunların eser niteliği taşımadığını, anonim, pek çok üretici tarafından piyasaya farklı isimlerle sürülen oyunların eser olarak kabulünün imkânsız olduğunu ve yenilik unsurundan yoksun ürünlerin patent olarak da tescilinin imkânsız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacının davaya konu ettiği oyun sisteminin, oyunu oluşturan kartlar veya kataloglar hariç FSEK anlamında eser sayılamayacağı, davacının oyunu açısından patent başvurusunda ... isimli gerçek kişi hem buluş sahibi hem başvuru sahibi olarak kaydedilebilecekken, başvuru hakkını davacı şirkete devrettiği, dolayısıyla davacı şirketin başvuru sahibi olduğundan patente dayalı olarak dava açma ehliyetine sahip olduğu, davalı vekilince söz konusu oyunun yenilik unsurunun bulunmadığını, daha önce piyasada olan ... isimli oyunlarla aynı olduğunu ileri sürülmüşse de, bilirkişi tarafından tüm bu oyunların davacının ... oyunuyla karşılaştırma yapılarak incelendiği, davacı ve davalı tarafça satışa sunulan oyunların aynı yöntem ve metodu içermesi, görsel unsurların ve bu unsurların kullanılış sırasının, genel olarak oyun kurallarının ve kullanılan malzemelerin küçük farklar dışında birbiri ile çok benzer olduğu, davacıya ait oyunun genel yöntem olarak piyasada var olan oyunlarla benzer olmasının davalının davacı oyunu ile çok benzer olan bir oyunu piyasaya sunmasını haklı gösteremeyeceği, davalının kendisine ait olan ... oyunu içinde davacının oyununa çok benzer bir oyunu takdim etmesinin haklı bir gerekçeye dayanmadığı dikkate alındığında, davalı tarafın oyununun davacıya ait oyun ile haksız rekabet yaratmaya elverişli olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafın o tarihte dahi pek çok alternatif var iken özellikle davacıya ait oyunu neredeyse birebir uygulamasının dürüstlük kaidesine uygun olmadığı, davalının eyleminin TTK 54 ve 55/4 maddesinde açıklanan haksız rekabet yarattığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalıya ait ... adlı oyununun davacıya ait ... adlı oyununa haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile davalıya ait oyunun üretim ve satışının önlenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; davacının kendi tasarımı olduğunu belirttiği oyunun yeni olmadığını, Avrupa'da daha önce oynanmakta olan, piyasaya sunulmuş bir oyun olduğunun, Youtube'da oyunun oynanış biçimi gösterir bir videoda da açıkça dile getirildiğini, söz konusu videonun davacı patent başvurusu yapmadan 8 ay 20 gün önce 06.03.2018 tarihinde Youtube'a yüklendiğini, davacı tarafından meydana getirilmiş bir eserin söz konusu olmadığını, davacının eser sahibi olmadığı gibi uzun süredir piyasada bulunan, çeşitli şekillerde ancak benzer kurallarla oynanan, yenilik ve ayırt edicilik unsuru bulunmayan bir oyun üzerinde tekel hakkı elde etmeye çalıştığını, bilirkişi ve mahkemece tartışılmamış olsa da, davacı tarafından üretilen oyunun benzeri pek çok oyunun piyasada bulunduğunu, bunların en benzer olanlarının ... ve ... isimli oyunlar olduğunu, bunun dışında yine 20.07.2018 tarihinde ...'a eklenmiş olan ... isimli oyunun kurallarının da ... oyunu ile aynı olduğunu, müvekkiline ait oyun ile davacının oyunu arasında esaslı farklılıklar olması, kartların, kartlar üzerinde yer alan sembol ve işaretlerin, oyuna verilen ismin, kart sayılarının tamamen farklı olmasına rağmen, ileri sürdükleri çelişki ve eksiklikler giderilmeden karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, dosyada davacının dayanılabilecek herhangi bir sınai mülkiyet hakkının varlığını ispatlar delil bulunmadığını, davacının ürünü eser olarak kabul edilemeyeceği gibi, eser olarak kabul edilse dahi müvekkili ürünü ile davacı ürünü arasındaki esaslı farklılıkların hukuka aykırılığa sebebiyet vermeyeceğini, dosyaya sunulan raporlarda davacı oyunu ile benzer oyun kurallarına sahip ve aynı oyun yöntemine sahip pek çok oyunun bulunduğunun tespit edildiğini, buna rağmen hangi sebeple haksız rekabetin meydana geldiğinin anlaşılamadığını, müvekkilinin ürünü ile davacının ürünü kıyaslandığında, isim, marka, renk, malzeme, ebat vs gibi ilk anda tüketicinin tüketim davranışlarını belirleyen unsurlarının birbirinden tamamen farklı olduğunun açık biçimde görüldüğünü, her şeyden önce dava konusu oyunların eser niteliği taşımadığını, anonim, pek çok üretici tarafından piyasaya farklı isimlerle sürülen oyunların eser olarak kabulünün imkansız olduğunu, kaldı ki henüz tescili dahi yapılmamış ürünün patent hakkı korumasından faydalanamayacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir.Haksız rekabet, TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır. TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 55/l/a-4 maddesinde; "başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak" haksız rekabet hali olarak düzenlenmiştir. Ürünler arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki tarafa ait ürün ambalajının bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka ile satışa sunulan, ancak ambalajın benzerliği sebebiyle sunulan ürünün aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek suretiyle, rekabet kurallarına uygun olarak piyasada faaliyet göstermesi ve sonuçta mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerinin aldatılmasına izin verilmeksizin kaliteli mal ve hizmetlerin piyasa kurallarına göre oluşan en uygun fiyatla satışa sunulmasıdır. Bu durumda sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve iltibastan kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri haksız rekabet olarak nitelendirilemez (Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2016/7095 esas, 2018/1019 karar sayılı ilamı).TTK'nın 55/1-c maddesinde ise; “Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma, özellikle; (1) Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, (2) Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği halde yararlanmak, (3) Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak,” haksız rekabet halleri arasında sayılmıştır.Herkesçe bilinen veya serbestçe arz edilebilen iş ürünlerinin, TTK'nın 55/1-c kapsamında değerlendirilemeyeceği kabul edilmektedir. Fikri mülkiyet hakları kapsamında değerlendirilmeyen ve işletme açısından iş, faaliyet veya üretim kapsamında değerlendirilen her türlü ürün TTK'nın 55/1-c hükmündeki korumadan faydalanabilecektir.Davacı tarafça; davalının piyasaya sunduğu ... adlı kutulu oyunun, müvekkilince üretilen ... adlı kutulu oyunun birebir kopyası niteliğinde olduğu, müvekkilince emek verilerek vücuda getirilen ürünün birkaç renk ve isim değişikliği ile aynen ticarileştirildiği, davalının ürettiği oyunun müvekkilininki ile neredeyse aynı şekil ve özellikler ile aynı oynanış şekline haiz olduğu, bu suretle davalının haksız rekabete neden olduğu ileri sürülmüştür. Mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporunda; davacının patent başvurusuna konu oyunun halen tescil edilmemiş olduğu, davacının davaya konu ettiği oyun sisteminin, oyunu oluşturan kartlar veya kataloglar üzerindeki haklar ayrı tutulmak kaydıyla salt oyun metot ve sistemi bakımından FSEK anlamında eser sayılamayacağı, davacıya ait ... markalı oyun ile davalıya ait ... adlı oyunun kurallarının birebir aynı olduğu, kartların görsel unsurlarının farklı olmasına rağmen oyun metot ve yönteminin neredeyse birebir aynı olduğu, anonimlik iddiasına mesnet olan ABD menşeli ... adlı oyunun dava konusu oyunla yöntem olarak aynı olmadığı, davalı tarafın ... oyununun davacıya ait ... oyunu ile benzerlik gösterdiği, anonimliğe mesnet olan ... oyunu ile olan benzerliğin düşük olduğu, davalı tarafın ... isimli oyunu ile birlikte sunduğu ... oyununun hiçbir şekilde davacı tarafın satışa sunduğu oyunla benzer olmadığı, davacı ve davalı tarafça satışa sunulan oyunların aynı yöntem ve metodu içermesi, görsel unsurların ve bu unsurların kullanılış sırasının, genel olarak oyun kurallarının ve kullanılan malzemelerin küçük farklar dışında birbiri ile çok benzer olması, oyunun anonimliğine ilişkin verilerin kesin ve somut delillere dayanmaması, davacının oyun üzerindeki hak sahipliğini ortadan kaldıracak kesin ve somut bir delil ortaya konulamaması nedeniyle davalı tarafın ... oyununun davacıya ait ... oyunu ile haksız rekabet yaratmaya elverişli olduğu, davalı tarafça ileri sürülen oyunlardan ... adlı oyun ile dava konusu oyun arasında kart, zil unsuru ve oyun mantığı bakımından ortaklık bulunduğu, bu oyunun dava konusu oyuna göre çok daha basit tasarlandığı, ... oyunu ile ilgili olarak Youtube üzerinde pek çok video bulunduğu, bu videoların bir kısmının 2013 yılına kadar dayandığı, oyunun özellikle zil ve kart eşleştirme ana yapısı bakımından davacıya ait oyunla ortak unsurlar içerdiği, oyun yönteminin hemen hemen aynı olduğu, Youtube'da yer alan Jungle oyunu da sistem ve yöntem olarak davacının oyunu ile benzer olup davacıya ait olduğu, yine ... adlı oyunda ise zil bulunmadığı, zil yerine nesneyi ilk söyleyenin oyunu kazandığı, bu oyunun ise zil içermemesi nedeniyle farklı olarak değerlendirilebileceği görüşü bildirilmiştir. Eldeki uyuşmazlıkta davacının piyasaya sunduğu oyun tescilsiz tasarım niteliğinde olup, davacı tarafça da haksız rekabet kapsamında açıkça TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümlerine dayanılmıştır. Tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özdeşleşmesi, öte yandan taklidini üretenlerce, işletmesel kökenleri itibariyle tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması, diğer bir anlatımla hedef tüketici kitlesinin bakış açısına göre, orijinal ve taklit malların aynı veya aralarında idari, ekonomik ya da işletmesel bağ bulunan işletmelerce üretilmiş olabileceği hususunda karıştırılma ihtimaline yol açılması halinde söz konusu olabilecektir. Bunun dışında, orijinal tescilli tasarımlar için bile her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla yirmi beş yıllık koruma sağlandığı ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edeceği kabul edildiği halde, haksız rekabet hükümlerinden ve emeğin korunması ilkesinden hareketle sırf orijinal olmasından dolayı tescilsiz tasarımlara daha fazla hak bahşedildiği de iddia edilemez. İlk defa yurt dışında kamuya sunulmuş, belli bir süre sonra Türkiye'de ticarete konu edilmiş ve tescile dayalı koruma tercihinde de bulunulmamış tasarımlar yönünden, tasarıma konu malların bir başkasınca üretilmiş ve piyasaya sunulmuş olması halinde, sadece tasarımın orijinal, davacı ile özdeşleşmiş ve büyük emek ve çabalarla tanıtılmış olması, bu davranışın haksız rekabet olarak nitelendirilmesine yeterli olmayıp, ayrıca onu üreten işletmeler arasında, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimaline de yol açılması gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/04/2021 tarih 2021/89-3954 sayılı kararı). Davacı tarafça dava konusu oyun için patent başvurusu yapılmış olsa da, Türk Patent ve Marka Kurumu internet sitesinden yapılan sorgulamada, davacının patent başvurusunun Sınai Mülkiyet Kanununun 98/4 maddesi uyarınca patent başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına karar verildiği, dolayısıyla ürüne ilişkin olarak davacının patentinin bulunmadığı tespit edilmiştir.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davacının oyunu ile davalı tarafça piyasaya sürülen oyunun görsel unsurları farklı olmasına rağmen oyunlar arasında kuralları ile oyun metot ve yöntemleri bakımından benzerlik bulunduğu tespit edilmekle birlikte, tanıtım videolarının 2013 yılına kadar dayandığı belirtilen ... adlı oyun ile dava konusu oyun arasında kart, zil unsuru ve oyun mantığı bakımından ortaklık bulunduğu, bu oyunun dava konusu oyuna göre çok daha basit tasarlandığı, ... oyunu ile ilgili olarak Youtube üzerinde pek çok video bulunduğu, oyunun özellikle zil ve kart eşleştirme ana yapısı bakımından davacıya ait oyunla ortak unsurlar içerdiği, oyun yönteminin de hemen hemen aynı olduğu, yine ... adlı benzer oyunda ise zil bulunmadığı, zil yerine nesneyi ilk söyleyenin oyunu kazandığı, bu oyunun ise zil içermemesi nedeniyle farklı olarak değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Bu durumda piyasada benzer oyun formlarının mevcut olması nedeniyle, davaya konu oyun formunun sektörde kullanılan anonim bir form haline geldiği, yenilik ve ayırt edicilik niteliği ile davacının işletmesiyle özdeşleşme unsurlarının mevcut olmadığı, bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen davacının ürün ambalajı ile davalının ürün ambalajı arasında ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açmayacak derece farklılıklar bulunduğu, zira davalının ürünü ... adlı oyun ambalajında ve buna uygun görsel içermekte olup haksız rekabete konu ... oyunu için karıştırılmaya yol açabilecek bir unsura yer verilmediği, dava konusu oyunun, asıl oyun içerisinde hediye olarak sunulduğu görülmektedir. Bu haliyle davaya konu oyun ürünü formu ile ilgili olarak davacının hak sahibi olmadığı, incelenen ürün ambalajlarının ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmakla, oyunun davalı tarafından üretilmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü mümkün görülmemiştir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle; davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın reddine" karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2021 Tarih 2019/283 Esas - 2021/462 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın Reddine;"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ;"Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile kalan 383,20-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, "İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davalı tarafından yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45