SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/1745 E. 2024/86 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1745

Karar No

2024/86

Karar Tarihi

12 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1745

KARAR NO: 2024/86

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/10/2020

NUMARASI: 2019/438 Esas - 2020/497 Karar

DAVA: Tazminat

Davanın kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili, davacı şirketin davalı bankaya 05.07.2017 tarihinde ... Ltd, Şti. adlı Çin Halk Cumhuriyeti menşeli firmaya 30.000-USD gönderilmesi talimatını verdiğini, ancak firmanın paranın kendisine gelmediğine ilişkin bildirimi üzerine banka ile irtibata geçildiğini, bankanın talimatı yanlış uygulayarak paranın aynı gün ... adlı firmaya mükerrer gönderildiğinin tespit edildiğini, başvurularına rağmen paranın geri alınamadığını, transfer talimatını yanlış uygulaması nedeniyle 30.000-USD zararları olduğunu ileri sürerek ödeme tarihinden işleyecek USD mevduatına kamu bankalarınca uygulanan azami yıllık faizi ile tahsilini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, mükerrer ödeme iddiası nedeniyle lehdar firma ile iletişime geçilmeye çalışıldığını, muhabir bankanın müşteri gizliliği nedeniyle iletişim bilgilerini vermediğini, kendi araştırmaları sonucu firmanın ABD de yerleşik ortaklarının İranlı olduğu düşünülen ... ile ... olduğu, ancak kendilerine ulaşılamadığını, davacıdan lehdar firma ile iletişime geçmesinin istendiğini, kendileriyle sadece bir ekran görüntüsünün paylaşıldığını,davacı tarafından gönderilen ekran görüntüsünün ortakların şahsi mail adreslerine gönderilen e-posta olup, şirketlerin neden para göndermek için davacıyı aracı kıldıklarının anlaşılamadığını, geriye dönük incelemede çok yüksek miktarda USD ve EURO gönderiminin tespit edildiğini, malın gidişi ile ilgili bilgi verilmediğini, MASAK kurallarına uymayan şüpheli işlemler olması nedeniyle davacı taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı tarafça 05.07.2017 tarihinde verilen talimat gereği aynı gün dava dışı ... Ltd, Şti. İle ... şirketine ayrı ayrı 30.000-USD h.mesi gerekirken .. şirketine mükerrer olarak iki ayrı işlemle 30.000'er usd transfer edildiği, davalı bankanın özen borcunu yerine getirmeyerek hatalı işlem yapması nedeniyle sorumluluğunun olduğu, davacının banka nezdinde kısı sürede çok yüksek miktar döviz transferi olması nedeniyle şüpheli işlem olduğu ileri sürülmüş ise de bu konuda MASAK'a herhangi bir başvurusunun olmadığı gözetilerek davanın kabulü ile 30.000-USD'nin 04.07.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine uygun olarak kamu bankaları tarafından 1 yıl vadeli USD mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:1- Davacı vekili, davalı bankanın adam çalıştıranın sorumluluğu gereği TBK 66. md. uyarınca hatalı işlem nedeniyle haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren faiz işletilmesine karar vermesi gerektiğini ileri sürerek faizin dava tarihinden işletilmesine ilişkin kararın kaldırılarak 05.07.2017 tarihinden işletilmesini talep etmiştir. 2-Davalı vekili, şüpheli işlemler nedeniyle ödeme yapılmamasında hukuka aykırılık olmadığını, mükerrer ödeme iddiası ile ilgili lehdar firma ile iletişime geçmeye çalışıldığını, muhabir banka tarafından 24.05.2018 tarihli mesajda ... şirketinin geri ödemeyi kabul etmediğini, her iki bedelin de alınması gerektiğini ileri sürdüklerini bildirdiğini, davacı tarafından istenmesine rağmen gönderim ile ilgili fatura ve gümrük giriş beyannamesi sunulmadığını, davacının önce ithalat bedeli olduğunu bildirdiğini belge sunamayınca aracılık ettiklerini kabul ettiklerini, davacının 1 aydan kısa sürede (20.6.2017-11.7.2017) tarihleri arasında toplam 7.817.088-USD ve 3.524.096-EURO'yu yurt dışına transfer ettiklerinin saptandığını, davacının hangi işleme aracılık ettiğinin halen bilinmediğini, MASAK'a başvuruda bulunulmadığına ilişkin bilginin nasıl elde edildiğinin anlaşılamadığını, kendilerinin MASAK kurallarına uyduğunu ve internet sitesi üzerinden Kara Para Politikasının kamuya ilan edildiğini, ödemeyi mükerrer aldığı iddia edilen firmanın mükerrer olmadığı iddiasının gerçek ticaretin arka planda sorunsuz tamamlandığı intibaını verdiğini, bu durumda davacının kendine ait olmayan parayı talep ettiğini ve bu talebin karşılanmasının kamu zararına sebebiyet vereceğini, faiz kalemlerinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye iadesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, hatalı EFT nedeniyle oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir. Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. Bu nedenle bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir. Aynı zamanda tacir olan bankaların, 6102 sayılı TTK'nın 18/2. maddesi gereğince bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi zorunludur. Nitekim bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklıdır. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde, ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Mevduat sahibinin zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü ise davalı bankadadır. Somut uyuşmazlıkta davacının 05.07.2017 tarihinde iki ayrı firmaya 30.000-USD EFT talimatı verdiği, 30.000-USD'nin banka tarafından mükerrer olarak dava dışı ... şirketine gönderildiği, paranın gelmediğinin bildirilmesi üzerine bankaya durumun iletildiği ancak iadenin sağlanamadığı,lehdardan da geri alınamadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında Mevduat Hesap Sözleşmesi, 15.06.2017 tarihli Elektronik bankacılık başvuru formu ve değişiklik Formu ve Elektronik Bankacılık sözleşmesinin düzenlendiği, bankanın aynı gün EFT talimatına aykırı şekilde ayrı şirketler yerine aynı şirkete EFT yaptığı, davacı bankanın özen borcunu yerine getirmemesi nedeniyle kusurlu olup, hatalı EFT den sorumluluğunun olduğu, davacıya bir kusur atfedilemeyeceği bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır.Davalı banka tarafından davacının iade konusunda yeterli çabayı göstermediği iddiasında bulunulmuş ise de; hatayı bankanın yaptığı gözetildiğinde davacıya bu konuda sorumluluk yüklenemeyecektir.Davalı banka tarafından, parayı mükerrer alan dava dışı şirketin gelen parada hak iddia edip iade etmemesinin arkada ticaretin sürdüğü ve sorunsuz tamamlandığı olarak yorumlanmış ise de dosyaya buna ilişkin somut bir belgenin sunulmadığı görülmüştür. Ayrıca davalı banka tarafından her ne kadar davacının havale ettiği dava konusu paranın kaynağını açıklayamadığı, bankada 1 aydan kısa sürede çok büyük miktarlarda yurt dışına havalelerin yapıldığı, işlemin şüpheli olduğu bildirilmiş ise de; banka tarafından işlemler şüpheli olduğu ileri sürülmüş ise de ,EFT lerle ilgili şüpheli işlem bildirimi yapılmadığı; lehdarın da iade etmeyeecğini bildirdiği,bilirkişi raporu ile 5.7.2017 tarihinden sonra da davacının farklı hesaplara döviz transfer etmeye devam etmesi karşısında davalı banka yönünden davacı işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddiasına itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun reddine, davacı yönünden TBK 117/2 maddesi uyarınca hatalı EFT'nin gerçekleştiği 05.07.2017 ödeme tarihinden itibaren aynı koşullarda faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yapılan hata/ eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararının kaldırılarak yeniden karar verilerek davanın kabulüne,alacağa EFT tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/438 Esas - 2020/497 Karar sayılı 30/10/2020 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, 30.000-USD'nin 05/07/2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasasının 4/A maddesine uygun olarak kamu bankaları tarafından bir yıl vadeli USD mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 11.574,03-TL karar harcından peşin yatırılan 2.893,51-TL harcın mahsubu ile kalan 8.680,52‬-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan toplam 2.937,91-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.400-TL bilirkişi ücreti ve 45,3‬0-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.445,30-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine takdir olunan 20.046,23-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"Alınması gereken 11.574,03-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 2.893,5‬0‬-TL harcın mahsubu ile kalan 8.680,53-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 27,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafreddinedereceistanbulkaldırılmasınaTazminathükümgerekçeesastanmahkemenumarasısebeplerikararımasakcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim