İstanbul BAM 12. HD 2024/936 E. 2024/879 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/936
2024/879
5 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/936
KARAR NO: 2024/879
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/03/2024
NUMARASI: 2024/47 Esas 2024/253 Karar
DAVA: İtirazın İptali
Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davalının müvekkili banka nezdinde ticari kredi ve kredi kartı borçlarından kaynaklanan alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 274.006-TLalacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini, davalı tarafa borçlarının ödenmesi amacıyla borçluya Beşiktaş ... Noterliği'nin 04/08/2022 tarih ... ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi gönderilmişse de işbu borcun davalı/borçlu tarafından ödenmediğini, borçlunun haksız ve kötü niyetli yetkiye, borca, faize ve fer'ilerine olan itirazlarının reddi gerektiği gözetilerek davalarının kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, huzurdaki itirazın iptali davasının açılması için dava şartı niteliğinde olan geçerli bir itiraz bulunmadığını,03/01/2024 tarihinde itirazdan feragat dilekçesi sunulduğunu, hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini,alacaklının takip yapma ve faiz talep etme hakkı doğmadığını, kat ihtarının kim olduğu bilinmeyen ...'ye tebliğ edildiğini,icra inkar tazminatı talep edebilmesinin yasal koşullarının oluşmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını,davanın reddi ile davalı yararına kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı tarafından davalı aleyhine toplam, 274.006-TL alacak bakımından ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalıya 20/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından, 27/09/2022 tarihinde süresi içinde icra takibine itiraz edildiği, ancak, davalının 03/01/2024 tarihli dilekçe ile, icra takibine konu tüm itirazlarından feragat ettiğini beyan ettiği, takibin davalı yönünden kesinleştiği, davacının 20/01/2024 tarihinde, takibin kesinleşmesinden sonra, itirazın iptali davasını açtığı; davalı hakkındaki takip kesinleştiğinden davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın HMK'nın 114/1- h ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine ,davalı yararına vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; icra dosyasına sunulan takibe itirazdan feragat dilekçesinin kötüniyetli şekilde vekaletname ekinde sunulmuş olup icra müdürlüğünce feragat dilekçesinin tarafına bildirilmediğini ve itirazdan feragat nedeniyle takibin devamına karar verilmediğini, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davanın açılmasında tarafına atfedilecek bir kusurun bulunmadığı, davanın açılmasına sebebiyet veren ve icra takibine konu alacağa itirazından vazgeçen davalının bu hali ile kusurlu olduğu gözetilerek, müvekkil davacı yararına itiraza konu alacağın tümü üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderinin tümünden davalının sorumlu tutulması ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi gerektiğini,kararın icra inkar ve kötüniyet tazminat talebinin reddi ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. İİK’nın 67. maddesi uyarınca açılan İtirazın İptali davasında, borçlu tarafından icra takibine yasal sürede usulüne uygun olarak itiraz edilmiş olması bir dava şartıdır, aksi halde alacaklının bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yarar 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi uyarınca dava şartı olup aynı kanunun 115. maddesine göre mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Somut olayda; İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, borçlunun 27/09/2022 tarihli itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu, borçlu davalı vekili tarafından uyap aracılığıyla gönderilen 03/01/2024 tarihli dilekçe ile borca itirazından feragat ettiği, davanın 20/01/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.Dava tarihi itibariyle iptal edilmesi gereken borca geçerli bir borca itiraz kalmadığından, davacının itirazın iptalini istemesinde hukuki yararı bulunmamaktadır. Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 7/2 maddesi uyarınca davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddi halinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. Açıklanan nedenlerle,davacı vekili davalının itirazdan feragat dilekçesinin tarafına tebliğ edilmediğini ileri sürmekte ise de ,itirazdan feragat dilekçesinin alacaklıya tebliğini gerektiren yasal bir düzenleme yoktur.Uyap aracılığıyla icra dosyasına itirazdan feragat dilekçesi gönderildiği ,itiraz geri alındıktan sonra fuzulen açılan davada ,esasa ilişkin yargılama yapılamayacağından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği,icra inkar tazminatının ise ancak esastan görülen itirazın iptaline ilişkin bir davada karara bağlanabileceği ,bağımsız olarak talep edilemeyeceği gibi ,takip kesinleştiği halde dava açan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün olmadığı gözetildiğinde davacı vekilinin karara yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle ,HMK nın 326 madde hükmüne göre davasında haksız olan davacının yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve karşı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45