İstanbul BAM 12. HD 2024/859 E. 2024/868 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/859
2024/868
3 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/859
KARAR NO: 2024/868
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/11/2023
NUMARASI: 2023/350 Esas - 2023/728 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/06/2024
Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketinin ... ruhsat sicil numaralı maden sahasının sahibi olduğunu, taraf şirketler arasında Gaziosmanpaşa ... Noterliğinin 23/10/2002 tarih ... yevmiye sayılı rödevans sözleşmesi yapıldığını,davalı şirketin rödevans sınır koordinatları belirtilen 3 kısmın haricindeki toplam 30.000 m2'lik 4 tane alanı haksız ve hukuk aykırı bir şekilde rödevans sınırlarının dışına taşarak ürün stok alanı, yemekhane, koğuş vb bina olarak izinsiz kullanıldığını, davalı şirketin rödevans alanı dışında kullandığı, müvekkil şirketin ruhsat alanındaki 30.000 m2'lik alanın müvekkili pasa alanının hemen alt kısmında olduğunu, davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak kullandığı ve çeşitli binalar yaptığı rödevans sınırları dışındaki bu alanı müvekkilinin pasa döküm alanı ve sair amaçlarla kullanamadığını, bu nedenle ruhsat alanı içerisinde kalan ve uydu görüntüsünde gösterilen orman alanından toplam 53599 m2 pasa alanı kiralamak zorunda kalındığını, ruhsat sahası içinde olsa dahi ormanlık alan olarak görünen yerleri kullanabilmek için resmi kurum ve kuruluşlarda ayrıca izin alınarak bedel ödenmesi gerektiğini, müvekkil şirketin davalının haksız ve hukuka aykırı olarak kullandığı bu alanında içerisinde bulunduğu 280.515,15 m2'lik yer için Orman Bölge Müdürlüğü hesabına 1.233.844,85 TL ödeme yaparak 48.868,89 TL'lik ayrıca saha teminat bedelinin yatırıldığını, iyi niyetli girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, haksız ve hukuka aykırı kullanıma yönelik davalı şirketin müdahalesinin men'i ve tahliyesini sağlamak suretiyle zararlarının tazmini, davalı şirketin rödevans sınırları dışındaki kullandığı alandan tahliyelerini, fazlaya ilişkin haklarının mahfuz kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL zararının ödemenin yapıldığı 11/09/2017 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, açılan davanın tahliye ve ecrimisil talepli olduğunu, davacı şirketin rödavans sözleşmesine konu edilmeyen 30.000 m2'lik bir sahanın müvekkili tarafından işgal edildiğini, görevli mahkemenin Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkillerinin Rödovans sözleşmesi ile kiraladığı maden sahasının dışında kalan 8.500 m2'lik kısım müvekkili tarafından 1989 yılından bu tarihe kadar davacının bilgisi ve açık sözlü muvafakati ile kullanıldığını, müvekkilinin yaklaşık 27 yıldır sözleşme dışı 8.500 m2 lik kısmı kullandığını, ve bu kullanımın davacı tarafından bilindiğini ve onaylandığını, dava tarihine kadar davacının hiç bir uyarıda bulunmadığını ihtar çekmediğini ve dava açmadığını, 8,500 m2 kısmın dışında kalan yaklaşık 9,500 m2'lik kısım da takriben 15/09/2016 tarihinden sonra müvekkili tarafından kullanılmaya başlandığını, müvekkilinin bu alanı kullanmasının nedeni ise davacının sözleşme ile müvekkiline kiraladığı 8.000 m2'lik alanı işgal etmiş olduğundan müvekkiline depolama sahasi temin edemediğini ve sözleşme dışında kalan 9.500 m2 lik alanı kullanmak zorunda kaldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davanın, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi, maden ruhsat sahasına yapılan el atmanın önlenmesi ve zarar tazmini istemine ilişkin olduğunu, buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirildiğini, ecrimisil davalarının temyiz incelemesine bakan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 01.03.2016 gün ve E:2016/968, K:2016/2426 ile Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 12.09.2018 gün ve E:2018/9046, K:2018/15609 ve 05/03/2019 gün ve E:2018/3121, K:2019/2289 sayılı ilamlarında belirtildiği üzere, davacı taraf rödavans sözleşmesine konu edilmeyen 30.000 m2'lik sahanın davalı tarafından işgal edildiğini iddia ettiği, davacının talebinin taraflar arasında akdedilen Gaziosmanpaşa ... Noterliğinin 23/10/2002 tarih ... yevmiye numaralı rödavans sözleşmesinde, belirlenen koordinatların dışındaki alandan davalının tahliyesi, ve uğranılan zarar sebebiyle tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmakla, talebin esasen müdahelenin men'i ve ecrimisil talebine ilişkin olduğu, rödavans sözleşmesinden kaynaklanmadığı, Gaziosmanpaşa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/57 Esas, 2023/28 Karar sayılı ilamında her iki tarafında ticari şirket olduğu, davacı yanın talebinin mülkiyet hakkına dayalı olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile alakalı olduğu belirtilmiş ise de, davacı tarafın, taraflar arasında akdedilen 23/10/2002 tarihli rödavans sözleşmesinin dışında kalan alan yönünden haksız işgalin tespiti ve tazminat talebinde bulunduğu, müdahalenin meni ve ecrimisil talepleri mahkemenin görev alanı dışında olduğu gerekçesiyle,mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Gaziosmanpaşa 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, delillerin değerlendirilmesinde dikkatli bir şekilde incelendiğinde de görüleceği üzere hataya düşüldüğünü, yanlış değerlendirilerek karar verilmesi usul ve esasa aykırı olduğundan 7251 sayılı Kanun'un 35.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4. bendi uyarınca mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, davanın konusu ecrimisil olmayıp mahkemece konu yanlış değerlendirildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Davacı şirkete ait Maden Ruhsat sahası içinde bulunan bir kısım taşınmaza davalı şirketin müdahalesinin önlenmesi ve davalı tarafından haksız işgal edilen bu alan kullanılamadığından davacının ayrıca ruhsat sahası içinde bir kısım yere kira bedeli ödemek zorunda kaldığından uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasında rödovans sözleşmesi bulunduğu ve işgal edilen alanın rödovans sözleşmesi dahilinde kalmadığı her iki yanın kabulündedir.Davalı bir kısım alanı uzun yıllardır davalının rızası ile kullandığını ,bir kısım yeri ise rödovans sahası içindeki yeri davacının işgal etmesi nedeniyle kullandığını savunmuştur.O halde ihtilaflı yerin davacının ruhsat alanında kalan ancak davalıya rödövans verilen yer ile ilgisi olmadığı belirlenmektedir. İlk derece mahkemesince ; mülkiyet hakkına dayalı meni müdahale isteklerinde görevli mahkemenin tarafları tacir olsa da ,asliye hukuk mahkemelerinde bakılması gerektiği yolundaki Yargıtay kararlarına atıf yapılmıştır. Ancak ;somut olayda olduğu gibi mülkiyet hakkı olmasa da ,dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise, davayı da bu kişi veya kişilerin açabileceği kabul edilmektedir.Yani dava açabilmek için; dava konusu şey üzerinde hak sahibi olmak ya da menfaatinin ihlal edilmiş olması gerekmektedir. Yargıtay HGK da emsal bir kararında hakka dayalı meni müdahale davasını tanımlamıştır."TMK'nın 982 ve 983. maddelerinde düzenlenen zilyetliğe dayalı davalar ile zilyet, zilyetliğinin bir hakka dayandığını ispat külfetine katlanmadan yalnızca zilyetliğini öne sürerek, zilyetliğinin korunmasını isteyebilir. Ancak, zilyetliğin arkasında bulunan nesnel veya kişisel bir hakka dayanıldığında ise dava, bir hak davası niteliğini kazanır. (HGK'nın 25.11.2009 tarihli ve 2009/8-518 Esas, 573 Karar). TMK'nın 981. maddesinde; zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir, denilmektedir. Bu bakımdan açılan dava TMK'nın 683. maddesi gereğince ayni hakka dayalı açılan dava olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, taşınmaz üzerindeki yapı bakımından mülkiyet hakkına istinad ederek davayı açmıştır. Olayları anlatmak taraflara, hukuki tavsif mahkemeye aittir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulur. Bu durumda Mahkemece açıklanan kanun hükümleri uyarınca; hakka dayanan meni müdahale isteği yönünden hükmü veren mahkeme görevsiz hale geldiğinden istek hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. (08.06.2020 tarihli Yargıtay 8. HD.'nin 2017/10111 Esas, 2020/3100 Karar sayılı ilamı)denilmiştir. Elde ki davada davacı şirket maden ruhsat sahibi olmakla ,mülkiyet hakkı sahibi olmasa da ,davaya konu alanda kullanma hakkı sahibidir. Buna göre hakka dayalı açılan meni müdahale ve tazminat davası TMK nın 683.maddesi kapsamında açılan ayni hakka dayalı bir dava olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.Uyuşmazlığın , sözleşmeyle ilgisi bulunmadığı ,asliye ticaret mahkemesi ticari davalara özel olarak bakmakla görevlendirildiğinden tarafların tacir olması nedeniyle meni müdahale davasına bakmaya görevli bulunmadığı yerleşik yargı uygulaması olduğundan ,eldeki davaya bakmaya görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu sonucuna varılmaktadır.Asliye ticaret mahkemesinin görevi dışındaki tüm malvarlığı davalarına bakmaya görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Açıklanan nedenlerle; görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından istinaf nedeni yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45