İstanbul BAM 12. HD 2024/772 E. 2024/870 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/772
2024/870
3 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/772
KARAR NO: 2024/870
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/04/2024 (Ara Karar)
NUMARASI: 2024/190 Esas
TALEP: İhtiyati Tedbir
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP: Davacı vekili; Müvekkili firmanın hasarlı araçların satışının yapılabilmesi için Sunucu (araçların satışına karar veren sigorta şirketi, banka ve özel kurum) ile Üye (ihaleye katılan) arasında aracılık eden ve sahip olduğu internet portalı (e-sovtaj portal -ESP-) üzerinden araçların ihalesini düzenleyen bir firma olup uzun yıllardan beri “sovtaj” alanında faaliyet gösterdiği ve bu alanda Türkiye’nin öncü firması haline geldiğini, Davalılar ... ve ..., müvekkil firmada geçen müvekkilin ana faaliyet konusu olan ve kendisinin de proje ve operasyon müdürü olarak görev yaptığı sovtaj alanında müvekkilin yıllar boyu emek vererek kurduğu sistemi ve çalışmasını yine müvekkilin desteğiyle öğrenerek hiç bilmediği bir alanda tecrübe kazanmış, müvekkil tarafından yıllarca yoğun emek ve çaba neticesi oluşturulan ve sektörde öncü hale getirilen faaliyet konusunda, müvekkil tarafından da sonsuz destek görerek çalışmalarını sürdürdüklerini, davalı ...'ın emeklilik sebebiyle iş akdini feshettiğini, davalı ...'ın ise istifa etmek suretiyle iş akdini feshettiğini, davalıların, müvekkil ile arasında münakit hizmet sözleşmesinde yer alan rekabet etmeme kaydı ile rekabet yasağı taahhüdüne aykırı olarak müvekkile rakip firma kurmak suretiyle hem sözleşmesel rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş, hem de müvekkilde edindiği bilgileri ve tanınırlığı dürüstlük kurallarına aykırı kullanımla TTK anlamında haksız rekabette bulunduklarını, davalıların bu eylemlerinin müvekkilini telafisi imkansız zararlara uğrattıklarını iddia ile davalıların haksız rekabetinin tespiti ile haksız rekabetin men'ine, ayrıca müvekkilinin, yargılama neticesinde telafisi imkansız zararlara düçar kalmaması adına, davalılar tarafından "www...com.te" web sitesinden verilen faaliyetler için ihtiyati tedbir kararı tesis edilerek faaliyetin durdurulmasını ve ilgili web sitesine erişimin engellenmesini talep ve dava etmiştir.
ARA KARAR: Mahkemece; Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemesi gerektiği, kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, Hakim her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati tedbir kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir, ihtiyati tedbir şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ispat edilememişse, veya yaklaşıkta olsa ispatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, bu itibarla mahkemece asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden istemde HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ihtiyati tedbir isteyen vekili; Davalıların müvekkilinden öğrendiği işi, müvekkilinin adıyla, eski personelleriyle, bayileriyle yapmak suretiyle haksız rekabete her yönüyle vücut vermekte olduğunu, davalılar, müvekkili sayesinde edindiği çevre, kazandığı tanınırlık ve saygınlık ile müvekkili reklam malzemesi yaparak ve haksız rekabet hükümlerine aykırı hareketlerle iş yapma çabasında olup faaliyetlerinin devamı, müvekkili telafisi imkansız zararlara düçar bırakacağını, YGHK bu hususta verdiği 30.09.2015 tarih 2014/11-105 E., 2015/2019 K. Sayılı kararında emek ilkesine vurgu yaparak herkesin kendi emek ve gayreti ölçüsünde kazanç sağlayabileceği, en ufak bir zahmete girmeden başkasının yıllarca oluşturduğu çalışmasına ortak olması halinin haksız rekabet teşkil edeceği, bu şekildeki bir haksız rekabetin "parazit-tufeyli" olarak nitelendirileceği belirtildiğini, bu halde, HMK'da aranan "gecikme sebebiyle bir sakıncanın doğacak olması" şartının huzurdaki dosya yönünden vuku bulduğu açık olup yargılama sonuna dek davalıların faaliyetinin tedbiren durdurulmaması durumunda, müvekkilinin zararı, dava neticesi lehe karar alınsa dahi giderilemeyeceği, müvekkilinin müşteri kaybetmiş olacağı, davalılar tarafından "www...com" web sitesinden verilen faaliyetler için ihtiyati tedbir kararı tesis edilerek faaliyetin durdurulmasını ve ilgili web sitesine erişimin engellenmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep; haksız rekabetin tespiti, önlenmesi istemiyle açılan davada,davalıların ticari faaliyetini sürdürdüğü internet sitesinin erişime engellenmesi istemine ilişkindir. TTK’nın 61/1 maddesi “Dava açma hakkını haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56. maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, HMK'nın ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verebilir.” hükmünü haizdir.TTK’nın 61/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi hususunda hakime bir takdir yetkisi tanınmış ise de, anılan hükümde bu yetkinin HMK'nın 389 ve devamı maddeleri hükümlerine uygun olarak kullanılması gerektiği de vurgulanmıştır. HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "şeklinde olup; aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak, talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Somut olayda; davacı tarafından, dava dilekçesi ile eski çalışanlarının iş sözleşmesindeki rekabet yasağı hükmüne aykırı olarak aynı işkolunda faaliyet gösteren şirket kurdukları, davacı şirkette edindikleri birikimi kendi şirketlerinde davacı zararına kullandıkları vakıalarına dayanılmıştır. Dava henüz dilekçelerin teatisi aşamasında olup, davalıların ticari faaliyetlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği, davalılar tarafından edinilen bilgilerin davacı zararına kullanılıp kullanılmadığı hususları, toplanacak deliller kapsamında yapılacak yargılama sonucunda belirlenecektir. İlk derece mahkemesince; ihtiyati tedbir talebinin hüküm sonucuna ilişkin olarak değerlendirilmesi TTK nın 61/1 maddesine aykırı olduğundan doğru bulunmamıştır. O halde yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca, tüm ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olması halinde, haksız rekabet oluşturan eylemlerin icra edildiği internet sitesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkündür. Açıklanan nedenlerle, Yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle davacının iddiası yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığından, somut olayda ihtiyati tedbir kararı koşullarının bulunmadığı nedeniyle talebin reddine karar verilmesi gerekirse de sonuç itibariyle tedbir talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. İstinaf nedeni yerinde olmayan ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45