SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/2105 E. 2024/847 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2105

Karar No

2024/847

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2105

KARAR NO: 2024/847

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DAVA: İstifanın Tescili

Davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete iş başvurusunda bulunduğunu ancak işe alınmadığını, daha sonra davalı şirkette müdür atandığını öğrendiğini, bunun üzerine davalı şirkete ihtarname gönderilerek rızası dışında gerçekleştirilen işlemlerinin düzeltilmesinin ve müdürlük kaydının ticaret sicilden silinmesi hususunun ihtar edildiğini, davalı şirkete ve yetkilisine ulaşılamadığını, ayrıca savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirket müdürü olmadığının ve müdürlük görevinden ayrıldığının tespiti ile Ticaret Sicilinde tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının şirket yöneticiliğinden istifasını davalı şirkete bildirmek için noterden 26/01/2020 tarihli ihtarnameyi gönderdiği ancak davalının ticaret sicilinde kayıtlı adresi kapalı olduğundan tebligatın bila ikmal iade edildiği dolayısısyla ihtarın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve buna bağlı da olarak davacının istifası geçerlilik kazanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete 2015 yılının Şubat ayında iş başvurusunda bulunarak iş görüşmeleri yaptığını, müdürlük pozisyonu için anlaşmaya varıldığını, sonrasında gerekli evrakların hazırlandığını ve şirket yetkilisi ...'a teslim edildiğini ancak devam eden süreçte bu pozisyon için uygun olmadığından alınmadığını, bu durum üzerine müvekkilinin başka şirketlere iş başvurusunda bulunduğunu ve sigorta kayıtlarından da anlaşıldığı üzere 01/04/2015 tarihinde ... Bankası'nda çalışmaya başladığını, müvekkilinin 2020 yılının başında şirket merkezinde kaçak elektrik kullanıldığından bahisle karşılıksız yararlanma suçundan soruşturma başlatıldığını ve bu vesileyle davalı şirkette müdürlük görevinin bulunduğunu öğrendiğini, müvekkilinin şirket yetkililerine ulaşamadığını, noterden müdürlük kaydının sicilden silinmesi için gerekli işlemlerin yapılması talebini içerir ihtarnameyi Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirkete tebligat yapılamadığını, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 06/02/2021 tarihli cevabi yazısıyla şirket tarafından müdürlük görevinin sona erdiğine ilişkin alınacak kararın tescil ve ilan edilmesi veya konuya ilişkin kesinleşme şerhini havi mahkeme kararı gerektiğinin bildirildiğini, noterlerin kazai merci olmaması sebebiyle TK nın 35'maddesine göre tebligat yapamadıklarından işbu davanın açıldığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, davacının limited şirket müdürü olmadığı ve müdürlük görevinden ayrıldığının tespiti ile bu hususun ticaret sicilinde tescil ve ilanı istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 32. maddesi uyarınca, ticaret sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını ve tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği hususlarını incelemekle yükümlüdür.TTK 623/1'de "Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir." düzenlenmesi bulunmaktadır. Buna göre ortak olmayan kişilerden de müdür atanabilir. Müdürlük yetkisi ancak istifa, azil, ölüm ve görev süresinin sona ermesi gibi nedenlerle kaldırılabilir. Somut olayda, davacının tek ortaklı olan davalı şirketin 10/02/2015 tarihli genel kurul kararıyla aksi kararlaştırılıncaya kadar şirketi münferit imzasıyla temsil ve ilzama yetkili olarak atandığı, kararın 03/03/2015 tarihli TSG'de ilan edildiği görülmüştür. Ticaret sicil kayıtlarına göre, davacıyla birlikte şirketin tek ortağı olan ... da şirketi münferiden temsile yetkili müdürdür. Halen her ikisinin de münferiden temsile yetkili müdürlük görevi devam etmektedir. Davacının, davalı şirket temsilcisi olarak karşılıksız yararlanma eylemi nedeniyle ... A.Ş. tarafından 06/12/2018 tarihinde şikayet edildiği, soruşturma sonucunda davacı hakkında belirtilen eylem sebebiyle İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/312 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, kaçak elektrik kullanma eyleminin konusunu teşkil eden miktarın soruşturma aşamasında davacı tarafından ödendiğinden 14/12/2021 tarihinde eyleme konu düşme kararı verildiği ve kararın 06/01/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı da, davalı şirkette müdür olduğunu bu kapsamda öğrendiğini ve...'ı savcılığa şikayet ettiğini belirtmiştir. SGK kayıtlarına göre de davacının, davalı şirkette 14/02/2015 tarihinde işe girişinin ve 20/05/2015 tarihinde de işten çıkışının yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının davalıya noterden gönderdiği 26/01/2020 tarihli ihtarla, şirketin ticaret sicil kayıtlarından müdürlük kaydının silinmesi husunda 3 günlük süre verildiği ve şirketin ticaret sicildeki adresinde şirketin adreste tanınmadığından bahisle 28/01/2020 tarihinde bilâ tebliğ iade edilmiştir. Mahkemece, bu ihtarname davalıya tebliğ edilemediğinden yani davacının istifası şirkete ulaşmadığından reddedilmiştir. Fakat her ne kadar davacının, davalı şirketin müdürlükten istifa iradesini içeren ihtarı davalının sicil adresinde muhatabın adreste tanınmadığından bahisle tebliğ edilememişse de, davacı eldeki davada müdürlükten istifa iradesini şirkete karşı ileri sürmüştür. Yargılama aşamasında da, dava dilekçesi davalıya ticaret sicil adresinde tebliğe çıkarılmış ancak davalının adreste tanınmadığından tebliğ edilememiş, sonrasında 17/07/2021 tarihinde Tebligat Kanunu 35'e göre tebliğ edilmiş ve davalı davaya cevap vermediği gibi her hangi bir beyanda da bulunmamıştır. Tek taraflı bozucu yenilik doğuran hak niteliğinde olan istifa, iç ilişkide bu yöndeki beyanın şirkete ulaşmasıyla hukuki sonuç doğuracak ve bu nedenle şirket müdürlüğünden istifanın şirkete tebliğ edilmesi halinde sonuç doğurup ancak tebliğ ile birlikte müdürlük görevi son bulacaktır (Yargıtay 11. HD'nin 2015/13645 Esas, 2017/1451 Karar sayılı ve 13/03/2017 tarihli ilamı). Bu nedenle, davacının açtığı eldeki bu davayla istifa iradesini davalı şirkete ulaştırdığı kabul edilmelidir. Zira taraflar arasındaki süreç ve geldiği aşama dikkate alındığında, davacının hukuki ve cezai sorumluluk gerektiren müdürlük görevinden ilahi nihaye ayrılamama sonucu ortaya çıkacaktır. Bu nedenlerle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmiş olması isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/2021 Tarih 2021/421 Esas 2021/704 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, davacının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı 443212-0 sicil nolu davalı ... Ltd. Şti.'nin müdürlüğü görevinin 17/07/2021 istifa tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine, bu durumun ticaret siciline tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30-TL'nin mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından peşin yatırılan 118,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan 44,70-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 107-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.30/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafİstifanınTescilidereceistanbulkaldırılmasınahükümgerekçemahkemekararısebeplericevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim