İstanbul BAM 12. HD 2021/1931 E. 2024/885 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1931
2024/885
5 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1931
KARAR NO: 2024/885
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/05/2021
NUMARASI: 2016/252 Esas - 2021/332 Karar
DAVA: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/06/2024
Davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin, davalıdan 18/02/2021 tarihi itibariyle TL-EURO-USD para birimlerinde 7 adet kredi kullandığını, 27/05/2013 tarihinde 7 adet kredinin tarafların mutabakatıyla yapılandırılarak 4 adet krediye dönüştürüldüğünü ve 42 ay vadelendirildiğini,ilk taksit olan 17/05/2011 tarihinden, kapatıldığı 20/02/2015 tarihine kadar ödemelerin eksiksiz yapıldığını, müvekkilinin ipotekli taşınmazlarını satmak amacıyla kredileri erken kapatmak ve bankanın ipotekleri fek etmesine karşılık 16/02/2015 tarihinde bildirilen kredilerin ana para + doğmuş kredi kar payı + doğmamış olan kredi kar payını davalıya ödemek zorunda kaldığını, 20/02/2015 vadeli ve 3.410.613-USD bedelli çekle talep edilen tüm bedelini ödediğini; müvekkilinden haksız ve fahiş olarak doğmamış kredi kar payı ve sair adlarla tahsil edilen bedelin iadesi için 12/10/2016 tarihinde davalıya ihtarname gönderildiğini ancak davalının kabul etmediğini, bu nedenle 201.111-USD tutarındaki doğmamış kredi kar payı ve erken ödeme tazminatından iyiniyete uygun olan oran belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000-TL tutarındaki kısmının faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili, 18/04/2018 tarihli ıslah dilekçesiyle, dava dilekçesindeki 10.000-TL taleplerini bilirkişi kurulu tarafından hesaplanan 168.862-USD (684.022-TL) daha artırılarak, 10.000-TL'nin 12/10/2016 tarihinden; 168.862-USD'nin ıslah tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP: Davalı vekili,davacının kullandığı 7 adet ticari kredi kapsamında sözleşme hükümleri, mevzuat ve bankacılık uygulamalarına göre hareket edildiğini, ticari kredi kullanımında erken ödeme-kapatma halinde indirim talep edilmesi ve müvekkili bankanın indirim yapması mümkün olmadığından davanın haksız olduğunu, taraflar arasında bu yönde yazılı bir mutabakat bulunmadığını, borç toplamının kullandırılan kredi tutarına sözleşmede öngörülen kar payı oranında karşılık gelen tutarın ve diğer vergilerin toplanması ile hesaplandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı ve grup şirketleri ... A.Ş., ... A.Ş. ile davalı banka arasında 17/01/2011 tarihli ve 9.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi ile 23/05/2011 tarihli limit artırım sözleşmesinin akdedildiği, kredilerin teminatı olarak ... A.Ş.'ye ait taşınmaz üzerinde 18/02/2011, 27/05/2011 tarihlerinde toplam 30.000.000-TL'ye yükseltildiği, davalı banka tarafından 28/01/2015 tarihinde kredi hesapları kat edilerek noterden kat ihtarnamesinin davacı ve diğer borçlulara gönderildiği, 7.946.278,34-TL (3.361.512,05-USD) nakdi kredi borcunun 2 gün içinde ödenmesi aksi halde ipoteğin paraya çevrilmesi dahil yasal takip işlemlerinin başlatılacağının ihtar edildiği, ihtarın davacıya 30/01/2015 tarihinde tebliğ edildiği,davacının 02/02/2015 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı tarafından 20/02/2015 tarihinde 20/02/2015 keşide tarihli ve 3.410.613-USD bedelli bloke çekin davalı bankaya teslim edildiği, davalı banka tarafından ipoteklerin aynı gün fek edildiği, çek bedelinin 26/02/2015 tarihinde tahsil edildiği ancak tahsil edilen bedel ile kredilerin kapatılmadığı, Türk Lirasına çevrilmek suretiyle davacı adına açılan hesaplara aktarıldığı ve bu tarihten sonra vadesi gelen kredi taksitlerinin tahsil edildiği, söz konusu vadeli hesaplarda bulunan paranın nemalandırıldığı ve davacıya kar payı ödemesi yapıldığı, her ne kadar davacı tarafça ödenen bedel içerisinden haksız olarak erken kapama cezası ve kar payı alındığı iddia edilerek işbu dava açılmış ise de, davalı tarafından hesapların kat edilmesi ve borcun ödenmemesi halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna gidileceği ihtar edildikten sonra davacının kredi borcunu tamamen ödemek istediğini bildirdiği, bu bildirimde ayrıca davalıdan kar payı iptalini talep ettiği, davalı tarafından ise 20/02/2015 tarihinde toplam borcun bildirildiği, kar payının iptal edildiğine veya edileceğine dair bir beyanda bulunulmadığı, dolayısıyla davalı tarafından erken kapama işlemi yapıldığından bahsedilemeyeceği, ipoteğin fek edilmesi talebi nedeniyle toplam borcun bildirildiği, ayrıca davacıya 20/02/2015 tarihinden sonra kar payı ödemesi de yapıldığı, davacı tarafından verilen 3.410.613-USD bedelli çekten yapılan toplam kredi tahsilatının 3.318.862,83-USD, aradaki farkın 91.750,17-USD, davacıya ödenen kar payı tutarının ise 168.454,94-USD olduğu, bu nedenle davacıdan haksız olarak fazladan tahsil edilen iadesi gereken bir bedel bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili,son olarak alınan ek rapora kadar hiçbir şekilde ileri sürülmeyen savunmayı genişletme kastı ile dosyaya sunulan açık muvafakatlerinin bulunmadığı bir delili mahkemenin kanaatine esas teşkil edecek şekilde değerlendirilmesinin hatalı olduğunu; davalının savunmasını genişletmesine muvafakatleri olmadığını beyan etmelerine rağmen, hukuken dikkate alınması mümkün olmayan kat ihtarının karara esas alınmasının hukuka açıkça aykırı olduğunu,kök ve ek raporda erken kapama komisyonu alınmasının yer olmadığına ve haksız şekilde kar payı elde edildiğine dair tespit yapılmasına ve müvekkilinin zararı tespit edilmesine rağmen, dosyadaki hiçbir rapor dikkate alınmadan aleyhe hüküm verilmesinin doğru olmadığını; bankacılık mevzuatı ve daha önce aynı kurul tarafından tanzim edilen hukuki gerekçeleri esas alınarak yapılan hesaplar ile son raporda yapılan hesapların da birbirini tutmadığını, bu çelişki giderilmeden hüküm verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini; ayrıca aynı bilirkişi kurulunun aynı ticari kayıt ve kredi ödemelerine ilişkin hesaplar incelenerek müvekkiline iade edilmesi gereken farklı bedeller çıkarılmasının kabul edilemeyeceğini; gerekçeli kararda, davalıya bloke çek verilmek suretiyle kredilerin erken kapatılmasının amaçlandığının belirtildiğini, davalı tarafından hesabın kapatılmaya zorlanması da dikkate alınarak kesinti yapılmaksızın, haksız tahsilat sonucu elde edilen bedellerin müvekkiline iadesinin gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari kredilerin erken kapatılmasına rağmen davalı banka tarafından haksız olarak tahsil edildiği iddia edilen doğmamış kredi kar payı ve haksız kesintinin iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında 17/01/2011 tarihli 9.000.000 limitli ve 23/05/2011 tarihli 3.000.000 limitli iki adet GKS imzalanmıştır.Kredi borcunun teminatını teşkil etmek üzere davacı tarafından davalıya gayrımenkul ipotekleri verilmiştir. Davacı tarafından kullandırılan krediler 27/05/2013 tarihinde yapılandırılarak toplam 4 adet 138 nolu 875.431,26-Euro, 143 nolu 1.254.478,24-USD, ... nolu 1.533.696,13-TL ve ... nolu 716.364,83-TL kredilerine dönüştürülmüştür. Her bir kredinin vadesi 42 ay olup, son taksit ödeme tarihleri 26/12/2016 tarihidir. Bu 4 adet krediye ek olarak 30/12/2014 tarihinde .. nolu 95.300-TL ve ... nolu 207.000-TL krediler kullanılmıştır. Her bir kredinin vadesi 4 ay olup, son taksit ödeme tarihleri 25/06/2015 tarihidir. Dava konusu 6 ayrı kredi hesabında yapılan tahsilatlara ilişkindir. Taraflar arasında eldeki dava açılmadan evvel karşılıklı ihtarlar keşide edilmiştir.Kronolojik olarak bu yazışmaların incelenmesinde; 28/01/2015 tarihinde davalı banka tarafından keşide edilen hesap kat ihtarında; geciken kredi borcunun 845.033,36-TL, toplam nakit borcun 7.946.278,34-TL nakdi borcun tebliğden itibaren 2 gün içinde ödenmesi istenilmiş; kat ihtarı davacıya 30/01/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ,verilen bir günlük süre sonu itibariyle temmerrüt gerçekleşmiştir. 16/02/2015 tarihi saat 12:29'da davalının davacıya gönderdiği e-postada; Grubun Banka nezdindeki toplam borç bakiyesinin 8.214.680-TL olduğu, bu tutarın içinde mahrum kalınmış kar payının, kur farkı vergisinin ve ihtarname masrafının bulunmadığı,aynı tarihde saat 13:44'te gönderdiği e-postada; 4 adet TL kredisi için toplam anaparanın 2.658.419-TL ve kar payının 226.971-TL, 1 adet USD kredisi için toplam anaparanın 1.156.945-USD, kar payının 55.380-USD ve kur farkının 35.240-TL ve nihayet 1 adet Euro kredisi için toplam anaparanın 792.245-Euro, kar payının 39.178-Euro ve kur farkının 16.545-TL olmak üzere toplam 2.937.175-TL, 1.212.325-USD ve 831.423-Euro olduğu, acil dönüş beklendiği; 18/02/2015 tarihinde davacı tarafından gönderilen e-posta; "Kullandığımız krediyi tamamen kapatmak istiyoruz. ... üzerinde ipotek bulunmaktadır. Bu zamanda müşteri çıkması şanstır. Borçlarımızı kapatmak için biraz da ucuza satacağız. Hesaplamada 500.000-TL'ye yakın işlememiş süreye dönük kar payı hesaplaması yapılmıştır.Hakkani olmayan bu kar payının iptalini rica ediyoruz. Aksi halde ödeme sorunumuz devam edecektir. Yardımcı olmanızı dileriz." şeklindedir. 20/02/2015 tarihi saat 10:24'te davalının davacıya gönderdiği e-postada; "kredilerin kapama bakiyesi 8.356.000-TL olup ilgili borcun bugün nakden ve defaten ödenmesi kaydı ile ... yer alan; ... ada ... parselde yer alan 9, 10, 11, 12, 13 ve 14 nolu bağımsız bölümler üzerindeki ipoteğimiz fek edilecektir." denilmiş, saat 10:38'de gönderdiği e-postada; ilgili tutarın USD karşılığının (Döviz kuru:2,45-TL) 3.410.612-USD olduğu; Davacının aynı tarihde saat 16:19'da davacının davalıya gönderdiği e-postada; "Bloke çek görüntüsü aşağıdaki gibidir. İmza sirkülerini de temin edeceğim.", şeklinde olduğu, söz konusu çekin ... Bankası 20/02/2015 vadeli, 3.410.613-USD bedelli, keşidecisi ... Bankası, lehtarın davalı olduğu ve çek bedelinin bloke edildiğinin belirtilmiştir. 20/02/2015 tarihinde davalının davacıya hitaben düzenlediği belgede "kredilerin kapama bakiyesi 3.410.613-USD olup ilgili borcun bugün nakden ve defaten ödenmesi kaydı ile ... yer alan; 1905 ada, 220 parselde yer alan 9, 10, 11, 12, 13 ve 14 nolu bağımsız bölümler üzerindeki ipoteğimiz fek edilecektir. Not: Hesaplamada uygulanan kur 2,45-TL)", denilmiştir. 12/10/2015 tarihinde davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamede; davalının davacının gönderdiği 02/12/2014 tarihli ihtarıyla davacının ödemesi gereken toplam tutarın bildirildiği, ödenmemesi halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu dahil işlemlerin başlatılacağı, kredileri erken kapatmak ve ipotekleri fek etmek şartıyla gecikmiş taksitlerin kar payı dahil 20/02/2015 itibariyle USD kredi anaparasının 1.156.945-USD, Euro kredi anaparasının 902.826-USD (pariteye göre) ve TL kredi anaparasının 1.073.458-USD (pariteye göre) olmak üzere toplam 3.133.229-USD olduğu, şirket tarafından 20/02/2015 vadeli 3.410.613-USD bloke çek verildiği, kredilerin kalan gecikmiş taksitlerinin kart payı dahil anaparaya ilaveten doğmamış olan kredi payının da davacıdan tahsil etme yoluna gidildiği, 25/03/2015 tarihinde 76.273,32-USD düşüldüğünde 201.111-USD kar payı ödenmesine mahkum edildiği ve söz konusu miktarın ihtarın tebliğinden itibaren 5 gün içinde ödenmesinin istenilmiştir. 20/10/2015 tarihinde yukarıdaki ihtarnameye davalının davacıya verdiği yazılı cevapla, "Bankamızdan kullanmış olduğunuz kredilere ait erken kapama işlemlerinin imzalamış olduğunuz genel kredi sözleşmesine uygun olarak yapıldığı tespit edilmiştir." şeklinde cevap verilmiştir. Davaya konu çek ödemesi ile hesap hareketlerinin incelenmesinde; davacının davalıya verdiği 20/02/2015 vadeli ve 3.410.613-USD bedelli çekin 26/02/2015 tarihinde tahsil edilerek,101 numaralı USD hesabına alacak verildiği; 25/03/2015 tarihinde 385.512,87-USD'nin 654.741,89-TL'ye çevrilerek 47.543-TL'si 138 nolu (proje) kredisine tahsilat yapıldığı, kalan 907.193,03-TL'si da havaleyle 143, 144 ve 145 nolu (proje) kredilerine tahsilat yapıldığı, 19 ve 20. kredi taksitlerinin ödendiği, 25/03/2015'te de 145 nolu (proje) kredinin 21. taksidinin ödendiği; 25/03/2015 tarihinde 940.059,77-USD'nin 2.328.058,02-TL'ye çevrilerek davacı hesabına aktarıldığı, 2.109.405-TL için katılım hesabı açıldığı, sonrasında hem bu hesaptan hemde o hesaptan aktarılan paralarla açılmış 2 hesaptan 23/05/2015-26/09/2016 tarihleri arasında ..., ..., ... ve ... nolu kredilerin ödemelerinin yapıldığı ve davacıya da 3 farklı tarihte geri ödeme yapıldığı; 25/03/2015 tarihinde 928.442,04-USD'nin 814.723-Euroya çevrilerek 27/04/2015 vadeli katılım hesabı açıldığı, bu hesaptan 25/03/2015-25/11/2016 tarihleri arasında 138 nolu kredi ödemelerinin yapıldığı ve davacıya da 7 farklı tarihte ödeme yapıldığı; 25/03/2015 tarihinde 1.080.325-USD için katılım hesabı açıldığı, bu hesaptan 25/03/2015-13/05/2016 tarihleri arasında 143 nolu kredi ödemelerinin yapıldığı, davacıya da 5 farklı tarihte ödeme yapıldığı ve 13/05/2016 tarihinde ... nolu kredinin ...-... nolu 8 adet taksidinin anaparasının erken tahsilatının yapıldığı; 25/03/2015 tarihinde 76.250-USD'nin 194.000-TL'ye çevrilerek davacıya gönderildiği ve hesapta 23,32-USD kaldığı; toplam 6 kredi için anapara+kar payı+BSMV olmak üzere, verilen çek bedelinden toplam 3.318.862,83-USD'nin davacının hesaplarından alındığı, bu miktarın 232.782,24-USD'sinin kar payı olduğu; çek bedelinden (3.410.612-USD-3.318.862,83-USD=) 91.750,17-USD kaldığı; çekin davalıya verilmesinden sonra açılmış katılım hesaplarında, 27/04/2015-18/04/2016 tarihleri arasında tahakkuk eden 83.613,01-USD katılım payının davacı lehine tahakkuk ettiği; davalının, (232.782,24-USD-83.613,01-USD=)149.169,23-USD kar payı elde ettiği bilirkişilerce belirlenmiştir. Yukarıda da görüldüğü gibi, söz konusu çekin tahsil edildiği 26/02/2015 tarihinde kredilerin 2015 yılı 1. ve 2. ay taksitlerinin ödendiği, kalan miktarın davacı adına hesaplar açılarak aylık olarak vadesi gelen kredi taksitlerinin tahsilatlarının yapıldığı anlaşılmıştır. Genel kredi sözleşmesinde kullandırılmış olan kredilerin vadeden önce kapatılabileceği, böyle bir işlem için indirim uygulanabileceği ve/veya erken kapama komisyonu alınacağı ya da davalı bankanın taraflarca kararlaştırılan ve taksit tutarlarına yansıtılan kar payı alacağından vazgececeğine dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki hem e-posta yazışmalarında hem de karşılıklı ihtarnamelerde davalının, davacıya karşı kredi bedellerinin ödenmesi halinde vadesi gelmemiş kredi taksitlerinden dolayı kar payı alınmayacağı konusunda bir taahhüdü yoktur. Söz konusu yazışmalara göre davalının davacının kredilerini 28/01/2015 tarihinde kat ettiği, 16/02/2015 tarihli 2 adet e-postayla kredi toplam borç bakiyesinin miktarlarıyla gösterildiği; 18/02/2015 tarihli e-postayla davacının kredileri kapatmak istediklerini, 6 bağımsız bölümü satacaklarından bahisle üzerilerindeki ipoteğin kaldırılmasının ve işlememiş yani gelecek vadelerdeki kredi ödemelerine ilişkin 500.000-TL kar payının alınmaması istenilerek , aksi halde ödeme sorunun devam edileceği bildirilmiştir. Bu e-postaya cevaben, davalının 20/02/2015 tarihinde gönderdiği 2 e-postada kredilerin kapama bakiyesinin (3.410.612-USDx2,45-TL=) 8.356.000-TL olduğu, bu miktarın aynı gün ödenmesi durumunda ipoteğin kaldırılacağı bildirilmiştir. Bu e-postadaki "kapama bakiyesi" ibaresinden de gelecek dönem kar payı alacaklarından vazgeçildiği anlamı çıkarılamamaktadır. Söz konusu e-postadan sonra davacı davalıya, 3.410.612-USD bedelli çeki vermiştir. Çek 26/02/2015'te tahsil edilerek yukarıda gösterildiği şekilde, o bedelden bir kısım kredilerin 2015 Şubat ayı ve ödenmemiş olan Ocak ayı taksitleri ödenmiş, kalan para davacı ile davacının grup şirketleri adına açılan hesaplara aktarılarak davaya konu 6 adet kredinin taksit ödemeleri vadelerinde ödenmiş, bir tek 143 nolu kredinin erken kapama işlemi 13/05/2016 tarihinde yapılmıştır. Davacıya da 25/03/2015-26/10/2016 tarihleri arasında toplam 168.454,94-USD ödenmiş ve 83.613,01-USD katılım payı davacı lehine tahakkuk etmiştir. Ayrıca davacı yukarıda belirtildiği şekilde devam eden hesapların işletilmesi ve kendisine de ödemeler yapılması hususunda 12/10/2015 tarihli ihtarına kadar her hangi bir itirazda bulunmamıştır. Buna göre ;hesap katı yapıldıktan sonra kredi hesaplarının tasfiyesi hususunda bir anlaşma olduğunun ,bu anlaşma neticesi tarafların iradesi çerçevesinde kredi hesaplarının tasfiye edildiğinin kabulü gerekir. Buna göre taraflar arasındaki işlemlerin kronolojik seyrine bakıldığında, tarafların kredilerin kapama bakiyesi olarak 3.410.612-USD üzerinde mutabık kaldıkları (zira davacının bu kapsamda 3.410.613-USD'lik çek ile ödeme yaptığı), tarafların anlaştığı üzere davalının ipoteği kaldırdığı, GKS'de kredilerin erken kapanması veya bu durumda gelecek vadeler kar payı bedellerinin alınmayacağı hususunda bir hüküm olmaması ve davalının da bu yönde bir taahhüdünün olmaması (Yargıtay 11. HD'nin 2020/5845 E., 2021/3298 K. sayılı ve 05/04/2021 tarihli ilamı) dikkate alındığında, kredi taksitlerinin ödeme tablosuna göre ödenerek çek bedelinden nihai olarak 91.750,17-USD kaldığı, ancak vadelerde yapılan ödemeler nedeniyle paranın hesaplarda işletilerek davacıya 168.454,94-USD ödendiği ve 83.613,01-USD katılım payı davacı lehine tahakkuk ettiği anlaşıldığından, davacının iddia ettiği gibi davalıdan bir alacağı olmadığı kabul edilmelidir. Kaldı ki, davaya konu kredi hesaplarının davalı banka tarafından 28/01/2015 tarihinde kat edildiği ve davacının da 02/02/2015 tarihinde temerrüde düştüğü gözetildiğinde, kat edilmiş krediler için erken kapanmasından ve bunun sonucunda da banka tarafından yapılan tahsilatların iadesinden söz edilemeyecektir. Bu hususta davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalının 2. bilirkişi heyeti raporundan sonra dosyaya sunduğu 28/01/2015 tarihli hesap kat ihtarının savunmanın genişletilmesine muvafakatları olmadığından dikkate alınmaması gerektiğini ileri sürmüştür. Ancak kredi hesaplarının kat edildiğinden bahisle davacının temerrüt olgusunun her zaman mahkemece dikkate alınabileceği; zaten taraflar arasındaki yazışmalara bakıldığında, davacının kredilerin ödeme sorununu kabul ettiği, kredilerin 2015 Ocak ayı taksitlerinin ödenmediği, 20/02/2015 tarihinde ipoteğin kaldırılması ile kredilerin borç miktarı üzerinde mutabakata vardıkları ve davacının 8 ay boyunca aradaki işleyişe itiraz etmediği değerlendirildiğinde davacının bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamış, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45